# İçerik Başlığı
1 Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, KHK Numarası (No) 554
2 KİT, Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, KHK Numarası (No) 233
3 Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, KHK Numarası (No) 556
4 Menkul Kıymetler Borsaları Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, KHK Numarası (No) 91
5 Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, KHK Numarası (No) 90
6 Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, KHK Numarası (No) 551
_________________________________________________________________________________________
1 Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, KHK Numarası (No) 554
554 Nolu (Sayılı), KHK Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
KHK Numarası (No) 554
ENDÜSTRİYEL TASARIMLARIN KORUNMASI HAKKINDA
KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME
Kanun Hükmünde Kar.nin Tarihi : 24/6/1995, No : 554
Yetki Kanununun Tarihi : 8/6/1995, No : 4113
Yayımlandığı R.G. Tarihi : 27/6/1995, No : 22326
V.Tertip Düsturun Cildi : 34, sh :
BİRİNCİ KISIM
Genel Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Korumadan Yararlanacak Kişiler, Tanımlar
Amaç ve Kapsam
Madde 1 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine uygun tasarımların korunmasını, rekabet ortamının oluşturulmasını ve sanayinin gelişmesini sağlamaktır.
Bu Kanun Hükmünde Kararname tescilli tasarımların korunması ile ilgili esasları, kuralları ve şartları kapsar. Tescilsiz tasarımlar genel hükümlere tabidir.
Bu Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde tasarım olarak sağlanan koruma, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda aranan şartların gerçekleşmesi halinde öngörülen korumaya halel getirmez.
Korumadan Yararlanacak Kişiler
Madde 2 – Bu Kanun Hükmünde Kararname ile sağlanan korumadan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları veya Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ikametgahı olan veya sınai veya ticari faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişiler veya Paris veya Bern Sözleşmeleri veya Dünya Ticaret Örgütü'nü Kuran Anlaşma hükümleri dahilinde başvuru hakkına sahip kişiler yararlanır.
Bu maddenin birinci fıkrası hükmü kapsamı dışında kalmasına rağmen, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere Kanunen veya fiilen tasarım korunması tanıyan devletlerin uyruğundaki gerçek veya tüzel kişiler de karşılıklılık ilkesi uyarınca Türkiye'de tasarım korumasından yararlanır.
Tanımlar
Madde 3 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamede geçen;
a) "Tasarım", bir ürünün tümü, veya bir parçası veya üzerindeki süslemenin, çizgi, şekil, biçim, renk, doku, malzeme veya esneklik gibi insan duyuları ile algılanan çeşitli unsur veya özelliklerinin oluşturduğu bütünü,
b) "Ürün", bilgisayar programları ve yarı iletkenlerin topografyaları hariç olmak üzere, endüstriyel yolla veya elle üretilen herhangi bir nesnenin yanısıra bileşik bir sistem
Sayfa
778
veya bunu oluşturan parçaları, setler, takımlar, ambalajlar gibi nesneleri, birden çok nesnenin veya sunuşun birarada algılanabilen bileşimlerini, grafik semboller ve tipografik karakterleri,
c) "Tasarımcı", korumaya konu olan tasarımı tasarlayan kişiyi,
d) "Enstitü", bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini uygulamak ve yürütmekle görevli 544 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan Türk Patent Enstitüsü'nü,
e) "Paris Anlaşması", Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası bir İttihat İhdas Edilmesine Dair 20 Mart 1883 tarihli uluslararası Anlaşmayı,
f) "Bern Sözleşmesi", Edebi ve Artistik Eserlerin Korunmasına Dair 9 Eylül 1886 tarihli uluslararası Anlaşmayı,
g) "Dünya Ticaret Örgütü'nü Kuran Anlaşma", Dünya Ticaret Örgütü'nün Kuruluşuna Dair 15 Nisan 1994 tarihli uluslararası anlaşmayı,
h) "Referans tarihi", tescilli tasarımlar için tescil başvurusunun yapıldığı veya rüçhan hakkı talep edilmişse bu talep için başvurunun yapıldığı tarihi; ifade eder.
Uluslararası Anlaşmaların Öncelikle Uygulanması
Madde 4 – Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarına göre yürürlüğe konulmuş uluslararası anlaşma hükümlerinin bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinden daha elverişli olması halinde 2 nci maddede belirtilen kişiler, daha elverişli hükümlerin uygulanmasını talep hakkına sahiptir.
İKİNCİ BÖLÜM
Koruma Şartları
Genel Şartlar
Madde 5 – Yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımlar belge verilerek korunur. Bileşik bir ürünün bir parçası ile ilgili tasarımın kendi yeni ise ve ayırt edici bir niteliğe sahipse ayrıca korumadan yararlanır.
Yenilik
Madde 6 – Bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edilir.
Kamuya sunma, sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Üçüncü şahıslara yapılan ve açıkça veya zımnen gizlilik niteliği taşıdığı anlaşılan açıklamalar kamuya sunmanın kapsamı dışındadır.
Ayırt Edici Nitelik
Madde 7 – Bir tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olması, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile ikinci fıkrada belirtilen herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık olması anlamındadır.
Herhangi bir tasarımın ayırt edici nitelik açısından kıyaslandığı diğer bir tasarımın,
a) Başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye'de veya dünyada herhangi bir yerde piyasaya sunulmuş olması; veya
Sayfa
779
b) Enstitü tarafından tescilli bir tasarım olarak yayınlanmış ve ayırt edici nitelik açısından değerlendirilen tasarımın başvuru veya rüçhan tarihinde henüz koruma süresini doldurmamış olması, gerekir.
Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınır.
Yenilik ve Ayırt Edici Niteliği Etkilemeyen Açıklamalar
Madde 8 – Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden önceki oniki ay içerisinde veya rüçhan talebi varsa, rüçhan tarihinden önceki oniki ay içerisinde tasarımcı veya halefi veya bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından kamuya sunulur veya tasarımcı veya halefleri ile olan ilişkinin suistimali sonucu kamuya sunulursa, bu açıklama 6 ncı ve 7 nci maddeleri çerçevesinde tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez. (1)
Kamu Düzeni ve Genel Ahlaka Aykırı Tasarımlar
Madde 9 – Kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı tasarımlar koruma kapsamı dışındadır.
Diğer Koruma Dışı Haller
Madde 10 – Teknik fonksiyonunun gerçekleştirilmesinde, tasarımcıya, tasarıma ilişkin özellik ve unsurlarda hiç bir seçenek özgürlüğü bırakmayan tasarımlar koruma kapsamı dışındadır.
Tasarlanan veya tasarımın uygulandığı ürünü, başka bir ürüne mekanik olarak monte edebilmek veya bağlayabilmek için ancak zorunlu biçim ve boyutlarda üretilebilen tasarımlar koruma kapsamı dışındadır.
Ancak, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ncı ve 7 nci maddelerindeki hükümleri karşılamak koşulu ile, farklı veya eş birimlerden oluşan modüler bir sistemde bu birimlerin birbirleriyle, sonlu veya sonsuz, çeşitli biçimlerde bağlantı kurmasını sağlayan tasarımlar koruma kapsamına girer.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Korumanın Kapsamının Belirlenmesi ve Süresi
Korumanın Kapsamının Belirlenmesi
Madde 11 – Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken buna, 7 nci maddeye uygun olarak o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimlebariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımlar dikkate alınır.
Koruma kapsamının belirlenmesinde, kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarlama açısından seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınır.
Tescilli Tasarımların Koruma Süresi
Madde 12 – Tescilli tasarımların koruma süresi başvuru tarihinden itibaren 5 yıldır.
Anılan süre beşer yıllık dönemler halinde yenilenmek üzere toplam 25 yıla kadar uzatılır.
——————————
(1) Bu maddede yeralan "rüçhan tarihi itibariyle" ibaresi, 3/11/1995 tarih ve 4128 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle "rüçhan tarihinden önceki oniki ay içerisinde" şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa
780
İKİNCİ KISIM
Hak Sahibi, Yetkileri, Sınırlandırma ve Gasp
BİRİNCİ BÖLÜM
Hak Sahibi, Yetkileri ve Gasp
Hak Sahipliği
Madde 13 – Tasarım hakkı tasarımcıya veya onun hukuki haleflerine aittir.
Tasarımcının birden çok olması halinde, taraflar arasında aksine bir anlaşma yoksa tasarımcılar, müşterek mülkiyet hükümleri çerçevesinde hak sahibidir.
Her hak sahibi diğerlerinden bağımsız olarak aşağıdaki işlemleri kendi adına yapabilir:
a) Kendisine düşen pay üzerinde serbestçe tasarrufta bulunur. Payın üçüncü kişiye devredilmesi halinde diğer pay sahiplerinin önalım hakkı vardır.
Payın devri yazılı şekilde yapılır ve sicile kaydedilir. Enstitü ön alım hakkının kullanılabilmesi için durumu iki ay içinde diğer paydaşlara bildirir. Ön alım hakkı bildirimin tebellüğünden itibaren bir ay içinde kullanılır.
b) Diğer hak sahiplerine bir bildirimde bulunduktan sonra tasarımı kullanabilir.
c) Tasarımın korunması için gerekli önlemleri alabilir.
Tasarımın kullanılması amacı ile üçüncü kişilere lisans verilmesi, hak sahiplerinin tamamının karar vermesi ile mümkündür. Ancak mahkeme mevcut şartları göz önünde tutarak, hakkaniyet düşüncesiyle bu yetkiyi hak sahiplerinden sadece birine de verir.
d) Birlikte yapılan tasarım başvurusu veya tasarımdan doğan hakların herhangi bir şekilde tecavüze uğraması halinde üçüncü kişilere karşı hukuk veya ceza davası açabilir. Diğer hak sahiplerinin davaya katılabilmeleri için, durum davayı açan tarafından davanın açıldığı tarihten itibaren bir ay içinde, kendilerine bildirilir.
Hizmet İlişkisinde Hak Sahibi
Madde 14 – Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken tasarladıkları tasarımların sahipleri bunları çalıştıranlardır.
Sözleşmesi gerektirmediği halde işyerindeki bilgiler ve araçlardan faydalanmak suretiyle bir tasarım yapan memur, hizmetli ve işçinin yaptıkları tasarımın sahipleri bunları çalıştırandır.
Bu takdirde, memurun, hizmetlinin ve işçinin yaptığı tasarımın önemi gözönüne alınarak tespit edilecek bir bedele hakkı olur.
Taraflar bu bedel konusunda anlaşamadıkları takdirde, söz konusu bedel mahkemece tespit edilir.
Sayfa
781
Üniversite Mensuplarının Tasarımları
Madde 15 – Üniversitelere bağlı fakülte ve yüksekokullarda bilimsel çalışma yapmakta olan öğretim elemanlarının tasarımları üzerindeki hak, 14 üncü madde hükmünden farklı olarak öğretim elemanlarına aittir.
Öğretim elemanı sıfatı, Yüksek Öğretim Kanunu hükümlerine göre belirlenir.
Öğretim kurumu tasarımla sonuçlanan araştırmalar için özel olarak belli araç ve gereçleri sağlamak suretiyle harcamalarda bulunmuşsa, öğretim elemanları öğretim kurumuna tasarımın değerlendirildiğini yazı ile bildirmek ve talep halinde tasarımın ne şekilde değerlendirildiği ve elde edilen kazanç miktarı hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. Öğretim kurumu, kendisine yapılan yazılı bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde elde edilen kazançtan uygun bir miktarın verilmesini talep eder. Ancak, talep edilecek miktar kurum tarafından yapılan harcamaları aşamaz.
Hizmet Sözleşmesi Dışında Kalan Sözleşmelerde Hak Sahipliği
Madde 16 – Hizmet sözleşmesi dışında kalan iş görme sözleşmeleri çerçevesinde yapılan tasarımlarda hak sahibi aksine bir anlaşma yoksa işi veren kişidir.
Tasarım Hakkının Kapsamı
Madde 17 – Tasarımın kullanılması hak ve yetkileri münhasıran tasarım hakkı sahibinindir. Üçüncü kişiler, tasarım hakkı sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarlanan veya tasarımın uygulandığı bir ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, sözleşme yapmak için icapta bulunamaz,ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz.
Tasarımcı Olarak Belirtilme Hakkı
Madde 18 – Tasarımcı başvuru sahibine veya tasarım hakkı sahibine karşı, tasarım sicilinde, rüçhan belgelerinde ve yayınlama sırasında adının tasarımcı olarak gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.
Ekip çalışması sonunda ortaya çıkan tasarımlarda bu husus açıkça vurgulanır. Bu hakkın devri ve haktan feragat hükümsüzdür.
İkinci fıkra ile ilgili hususların uygulama şekli Türk Patent Enstitüsü tarafından çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.
Gasp Hali
Madde 19 – Tasarım hakkı, 13 üncü maddenin birinci fıkrası hükmüne göre gerçek tasarım hakkı sahibi dışında biri tarafından başvurusu yapılmış veya hak sahibi dışında biri adına tescil edilmiş ise, gerçek hak sahibi olduğunu iddia eden kişi, tasarım hakkından doğan diğer hak ve talepleri saklı kalmak şartıyla, tasarım hakkı sahipliğinin kendisine devir edilmesini talep ve dava etme hakkı vardır.
Tasarım hakkı sahipliği üzerinde kısmi bir hakkın iddia edilmesi durumunda, bu maddenin birinci fıkrası hükmüne göre bir hak sahipliği tanınmasını talep ve dava etme hakkı vardır.
Sayfa
782
Bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen talep ve dava hakları, tescilli tasarım hakkının ilan tarihinden itibaren iki yıl içinde ve gaspta kötü niyet varsa tescilli tasarım hakkının koruma süresinin bitimine kadar kullanılır.
Bu madde hükmüne göre açılan dava ve davada ileri sürülen talepler, dava sonunda verilen kesin hüküm veya açılan davayı herhangi bir şekilde sona erdiren bütün diğer haller ilgilinin talebi üzerine üçüncü kişilere karşı hüküm ve sonuç doğurmak üzere Tasarım Siciline kayıt edilir.
Gaspın Sona Erdirilmesinin Sonuçları
Madde 20 – Tasarım hakkı sahipliğinin 19 uncu madde hükmüne göre değişmesi halinde, bu değişikliğin tasarım siciline kayıt edilmesi ile birlikte, üçüncü kişilerin o tasarımla ilgili lisans ve tanınan diğer hakları sona erer.
Sonradan gerçek tasarım hakkı sahibi olmadığı anlaşılan kişi veya onunla lisans anlaşması yapan, eğer tasarımı, bu maddenin birinci fıkrası hükmü çerçevesinde gerçek tasarım hakkı sahibinin sicile kayıt edildiği tarihten önce kullanmaya başlamışsa veya kullanma için ciddi hazırlıklara girmiş bulunuyorsa, gerçek tasarım hakkı sahibinden veya sahiplerinden inhisari olmayan bir lisans verilmesini talep eder. Bu hükme göre verilecek lisans, makul süre ve koşullar ile verilir.
Bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen talebin yapılması için öngörülen süre, önceden sicile tasarım hakkı sahibi olarak geçen kişi için ik ay ve lisans alan kişi için dört aydır. Bu süreler gerçek tasarım hakkı sahibinin sicile kayıt edildiğinin Enstitü tarafından ilgililere tebliğ edildiği tarihten başlar.
Eski tasarım hakkı sahibi veya lisans alan kullanıma başladığı veya kullanım için ciddi hazırlıklar yaptığı sırada kötü niyetli ise, bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları uygulanmaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Yetkinin Sınırlandırıldığı Durumlar
Tasarım Hakkının Sınırlandırıldığı Durumlar
Madde 21 – Aşağıda sayılan fiiller tasarım hakkının dışında kalır,
a) Özel amaçla sınırlı kalan ve ticari amaç taşımayan fiiller,
b) Deneme amaçlı fiiller,
c) Ticari uygulamadaki dürüstlük kuralları ile bağdaşır olmak, tasarımın normal kullanımını gereksiz şekilde tehlikeye sokmamak ve kaynak göstermek kaydı ile eğitim veya referans amaçlı çoğaltmalar,
d) Yabancı ülkelere kayıtlı olan ve geçici olarak Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan deniz veya hava taşıt araçlarında bulunan ekipman, bu araçların onarımı için kullanılmak üzere ithal edilen yedek parça ve aksesuarlar ile bu araçların onarım fiili.
Onarım Amaçlı Kullanım
Madde 22 – Tasarlanan veya tasarımın uygulandığı ürünün piyasaya ilk sürüldüğü tarihten üç yıl sonra olmak üzere, tasarımın üçüncü kişilerce 17 nci madde hükümleri
Sayfa
783
çerçevesinde aşağıda belirtilen koşulların birarada karşılanarak kullanımı tasarım hakkının ihlali sayılmaz;
a) Tasarlanan ürünün, bileşik bir ürünün parçası ve görünümünün bu bileşik ürüne bağımlı olması,
b) Bileşik ürüne orijinal görünümünü yeniden kazandırmak üzere onarımında kullanılması ve,
c) Onarım için kullanılan ürünün kaynağı konusunda kamuoyunun yanıltılmaması.
Önceki Kullanımdan Doğan Hak
Madde 23 – Tescil başvurusunun yapıldığı tarihten veya rüçhan hakkı tarihinden önce, tescilli tasarımın koruma kapsamına giren ve tescilli tasarımdan bağımsız olarak geliştirilmiş ve o tarihte henüz kamuya açıklanmamış bir tasarımı kullanmaya başlamış veya kullanımı için ciddi ve gerçek tedbirler almış kişi veya kişilere karşı, bu kişi veya kişilerin iyi niyetli davranmış olmaları koşuluyla, tasarımı kullanmaya devam etmelerini veya kullanmaya başlamalarını önlemeye, tasarım hakkı sahibinin yetkisi yoktur. Bu durum sicile kayıt edilir. Ancak, üçüncü kişilerin bu madde kapsamında bir tasarımdan yararlanmaları başlangıçta uygulamaya konulan veya uygulanması için daha önceden planlanan tedbirlerin sınır ve gerekleri dışına çıkamaz. Bu kullanma hakkı ancak işletme ile devredilir ve intikal eder.
Hakkın Tüketilmesi Durumu
Madde 24 – Tasarlanan veya bu tasarımın uygulandığı ürünün tasarım hakkı sahibi tarafından veya onun onayı ile Türkiye'de piyasaya sürülmesinden sonra, bu ürünle ilgili fiiller tasarım hakkının dışında kalır.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Tescil, Yenileme, İtiraz
BİRİNCİ BÖLÜM
Başvuru ve Şartları
Tescil Mercii
Madde 25 – Tasarımların tescili için yetkili merci Türk Patent Enstitüsüdür. Yurtiçinden ve yurtdışından yapılacak tüm başvurular Türk Patent Enstitüsüne veya onun yetkili kıldığı makama yapılır.
Başvuru Şartları
Madde 26 – Bir tasarımın tescil edilmesi için aşağıda belirtilen unsurlarla başvuruda bulunmak şarttır:
a) Şekli ve kapsamı Yönetmelikte öngörülen, başvuru sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri de içeren başvuru dilekçesi,
b) Tasarımın tüm belirgin özelliklerini yansıtan ve yayın yoluyla çoğaltımına elverişli resim, çizim, grafik, fotoğraf veya benzeri bir biçimde hazırlanmış görsel anlatımı.
Başvuruda tasarımı açıklayan bir tarifname verilir ve tasarımı konu alacak veya tasarımın uygulanacağı ürünler belirtilir.
Sayfa
784
İki boyutlu bir tasarımı konu alan başvurularda 35 inci madde çerçevesinde yayınlanmanın ertelenmesi istenir. Tasarımın yayınlanması için erteleme talebi varsa ve tasarımın özelliği birinci fıkranın (b) bendinin uygulanmasına elvermiyorsa, (b) bendinde belirtilen görsel anlatımın yerine tasarlanan veya tasarımın uygulandığı ürünün bir örneği verilir. (1)
Bir tasarım tescil başvurusunun geçerliliği için, başvuru ücreti ödenir ve ücretin ödendiğini gösterir belge başvuru dilekçesine eklenir.
Tasarımcının kimliği başvuruda belirtilir. Eğer başvuruda bulunan tasarımcı değilse veya tasarımcılar birden çok ise, başvuruda bulunan kişinin tescil isteme hakkını, tasarımcı veya tasarımcılardan ne şekilde elde ettiğini başvuruda açıklaması zorunludur.
Bir tasarım tescil başvurusu ile birlikte veya daha sonra Enstitü'ye verilecek her türlü belge, bu Kanun Hükmünde Kararnameye ilişkin Yönetmelikte öngörülen hususları kapsar.
Modası sık değişen endüstriler ile ilgili ürünlerin tasarım başvuruları konusunda enstitü daha basit başvuru şartları ile ilgili hükümleri bu konuda çıkaracağı Yönetmelikle düzenler.
Sınıflandırma
Madde 27 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanmasında, tasarlanan veya tasarımın uygulandığı ürünler sınıflandırılması için Endüstriyel Tasarımların Uluslararası Sınıflandırmasına ilişkin esaslar kullanılır.
Çoklu Başvuru
Madde 28 – Birden çok tasarımın başvurusu, tek başvuru ile yapılabilir. Süslemeler hariç olmak üzere, bu olanaktan yararlanmak ancak tek başvuru altında gösterilen her bir tasarımın, tasarlanan ürünlerin aynı alt-sınıfa veya aynı set/takıma ait olmaları veya bileşik bir ürünün parçaları olmaları veya birden çok nesnenin yada sunuşun bir arada algılanabilen bir birleşimini oluşturmaları durumunda mümkündür.
Çoklu başvuru, 26 ncı madde hükümlerinde yer alan ücretlere ek olarak, Yönetmelikte öngörülen ek başvuru ücretine tabidir.
Milletlerarası Anlaşmalara Dayanan Başvurulardan Doğan Rüçhan Hakları
Madde 29 – Paris Anlaşmasına dahil ülkelerden birine mensup veya bu ülkelerden birine mensup olmamakla birlikte onlardan birinde ikametgahı veya işler durumda bir ticari müessesesi bulunan gerçek veya tüzel kişiler veya Kanuni varisleri, bu ülkelerin herhangi birinde yetkili mercilere bir tasarımın tescili için usulüne uygun olarak yaptıkları başvuru tarihinden itibaren, altı ay süreyle aynı tasarım için tasarım belgesi almak üzere Türkiye'de başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından yararlanır.
Bu maddenin birinci fıkrasında yazılı altı aylık süre içinde kullanılmayan rüçhan hakları düşer.
Rüçhan hakkına dayanılarak bu maddenin birinci fıkrasında yazılı süre içinde başvuru yapıldığı takdirde, rüçhan hakkının doğduğu tarihten itibaren ve bu rüçhan hakkını konu alan tescil başvurusunun kapsamına giren, üçüncü kişiler tarafından yapılacak başvurular ve bunlara verilecek tasarım belgesi hükümsüzdür.
2 nci maddenin 2 nci fıkrasında yazılı karşılıklık uygulamasından yararlanan ülkeler uyruğundaki gerçek veya tüzel kişiler, bu madde hükmüne göre rüçhan hakkından yararlanma hakkına sahiptir.
——————————
(1) Bu fıkrada yeralan "erteleme talebi varsa, veya" ibaresi, 3/11/1995 tarih ve 4128 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle "erteleme talebi varsa ve" şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa
785
Paris Anlaşmasına taraf bir ülke uyruğundaki gerçek veya tüzel bir kişi, Paris Anlaşmasına taraf olmayan bir ülkede, tasarım tescili için geçerli bir başvuru yapmışsa, bu madde hükmüne göre, söz konusu başvurunun rüçhan hakkından yararlanır.
Aynı devlet nezdinde ve daha önce yapılmış bir başvuruyu konu alan sonraki başvuru rüçhan hakkının belirlenmesinde ilk başvuru olarak kabul edilir. Ancak, rüçhan hakkının belirlenmesinde sonraki başvurunun esas alınabilmesi için, sonraki başvurunun yapıldığı tarihte önceki başvurunun kamu incelemesine açılmamış olması ve herhangi bir hakkı saklı kalmamış olarak geri çekilmiş, terk edilmiş ve reddedilmiş olması gerekir. Bu uygulamadan sonra artık önceki başvuru rüçhan hakkı kullanımına gerekçe gösterilemez.
Sergilerde Teşhir Hakkından Doğan Rüçhan Hakları
Madde 30 – Tescil başvurusunda tasarlanan veya tasarımın uygulandığı ürünü, Türkiye'de açılan milli ve milletlerarası sergilerde veya Paris Anlaşmasına taraf ülkelerde açılan resmi veya resmi olarak tanınan sergilerde teşhir eden 29 uncu maddenin 1 inci fıkrasında yazılı gerçek veya tüzel kişiler, sergideki teşhir tarihinden itibaren altı ay içerisinde, Türkiye'de tasarım belgesi almak için başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından yararlanır.
Tescil başvurusundaki tasarımı konu alan veya tasarımın uygulandığı ürün sergide görünür şekilde resmi açılış tarihinden önce konulmuşsa rüçhan süresi ürünün sergi yerine konulduğu tarihten itibaren başlar.
Bu maddenin birinci fıkrasında yazılı sergilerden Türkiye'de açılanların yetkili mercileri, tescil başvurusundaki bir tasarımı konu alan veya tasarımın uygulandığı ürünlerini sergide teşhir edenlere, teşhir ettikleri ürünü, sarih ve eksiksiz bir şekilde gösteren, fotoğraf veya fotoğraflarını içeren ve ürünün çeşidi ile bu ürünün sergide görünür şekilde konulduğu tarihi ve resmi açılış tarihini gösterir bir belge verir.
Yabancı ülkelerde teşhir edilen ürünler için, serginin açıldığı ülkenin yetkili mercileri tarafından düzenlenen ve bu maddenin üçüncü fıkrasında yazılı hususları içeren bir belgenin verilmesi şarttır.
Başvurusu yapılmış veya tasarım belgesi alınmış bir tasarlanan veya tasarımın uygulandığı ürünün, Türkiye'de açılan sergilerde teşhir edilmesine ve sergi bittikten sonra ülkesine geri gönderilmesine engel olunamaz.
Bir sergide teşhir edilmiş, tescil başvurusu yapılmış veya tasarım belgesi alınmış olan bir ürünün aynı veya benzeri bir ürün hakkında birden fazla tasarım başvurusu yapılması durumda bu ürünü sergiye ilk koyan kişi, ürünün sergiye aynı zamanda konulması ve teşhir olunması halinde ise ilk başvuruda bulunan kişi rüçhan hakkından yararlanır.
Rüçhan Hakkının Hükmü, Talep Edilmesi ve Belgelendirilmesi
Madde 31 – 29 ve 30 uncu madde hükümlerine göre doğan rüçhan hakkının hüküm ve sonuçları, rüçhan hakkının talep edildiği başvurunun tarihi itibariyle doğar.
Başvuru sahibi, yararlanmak istediği rüçhan hakkını başvuru ile birlikte talep eder. Bununla ilgili rüçhan hakkı belgesini, başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde vermediği takdirde rüçhan hakkından yararlanma talebi yapılmamış sayılır.
Sayfa
786
Sergide teşhir hakkına dayalı olarak alınmış bir rüçhan, 29 uncu maddeye göre verilen rüçhan süresini uzatmaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Tescil Usulü, Yenileme ve İtiraz
İnceleme
Madde 32 – Konusu ve kapsamı 3 üncü madde hükümlerine uymayan bir tasarım tescil talebi Enstitü tarafından geri çevrilir.
Enstitü, başvurunun 26 ncı ve 28 inci maddelerde belirtilen şartlara uygunluğunu ve herhangi bir eksikliğin bulunup bulunmadığını inceler.Enstitü herhangi bir eksikliğin olmadığına karar verirse, tasarım tescil başvurusu başvurunun Enstitü'ye veya onun yetkili kıldığı makama verildiği tarih, saat ve dakika itibariyle kesinleşir.
Rüçhan hakkı talep edilmişse, Enstitü tarafından 29, 30 ve 31 inci madde hükümlerine göre ayrıca inceleme yapılır.
(Ek fıkra:22/6/2004 – 5194/6 md.) Bildirim adresinde bir değişiklik olması durumunda, adres değişikliğinin yazılı olarak Enstitüye bildirilmesi zorunludur. Bu bildirimin yapılmaması halinde, Enstitüde mevcut en son adrese yapılmış bildirimler geçerlidir.
Eksiklerin Giderilmesi
Madde 33 – Bir başvuruda, 26 ncı ve 28 inci maddelerde yer alan şartların yerine getirilmediği tesbit edilirse, Enstitü söz konusu eksiklerin yönetmelikte öngörülen süre içinde giderilmesini başvuru sahibinden ister.
Enstitü tarafından giderilmesi istenen ve 26 ncı maddenin 1 inci fıkrası kapsamına giren eksiklerin, yönetmelikte öngörülen süre içinde giderilmiş olması şartıyla, tasarım tescil başvurusu öngörülen eksiklerin giderildiği tarih itibariyle kesinlik kazanır.
Enstitü tarafından giderilmesi istenen ve 26 ncı maddenin 1 inci fıkrası kapsamı dışında kalan eksiklerin, yönetmelikte öngörülen süre içinde giderilmiş olması şartıyla, tasarım tescil başvurusu başvurunun ilk yapıldığı tarih itibariyle kesinleşir.
Bu maddenin birinci fıkra hükümlerine göre belirlenen eksiklerin bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre ve süresi içinde giderilmemesi durumunda başvuru Enstitü tarafından geri çevrilir.
Rüçhan hakkına ilişkin eksiklerin giderilmemesi sadece rüçhan hakkının yitirilmesi bakımından hüküm ifade eder.
Tescil ve Yayınlama
Madde 34 – Başvuru tarihi 32 nci ve 33 üncü madde hükümlerine göre kesinlik kazanan bir tasarım başvurusu tasarım siciline kayıt edilir.
Sicile kaydı yapılmış tasarım, aşağıda belirtilen unsurları kapsayacak biçimde, ilgili bültende yayınlanır:
a) Tasarımın tescil kayıt tarih ve sayısı, eğer rüçhan hakkı talep edilmişse rüçhan tarihi, sayısı ve ülkesi,
b) Tasarım hakkı sahibinin kimliği,
c) Tasarımcının kimliği veya ekibin adı,
Sayfa
787
d) Tasarımın tüm belirgin özelliklerini yansıtan resim, çizim, grafik, fotoğraf veya benzeri bir biçimde hazırlanmış görsel anlatımı,
e) Başvuruyla birlikte ürünün bir örneği verilmişse, bu durumun kaydı,
f) Yönetmelikte öngörülen diğer hususlar.
Bu madde kapsamındaki kayıt ve yayın işlemi, Yönetmelikte şekil ve şartları öngörüldüğü biçimde ve bu maddede yer alan unsurları da kapsamak üzere yerine getirilir.
Yayının Ertelenmesi
Madde 35 – Tasarım Tescil başvuru sahibi eğer dilerse, referans tarihinden başlamak ve 30 aydan uzun olmamak üzere, başvuru sırasında yayının ertelenmesi talebinde bulunur.
Yayın erteleme talebi bulunan ve başvuru tarihi kesinleşmiş olan başvurunun sicil kaydı yapılır, ancak gerek tasarımın görsel anlatımı gerekse başvurunun diğer belgeleri kamu incelemesine kapalı tutulur.
Enstitü, tescili yapılan tasarımla ilgili olarak, ilgili bültende bir yayın erteleme bildirimi yayınlar. Bu bildirimde, tescili yapılmış tasarımın hak sahibinin kimliği, başvuru tarihi, talep olunan yayın erteleme süresi ve Yönetmelikte öngörülen diğer hususlarla ilgili bilgilere yer verilir.
Enstitü, yayın erteleme süresinin sona erdiği tarihte veya hak sahibinin isteği üzerine daha önceki bir tarihte, başvuru ile ilgili bütün kayıt ve belgeleri kamunun incelemesine açar ve Yönetmelikte öngörülen şekilde yayınlar. Ancak, bu işlemden önce, tasarım hak sahibinin yayın ücretini ve çoklu başvuru halinde ek yayın ücretlerini ödemesi ve başvuru sırasında sadece tasarlanan veya tasarımın uygulandığı ürünün bir örneği verilmişse tasarımın yayına uygun görsel anlatımını vermesi şarttır. Bu şartların Yönetmelikte öngörülen süre içerisinde yerine geterilmemesi durumunda tescili yapılmış tasarımın bu Kanun Hükmünde Kararname ile tanınan tüm hakları başvuru tarihinden geçerli olarak hiç var olmamış sayılır.
Çoklu başvurularda, bu madde hükümlerinin uygulanması, başvuruda yer alan tasarımlardan yalnız bir kısmı için de uygulanır.
Tescili yapılmış bir tasarımı esas alan bir davanın yayın erteleme süresi içerisinde açılabilmesi için sicil kaydında ve başvuru dosyasında bulunan bilgilerin davalı tarafa duyurulmuş olması gerekir.
Bu Kanun Hükmünde Kararnamede tescilli tasarım yayın tarihine yapılan atıflar, yayın ertelemesi bulunan tasarımlarla ilgiliyse bu maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen fiilin Enstitü tarafından yerine getirildiği tarih anlamını taşır.
Yenileme
Madde 36 – Tasarım hakkı sahibinin veya onun yetkili kıldığı kişinin talebi ve yenileme ücretinin ödenmesi üzerine tescil süresi uzatılır.
Enstitü, tescil süresinin dolmakta olduğunu, sürenin bitiminden önce ve Yönetmelikte öngörülen süre içinde, tasarım hak sahibine haber verir. Enstitünün bu bilgiyi vermemiş olması, Enstitüye herhangi bir sorumluluk getirmez.
Sayfa
788
Yenileme talebinin yapılması ve yenileme ücretinin ödenmesi, koruma süresinin sona erdiği ayın son gününden önceki altı ay içinde gerçekleştirilir. Bu sürenin kaçırılması durumunda, yenileme talebi, ek bir ücretin ödenmesi şartıyla, bir önceki cümlede belirtilen son günden itibaren altı aylık süre uzatımı içinde de yapılır.
Süre uzatımı mevcut tescilin sona erdiği günü takibeden günden itibaren hüküm ifade eder. Yenileme sicile kayıt edilir.
Koruma süresinin sonundan itibaren 6 aylık süre içerisinde yenilenmeyen tasarımlar için bu tarihten itibaren bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanmaz.
İtiraz
Madde 37 – İlanı yapılmış bir tasarımla ilgili olarak, gerçek veya tüzel kişiler ile ilgili meslek kuruluşları gerekçelerini açıkça belirtmek ve ilgili yönetmelikte öngörülen şartları yerine getirmek koşuluyla, tasarım belgesinin verilmesine karşı Enstitü nezdinde itiraz eder.
Enstitü nezdinde yapılacak itirazlar yazılı olarak ve ilan tarihinden itibaren altı ay içinde yapılır ve Yönetmelikte öngörülen itiraz ücreti ödenmeden dikkate alınmaz. Enstitü itiraz sahibinden, belirli bir sürede yerine getirilmek üzere, ek belge, kanıt ve gerekçeler ister.
Yapılan itiraz ve gerekçesi, kendi görüşlerini açıklayabilmesi için tasarım hakkı sahibine iletilir.
İtirazın İncelenmesi
Madde 38 – Enstitü itirazları incelerken gerekli gördüğü süre ve sıklıkta tarafların itiraz ve savunmalarını ilgili taraflara iletir ve yazılı görüşlerini alır.
İtirazın incelenmesi sırasında şekli bir işlemin yerine getirilmediği veya eksik yapıldığına ve bu eksiklerin giderilmesine ilişkin Enstitü tarafından verilecek karar, tasarım belgesinin verilmesi ile ilgili işlemlerin geçersizliği veya eksiklerin yapıldığı yere kadar geriye dönülmesi ve işlemlerin yeniden yapılması sonucunu doğurur.
Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü madde birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri hükümleri çerçevesinde yapılan ve Enstitü tarafından uygun bulunan itiraz sonunda tasarım belgesinin iptali ve 45 inci madde hükümlerinin işlerlik kazanması sonucunu doğurur. Tasarım belgesinin iptal kararı ilgili bültende ilan olunur.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Başvuru ve Tescilden Doğan Hakkın Devri ve İntikali; Rehin Hakkı Tesisi,
Haczi ve Lisans Sözleşmeleri
BİRİNCİ BÖLÜM
Devir ve İntikal, Rehin ve Haciz
Devir ve İntikal, Rehin ve Haciz
Madde 39 – Tasarımın tescil başvurusu veya tescilden doğan tasarım hakkı başkasına devredilebilir, miras yolu ile intikal eder. Bu haklar üzerinde ölüme bağlı tasarrufların yapılması mümkündür.
Sayfa
789
Başvuru ve tasarım hakkı; Kanuni veya akdi rehin hakkına ve hacze konu olabilir. Bu durumda tarflardan birinin talebi üzerine ilgili haklar sicile kaydedilir ve yayınlanır. Rehin hakkı ve haciz bakımından Türk Medeni Kanunu ile İcra ve İflas Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanır.
Başvuru ve tasarım hakkının üzerinde sağlararası işlemler yazılı şekle tabidir.
Başvurunun ve tasarım hakkının devri veya miras yolu ile intikali yönetmelikte öngörülen ücretin ödenmesi ile sicile kayıt edilir ve yayınlanır. Yayın tarihi üçüncü şahıslara karşı hüküm ifade etme tarihidir.
Bölünmezlik
Madde 40 – Tasarım başvurusu veya tescilden doğan hak üzerinde birden çok kişinin hak sahipliği söz konusu olsa bile bunların devri ve üzerlerinde hak tesisi için bölünebilmeleri mümkün değildir.
İKİNCİ BÖLÜM
Lisans
Lisans
Madde 41 – Tasarım başvurusu veya tescilli tasarım hakkından doğan kullanma yetkisi ulusal sınırların bütünü içinde veya bir kısmında geçerli olacak şekilde, lisans sözleşmesine konu olabilir. Lisans, inhisari lisans veya inhisari olmayan lisans şeklinde verilebilir.
Bu maddenin birinci fıkrasında öngörülen sözleşme şartlarının lisans alan tarafından ihlali halinde, tasarım başvurusu veya tasarım tescilinden doğan haklar, tasarımın sahibi tarafından lisans alana karşı, dava yoluyla ileri sürülebilir.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, lisans inhisari değildir. Lisans veren tasarım konusunu kendi kullanabileceği gibi, üçüncü kişilere aynı tasarıma ilişkin başka lisanslar da verebilir.
İnhisari lisans söz konusu olduğu zaman, lisans veren başkasına lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça kendisi de tasarımı kullanamaz.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, sözleşmeye dayalı lisans sahipleri, lisanstan doğan haklarını üçüncü kişilere devir edemez veya alt lisans veremez.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, sözleşmeye dayalı olarak lisans hakkını alan kişi, koruma süresi boyunca milli sınırların bütünü içinde tasarımın kullanılmasına ilişkin her türlü tasarrufta bulunur.
Lisans sözleşmesi yazılı şekle tabidir. Lisans sözleşmesi taraflardan birinin talebi üzerine sicile kayıt edilir ve yayınlanır.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, inhisari lisansa sahip olan kişi, üçüncü bir kişi tarafından tasarım sahibinin tasarımdan doğan haklarına, tecavüz edilmesi durumunda tasarım sahibinin bu Kanun Hükmünde Kararname uyarınca açabileceği davaları, kendi adına açabilir. İnhisar olmayan lisans sahibi olanların, dava açma hakları yoktur.
Sayfa
790
Bu maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre, tasarıma tecavüz dolayısıyla dava açma hakkı olmayan bir lisans alan, noter vasıtasıyla yapacağı bir bildirimle, gereken davayı açmasını tasarım sahibinden isteyebilir.
Tasarım sahibinin, bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen talebi, kabul etmemesi veya bildirimin alındığı tarihten itibaren, üç ay içinde, gerekli davanın açılmaması halinde, lisans alan yaptığı bildirimi de ekleyerek kendi adına dava açabilir.
Lisans alan, ciddi bir zarar tehlikesi karşısında ve sözkonusu sürenin geçmesinden önce, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.
Bu maddenin onuncu fıkrası hükmüne göre, dava açan lisans alanın, dava açtığını tasarım sahibine bildirmesi gerekir.
Hakkın Devri ve Lisans Vermeden Doğan Sorumluluk
Madde 42 – Tasarım başvurusu veya tescilli tasarım hakkını bir bedel karşılığında veya bedelsiz olarak devir eden veya lisans veren kişinin, bu işlemleri yapmaya yetkili olmadığı sonradan anlaşılırsa, söz konusu kişi bu durumdan ilgililere karşı sorumlu olur.
Tasarım başvurusunun geri alınması veya başvurunun red edilmesi veya tasarım hakkının hükümsüzlüğüne mahkemece karar verilmiş olması hallerinde, tarafların hakkı devir eden veya lisans veren bakımından daha kapsamlı bir sorumluluğu sözleşme ile öngörmemiş olmaları halinde, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 45 inci maddesi hükmü uygulanır.
Bu madde hükmünden doğan tazminatı talep süresi sorumluluk davasına dayanak olan mahkeme kararının kesinleşme tarihinden başlar. Zaman aşımı için Borçlar Kanununun hükümleri uygulanır.
Devir eden veya lisans verenin kötü niyetle hareketi halinde, bunlar, fiillerinden her zaman sorumludur.
BEŞİNCİ KISIM
Tasarımın Hükümsüzlüğü ve Tasarım Hakkının Sona Ermesi
BİRİNCİ BÖLÜM
Tasarımın Hükümsüzlüğü
Hükümsüzlük Halleri
Madde 43 – Aşağıdaki hallerde tasarımın hükümsüz sayılmasına yetkili mahkeme tarafından karar verilir:
a) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci ila 10 uncu, maddelerinde belirtilen koruma şartlarına sahip olmadığı ispat edilmişse;
b) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü, 14 üncü, 15 inci ve 16 ncı maddesinde belirtilen hak sahipliğinin başka kişiye veya kişilere ait olduğu ispat edilmişse;
c) Tescilli bir tasarım, sonradan kamuya açıklanan aynı veya benzer nitelikteki diğer tasarımın başvuru tarihi kendisinden önce ise;
Tasarım belgesi sahibinin, 13 üncü, 14 üncü, 15 inci ve 16 ncı maddelere göre tasarım hakkına sahip bulunmadığı hakkındaki iddia, ancak, bu maddelerde belirtilen hak sahipleri
Sayfa
791
tarafından ileri sürülür. Bu durumda, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 19 uncu maddesi hükmü uygulanır.
Hükümsüzlük nedenleri tasarım başvurusu veya tescilin sadece bir bölümüne ilişkin bulunuyorsa, sadece o bölümü etkileyen ürün veya ürünler için iptal suretiyle, kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Kısmi hükümsüzlük sonucu, iptal edilmeyen ürün veya ürünlerle ilgili kısım için koruma geçerliliğini sürdürür.
Hükümsüzlük Talebi
Madde 44 – Tasarımın hükümsüzlüğü, ikinci fıkrada sayılan ayrık haller dışında herkes tarafından istenebilir.
Tasarımın hükümsüzlüğü, 43 üncü maddenin (c) bendine göre sadece önceki hak sahibi; 13, 14, 15 ve 16 ncı maddelere göre ise, ancak tasarım hakkına sahip kişiler tarafından ileri sürülür.
Tasarımın hükümsüzlüğü koruma süresinin devamınca veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde dava edilir.
Tasarımın hükümsüzlüğü davası, davanın açıldığı anda Tasarım Sicili'nde tasarım belgesi sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı açılır. Tasarım üzerinde sicilde hak sahibi görülen kişilerin davaya katılabilmelerini sağlamak için ayrıca onlara tebligat yapılır.
Hükümsüzlüğün Etkisi
Madde 45 – Tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, kararın sonuçları geçmişe etkili doğar. Bu nedenle, tasarım başvurusu veya tesciline hukuki bakımdan bu Kanun Hükmünde Kararname ile sağlanan koruma, hükümsüzlük kapsamında doğmamış sayılır.
Tasarım sahibinin ihmali veya kötü niyetli olarak hareket etmesinden kaynaklanan, zararın giderilmesine ilişkin tazminat ve sebepsiz zenginleşme talepleri saklı kalmak üzere hükümsüzlüğün geriye dönük etkisi, aşağıdaki durumları etkilemez:
a) Tasarımın hükümsüz sayılmasından önce, tasarımdan doğan haklara tecavüz sebebiyle verilen kesinleşmiş ve uygulanmış kararları;
b) Tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce, yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler. Ancak, hal ve şartlara göre, hakkaniyet düşüncesinin gerekli kıldığı durumlarda sözleşme uyarınca ödenmiş bedelin kısmen veya tamamen iadesi talep edilebilir.
Bir tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin kesinleşmiş karar herkese karşı hüküm doğurur. Enstitü, mahkemenin gönderdiği ilamı sicile işler ve Yönetmelikte öngörülen süre içinde yayın yolu ile ilan eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Tasarımdan Doğan Hakkın Sona Ermesi
Sona Ermenin Sebepleri
Madde 46 – Tasarımdan bu Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde doğan hak;
a) Koruma süresinin dolması veya;
b) Tasarım belgesi sahibinin hakkından vazgeçmesi;
Sayfa
792
sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.
Bu Kanun Hükmünde Kararname'de öngörülen koruma süresinin dolması, şartlarının mevcudiyeti halinde başka Kanunların tanıdığı hakları etkilemez.
Tasarımdan Doğan Haktan Vazgeçme
Madde 47 – Tasarım sahibi, tasarımdan doğan haktan veya başvuru hakkından tamamen veya kısmen vazgeçebilir.
Vazgeçmenin yazılı olarak Enstitü'ye bildirilmesi gerekir. Vazgeçme, Tasarım Sicili'ne kayıt tarihi itibariyle hüküm doğurur.
Lisansların sahiplerinin veya Tasarım Siciline kayıtlı hakların sahiplerinin izni olmadıkça, tasarım sahibi bu hakkından vazgeçemez.
Tasarım üzerinde, bir üçüncü kişi tarafından hak sahipliği iddia edilmekte ve bu hususta alınan tedbir kararı sicile kayıt edilmiş ise, onun izni olmadıkça, tasarımdan doğan haklardan vazgeçilemez.
ALTINCI KISIM
Tasarım Hakkına Tecavüz ve Tecavüz Halinde Hukuk Davaları
BİRİNCİ BÖLÜM
Tasarımdan Doğan Hakka Tecavüz Durumları
Tasarım Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller
Madde 48 – Aşağıda yazılı fiiller tasarım hakkına tecavüz sayılır.
a) Tasarım hakkı sahibinin izni olmaksızın tasarımın aynını veya belirgin bir şekilde benzerini yapmak, üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme akdi için icabda bulunmak, kullanmak, ithal etmek ve bu amaçlarla depolama, elde bulundurmak;
b) Tasarım belgesi sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devir etmek,
c) Bu maddenin önceki a ila b bendlerinde yazılı fiillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak,
d) Kendisinde bulunan ve haksız olarak üretilen veya ticaret alanına çıkarılan eşyanın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak,
e) Gasp.
Tasarım başvurusu bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 34 üncü maddesine göre yayınlandığı takdirde, başvuru sahibi, tasarıma vaki tecavüzlerden dolayı hukuk ve ceza davası açmaya yetkilidir. Tecavüz eden, başvurudan veya kapsamından haberdar edilmiş ise, başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötü niyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa, yayından önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.
Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, eylemi tecavüz olmaktan çıkarmaz.
Tescil işaretleri kusurun değerlendirilmesi sırasında dikkate alınır.
Sayfa
792-1
Madde 48/A – (Ek : 3/11/1995 - 4128/3 md.; Değişik:22/6/2004 – 5194/7md.)
Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında;
a) Tasarım hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildirimini gerçeğe aykırı olarak yapanlar veya tasarım koruması olan bir eşya veya ambalajı üzerine konulmuş tasarım koruması olduğunu belirten işareti, yetkisi olmadan kaldıranlar veya kendisini haksız olarak tasarım başvurusu veya tasarım hakkı sahibi olarak gösterenler hakkında bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasına veya ondörtmilyar liradan yirmiyedimilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine,
b) Mevcut olmadığını veya üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde, 39 uncu maddede belirtilen haklardan birini veya bu hakla ilgili lisansı başkasına devreden, veren, rehneden, bu haklar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunanlar ile korunan bir tasarım hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresinin bittiği veya tasarım hakkının hükümsüzlüğü veya tasarım korunmasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında, kendisinin veya başkasının imâl ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticarî evrakına veya ilânlarına, hukuken korunan bir tasarım hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde işaretler koyanlar veya bu amaçla ilân ve reklamlarda, bu tarz yazı, işaret veya ifadeleri kullananlar hakkında, iki yıldan üç yıla kadar hapis cezası veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine,
c) 48 inci maddede yazılı fiillerden birini işleyenler hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine, ayrıca işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerine,
Hükmolunur.
(a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan suçlar, hizmetlerini yaptıkları sırada, bir işletmenin çalışanları tarafından doğrudan doğruya veya emir üzerine işlenmişse çalışanlar ve suçun işlenmesine mani olmayan işletme sahibi, müdür veya temsilcisi ve hangi unvan ve sıfatla olursa olsun işletmeyi fiilen yöneten kişi de aynı surette cezalandırılır. Bir tüzel kişinin işleri yürütülürken, 48 inci maddede sayılan suçlardan biri işlenirse, tüzel kişi, masraflar ve para cezasından müteselsilen sorumlu olur. Fiile iştirak edenler hakkında olayın mahiyetine göre 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 64, 65, 66 ve 67 nci maddeleri hükümleri uygulanır. Yukarıda sayılan suçlardan dolayı kovuşturma şikâyete bağlıdır.
Bu madde hükümlerinin uygulanmasında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 344 üncü maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendi uygulanmaz. Tasarım korumasından doğan hakları tecavüze uğrayandan başka, 48 inci maddede sayılanlar dışında kalan suçlarda Enstitü; tasarım hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildiriminin gerçeğe aykırı olarak yapılması ile korunan bir tasarım hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresinin bitmesi veya herhangi bir sebeple tasarım hakkının hükümsüzlüğü veya tasarım korumasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticarî evrakına veya ilânlarına hukuken korunan bir tasarım hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde işaretler koyma veya bu amaçla ilân ve reklamlarda bu tarzda yazı, işaret ve ifadelerin kullanılması durumlarında, 8.3.1950 tarihli ve 5590 sayılı Kanun veya 17.7.1964 tarihli ve 507 sayılı Kanuna tâbi kuruluşlar ve tüketici dernekleri de şikâyet hakkına sahiptir. Şikâyetin fiil ve failden haberdar olma tarihinden itibaren iki yıl içinde yapılması gerekir.
Sayfa
792-2
Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikâyetler acele işlerden sayılır. Tasarım hakkı başvurusu veya tasarım korumasından doğan haklara tecavüz dolayısıyla üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, gereç, cihaz, makine gibi vasıtaların zapt edilmesi veya el konulması veya yok edilmesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 36 ncı maddesi hükmü ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
(Devamı: 793 üncü sayfadadır.)
Sayfa
793
İKİNCİ BÖLÜM
Hukuk Davaları
Tasarım Sahibinin Talepleri ve Hukuk Davalarında Yetkili Mahkeme
Madde 49 – Tasarımdan doğan hakları tecavüze uğrayan tasarım hakkı sahibi, mahkemeden özellikle aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tesbitini;
b) Tasarımdan doğan haklara tecavüz fiillerinin durdurulması ve önlenmesi talebi;
c) Tecavüzün giderilmesi ve maddi ve manevi zararın tazmini talebi;
d) Tasarımdan doğan haklara tecavüz suretiyle üretilen veya ithal edilen ürünlere, bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulması talebi;
e) Mümkün olduğu takdirde bu maddenin (d) bendi uyarınca el konulan ürün ve araçlar üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması talebi; Bu durumda, söz konusu ürünlerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değer, kabul edilen tazminatı aştığı zaman, tasarım belgesi sahibinin fazlayı karşı tarafa ödemesi gerekir.
f) Tasarımdan doğan haklara tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle bu maddenin (d) bendine göre el konulan ürünlerin ve araçların şekillerinin değiştirilmesi veya tasarımdan doğan haklara tecavüzün önlenmesi için, kaçınılmaz ise, imhası talebi;
g) Tasarımdan doğan haklara tecavüz eden kişi aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya ilan yoluyla duyurulması talebi.
Tedbirler konusunda mahkeme Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun ihtiyati tedbirler hakkındaki hükümlerine göre karar verir.
Tasarım hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgahının olduğu veya fiilin işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Davacının Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda olmaması halinde, yetkili mahkeme, sicilde kayıtlı vekilin iş yerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik kaydı silinmiş ise, Enstitü merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir.
Üçüncü kişiler tarafından tasarım başvurusu veya tasarım belgesi sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir. Tasarım başvurusu veya tasarım belgesi sahibinin Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, bu maddenin üçüncü fıkrası hükmü uygulanır.
Sayfa
794
Birden fazla mahkemenin yetkili olduğu durumda, yetkili mahkeme, ilk davanın açıldığı mahkemedir.
Tazminat
Madde 50 – 48 inci Maddede sayılan fiilleri işleyen kusurlu kişiler Tasarım hakkı sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür.
Tecavüzü Kanıtlayan Belgeler
Madde 51 – Tasarım hakkı sahibi, tasarımın kendi izni olmaksızın kullanılması sonucunda uğramış olduğu zarar miktarının belirlenmesi için tazminat yükümlüsünden tasarımın kullanılması ile ilgili belgeleri vermesini talep eder.
Yoksun Kalınan Kazanç
Madde 52 – Tasarım hakkı sahibinin uğradığı zarar, sadece fiili kaybın değerini değil, ayrıca Tasarımdan doğan haklara tecavüz dolayısıyla yoksun kalınan kazancı da kapsar.
Yoksun kalınan kazanç, zarar gören tasarım hakkı sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden birine göre hesap edilir.
a) Tasarımdan doğan haklara tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, Tasarım hakkı sahibinin Tasarımı kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre,
b) Tasarımdan doğan hakka tecavüz edenin, tasarımı kullanmakla elde ettiği kazanca göre,
c) Tasarımdan doğan hakka tecavüz edenin, tasarımı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre.
Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle tasarımın ekonomik önemi, tasarımdan doğan haklara tecavüz edildiği anda geçerlilik süresi ve tecavüz sırasında tasarıma ilişkin lisansların sayısı ve çeşidi gibi etkenler göz önünde tutulur.
Yoksun Kalınan Kazancın Artırımı
Madde 53 – Tasarım hakkı üzerinde tasarruf yetkisi olan kişi, yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, 52 nci maddede belirtilen değerlendirme usullerinden birini seçmişse; mahkeme, ürünün üretilmesi için tasarımın ekonomik bakımdan önemli bir katkısının bulunduğu kanaatına vardığı takdirde, kazancın hesaplanmasında makul bir payın daha eklenmesine karar verir.
Tasarımın, ilgili ürüne ekonomik bakımdan önemli bir katkısının olduğunun kabul edilebilmesi için, ilgili ürüne olan talebin oluşmasında tasarım konusunun belirleyici etken olduğunun anlaşılmış olması gerekir.
Tasarımın İtibarı
Madde 54 – Tasarımdan doğan haklara tecavüz eden tarafından, tasarımın kötü şekilde üretimi veya uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda, tasarımın itibarı zarara uğrarsa, tasarım hakkı sahibi, bu nedenle, ayrıca tazminat isteyebilir.
Tazminatın İndirilmesi
Madde 55 – Tasarım hakkı sahibine ödenecek tazminat, tasarım belgesi sahibinin diğer kişilerden tasarımın başka bir şekilde kullanılmasından dolayı aldığı bedelden daha fazla ise,
Sayfa
795
tazminat bu bedel dikkate alınarak ve bu bedele uygun olarak tesbit edilerek bedelden indirilir.
Tazminat İstenmeyecek Kişiler
Madde 56 – Tasarım hakkı sahibi; sebep olduğu zarardan dolayı, tasarım hakkı sahibine tazminat ödemiş olan kişi tarafından , el konulmaması nedeniyle piyasaya sürülmüş ürünleri kullanan kişilere karşı, Kanun Hükmünde Kararnamenin bu bölümünde yer alan davaları açamaz.
Bu kişilerin kötü niyetli, olmaları halinde bu hüküm tatbik edilmez.
Zamanaşımı
Madde 57 – Tasarımdan doğan haklara tecavüzden doğan, özel hukuka ilişkin taleplerde, zamanaşımı süresi için, Borçlar Kanunu'nun, zaman aşımına ilişkin hükümleri uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İhtisas Mahkemeleri
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Madde 58 –(Değişik:22/6/2004 – 5194/8md.)
Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda, görevli mahkeme ihtisas mahkemeleridir. Bu mahkemeler tek hâkimli olarak görev yaparlar. Asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendirileceği ve bu mahkemelerin yargı çevresini, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler.
Enstitünün bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre aldığı bütün kararlara karşı açılacak davalarda ve Enstitünün kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin Enstitü aleyhine açacakları davalarda görevli ve yetkili mahkeme, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerden Ankara ihtisas mahkemeleridir.
Hükmün İlanı
Madde 59 – Dava sonucunda haklı çıkan taraf, haklı bir sebebin veya menfaatının bulunması halinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere, kesinleşmiş kararın günlük gazete,radyo, televizyon veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesini talep etmek hakkına sahiptir.
İlanın şekli ve kapsamı kararda tesbit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Özel Hükümler
Lisans Alanın Dava Açması ve Şartları
Madde 60 – Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, inhisari lisansa sahip olan kişi, üçüncü bir kişi tarafından tasarım hakkı sahibinin tasarımdan doğan haklarına, tecavüz edilmesi durumunda, tasarım hakkı sahibinin bu Kanun Hükmünde Kararname uyarınca açabileceği davaları, kendi adına açar. İnhisari olmayan lisans sahibi olanların, dava açma hakları yoktur.
Sayfa
796
Bu maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre, tasarımdan doğan haklara tecavüz dolayısıyla dava açma hakkı olmayan bir lisans alan, noter vasıtasıyla yapacağı bir bildirimle, gereken davayı açmasını tasarım hakkı sahibinden ister.
Tasarım hakkı sahibinin, bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen talebi, kabul etmemesi veya bildirimin alındığı tarihten itibaren, üç ay içinde, gerekli davanın açılmaması halinde, lisans alan yaptığı bildirimi de ekleyerek, kendi adına dava açabilir.
Lisans alan, ciddi bir zarar tehlikesi karşısında ve söz konusu sürenin geçmesinden önce, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep eder.
Bu maddenin üçüncü fıkrası hükmüne göre dava açan lisans alanın, dava açtığını tasarım belgesi sahibine bildirmesi gerekir.
Tasarımdan Doğan Haklara Tecavüzün Mevcut Olmadığı Hakkında Dava ve Şartları
Madde 61 – Menfaatı olan herkes, tasarım hakkı sahibine karşı dava açarak, fiillerinin tasarımdan doğan haklara tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesini talep eder.
Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen davanın açılmasından önce, kendisinin Türkiye'de giriştiği veya girişeceği sınai faaliyeti veya bu amaçla yapmış olduğu ciddi ve fiili girişimlerin tasarımdan doğan haklara tecavüz teşkil edip etmediği hakkında, tasarım hakkı sahibinden görüşlerini bildirmesini noter aracılığı ile talep eder.
Bu talebin tasarım hakkı sahibine tebliğinden itibaren bir ay içinde tasarım hakkı sahibinin cevap vermemesi veya verilen cevabın menfaat sahibi kişi tarafından kabul edilmemesi halinde, menfaat sahibi bu maddenin birinci fıkrasına göre dava açabilir.
Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen dava,tasarımdan doğan haklara tecavüzden dolayı kendisine karşı dava açılmış bir kişi tarafından açılamaz.
Dava, tasarım üzerinde hak sahibi bulunan ve Tasarım Sicili'ne kayıt edilmiş olan, bütün hak sahiplerine tebliğ edilir.
Bu maddede belirtilen dava,tasarım belgesinin hükümsüzlüğü davasıyla birlikte de açılır.
Delillerin Tesbiti (1)
Madde 62 – Tasarımdan doğan hakları ileri sürmeye yetkili olan kişi, bu haklara tecavüz sayılabilecek olayların tesbitini mahkemeden ister.
İhtiyati Tedbir Talebi
Madde 63 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen türde dava açan veya açacak olan kişiler, davanın etkinliğini temin etmek üzere ihtiyati tedbire karar verilmesini talep edebilir.
İhtiyati tedbir talebi, dava açılmadan önce veya dava ile birlikte veya daha sonra yapılır. İhtiyati tedbir talebi, davadan ayrı olarak incelenir.
İhtiyati Tedbirin Niteliği
Madde 64 – İhtiyati tedbirler, verilecek hükmün etkinliğini tamamen sağlayacak nitelikte olur ve özellikle aşağıda belirtilen tedbirleri kapsar.
–––––––––––––––––
(1) Bu madde başlığı "Delillerin Tespiti Davası” iken ,22/6/2004 tarihli ve 5194 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa
797
a) Davacının tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulması,
b) Tasarımdan doğan haklara tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen şeylere veya tasarım belgesi verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde el konulması ve bunların muhafazası,
c) Herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesi.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu Hükümlerinin Uygulanması
Madde 65 – Tesbit talepleri ve ihtiyati tedbirlerle ilgili diğer hususlarda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. (1)
Gümrüklerde El Koyma
Madde 66 – Aynının üretilmesi hak sahibinin yetkilerine tecavüz oluşturması nedeniyle cezayı gerektiren taklit mallara, ithalat veya ihracaat sırasında hak sahibinin talebi üzerine, Gümrük İdareleri tarafından ihtiyati tedbir niteliğinde el konulur.
El koyma ile ilgili uygulama bu konuda çıkarılacak mevzuatta düzenlenir.
Gümrük İdarelerindeki tedbir, el koyma kararının tebliğinden itibaren on gün içinde esas hakkında ihtisas mahkemesinde dava açılmaz veya mahkemeden tedbir niteliğinde karar alınmazsa idarenin el koyma kararı ortadan kalkar.
YEDİNCİ KISIM
İşlem Yetkisi Olan Kişiler ve Vekiller
Enstitü Nezdinde İşlem Yapma Yetkisi Olan Kişiler
Madde 67 – Türk Patent Enstitüsü nezdinde tasarım işlemleri için aşağıdaki kişiler işlem yapabilir.
a) Başvuruyu yapan gerçek veya tüzel kişiler,
b) Yetkiyi haiz tasarım vekilleri, Tasarım vekilleri, 544 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 30 uncu maddesinde nitelikleri tanımlanan ve Enstitü tarafından yapılacak tasarım vekilliği sınavında başarı gösterip diğer koşulları sağlayarak tasarım vekilleri siciline kayıt edilen kişilerdir. Hem marka hem de patent vekilleri sicillerine kayıtlı olanlar tasarım vekili siciline sınavsız kayıt edilir.
Tüzel kişiler, yetkili organları tarafından tayin edilen kişi veya kişilerce temsil edilir.
İkametgahı yurt dışında bulunan kişiler ancak tasarım vekilleri vasıtasıyla temsil edilir.
Vekil tayin edilmesi halinde, tüm işlemler vekil vasıtasıyla yapılır. Vekile yapılan tebligat asile yapılmış sayılır.
–––––––––––––––
(1) Bu maddede geçen “Tesbit davaları” ibaresi, 22/6/2004 tarihli ve 5194 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle ”Tesbit talepleri” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa
798
SEKİZİNCİ KISIM
Ücretlerin Ödenmesi ve Hukuki Sonuçları
Ücretlerin Ödenme Süreleri ve Sonuçları
Madde 68 – Yönetmelikte öngörülen, tasarım başvurusu ve tasarım tescili ile ilgili ücretler, başvuru sahibi veya tasarım hakkı sahibi veya vekili tarafından ödenir.
Yönetmelikte öngörülen ve ödenmesi gereken bütün ücretlerin ödenme zamanı, Enstitü tarafından başvuru sahibi veya tasarım hakkı sahibi veya vekiline önceden tebliğ edilir.
Yönetmelikte öngörülen süre içinde, bir işlemle ilgili ücret ödenmemişse, durumun Enstitü tarafından başvuru sahibine bildirileceği tarihten itibaren işlem hüküm ve sonuç doğurmamış sayılır.
Bir tasarıma belge verilmesi ile ilgili işlemler için ödenmesi gereken ücretin, bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen süreler içinde, ödenmemesi halinde, tasarım başvurusu geri çekilmiş kabul edilir.
Geçici Madde 1 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanması bakımından, İhtisas Mahkemeleri kuruluncaya kadar, bu Kanun Hükmünde Kararnamede sözü edilen davalar için, Asliye Ticaret ve Asliye Ceza Mahkemeleri'nin hangilerinin İhtisas Mahkemesi olarak görevlendirileceği ve bu mahkemelerin yargı çevresi Adalet Bakanlığı'nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.
Yürürlük
Madde 69 – Bu Kanun Hükmünde Kararname yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 70 – Bu Kanun Hükmünde Kararname Hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Sayfa
798-1
554 SAYILI KHK’YE EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun Yürürlüğe
No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler giriş tarihi
_______ ____________________________________________________ __________
4128 — 7/11/1995
5194 32,48/A,58,62,65 26/6/2004
____________________________________________________________________________________
2 KİT, Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, KHK Numarası (No) 233
233 Nolu (Sayılı), KİT - Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
KHK Numarası (No) 233
KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ HAKKINDA
KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (1)
Kanun Hük. Kar. nin Tarihi : 8/6/1984 No : 233
Yetki Kanununun Tarihi : 17/6/1982 No : 2680
Yayımlandığı R.G. Tarihi : 18/6/1984 No : 18435 (Mük.)
V. Tertip Düsturun Cildi : 23 Sh.: 754
*
* *
Bu KHK ile ilgili olarak Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe
giren tüzük için "Tüzükler Külliyatı" nın kanunlara
göre düzenlenen nümerik fihristine bakınız.
*
* *
BİRİNCİ KISIM
Genel Hükümler
Kapsam ve Amaç
Madde 1 – 1.Bu Kanun Hükmünde Kararname, iktisadi devlet teşekkülleri ile kamu iktisadi kuruluşlarını ve bunların müesseselerini, bağlı ortaklıklarını ve iştiraklerini kapsar.
2. Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin Amacı;
a) İktisadi devlet teşekkülleri ile kamu iktisadi kuruluşlarının ve bunların müesseselerinin, bağlı ortaklıklarının kurulmasını, iştiraklerinin teşkilini, özerk bir tarzda ve ekonominin kurallarına uygun olarak yönetilmelerini,
b) İktisadi devlet teşekküllerinin ekonomik gereklere uygun olarak verimlilik ve karlılık ilkeleri doğrultusunda kendi aralarında ve milli ekonomi ile uyum içinde çalışarak sermaye birikimine yardım etmelerini ve bu suretle daha fazla yatırım kaynağı yaratmalarını,
c) Kamu iktisadi kuruluşlarının kendilerine verilen görev ve kamu hizmetlerini ekonomik ve sosyal gereklere uygun olarak verimlilik ilkesi doğrultusunda yürütmelerini,
d) İktisadi devlet teşekküllerinde ve kamu iktisadi kuruluşlarında ve bunların müesseseleri ile bağlı ortaklıklarında 17/4/1984 tarih ve 2983 sayılı Tasarrufların Teşviki ve Kamu Yatırımlarının Hızlandırılması Hakkında Kanun'un uygulanması ile ilgili işbirliği ve koordinasyon esaslarını,
e) İktisadi devlet teşekküllerinin, kamu iktisadi kuruluşlarının ve bunların müesseseleri ile bağlı ortaklıklarının amaçlarına ulaşabilmelerini sağlamak için denetlenmelerini,
Düzenlemektir.
Tanımlar ve kısaltmalar:
Madde 2 – Bu KHK de geçen deyimler ve kısaltmalar aşağıda tanımlanmıştır.
1. Kamu iktisadi teşebbüsü "Teşebbüs"; iktisadi devlet teşekkülü ile kamu iktisadi kuruluşunun ortak adıdır.
——————————
(1) 28/12/1987 tarih ve 304 sayılı KHK'nin 5 inci maddesi ile; Bu KHK'de adı geçen "Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı Kurulu", "Koordinasyon Kurulu" ve "Kamu Ortaklığı Kurulu" ibareleri "Yüksek Planlama Kurulu" olarak değiştirilmiştir.
Sayfa
296
2. İktisadi devlet teşekkülü "Teşekkül"; sermayesinin tamamı devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan, kamu iktisadi teşebbüsüdür.
3. (Değişik: 24/11/1994 - 4046/34 md.) Kamu iktisadi kuruluşu "Kuruluş"; sermayesinin tamamı Devlete ait olup tekel niteliğindeki mal ve hizmetleri kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere kurulan ve gördüğü bu kamu hizmeti dolayısıyla ürettiği mal ve hizmetler imtiyaz sayılan kamu iktisadi teşebbüsüdür.
4. Müessese; sermayesinin tamamı bir iktisadi devlet teşekkülüne veya kamu iktisadi kuruluşuna ait olup, ona bağlı işletme veya işletmeler topluluğudur.
5. Bağlı ortaklık; sermayesinin yüzde ellisinden fazlası iktisadi devlet teşekkülüne veya kamu iktisadi kuruluşuna ait olan işletme veya işletmeler topluluğundan oluşan anonim şirketlerdir.
6. İştirak; iktisadi devlet teşekküllerinin veya kamu iktisadi kuruluşlarının veya bağlı ortaklıklarının, sermayelerinin en az yüzde onbeşine, en çok yüzde ellisine sahip bulundukları anonim şirketlerdir.
7. İşletme; müesseselerin ve bağlı ortaklıkların mal ve hizmet üreten fabrika ve diğer birimleridir.
8. Koordinasyon Kurulu; Ekonomik İşler Yüksek Koordinasyon Kurulu'dur.
9. Kamu Ortaklığı Kurulu; 2983 sayılı Tasarrufların Teşviki ve Kamu Yatırımlarının Hızlandırılması Hakkında Kanun'da belirtilen Toplu Konut va Kamu Ortaklığı Kurulu'dur.
İKİNCİ KISIM
Teşebbüs, Müessese, Bağlı Ortaklık ve İştirakler
BİRİNCİ BÖLÜM
Teşebbüsler
Teşebbüslerin kurulması:
Madde 3 – 1. Teşebbüsler Bakanlar Kurulu kararı ile kurulur.
2. Yeni bir teşebbüsün kurulmasında ve mevcut bir müessese veya bağlı ortaklığın teşebbüs haline getirilmesinde, ekonomik ihtiyaçlar gözetilir.
3. (Değişik : 24/7/2000-KHK-615/1 md.; İptal: Ana. Mah.nin 2/11/2000 tarihli ve E.:2000/72, K.:2000/46 sayılı kararı ile.; Yeniden düzenleme: 25/1/2001-4622/1 md.) Teşebbüslerden iktisadi devlet teşekkülü olanlar, anonim şirket şeklinde de kurulabilir. Anonim şirket şeklinde kurulan iktisadi devlet teşekküllerinde Türk Ticaret Kanununun 277 nci maddesinde sözü edilen beş kurucunun bulunması şartı aranmaz, genel kurul ve denetçiler bulunmaz.
4. Teşebbüsün merkezi, Koordinasyon Kurulunca tesbit edilir ve değiştirilebilir.
Teşebbüslerin nitelikleri:
Madde 4 – 1. Teşebbüsler tüzelkişiliğe sahiptir.
2. Teşebbüsler, bu Kanun Hükmünde Kararname ile saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabidir.
3. Teşebbüsler, Genel Muhasebe Kanunu ile Devlet İhale Kanunu hükümlerine ve Sayıştay'ın denetimine tabi değildir.
4. Teşebbüslerin sorumlulukları sermayeleri ile sınırlıdır. Teşebbüslerin sermayesi, ilgili bakanlığın talebi üzerine Koordinasyon Kurulunca tesbit edilir.
Teşebbüslerin organları:
Madde 5 – 1. Teşebbüs organları, yönetim kurulu ve genel müdürlüktür.
2. Yönetim Kurulu, teşebbüsün en yüksek seviyede yetkili ve sorumlu karar organıdır.
3. Genel Müdürlük, teşebbüsün yetkili ve sorumlu yürütme organıdır.
Sayfa
297
Teşebbüs Yönetim Kurulu'nun teşkili:
Madde 6 – 1.Yönetim kurulu bir başkan ve beş üyeden oluşur.
2. Genel müdür yönetim kurulu başkanıdır ve ilgili bakanın teklifi üzerine ortak karar ile atanır.
3. Yönetim kurulu üyelerinden; ikisi ilgili bakanın, biri Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın bağlı olduğu bakanın, ikisi teşebbüs genel müdür yardımcıları arasından ilgili bakanın teklifi üzerine ortak karar ile atanır.
4. Genel müdürün bulunmadığı hallerde, genel müdürün yönetim kurulu üyeleri arasından görevlendireceği genel müdür vekili yönetim kuruluna başkanlık yapar.
Teşebbüs Yönetim Kurulu Üyelerinin nitelik ve şartları:
Madde 7 – 1. Teşebbüs yönetim kurulu üyeliklerine atanacakların, Devlet memurluğuna atanabilme genel şartlarına sahip, yüksek öğrenim yapmış ve teşebbüsün faaliyet alanı ile ilgili idari ve mesleki ihtisasa sahip olmaları şarttır. Ancak, ilgili bakanın teklifi üzerine atanan üyelerden birinde idari veya mesleki ihtisasa sahip olma şartı aranmaz.
2. Teşebbüs yönetim kurulu başkan ve üyeleri; başka bir teşebbüste yönetim kurulu üyesi olamaz ve rakip kuruluşlar ile menfaat ilişkisi içinde bulunamazlar.
3. Birinci fıkradaki niteliklere sahip bulunan kamu görevlileri teşebbüs yönetim kurulu üyeliklerine atanabilirler. Esas görevleri devam etmek üzere atanan yönetim kurulu üyeleri, başka bir teşebbüs, bağlı ortaklık ve denetim kurulu üyesi olarak görev alamazlar.
Teşebbüs Yönetim Kurulu Üyelerinin görev süresi:
Madde 8 – 1. Yönetim kurulu üyelerinin görev süresi üç yıldır. Görev süresi sona erenler tekrar atanabilirler. Atandıkları usule göre görevlerinden alınabilirler.
2. Süre dolmadan üyeliğin boşalması veya üyelik için aranan niteliklerin ve şartların kaybedilmesi halinde, kalan süreyi tamamlamak üzere atama yapılır.
Teşebbüs Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri:
Madde 9 – Yönetim Kurulu'nun görevleri ve yetkileri aşağıda gösterilmiştir.
1. Kanun, tüzük, yönetmelik, kalkınma planı ve yıllık programlar çerçevesinde teşebbüsün gelişmesini sağlayacak kararları almak,
2. Teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklıkların çalışmalarının verimli ve karlı olarak yürütülmesi şartlarını oluşturacak esasları ve işletme politikalarını belirlemek,
3. Teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklıklara ait yıllık program, bilanço ve netice hesapları ile yıllık ve uzun vadeli çalışma programlarına uygun olarak hazırlanan faaliyet raporlarını onaylayarak ilgili mercilere sunmak,
4. Müesseseler ve bağlı ortaklıklar arasında koordinasyonu sağlayacak kararları almak,
5. Yönetim Kurulunun onayı ile uygulanabilecek yönetim komitesi kararları hakkında, komite kararının teşebbüse ulaşmasını izleyen onbeş gün içinde karar almak,
6. Genel müdürün teklifi üzerine; (...)(1), daire başkanları, müessese müdürleri veya benzer görevlere alınacak personeli atamak,
——————————
(1) Bu bentte yer alan "genel müdür yardımcıları" ibaresi, 22/1/1990 tarih ve 399 sayılı KHK'nin 59 uncu maddesiyle madde metninden çıkarılmıştır.
Sayfa
298
7. Genel müdürlük çalışmalarını izlemek,
8. Teşebbüslerin taşıt alım ve kullanımına ait Koordinasyon Kurulu'nca alınacak kararlarla ilgili uygulama esaslarını belirlemek,
9. Kanun, tüzük ve yönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmak,
10. Yönetim Kurulları sınırlarını açıkça belirlemek şartiyle yetkilerinden bir kısmını genel müdüre devredebilirler. Ancak; yetki devri yönetim kurulunun sorumluluğunu kaldırmaz.
Teşebbüs Yönetim Kurulunun toplantı ve karar yeter sayısı:
Madde 10 – Yönetim kurulu, genel müdürün daveti üzerine ayda iki defadan az olmamak üzere üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını üye tamsayısının salt çoğunluğu ile alır. Oylarda eşitlik halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılır.
Teşebbüs Genel Müdürlüğü:
Madde 11 – Genel müdürlük, genel müdür, Koordinasyon Kurulu Kararı ile belirlenecek sayıda genel müdür yardımcısı ve bağlı ait birimlerden teşekkül eder.
Teşebbüs Genel Müdürü:
Madde 12 – (Değişik; 12/5/1989 - KHK - 368/4 md; Mülga: 22/1/1990 - KHK 399/59 md.)
Teşebbüs Genel Müdürünün görev ve yetkileri:
Madde 13 – Genel müdürün görev ve yetkileri aşağıda gösterilmiştir:
1. Teşebbüsü; kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile yönetim kurulu kararları doğrultusunda yönetmek,
2. Teşebbüsü, idare ve yargı mercilerinde ve üçüncü kişilere karşı temsil etmek ve temsil yetkisini gerektiğinde devretmek,
3. Genel müdür yardımcıları, daire başkanları, müessese müdürleri veya benzer görevlere alınacak personelin atanmalarını yönetim kuruluna teklif etmek,
4. (Mülga: 15/3/1990 - KHK - 408/5 md.)
5. Teşebbüs sermayesi ile diğer mali kaynakların, verimlilik ve karlılık ilkelerine uygun bir düzen içinde kullanılmasını sağlamak,
6. Kanunların verdiği diğer görevleri yapmak,
7. Genel Müdür, sınırlarını açıkça belirlemek şartıyla yetkilerinden bir kısmını astlarına devredebilir. Ancak; yetki devri Genel Müdürün sorumluluğunu kaldırmaz.
Teşebbüs Genel Müdür Yardımcıları:
Madde 14 – (Mülga: 22/1/1990 - KHK - 399/59 md.)
İKİNCİ BÖLÜM
Müesseseler
Müesseseler ve kuruluşları:
Madde 15 – 1. (Değişik: 16/6/1988 - KHK - 331/2 md.) Sermayesinin tamamı Devlete ait teşebbüsler, işletmelerini müessese halinde teşkilatlandırabilirler.
Sayfa
299
2. Bir müessese içinde toplanmasında yarar ve gerek görülmeyen işletmeler, Koordinasyon Kurulu kararı ile doğrudan kamu iktisadi kuruluşuna bağlı olarak faaliyetlerini sürdürebilirler.
3. Tekel niteliğindeki mallar, müesseseler veya işletmeler tarafından üretilir.
4. Müesseseler, teşebbüs genel müdürün teklifi ve yönetim kurulunun kararı ile kurulur.
5. (Değişik: 12/4/1990- KHK - 420/10 md.) Müesseseler, statülerinin ticaret sicillerine kayıt ve ilanı ile tüzel kişilik kazanır.
6. Müesseselerin statüsünde, müessesenin ticaret unvanı, çalışma alanı, idare merkezi, tahsis edilmiş sermayesi ve sorumluluğunun sermayesi ile sınırlı olduğu hususları yer alır.
7. Müesseseler, teşebbüs yönetim kurulunun görüşü alınarak ilgili bakanlığın teklifi üzerine Koordinasyon Kurulu kararı ile bağlı ortaklık veya iştirak haline getirilebilir.
8. İşletmelerin müessese; müesseselerin bağlı ortaklık haline getirilmesine ve benzeri hertürlü yapı değiştirmeye ait işlemler bütün vergi, resim ve harçlardan muaftır.
Müesseselerin nitelikleri:
Madde 16 – 1. Müesseseler tüzelkişiliğe sahiptir.
2. Müesseseler, bu Kanun Hükmünde Kararname'de saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabidir.
3. Müesseseler, Genel Muhasebe Kanunu ile Devlet İhale Kanunu hükümlerine ve Sayıştay'ın denetimine tabi değildir.
4. Müesseselerin sorumluluğu sermayeleri ile sınırlıdır.
Müesseselerin organları:
Madde 17 – 1. Müessesenin organları, yönetim komitesi ve müessese müdürlüğüdür.
2. Yönetim Komitesi, müessesenin en yüksek seviyede karar organıdır.
3. Müessese müdürlüğü, müessesenin yetkili ve sorumlu yürütme organıdır.
Müessese yönetim komitesinin teşkili:
Madde 18 – 1. Yönetim komitesi bir başkan ve dört üyeden oluşur.
2. Yönetim komitesinin başkanı müessese müdürüdür.
3. Yönetim komitesinin üyeleri müessesenin üst seviyedeki yöneticileri ara-
sından, teşebbüs genel müdürünün teklifi üzerine yönetim kurulunca atanır.
4. Müessese yönetim komitesi üyeliklerine atanacakların, teşebbüs yönetim
kurulu üyelerinin nitelik ve şartlarına sahip olmaları gerekir.
Yönetim komitesinin görev, yetki ve toplanması:
Madde 19 – 1. Yönetim komitesi; teşebbüsçe tesbit edilen esaslara, işletme bütçesi ve programlara uygun olarak, verimlilik ve karlılık ilkeleri doğrultusunda müessesenin yönetimini sağlayacak kararları almakla görevli ve yetkilidir.
2. Yönetim komitesi, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını çoğunlukla alır. Oylarda eşitlik halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış olur.
3. Yönetim komitesi, kararlarını karar gününü izleyen günden itibaren on gün içinde teşebbüse gönderir.
Sayfa
300
Müessese Müdürü:
Madde 20 – 1. Müessese müdürü, teşebbüs müdürünün teklifi üzerine yönetim kurulunca atanır.
2. Müessese müdürü olarak atanabilmek için, en az dört yıl kamu kurum ve kuruluşlarında olmak üzere toplam asgari sekiz yıl başarı ile çalışmış olmak ve genel müdürde aranan diğer niteliklere sahip bulunmak gerekir.
Müessese Müdürünün görev ve yetkileri:
Madde 21 – 1. Müessese Müdürü; müesseseyi, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile yönetim kurulu ve yönetim komitesi kararları doğrultusunda yönetir.
2. Müessese müdürü, idare ve yargı mercilerinde ve üçüncü kişilere karşı müesseseyi temsil eder. Temsil yetkisini gerektiğinde devredebilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Bağlı Ortaklıklar
Bağlı ortaklıkların kuruluşu:
Madde 22 – 1. Bağlı ortaklıklar;
a) Bir müessesenin bağlı ortaklık haline getirilmesi,
b) Teşebbüsün iştiraklerdeki hissesinin % 50 nin üstüne çıkması,
c) Teşebbüsün sermayesinde % 50'den fazla hisseye sahip olduğu yeni bir şirket kurulması,
Şeklinde oluşur.
2. Mevcut müesseselerin veya işletmelerin bağlı ortaklık haline getirilmesi Koordinasyon Kurulu, yeni bağlı ortakların kurulması ise Bakanlar Kurulu Kararı ile olur.
Bağlı ortaklıklara uygulanacak hükümler:
Madde 23 – 1. Sermayelerinin en az % 91'i kamu iktisadi kuruluşlarına ait olan bağlı ortaklıkların genel kurulu ve denetçileri bulunmaz.
2. Bağlı ortaklıklar, bu Kanun Hükmünde Kararname'de saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabidir.
Bağlı ortaklıkların Yönetim Kurulu, Genel Müdürü ve atamalar:
Madde 24 – 1.Bağlı ortaklıkların yönetim kurulu, genel müdür dahil beş üyeden oluşur.
2. Bağlı ortaklıkların genel müdürleri ile kamu kesimini temsil eden yönetim kurulu üyelerinde, teşebbüs genel müdürü ve yönetim kurulu üyeleri için öngörülen nitelik ve şartlar aranır.
3. Genel müdür, ilgili bakanın teklifi üzerine ortak karar ile atanır. Bağlı ortaklık genel müdürü aynı zamanda yönetim kurulu başkanıdır.
4. Yönetim kurulunun en çok iki üyesi, özel kesimi oluşturan ortaklıkların hisselerinin her % 20'si için yönetim kurulunda bir temsilci bulundurma hakkına sahip oldukları dikkate alınarak genel kurulca seçilir.
5. (Değişik: 5/1/1988 - KHK - 308/1 md.) Yönetim kurulunun genel müdür ile özel kesim temsilcilerinin dışında kalan ve teşebbüsü temsil edecek üyelerinden biri Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı olduğu bakan, diğerleri ilgili bakan tarafından atanır.
Sayfa
301
6. Genel Müdür Yardımcıları Teşebbüs yönetim kurulu tarafından atanır.
Bağlı ortaklık denetçilerinin seçimi:
Madde 25 – 1. Bağlı ortaklıkların denetim kurulu üç üyeden oluşur.
2. Özel kesimi oluşturan hisselerin toplam olarak % 20'yi geçmesi halinde; özel kesimi temsil eden üyeler, kendi aralarında oya katılanların çoğunluğu ile bu kesimi temsilen bir üye seçerler.
3. Denetim kurulunun geri kalan 2 üyesinden biri ilgili bakanlık, diğeri Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı olduğu bakan ve gerektiğinde üçüncü üye teşebbüs tarafından kendi mensupları arasından veya dışarıdan atanır.
4. Denetçilerde, yönetim kurulu üyesi için gerekli nitelik ve şartlar aranır. Ancak, denetçilerden birinde mesleki ihtisas şartı aranmayabilir.
Bağlı ortaklık Yönetim Kurulunun ibrası:
Madde 26 – 1. Bağlı ortaklıkların, bilanço ve kar - zarar cetvellerini hazırlamaları ve en geç Mart ayı sonuna kadar Yüksek Denetleme Kuruluna göndermeleri zorunludur.
2. Yüksek Denetleme Kurulunun, bağlı ortaklığa ilişkin raporunu hazırlaması ve en geç Mayıs ayı sonuna kadar bağlı ortaklık ve ilgili teşebbüse göndermesi gereklidir.
3. Bağlı ortaklık genel kurulu en geç Haziran ayının sonuna kadar toplanır ve Yüksek Denetleme Kurulunun raporunu da dikkate alarak, kararlarını verir.
4. Genel kurul kararlarına ilişkin tutanak üç işgünü içinde Yüksek Denetleme Kuruluna gönderilir. Yüksek Denetleme Kurulu, bağlı ortaklık genel kurulunca alınan kararı, ilgili teşebbüs hakkında düzenleyeceği raporda değerlendirir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
İştirakler
İştiraklerin teşkili ve nitelikleri:
Madde 27 – 1. Teşebbüs veya bağlı ortaklığın bir anonim şirkete iştiraki, ilgili teşebbüsün önerisi üzerine Koordinasyon kararı ile yapılır.
2. Bir anonim şirkete iştirak için teşebbüsün veya bağlı ortaklığın şirket sermayesine katılma payının en az % 15 olması gerekir. Bu oran ortaklığın sermaye artırması halinde de % 15'den aşağı düşürülemez.
3. Aynı iştirake birden fazla teşebbüs veya bağlı ortaklık katılamaz.
4. Teşebbüs iştiraklerine ait hisse senetlerinin mülkiyeti teşebbüse, bağlı ortaklık iştiraklerine ait hisse senetlerinin mülkiyeti ise bağlı ortaklığa aittir.
5. İştiraklerin teşkilinde, 2983 sayılı Tasarrufların Teşviki ve Kamu Yatırımlarının Hızlandırılması Hakkındaki Kanun hükümleri saklıdır.
İştiraklerin yönetimi:
Madde 28 – 1. Teşebbüs ve bağlı ortaklıklara ait iştiraklerin yönetim kurullarında, teşebbüs ve bağlı ortaklığı temsilen her % 15 hisse için en az bir üye bulundurulur.
2. Teşebbüs ve bağlı ortaklık temsilcileri,teşebbüsün veya bağlı ortaklığın kendi mensupları arasından ve imkan dahilinde iştirakin bulunduğu yere en yakın teşebbüs veya bağlı ortaklık birimi içinde veya dışardan teşebbüs veya bağlı ortaklığın yönetim kurulunun göstereceği adaylar arasından seçilirler.
Sayfa
302
3. Teşebbüs ve bağlı ortaklık temsilcileri, yönetim kurulu üyesi oldukları anonim şirketin faaliyetleri ve mali durumu hakkında, tüzükte belirtilen esaslara göre, teşebbüs veya bağlı ortaklığa bilgi vermekle yükümlüdürler.
4. Teşebbüs veya bağlı ortaklık, Türk Ticaret Kanunu gereğince ortakların haiz oldukları bütün haklara sahiptir. Bu haklar temsilcinin varlığı ileri sürülerek kayıtlanamaz.
5. Her teşebbüs ve bağlı ortaklığa ait iştiraklerin bilanço ve netice hesapları, teşebbüs ve bağlı ortaklıkların yıllık faaliyet raporlarına eklenir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Mali Hükümler, Tasfiye ve Denetim
BİRİNCİ BÖLÜM
Teşebbüslere ait Mali Hükümler
Teşebbüs plan, program ve bütçesi:
Madde 29 – 1. Teşebbüsler, yatırım ve işletme faaliyetlerini plan, program ve bütçelere dayalı olarak yürütürler.
2. Teşebbüslerin yatırım ve finansman programlarının hazırlanma şekli, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı olduğu bakanlık tarafından, Devlet Planlama Teşkilatı'nın ve Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu'nun görüşleri alınarak tespit olunur ve Koordinasyon Kurulu'nun onayına sunulur.
3. Teşebbüslere ait yıllık genel yatırım ve finansman programı, takvim yılı başından en az yetmişbeş gün önce Bakanlar Kurulu'nca karara bağlanır.
4. Teşebbüslerin işletme bütçeleri, her hesap dönemi için, yıllık genel yatırım ve finansman programındaki hedefler esas alınarak hazırlanır ve yönetim kurulunca onaylanır. İlgili bakanlık, gerekli hallerde daha uzun devreler için işletme bütçesi hazırlanmasını isteyebilir.
5. Teşebbüslerin yatırım ve finansman programlarında değişiklik yapılması halinde, bu değişikliğe uygun olarak işletme bütçelerinde de gerekli düzeltmeler yapılır.
6. Kesinleşen yıllık genel yatırım ve finansman programlarının birer örneği; Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı olduğu bakanlığa, Devlet Planlama Teşkilatına, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu'na ve ilgili bakanlıklara, işletme bütçeleri ise teşekküllerce ilgili bakanlığa ve Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu'na gönderilir.
Teşebbüs yatırım projelerinin hazırlanması:
Madde 30 – 1. Teşebbüsler,kalkınma planına göre kendileri tarafından yapılması gereken yatırımlara ait mali, ekonomik ve teknik çalışmaları zamanında yaparak projelerini hazırlamakla yükümlüdürler.
2. Yatırım projelerinin hazırlanmasında aşağıdaki hususlara uyulur:
a) Devlet Yatırım Bankası, proje hazırlıklarında teşebbüslere yardım eder.
b) Hazırlanan projeler, takvim yılı başından yedi ay önce ilgili bakanlığa ve Devlet Planlama Teşkilatı'na gönderilir.
c) İlgili bakanlık, projeler, üzerinde gerekli incelemeleri yaparak,bunları yıllık genel yatırım ve finansman programına dahil edilmek üzere aynı yılın Haziran ayı sonuna kadar Devlet Planlama Teşkilatı'na ve Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın bağlı olduğu bakanlığa gönderir.
Sayfa
303
3. Projesi hazır olmayan yatırıma başlanamaz.
4. Bakanlar Kurulu'nca teşebbüslere kendi imkanlarıyla karşılayamayacakları yatırım görevi verildiği takdirde, bu görevlere ilişkin ve özkaynaklardan karşılanması gereken kısım, Devlet Bütçesi'nden sermaye olarak yılı içinde karşılanır.
Teşebbüs küçük tamamlama, idame ve yenileme yatırımları :
Madde 31 – 1. Küçük tamamlama yatırımları, teşebbüslerin kendi kaynaklarından finanse edilmek ve proje maliyeti, yıllık yatırım ve finansman programlarında belirlenen sınırı aşmamak kaydı ile, yönetim kurulunun teklifi ve ilgili bakanlığın onayıyla yapılır.
2. İdame ve yenileme yatırımları, yönetim kurulunun kararı ile yapılır ve durum, gerekçesiyle birlikte kararı izleyen onbeş gün içinde ilgili bakanlığa, Devlet Planlama Teşkilatı'na ve Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu'na bildirilir.
Teşebbüslerin yatırım ve finansman programları:
Madde 32 – 1.Teşebbüslere ait uzun vadeli veya yıllık genel yatırım ve finansman programlarının hazırlanmasında, finansman imkanları ve teşebbüslerin yatırım kapasiteleri gözönünde tutulur.
2. Teşebbüslere ait uzun vadeli yatırım ve finansman programları, ilgili bakanlığın incelemesinden geçtikten sonra Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı'na ve Devlet Planlama Teşkilatına gönderilir.
3. Yıllık genel yatırım ve finasman programı Devlet Planlama Teşkilatı tarafından Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın da görüşü alınarak hazırlanır.
Teşebbüslerin muhasebe sistemleri:
Madde 33 – 1. Teşebbüslerin, müesseselerin ve bağlı ortaklıkların muhasebeleri, bunların mali durumları, işletme faaliyetleri, maliyet ve yatırımları hakkında düzenli bilgi alınabilecek şekilde tutulur.
2. Bankalar ve sigorta şirketleri dışındaki teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklıklarda "İktisadi Devlet Teşekkülleri Tekdüzen Muhasebe Sistemi" uygulanır. Bu sistemin belirlediği esaslar dışında özel hukuk hükümlerine bağlı kalınır.
3. Teşebbüslerin hesap dönemi takvim yılıdır.
Teşebbüslerin bilançoları, netice hesapları ve faaliyet raporları:
Madde 34 – 1. Bilançolar ve netice hesapları, İktisadi Devlet Teşekkülleri Tekdüzen Muhasebe Sistemine göre belirlenen tiplere uygun olarak, ait oldukları yılı izleyen üçüncü ayın sonuna kadar hazırlanır ve faaliyet raporlarıyla birlikte Başbakanlık Yüksek Denetleme Kuruluna gönderilir.
2. Faaliyet raporları, yıllık ve uzun vadeli çalışma programlarına uygun olarak düzenlenir. Bu raporlar, dönem çalışma sonuçlarının program ve bütçelerle mukayesesini, bütçe ve programlarda öngörüldüğü halde gerçekleştirilmeyen işlerin sebeplerini ve bunlara ilişkin iktisadi ve mali analizleri kapsar.
3. Bilanço ve netice hesapları, teşebbüslerin Türkiye Büyük Millet Meclisince denetlenmesi ve onaylanmasından sonra, Resmi Gazete'de yayımlanır.
Teşebbüslerin fiyat ve tarifeleri:
Madde 35 – 1. Teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklıklar, işletmelerinde üretilen mal ve hizmet fiyatlarını tespitte serbesttirler.
2. Üretilen mal ve hizmetlerin fiyatları, gerektiğinde Bakanlar Kurulunca tespit edilebilir.
3. Bakanlar Kurulu'nca tespit olunan fiyatlar maliyetlerin altında bulunduğu takdirde
a) Zarar ile birlikte, mahrum kalınan kar ait olduğu veya ait olduğu yılı izleyen yılın genel bütçesine konulacak ödenekle karşılanır.
Sayfa
304
b) Mahrum kalınan kar miktarı, mal ve hizmetin satış maliyeti üzerinden % 10 kar payı tahakkuk ettirilerek belirlenir.
c) Zararın miktarı, ilgili bakanlık ve Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığınca teşebbüs muhasebe kayıtları esas alınarak birlikte tespit edilir.
4. Teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklıklara konuları ile ilgili olarak Bakanlar Kurulunca görev verilebilir. Gerektiğinde bu görev için yapılacak ödeme miktarı Bakanlar Kurulu Kararı'nda belirtilir. Bu görevden doğan zarar ve mahrum kalınan kar yukarıdaki esaslar dahilinde Hazine'ce karşılanır.
İKİNCİ BÖLÜM
Teşekküllere Ait Mali Hükümler
Teşekküllerde kar dağıtımı:
Madde 36 – 1. Teşekküller ve müesseseler yıllık karlarının % 20'sini nominal sermayelerinin tamamına ulaşıncaya kadar birinci tertip yedek akçe olarak ayırırlar. Bankalar Kanununa tabi iktisadi devlet teşekkülleri, Bankalar Kanununda öngörülen yedek akçeleri de ayrıca ayırırlar.
2. Teşekküller ve müesseseler birinci fıkrada belirtilen olağan yedek akçeler ile vergi ve diğer kanuni yükümlülükler ayrıldıktan sonra kalan karın % 20'sini nominal sermayenin tamamına ulaşıncaya kadar ikinci tertip olağan yedek akçe olarak ayırırlar. Nominal sermayenin tamamına ulaştıktan sonra % 10 oranında yedek akçe ayrılmasına devam olunur.
3. Teşekkül ve müesseselerde kardan varsa geçmiş yıl zararları mahsup edilir.
4. (Değişik: 17/9/2004-5234/23 md.) Yukarıdaki indirimler yapıldıktan sonra kalan kâr, müesseselerde teşekküle, teşekküllerde ise Hazineye devredilir. (1)
5. Bağlı ortaklıklarda olağan yedek akçeler, vergiler ve kanuni yükümlülükler indirildikten sonra kalan karın en az % 50'si sermaye payları oranında ortaklara dağıtılır.
6. (Ek: 17/9/2004-5234/23 md.) a) Bu Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi kuruluşlar ile Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketinin (özelleştirme programına alındığı tarihe kadar) bir önceki yıla ilişkin kârlarından Hazineye isabet eden tutarları;
1) Bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen kısıtlamalara tâbi olmaksızın, Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın teklifi üzerine genel bütçeye gelir kaydetmeye,
2) Kuruluşların ödenmemiş sermayelerine veya tahakkuk etmiş görev zararları alacaklarına mahsup edilmek üzere Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın teklifi üzerine bütçeye gelir, ödenek ve gider kaydetmeye,
b) (a) bendi kapsamına giren kuruluşların geçen yıldan daha önceki yıllara ait kâr paylarından Hazineye isabet eden tutarları Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın talebi üzerine bütçenin gelir ve giderleri ile ilişkilendirmeksizin kuruluşların görev zararı alacakları veya ödenmemiş sermayelerine mahsup etmeye ilişkin işlemleri yapmaya,
Maliye Bakanı yetkilidir.
7. (Ek:17/9/2004-5234/23 md.) Kamu ortaklıkları ve iştiraklerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin tedbirleri uygulamak, sermaye artırımlarına katılmak, kamu iktisadi teşebbüslerinin yatırım ve finansman programlarının gereklerini yerine getirmek ve bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini uygulamak amacıyla;
a) Hazinece her türlü sermaye artırımlarına katılınması ve sermaye paylarının satın alınmasına,
b) Hazinenin ve kamu iktisadi teşebbüslerinin sermaye paylarını diğer kamu iktisadi teşebbüslerine, Özelleştirme İdaresine veya katma bütçeli idarelere devretmeye veya onlar tarafından devir alınmasını sağlamaya,
c) Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarının Hazineye veya çeşitli fonlara olan borçlarını yıllık yatırım ve finansman programlarına uygun olarak Hazineden olan alacaklarına veya ödenmemiş sermayelerine mahsup etmeye veya teşebbüslerin borçlarının ödenme zamanı ve şartlarını belirlemeye,
Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan; bu işlemlerin gerektirdiği tutarları, anılan Müsteşarlığın teklifi üzerine bütçede açılacak özel tertiplere gelir ve ödenek kaydetmeye Maliye Bakanı yetkilidir.
–––––––––––––––––
(1) Bu fıkranın 24/12/2003 tarihli ve 5027 sayılı 2004 Mali Yılı Bütçe Kanununun"Kamu iktisadi teşebbüslerinin kârları"başlıklı 26 ncı maddesi hükümleri çerçevesinde uygulanacağı sözkonusu Bütçe Kanununun 49 uncu maddesiyle hüküm altına alınmıştır.
Sayfa
305
8. (Ek: 17/9/2004-5234/23 md.) Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarının bir önceki yıl sonu itibarıyla Hazineye (28.3.2002 tarihli ve 4749 sayılı Kanun kapsamındaki Hazine alacakları hariç) ve fonlara olan borçları ile geçmiş yıllar bütçe kanunlarının "Kurumların Hasılatından Pay" başlıklı maddeleri uyarınca doğan ve Maliye Bakanlığı Merkez Saymanlığına ödenmesi gereken vadesi geçmiş borçlarını, Hazineden ve fonlardan olan alacaklarına veya ödenmemiş sermayelerine mahsup etmeye Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan; bu işlemleri anılan Müsteşarlığın teklifi üzerine, gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirilmeksizin mahiyetlerine göre ilgili Devlet hesaplarına kaydettirmeye Maliye Bakanı yetkilidir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kuruluşlara Ait Mali Hükümler
Kamu iktisadi kuruluşlarına ait mali hükümler:
Madde 37 – 1. Kuruluşlara ait uzun vadeli veya yıllık genel yatırım ve finansman programlarının hazırlanmasında; kuruluşların finansman imkanları ve yatırım kapasiteleri yanında ülke ihtiyaçları, plan, program, hedef ve tercihleri gözönüne alınır.
2. Kuruluşlara ait fiyat ve tarifelere sosyal faydayı artırmak amacı ile Koordinasyon Kurulunca müdahale edilebilir.
3. Devlet tekelinde olan malların fiyatlarının tespiti kendi kanunlarındaki hükümlere tabidir.
4. Kuruluşlar, karlarından % 10 yedek akçe ayırırlar. Bağlı ortaklıklardaki kar dağıtımı, iktisadi devlet teşekküllerine ait bağlı ortaklıklara ilişkin hükümlere tabidir.
5. Yatırım ve işletme finansman açıkları Hazinece karşılanır. Finansman fazlası Hazineye devredilir.
6. Kuruluşlara, yukarıdaki fıkralar dışında, teşebbüslere ait mali hükümler, tasfiye ve denetim hükümleri uygulanır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Tasfiye
Teşebbüsler, müesseseler, bağlı ortaklıklar, işletmeler ve işletme birimlerinin ve iştiraklerin tasfiyesi veya satılması:
Madde 38 - Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamındaki teşebbüs, müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimlerinin ve iştiraklerinin tasfiye, devir, satış ve işletme haklarının verilme kararı Koordinasyon Kurulu tarafından alınır.
Tasfiye, devir, satış veya işletme hakkının verilmesi, 2983 sayılı Tasarrufların Teşviki ve Kamu Yatırımlarının Hızlandırılması Hakkındaki Kanun'un öngördüğü esaslara göre Kamu Ortaklığı Kurulu tarafından yürütülür.
Kamu Ortaklığı Kurulu bu işlemleri kolaylaştırıcı her türlü tedbiri alabilir, bu işlemlerden elde edilecek hasılanın fona yatırılması ve hesapların düzenlenmesine ait esaslar bir yönetmelikle tesbit edilir.
Tasfiye, devir, satış ve işletme haklarından elde edilerek fona aktarılan hasılaya karşılık, tasfiye, devir, satış veya işletme hakkının verilmesi işlemine tabi değerlerin teşebbüs hesaplarında kayıtlı değeri, teşebbüsün veya bağlı ortaklığın sermayesinden tenzil edilir.
Gerçek ve tüzel kişilerin Türk Ticaret Kanunundan doğan ortaklık hakları saklıdır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Denetleme
Mali, idari ve teknik denetim, denetleme raporları :
Madde 39 – Teşebbüsler, müesseseler ve bağlı ortaklıklar, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu'nun mali, idari ve teknik yönden sürekli denetimine tabidir.
Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu; teşebbüslerin, müesseselerin ve bağlı ortaklıkların bir yıla ait hesap ve işlemleri üzerindeki incelemelerini en geç ertesi yılın Ekim ayı sonuna kadar tamamlar. Kurulca düzenlenen raporlar ilgili mercilere verilir.
İlgili Bakanlığın gözetim ve denetimi:
Madde 40 – 1. İlgili bakanlık; teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklık faaliyetlerinin kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak yürütülmesini gözetmekle görevlidir.
2. Birinci fıkrada belirtilen amaçla ilgili bakanlık, gerekli hallerde teşebbüslerin hesaplarını ve işlemlerini teftiş ve tahkike tabi tutmaya ve bunların iktisadi ve mali durumlarını tespit ettirmeye yetkilidir. Bu yetki, kuruluşların görev ve yetkilerini daraltmayacak, normal faaliyetlerini aksatmayacak şekilde kullanılır.
Sayfa
306-308
DÖRDÜNCÜ KISIM
Personele İlişkin Hükümler
Temel İlkeler
Madde 41 – (Değişik: 5/1/1988 - KHK - 308/2 md.; Mülga: 22/1/1990 - KHK - 399/59 md.)
İstihdam Şekilleri
Madde 42 – (Değişik: 5/1/1988 - KHK - 308/3 md.; Mülga: 22/1/1990 - KHK - 399/59 md.)
Personel İhtiyacı
Madde 43 – (Değişik: 5/1/1988 - KHK - 308/4 md.; İptal: Ana. Mah.'nin 22/12/1988 tarih ve E. 1988/5, K. 1988/55 sayılı Kararıyla.)
İşe Alma
Madde 44 – (Değişik: 5/1/1988 - KHK - 308/5 md.; İptal: Ana. Mah.'nin 22/12/1988 tarih ve E. 1988/5, K. 1988/55 sayılı Kararıyla.)
Sözleşme Ücreti ve Diğer Haklar
Madde 45 – (Değişik: 5/1/1988 - KHK - 308/6 md; Mülga: 22/1/1990 - KHK - 399/59 md.)
Prim ve Ödül
Madde 46 – (Değişik: 5/1/1988 - KHK - 308/7 md.; İptal: Ana. Mah.'nin 22/12/1988 tarih ve E. 1988/5, K. 1988/55 sayılı Kararıyla.)
Teşebbüs Personelinin Yükümlülük ve Sorumlulukları
Madde 47 – (Değişik: 5/1/1988 - KHK - 308/8 md.; Mülga: 22/1/1990- KHK - 399/59 md.)
Yurt Dışında Görevlendirme
Madde 48 – (Değişik: 5/1/1988 - KHK - 308/9 md.; Mülga: 22/1/1990 - KHK - 399/59 md.)
Başka İş ve Hizmet Yasağı
Madde 49 – (Değişik: 5/1/1988 - KHK - 308/10 md.; Mülga: 22/1/1990 - KHK - 399/59 md.)
Sayfa
309
Yönetim ve Danışma Kurulu Başkan ve Üyesi, Denetçi ve Tasfiye Kurulu Üyelerinin Ücret ve Hakları
Madde 50 – (Değişik: 5/1/1988 - KHK - 308/11 md.; Mülga: 22/1/1990 - KHK - 399/59 md.)
Siyasi Faaliyet Yasağı
Madde 51 – (Değişik: 5/1/1988 - KHK - 308/12 md.; İptal: Ana. Mah.'nin 22/12/1988 tarih ve E.1988/5, K. 1988/55 sayılı Kararıyla.)
Vekalet Ücreti
Madde 52 – (Değişik: 5/1/1988 - KHK - 308/13 md.; Mülga: 22/1/1990 - KHK - 399/59 md.)
Yüksek Planlama Kurulunun Yetkisi
Madde 53 – (Değişik: 5/1/1988 - KHK - 308/14 md.; İptal: Ana. Mah.'nin 22/12/1988 tarih ve E.1988/5, K.1988/55 sayılı Kararıyla.)
Sayfa
310
BEŞİNCİ KISIM
Çeşitli, Geçici ve Son Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Çeşitli Hükümler
Teşebbüslerin amaç ve faaliyet alanları:
Madde 54 – 1. Teşebbüslerin amaç ve faaliyet alanları Koordinasyon Kurulu'nca belirlenir.
2. Teşebbüsler, müesseseler ve bağlı ortaklıklar, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar. Atıl kapasitelerin değerlendirilmesi amacıyla girişilen faaliyetlerde de bu esasa uyulur.
3. Kamu iktisadi kuruluşlarına ait işletmelerin atıl kapasitelerinin değerlendirilmesinde, Koordinasyon Kurulu'nun kararı ile, kuruluş amacı dışına çıkılabilir.
Hazineye intikal eden hisse senetleri:
Madde 55 – Veraset veya diğer yollarla Hazine'ye geçen hisse senetleri, Koordinasyon Kurulu Kararı ilk faaliyet alanı itibariyle en yakın olan teşebbüse, başka bir işleme hacet kalmaden devredilir.
Bağlantı yerlerinin değiştirilmesi:
Madde 56 – 1. Teşebbüsler, Başbakan'ın teklifi ve Cumhurbaşkanı'nın onayı ile, Başbakanlık veya diğer bakanlıklarla ilgilendirilebilir.
2. Bir teşebbüs bünyesindeki müessesenin, İşletmenin veya bağlı ortaklığın başka bir teşebbüse bağlanması Koordinasyon Kurulu kararı ile olur.
Devlet malı sayılma:
Madde 57 – Teşebbüslerin, müesseselerin, işletmelerin ve bağlı ortaklıkların malları ve her çeşit mevcutları aleyhine işlenen suçlar, Devlet malı aleyhine işlenmiş sayılır. Bu suçlara Türk Ceza Kanunundaki cezalar uygulanır.
(İkinci fıkra mülga: 14/9/1994 - 4011/1 md.)
İstisnalar:
Madde 58 – 1. Atatürk Orman Çiftliği, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Anonim Şirketi, Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları Türk Anonim Şirketi, Türkiye İş Bankası Anonim Şirketi,Devlet Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası Anonim Şirketi, İller Bankası Genel Müdürlüğü ve İller Bankası Genel Müdürlüğü ile il özel idareleri ve belediyelerin, sermayelerinin yarısından fazlasına tek başına veya birlikte sahip oldukları iktisadi teşebbüsler, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi değildir.
2. Yabancı sermayeyi teşvikle ilgili hükümlerden yararlanan gerçek veya tüzel kişilerle yabancı ülkeler kanunlarına veya uluslararası düzenlemelere göre kurulmuş ortaklıklara ait kanunların ve anasözleşmelerin hükümleri saklıdır.
3. (Ek: 27/2/1988 - KHK - 315/1 md.) Teşebbüslerin, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleriyle bağlı olmaksızın yurt dışında şirket kurmalarına ve kurulmuş şirketlere iştirak etmelerine izin vermeye ve bu konularda ilgili esasları kurumlar itibariyle belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Tüzük:
Madde 59 – (Mülga: 16/6/1988 - KHK - 331/5 md.)
Teşebbüslere ait liste:
Madde 60 – Bu Kanun Hükmünde Kararname'ye ait tabi teşebbüsler, bunlara ait müessese ve bağlı ortaklıklar ile teşekkül ve kuruluşların ilgili olduğu bakanlıklar ekli listede gösterilmiştir.
Sayfa
311
Diğer haklar:
Madde 61 – Teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklıklar; kuruluş amacı ve faaliyet konularının gerçekleşmesini temin için:
1) Gayrimenkulleri tasarruf eder, kiralar, kiraya verir, leyh ve aleyhte rehin, ipotek, intifa ve irtifak hakları, gayrimenkul mükellefiyeti vesair hakları tesis ederler.
2) Gerekli taşınmaz mallar ile kaynak ve irtifak haklarını ilgili kanun hükümleri uyarınca kamulaştırma yetkisine sahiptirler.
3) Genel ve Katma bütçeli dairelere yapılan satışlarda avans alabilirler.
Tahvil çıkarma:
Madde 62 – Koordinasyon Kurulu kararı ile tahvil çıkarma yetkisi verilen teşebbüsler, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın izni ile tahvil çıkarabilir.
Bu şekilde çıkarılacak tahvillere Hazine kefaleti verilebilir.
Çıkarılacak tahvillerin tutarı ödenmiş sermayeyi aşamaz.
Kaldırılan hükümler:
Madde 63 – 2929 sayılı Kanun, ek ve değişiklikleri ile bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren teşebbüslerin kuruluşlarına ait kanun hükmünde kararnameler yürürlükten kaldırılmıştır.
Ek Madde – (Ek: 5/1/1988 - KHK - 308/16 md.; Mülga:12/12/1991 - KHK - 465/1 md.)
İKİNCİ BÖLÜM
Geçici Hükümler
Kapsam dışında kalan kuruluşların yönetimi:
Geçici Madde 1 – 3460 ve 23 sayılı kanunlara tabi olanlar ile bu Kanun Hükmünde Kararname'nin kapsamı dışında kalan teşebbüsler ve kurumları, kuruluş ve işleyişleri ile ilgili yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar, kendi mevzuatına göre idare olunurlar.
İştirak paylarının devir ve tasfiyesi:
Geçici Madde 2 – Teşebbüslerin ve bağlı ortaklıkların faaliyet alanları dışında kalan ve normal piyasa şartları içinde elden çıkarılmaları mümkün olan mevcut iştirak paylarının devir veya tasfiyesi, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihi izleyen bir yıl içinde bitirilir. Ancak, tekelcilik amacını önlemeye yönelik olanlar ile stratejik mal ve hizmet üretenler Koordinasyon Kurulu kararı ile bu uygulama dışında bırakılabilir.
Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarihte mevcut iştiraklerden teşebbüsün faaliyet alanı içinde kalanlardan iştirak payları % 10'un altında olup da devamında kamu yararı veya ekonomik yarar bulunanlar Koordinasyon Kurulu'nun kararıyla muhafaza edilir.
Sayfa
312
İştirak paylarının toplanması:
Geçici Madde 3 – 1. (Değişik: 5/1/1988 - KHK - 308/15 md.)
Hazinenin veya çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarının mevcut iştiraklerdeki hisseleri, iştirakin faaliyet alanına en yakın teşebbüslere veya bağlı ortaklıklara on yıl içinde devredilebilir.
2. Birinci fıkra gereğince yapılacak devir işlemlerini gerçekleştirebilmek amacıyla teşebbüslerin sermayelerini yeterince arttırmaya gerekli takas ve mahsup işlemlerini yapmaya Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı yetkilidir. Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığınca yapılan bu işlemlerin sonucuna göre cari yıl bütçesine gelir kaydetmeye, mevcut veya yeniden açılacak tertiplere ödenek koymaya ve gider kaydetmeye Maliye ve Gümrük Bakanı yetkilidir.
3. Bu madde gereğince yapılacak iştirak paylarının devrinde nominal değerler esas alınır.
4. Bu madde gereğince yapılacak iştirak paylarının devri sonunda, Türk Ticaret Kanununun 277 nci maddesindeki beş ortak şartı aranmaz.
Limited şirket statüsündeki ortaklıklar:
Geçici Madde 4 – 1. Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarihte sermayelerinin % 51'inden fazlası Devlet veya teşebbüslere ait bulunan limited şirketlerin, bağlı ortaklık olarak faaliyetlerinin devamına veya tasfiyesine Koordinasyon Kurulunca karar verilir.
2. Birinci fıkra gereğince faaliyetlerinin devamına karar verilen limited şirketler Bakanlar Kurulu kararıyla anonim şirket statüsüne dönüştürülür ve bağlı olduğu teşebbüs belirtilir.
Geçiş dönemine ait hükümler:
Geçici Madde 5 – 1. Bu Kanun Hükmünde Kararname'ye ekli listede bulunan teşebbüslerin ana statülerine ait koordinasyon kurulu kararları ile buna göre teşkilatlanmaları, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayım tarihinden itibaren en geç iki ay içinde tamamlanır.
2. Birinci fıkrada adıgeçen ana statülere ait koordinasyon kurulu kararlarıyla, bu Kanun Hükmünde Kararname'ye ekli listede yer alan teşebbüs ve bağlı ortaklıkların organları da teşkil edilir.
3. Birinci fıkrada sözü edilen teşebbüs ana statülerine ait koordinasyon kurulu kararlarında bağlı ortaklıkların bu Kanun Hükmünde Kararname'ye göre yeniden düzenlenmesine ait hükümler de yer alır.
4. Bu Kanun Hükmünde Kararname ile kaldırılan teşebbüslerin tasfiyesi için gerekli bütün hükümler, birinci fıkrada adı geçen ana statülere ait koordinasyon kurulu kararlarında bütünlük ve süreklilik esası çerçevesinde düzenlenir.
5. Yukarıdaki fıkralardaki düzenlemeler yapılıp yürürlüğe girinceye kadar bu Kanun Hükmünde Kararname ile kaldırılan hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
6. Bu Kanun Hükmünde Kararname'de öngörülen Personel Kanunu yürürlüğe girinceye kadar bu Kanun Hükmünde Kararname de belirtilmeyen hususlarda mevcut hükümlerin uygulanmasına devam edilir.
7. Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin kadro tesbitine dair olan 47 nci maddesinin, hangi tarihten itibaren uygulamaya başlanacağını her teşebbüs için ayrı ayrı tesbite Koordinasyon Kurulu yetkilidir.
Bu tesbit işlemi yapılıncaya kadar, bu Kanun Hükmünde Kararnameye tabi teşebbüslerin istihdam edeceği personel hakkında genel hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
8. Bu Kanun Hükmünde Kararname gereğince devredilen müessese, işletme ve bağlı ortaklıklar ile ilgili henüz sonuçlanmamış dava, icra takibi ve bunun gibi adli, idari ve mali ve ticari işler, devralan teşebbüs adına devreden teşebbüs personeli tarafından tamamlanabilir. Bu görevleri yapan personel başka iş ve hizmet yasağı ile ilgili hükümlere tabi değildir.
Sayfa
312-1
9. Bu Kanun Hükmünde Kararname gereğince bağlantıları değiştirilen, devredilen müessese, bağlı ortaklık, iştirak ve işletmelerin ünvan değişikliği Vergi Usul Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu ve diğer kanunlar yönünden eski müessese, bağlı ortaklık, iştirak ve işletmelerin devam addolunur.
10. Teşebbüsün bu Kanun Hükmünde Kararname Hükümlerine intibakını sağlamak üzere yapılacak bütün işlemler ile teşebbüsler arası devredilecek veya devir alınacak menkul ve gayrimenkuller ile fikri ve ticari hakların devri ve devir alınması her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.
11. Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği ayın son günü itibariyle, devredilecek müesseselerin ve bağlı ortaklıkların defter kıymeti üzerinden, devir bilançosu çıkarılır. Bu değerler üzerinden devir işlemleri yapılır.
12. Diğer teşebbüsler devredilen müesseselerde bulunan teşebbüs bünyesindeki birimlerce halen kullanılmakta olan lojman, depo açık alan ve benzeri yerlerden yararlanma esasları ilgili Bakanlık ve teşebbüsler arasında yapılacak protokolle tespit edilir.
13. Yeniden kurulan ve kaldırılan teşebbüslerin, yönetim kurulu üyesi ve genel müdürlük kadrolarını ihdas etmeye ve mevcut kadrolardan gerekli görülenleri iptal etmeye bir yıl süreyle Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
14. Teşebbüsler sağlık ve sosyal tesisler ile ilgili faaliyetlerini konu ile ilgili yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar sürdürür.
Geçici Madde 6 – (Ek: 21/10/1987 - KHK - 297/1 md.) (1)
Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile Bağlı Ortaklıkların kamu kesimini temsilen görev yapan ve görev süreleri 1987 yılının muhtelif aylarında sona erecek yönetim kurulu üyelerinin görev süreleri 1/2/1988 tarihine kadar uzatılmıştır.
Geçici Madde 7 – (Ek: 22/5/1989 - KHK - 370/1 md.)
Teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda toplu iş sözleşmeleri kapsamı dışında hizmet akdi ile çalışan yönetim personeli en geç 31/12/1989 tarihine kadar sözleşmeli statüye geçirilirler.
Geçici Madde 8 – (Ek: 22/5/1989 - KHK - 370/1 md.)
Teşebbüs ve bağlı ortaklıklar için ihdas edilmiş kadrolardan emeklilik, ölüm, istifa, sözleşmeli statüye geçme ve benzeri sebeplerle boşalanlar, boşaldıkları tarihler itibariyle iptal edilmiş sayılır. Ancak, bu hüküm teşebbüs ve bağlı ortaklıkların genel müdür, genel müdür yardımcısı, daire başkanı, müessese müdürü kadroları ile kamu bankalarının 1 inci derece şube müdürü kadroları için 31/12/1989 tarihinden itibaren uygulanır.
Geçici Madde 9 – (Ek: 29/9/2000 - KHK - 628/1 md.: İptal: Ana.Mah.nin 26/10/2000 tarih ve E.:2000/57, K.:2000/30 sayılı Kararı ile)
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Son Hükümler
Yürürlük:
Madde 64 – Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin 46 ncı maddesinin ceza hükümleri, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin kanunlaştığı tarihte, diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme:
Madde 65 – Bu Kanun Hükmünde Kararnameyi Bakanlar Kurulu yürütür.
——————————
(1) 22/5/1989 tarih ve 370 sayılı KHK ile bu maddeye (6) numara verilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa
312-2
8/6/1984 TARİH VE 233 SAYILI K.H.K.'YE İŞLENEMİYEN HÜKÜMLER
1) 1/5/1988 Tarih ve 308 sayılı K.H.K. Hükümleri
Geçici Madde – (Mülga: 22/1/1990 - KHK - 399/59 md.)
Geçici Madde – (Ek: 16/6/1988 - KHK 331/7 md.; değişik: 6/8/1988 - KHK 340/10. md.) 308 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten önce emekli olanlardan sözleşmeli statüde çalışanlar hakkında 44 üncü madde hükmü uygulanmaz.
Madde 17 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin ceza hükümleri, kanunlaştığı tarihte, diğer hükümleri yayımını takip eden aybaşında yürürlüğe girer.
2) 26/10/1988 tarih ve 338 sayılı K.H.K. Hükmü
Madde 11 – Diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan pilot, pilot adayı ve uçuş ekibi personeline, sözleşmeli olarak çalışanlar dahil, 28/2/1985 tarihli ve 3160 sayılı Kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde durumlarına uyan tazminatlar verilir.
3) 12/12/1991 tarih ve 465 sayılı KHK Hükmü
Geçici Madde – 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 308 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16 ncı maddesi ile eklenen ek maddeye göre halen Danışma Kurulu Başkan ve üyesi olarak çalışmakta olanların görevleri hiç bir işleme gerek kalmaksızın sona erer.
Sayfa
313
A – İKTİSADİ DEVLET TEŞEKÜLLERİ (İDT)
İlgili Bakanlık: BAŞBAKANLIK
Teşekkül Müesseseler Bağlı Ortaklıklar
Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş.(1)
Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası
Sümer Holding A.Ş.(2)
Et ve Balık Ürünleri A.Ş.(3) 1. Erzincan Gıda Maddeleri ve Sanayii ve
Ticaret A.Ş.(4)
(ERSAN)
Yem Sanayii T.A.Ş.(3)
Orman Ürünleri Sanayii A.Ş.(3)
(ORÜS)
Türkiye Emlak Bankası A.Ş.(5) 1. Emlak Konut A.Ş.(6)
(KONUTBANK)
——————————
(1) "Devlet Yatırım Bankası" 7/8/1989 tarih ve 89/14425 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş." adıyla yeniden düzenlenmiştir.
(2) 11/9/1987 tarih ve 87/12184 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "Sümerbank"ın özelleştirilmesi kararlaştırılmıştır.
(3) Et ve Balık Kurumu, Orman Ürünleri Sanayii Kurumu ve Yem Sanayii T.A.Ş.nin 20/5/1992 tarih ve 92/3088 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile özelleştirilmesi kararlaştırılmıştır.
(4) 8/2/1990 tarih ve 90/138 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulmuştur.
(5) 6/1/1988 tarih ve 88/12485 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla, Türkiye Emlak Kredi Bankası ile Anadolu Bankası T.A.Ş. birleştirilmek suretiyle Türkiye Emlak Bankası A.Ş. kurulmuş ve Ana Statüsü ile ilgili olduğu kuruluş Başbakanlık olarak değiştirilmiştir.
(6) Emlak Konut A.Ş. 26/12/1990 tarih ve 90/1322 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı hükümlerine göre, İnşaat ve İmar A.Ş. ile Emlak Yapı A.Ş.'nin birleştirilmesi suretiyle kurulmuştur.
Sayfa
314
İlgili Bakanlık: BAŞBAKANLIK
Teşekkül Müesseseler Bağlı Ortaklıklar
Türkiye Denizcilik İşletmeleri (1)
Türkiye Gemi Sanayi A.Ş. (2)
Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı (THY) (3)
Petkim Petrokimya Holding A.Ş.(4)
Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAY-KUR) (5)
Etibank (6) 1. Alüminyum İşletmesi Müessesesi
2. Şarkkromları-Ferrokrom İşl.Mües.
3. Elektrometalurji San.İşl.Mües.
4. Üçköprü Maden İşletmesi Mües.
5. Küre Bakırlı Pirit İşl.Mües.
6. 100. Yıl Gümüş Madeni İşl.Mües.
7. Emet Kolemanit İşl.Mües.
8. Bigadiç Madenleri İşl.Mües.
9. Kırka Boraks İşl.Mües.
10. Bandırma Boraks ve Asit Fab.İşl.Mües.
——————————
(1) Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü, 13/7/1993 tarih ve 39-08/D-2-93-353 sayılı Cumhurbaşkanlığı onayı ile, Başbakanlıkla ilgilendirilmiş ve 10/8/1993 tarih ve 93/4693 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile özelleştirilmesi kararlaştırılmıştır.
(2) 10/8/1993 tarih ve 93/4693 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "Türkiye Gemi Sanayi A.Ş."nin özelleştirilmesi kararlaştırılmıştır.
(3) 22/8/1990 tarih ve 90/822 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (THY)'nın ile özelleştirilmesi kararlaştırılmış ve 24/11/1994 gün ve 4046 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile İktisadi Devlet Teşekkülleri (İDT) bölümüne eklenmiştir.
(4) 11/9/1987 tarih ve 87/12184 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla PETKİM Petrokimya A.Ş.'nin özelleştirilmesi kararlaştırılmıştır.
(5) a) Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAY-KUR), Cumhurbaşkanlığı'nın 13/10/1993 tarih ve 39-08/D-3-93-527 sayılı onayı ile Başbakanlıkla ilgilendirilmiş iken, daha sonra 13/01/1999 tarih ve 23582 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/01/1999 tarih ve 39/08/D-2-99-18 sayılı onayı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile ilgilendirilmiş olup, 24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile İktisadi Devlet Teşekkülleri (İDT) bölümüne eklenmiş daha sonra 28/5/1999 tarih ve 39-08-D-8/99-234 sayılı Cumhurbaşkanlığı onayı ile Başbakanlıkla ilgilendirilmiştir. (R.G:28/5/1999-23708 Mük.).
b) 27/11/2002 tarihli ve 24949 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Cumhurbaşkanlığının 26/11/2002 tarihli ve D-1-2002-792 sayılı Onayı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile ilgilendirilmiştir.
(6) a) Etibank, 29/7/1996 tarih ve 39-08/D-3-96-341 sayılı Cumhurbaşkanlığı onayı ile Başbakanlıkla ilgilendirilmiştir.
b) Etibank Genel Müdürlüğü'nün Bankacılık kısmının özelleştirilmesi nedeniyle unvanının değiştirilerek EtiHolding A.Ş. adıyla İktisadi Devlet Teşekkülü şeklinde teşkilatlandırılması Bakanlar Kurulunun 26/1/1998 tarih ve 98/10552 sayılı kararıyla kararlaştırılmıştır. (Bkz. R.G.: 4/2/1998-23248) Cumhurbaşkanının 13/01/1999 tarih ve 23582 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 12/01/1999 tarih ve 39-08/D-3-99-19 sayılı Onayı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ilgilendirilmiş daha sonra 28/5/1999 tarih ve 39-08/D-5-99-231 sayılı Cumhurbaşkanlığı onayı ile Başbakanlıkla ilgilendirilmiştir. (R.G.: 28/5/1999-23708 Mük.).
c)Eti Holding A.Ş. Genel Müdürlüğü, 27/11/2002 tarihli ve 24949 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Cumhurbaşkanlığının 26/11/2002 tarihli ve D-1-2002-792 sayılı Onayı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ilgilendirilmiştir.
d) Eti Holding A.Ş. Genel Müdürlüğü, 21/1/2004 tarihli ve 25353 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 9/1/2004 tarihli ve 2004/6731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile “Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü” adıyla yeniden teşkilatlandırılmıştır.
Sayfa
315
İlgili Bakanlık: BAŞBAKANLIK
Teşekkül Müesseseler Bağlı Ortaklıklar
Tütün ve Tütün Mamülleri Tuz ve Alkol 1. Tütün ve Sigara İşletmeleri Mües.
İşletmeleri Genel Müdürlüğü.(1) 2. İspirto ve İspirtolu İçkiler İş.Mües.
3.Tuz İşletmeleri Müessesesi
4. Tekel Ürünleri Dağıtım Müessesesi
Halk Bankası A.Ş.(2)
İlgili Bakanlık : MALİYE BAKANLIĞI
Teşekkül Müesseseler Bağlı Ortaklıklar
Devlet Malzeme Ofisi 1. İmalat Müessesesi
2. Basım Müessesesi
İlgili Bakanlık : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
Teşekkül Müesseseler Bağlı Ortaklıklar
Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (3) (4)1. Makina Sanayii Müessesesi 1. ÇELİKSAN-Çelik ve Ağır Silah Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(MKEK) 2. Silah Sanayii Müessesesi 2. HURDASAN-Makina ve Kimya Endüstrisi Hurda İşletmeleri A.Ş.
3. TÜMOSAN-Türk Motor Sanayi ve Ticaret A.Ş.
4. ASİL ÇELİK-Sanayi ve Ticaret A.Ş.
5. TAKSAN-Takım Tezgahları Sanayii ve Ticaret A.Ş.
6. ÇANSAŞ-Çankırı Silah Sanayi ve Ticaret A.Ş
7. FİŞEKSAN-Fişek Sanayi ve Ticaret A.Ş.
8. SİLAHSAN-Hafif Silah Sanayi ve Ticaret A.Ş
9. ANPİL-Antalya Pil Sanayii ve Ticaret A.Ş.
10. AVFİŞEK-Avfişek Sanayi ve Ticaret A.Ş.
11. BARUTSAN-Elmadağ Barut Sanayi ve Ticaret A.Ş.
12. ÇELBOR-Çelik Çekme Boru Sanayi ve Ticaret A.Ş.
——————————
(1) a) Tekel İşletmeleri Genel Müdürlüğünün adı 18/2/1987 tarih ve 87/11524 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile “Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri enel Müdürlüğü” olarak değiştirilmiştir.
b) Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğü, Cumhurbaşkanlığının 7/7/1993 tarih ve 39-08/D-1-93-335 sayılı onayı ile Başbakanlıkla ilgilendirilmiş iken, 13/1/1999 tarih ve 23582 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı’nın 12/1/1999 tarih ve 39-08/D-2-99-18 sayılı onayı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile ilgilendirilmiş, daha sonra 28/5/1999 tarih ve 23708 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı’nın 28/5/1999 tarih ve 39-08/D-8-99-234 sayılı onayı ile yeniden Başbakanlık ile ilgilendirilmiştir.
(2) Halk Bankası A.Ş.Cumhurbaşkanlığı'nın 15/1/1988 tarih 39.08.01-88-25 sayılı onayı ile Başbakanlık'la ilgilendirilmiştir.
(3) Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) bünyesinde yeralan bağlı ortaklıklar Yüksek Planlama Kurulu'nun 25/2/1993 tarih ve 93/T-19 sayılı,11/9/1989 tarih ve 89/T-77 sayılı, 5.12.1990 tarih ve 90/T-105 sayılı 18/4/1990 tarih ve 90/T-33 sayılı kararı ile kurulmuştur.
(4) Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK), 17/6/2000 tarih ve 24082 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ile Milli Savunma Bakanlığı ile ilgilendirilmiştir.
Sayfa
316
İlgili Bakanlık : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
Teşekkül Müesseseler Bağlı Ortaklıklar
13. ELSA-Elektrik Sayaçları Sanayi ve Ticaret A.Ş.
14. ETAĞ-Etimesgut Ağaç Sanayii ve Ticaret A.Ş
15. MAKSAM-Makina Sanayii ve Ticaret A.Ş.
16. ELROKSAN-Elmadağ Roket Sanayi ve Ticaret A.Ş.
17. MÜHİMMATSAN-Mühimmat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
18. NİTROSAN-Nitroselüloz Sanayi ve Ticaret A.Ş.
19. PİRİNÇSAN-Pirinç Sanayi ve Ticaret A.Ş.
İlgili Bakanlık : SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI
Teşekkül Müesseseler Bağlı Ortaklıklar
Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. 1. Adapazarı Şeker Fab. A.Ş.(1)
2. Kütahya Şeker Fab. A.Ş.(1)
Türkiye Selüloz ve Kağıt Fabrikası 1. Afyon Müessesesi
(SEKA)(2) 2. Aksu Müessesesi
3. Akdeniz Müessesesi
4. Balıkesir Müessesesi
5. Çaycuma Müessesesi
6. Dalaman Müessesesi
7. Kastamonu Müessesesi
8. İzmit Selüloz ve Kağıt Sanayii Mües.
9. Bolu Lamine ve Lif Levha San.Mües.
Türkiye Çimento ve Toprak San.T.A.Ş.(2) 1. Edirne Lala Paşa Çimento San.Mües.
(ÇİTOSAN) 1. Elazığ Çimento Sanayii T.A.Ş.
2. Ergani Çimento Sanayii T.A.Ş.
3. Kars Çimento Sanayii T.A.Ş.
4. Kurtalan Çimento Sanayii T.A.Ş.
5. Van Çimento Sanayii T.A.Ş.
6. Gümüşhane Çimento Sanayii T.A.Ş.
7. Konya Krom Mağnezit Sanayi T.A.Ş.
8. Bozüyük Seramik Sanayii T.A.Ş.
9. Yarımca Porselen Sanayii T.A.Ş.
10. Filyos Ateş Tuğlası Sanayi T.A.Ş.
Türkiye Gübre Sanayii A.Ş. (3) 1. Kütahya Gübre Sanayii A.Ş.
(TÜGSAŞ) 2. Elazığ Gübre Sanayii A.Ş.
3. Gemlik Gübre Sanayii A.Ş.
4. Samsun Gübre Sanayii A.Ş.
Sümer Halıcılık ve El Sanatları Sanayi ve
Ticaret Anonim Şirketi (SÜMERHALI) (4)
________________________
(1) Adapazarı Şeker Fab. A.Ş. ile Kütahya Şeker Fab. A.Ş. Yüksek Planlama Kurulunun 14/1/1993 tarih ve 93/T-5 sayılı Kararı ile T. İş Bankası hisseleri Türk Şeker’e devredilerek bağlı ortaklık haline gelmiştir.
(2) Türkiye Selüloz ve Kağıt Fabrikası (SEKA) ile Türkiye Çimento ve Toprak Sanayii T.A.Ş.,14/12/1991 tarih ve 39-08/D-2-91-575 sayılı Cumhurbaşkanlığı onayı ile, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile ilgilendirilmiştir.
(3) Türkiye Gübre Sanayii A.Ş. 14/12/1991 tarih ve 39-08/D-2-91-575 sayılı Cumhurbaşkanlığı onayı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile ilgilendirilmiştir.
(4) Sümer Halıcılık ve El Sanatları Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (SÜMERHALI); Sümer Holding A.Ş.'nin bağlı ortaklığı iken, 25/2/1998 tarih ve 98/10720 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile İktisadi Devlet Teşekkülü haline getirilmiştir.
Sayfa
317
İlgili Bakanlık: ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI
Teşekkül Müesseseler Bağlı Ortaklıklar
Türkiye Kömür İşletmeleri 1. Garp Linyitleri Müessesesi (GLİ)
2. Orta Anadolu Linyitleri Mües.(OAL)
3. Ege Linyitleri İşletmesi Mües.(ELİ)
4. Seyitömer Linyitleri İşletmesi Mües.(SLİ)
Türkiye Demir ve Çelik İşletmeleri (1) 1. Gerkonsan A.Ş.
2. İskenderun Demir ve Çelik A.Ş.
3. Divriği-Hekimhan Madenleri San.ve Tic.A.Ş.
Türkiye Petrolleri A.O. (T.P.A.O.) (1) 1. İstanbul Gübre Sanayi A.Ş. (İGSAŞ) (2)
Türkiye Taşkömürü Kurumu (3) 1. Kozlu Taşkömürü İşletme Müessesesi.
2. Karadon Taşkömürü İşletme Mües.
3. Üzülmez Taşkömürü İşletme Mües.
——————————
(1) Türkiye Demir ve Çelik İşletmeleri ve Türkiye Petrolleri A.O. (T.P.A.O.) 14/12/1991 tarih ve 39-08/D-2-91-575 sayılı Cumhurbaşkanlığı onayı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ilgilendirilmiş olup, daha sonra Türkiye Demir ve Çelik İşletmeleri Genel Müdürlüğü, Cumhurbaşkanlığı'nın 28/5/1999 tarih ve 39-08/D-10-99-238 sayılı onayı ile Başbakanlık ile ilgilendirilmiştir.
(2) İstanbul Gübre Sanayii A.Ş. (İGSAŞ), 30/11/1988 tarih ve 88/113 sayılı Yüksek Planlama Kurulu kararı ile TPAO'na bağlanmış, 14/12/1991 tarih ve 39-08/D-2-91-575 sayılı Cumhurbaşkanlığı onayı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile ilgilendirilmiştir.
(3) Türkiye Taşkömürü Kurumu, 14/12/1991 tarih ve 39-08/D-2-91-575 sayılı Cumhurbaşkanlığı Onayı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ilgilendirilmiş daha sonra 28/5/1999 tarih ve 39-08/D-5-99-231 sayılı Cumhurbaşkanlığı onayı ile de Başbakanlıkla ilgilendirilmiştir. (R.G:28/5/1999-23708 Mük.). Daha sonra tekrar 27/11/2002 tarihli ve 24949 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Cumhurbaşkanlığının 26/11/2002 tarihli ve D-1-2002-792 sayılı Onayı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ilgilendirilmiştir.
Sayfa
318
İlgili Bakanlık: ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI
Teşekkül Müesseseler Bağlı Ortaklıklar
Türkiye Elektrik Üretim, İletim A.Ş.(1) 1. Türkiye Elektro Mekanik Sanay
(TEAŞ) (TEMSAN)
Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.(1) 1.DağıtımMüesseseleri 1. Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.
(TEDAŞ) 2. Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.
3. Körfez Elektrik Dağıtım A.Ş.
4. Meram Elektrik Dağıtım A.Ş.
5. Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş.
6. Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.
7. Karaelmas Elektrik Dağıtım A.Ş.
Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. (4)
(BOTAŞ)
Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü(5) 1. Eti Zeolit A.Ş.
2. Bigadiç Bor İşl.Md.
3. Emet Bor İşl.Md.
4. Bandırma Bor ve Asit Fab.İşl.Md.
5. Kırka Bor İşl.Md.
6. Kestel Bor İşl.Md.
İlgili Bakanlık: TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI
Teşekkül Müesseseler Bağlı Ortaklıklar
Toprak Mahsulleri Ofisi A.Ş. 1. Aksaray Azmi Milli T.A.Ş.
Türkiye Zirai Donatım Kurumu 1. Alım-Satım Müessesesi
2. Ziraat Aletleri ve Makinaları
Fabrikaları Müessesesi
Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (2)
(TİGEM)
Türkiye Süt Endüstrisi A.Ş.(3)
(SEK)
——————————
(1) 12/8/1993 tarih ve 93/4789 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla, Türkiye Elektrik Kurumu, Türkiye Elektrik Üretim, İletim Anonim Şirketi ve Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi ünvanlı iki ayrı iktisadi devlet teşekkülü şeklinde teşkilatlandırılmıştır.
(2) 24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile İktisadi Devlet Teşekkülü (İDT) bölümüne eklenmiştir.
(3) 20/5/1992 tarih ve 92/3088 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile özelleştirilmesi kararlaştırılmıştır.
(4) BOTAŞ, 17/4/1995 tarihli ve 2261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anastatü ile İktisadi Devlet Teşekkülü olarak teşkilatlandırılmıştır. Daha sonra, 14/12/1991 tarihli ve 39-08/D-2-91-575 sayılı Cumhurbaşkanlığı onayı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ilgilendirilmiştir.
(5) 27/11/2002 tarihli ve 24949 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığının 26/11/2002 tarihli ve D-1-2002-792 sayılı Onayı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ilgilendirilen Eti Holding A.Ş. Genel Müdürlüğü daha sonra 21/1/2004 tarihli ve 25353 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 9/1/2004 tarihli ve 2004/6731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile “Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü“ adıyla yeniden teşkilatlandırılmıştır. Eti Zeolit A.Ş., Bigadiç Bor İşl.Md., Emet Bor İşl.Md., Bandırma Bor ve Asit Fab.İşl.Md., Kırka Bor İşl.Md., Kestel Bor İşl.Md. ile ilgili statülerin, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünce düzenleneceği aynı Kararnamede belirtilmiştir.
Sayfa
319
B – KAMU İKTİSADİ KURULUŞLARI (KİK) (1)(2)
İlgili Bakanlık : ULAŞTIRMA BAKANLIĞI
Teşekkül Müesseseler Bağlı Ortaklıklar
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir 1.Türkiye Vagon Sanayii A.Ş. (TÜVASAŞ)
Yolları İşletmesi Genel Müdürlüğü (TCDD) (3) 2.Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayii A.Ş.
(TÜLOMSAŞ)
3.Türkiye Demiryolu Makinaları Sanayii A.Ş.
(TÜDEMSAŞ)
Türkiye Cumhuriyeti Posta İşletmesi Genel
Müdürlüğü (P.İ.)(4)
Türk Telekominikasyon A.Ş.(5)
Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel
Müdürlüğü (DHMİ)
——————————
(1) 12/5/1997 tarihli ve 97/9466 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile, Denizcilik Müsteşarlığına bağlı Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmesi kamu iktisadi kuruluşu haline getirilmiştir.
(2) 24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK) bölümü yeniden tespit edilmiştir.
(3) 28/3/1986 tarih ve 86/10527 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğünün müesseseleri Bağlı ortaklık olarak teşkilatlandırılmştır.
(4) 10/6/1994 tarih ve 4000 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi ile Posta ve Telgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetlerin T.C.Posta İşletmesi Gn.Md.(P.İ.), Telekominikasyon hizmetlerinin ise Türk Telekominikasyon A.Ş. tarafından yürütüleceği hükme bağlanmıştır.
(5) 27/1/2000 tarih ve 4502 sayılı Kanunun geçici 3.maddesi ile (KİK) listesinden çıkarılmıştır.
Sayfa
320
Sayfa
320-1
233 SAYILI KHK'YE EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN KHK'NİN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun Yürürlüğe
KHK No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler giriş tarihi
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
KHK/297 – 26/10/1987
KHK/308 – 18/1/1988 tarihi-
ni takip eden ay-
başı.
KHK/315 – 25/4/1988
KHK/331 – 30/6/1988
KHK/338 – 26/10/1988
KHK/340 – 8/11/1988
KHK/368 – 14/6/1989
KHK/370 – 1/6/1989
KHK/399 – 29/1/1990
KHK/408 4 üncü maddesi 28/3/1990 tarihini
takip eden aybaşı.
Diğer maddeleri 28/3/1990
KHK/420 2 nci maddesiyle 832 sayılı Kanuna eklenen ek 2 nci mad-
de ile 4,5,11,12,13,14 ve 15 inci maddeleri 1/1/1991
Diğer Maddeleri 13/4/1990
KHK/465 – 1/1/1992 tarihin-
den geçerli olmak
üzere
24/12/1991 tarihin-
de.
4011 – 18/9/1994
4046 – 27/11/1994
KHK/615 – 15/9/2000
KHK/628 – 5/10/2000
4622 – 3/2/2001
5234 36 21/9/2004
_____________________________________________________________________________________
3 Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, KHK Numarası (No) 556
556 Nolu (Sayılı), KHK Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
KHK Numarası (No) 556
MARKALARIN KORUNMASI HAKKINDA KANUN
HÜKMÜNDE KARARNAME
Kanun Hükmünde Kar.nin Tarihi :24/6/1995, No : 556
Yetki Kanununun Tarihi : 8/6/1995, No : 4113
Yayımlandığı R.G.Tarihi : 27/6/1995, No : 22326
V.Tertip Düsturun Cildi : 34 Sh :
BİRİNCİ KISIM
BAŞLANGIÇ HÜKÜMLERİ
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Tanımlar ve Korumadan Yararlanacak Kişiler
Amaç ve kapsam
Madde 1 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine uygun olarak tescil edilen markaların korunmasını sağlamaktır.
Bu Kanun Hükmünde Kararname, markaların korunmasına ilişkin esasları, kuralları ve şartları kapsar.
Tanımlar
Madde 2 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamede geçen:
a) "Marka", ortak markalar ve garanti markaları dahil ticaret markaları veya hizmet markalarını.
b) "Paris Sözleşmesi", Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair 20 Mart 1883 Tarihli Mukavele ile Türkiye tarafından onaylanmış değişikliklerini,
c) "Enstitü", 544 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan Türk Patent Enstitüsünü.
d) "Marka Vekili", bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen haklarla ilgili konularda, ilgili kişileri Enstitü nezdinde temsil eden, danışmanlık yapan ve haklarının korunması için Enstitü nezdinde gerekli girişimlerde bulunan ve işlemleri yürüten kişileri,
ifade eder.
Sayfa
812
Korumadan yararlanacak kişiler
Madde 3 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin öngördüğü koruma; Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ikametgahı olan veya sınai veya ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişilerce veya Paris Sözleşmesi yahut Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması hükümleri dahilinde başvuru hakkına sahip kişilerce elde edilir.
Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamına girmemekle beraber, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere kanunen veya fiilen marka koruması tanımış yabancı devletlerin gerçek veya tüzel kişileri de karşılıklılık ilkesi uyarınca Türkiye'de marka korunmasından aynı şekilde yararlanır.
Milletlerarası anlaşmaların öncelikle uygulanması
Madde 4 – Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşma hükümlerinin bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinden daha elverişli olması halinde, 3 üncü maddede belirtilen kişiler, elverişli hükümlerin uygulanmasını talep etme hakkına sahiptir.
İKİNCİ BÖLÜM
Markanın İçereceği İşaretler ve Markanın Elde Edilmesi
Markanın içereceği işaretler
Madde 5 – Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretleri içerir. (1) (2)
Marka, mal veya ambalajı ile birlikte tescil ettirilebilir. Bu durumda mal veya ambalajın tescili marka sahibine mal veya ambalaj için inhisari bir hak sağlamaz. (Ek cümle :22/6/2004 – 5194/12 md.) İnhisarî hak sağlamayan bu tür unsurlar tescil belgesi üzerinde açıkça belirtilir.
Marka hakkının elde edilmesi
Madde 6 – Bu Kanun Hükmünde Kararname ile sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
Marka tescilinde red için mutlak nedenler
Madde 7 – Aşağıda yazılı işaretler marka olarak tescil edilemez:
a) 5 inci madde kapsamına girmeyen işaretler,
——————————
(1) Bu fıkraya "sayılar" ibaresinden sonra gelmek üzere 3/11/1995 tarih ve 4128 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle "malların biçimi veya ambalajlarının" ibaresi eklenmiş olup, metne işlenmiştir.
(2) Bu fıkrada yer alan “ambalajlarının”ibaresi, 22/6/2004 tarihli ve 5194 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle “ambalajları”şeklinde değştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa
813
b) (Değişik : 22/6/2004 - 5194/13 md.) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar,
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren markalar.(1)
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret ve adları münhasıran veya esas unsur olarak içeren markalar,
e) Malın özgün doğal yapısından ortaya çıkan şeklini veya bir teknik sonucu elde etmek için zorunlu olan, kendine malın şeklini veya mala asli değerini veren şekli içeren işaretler,
f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markalar,
g) Yetkili mercilerden kullanmak için izin alınmamış ve dolayısıyla Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek markalar,
h) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi, külterel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği diğer armalar, amblemler veya nişanları içeren markalar,
ı) Sahibi tarafından izin verilmeyen Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesine göre tanınmış markalar,
j) Dini değerleri ve sembolleri içeren markalar,
k) Kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı markalar.
(Ek fıkra : 3/11/1995 - 4128/5 md.;Değişik:22/6/2004 – 5194/13 md.) Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise (a), (c) ve (d) bentlerine göre tescili reddedilemez.
Marka tescilinde red için nispi nedenler
Madde 8 – Tescil edilmiş veya tescil için başvuru yapılmış bir markanın sahibi tarafından itiraz yapılması durumunda aşağıdaki hallerde marka tescil edilemez:
a) Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı ise ve aynı mal veya hizmetleri kapsıyorsa,
b) Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa.
——————————
(1) Bu bende, "çeşit" ibaresinden sonra gelmek üzere 3/11/1995 tarih ve 4128 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle "vasıf" ibaresi eklenmiş olup, metne işlenmiştir.
Sayfa
814
Marka sahibinin ticari vekili veya temsilcisi tarafından markanın kendi adına tescili için, marka sahibinin izni olmadan ve geçerli bir gerekçe gösterilmeden yapılan başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine red edilir.
Tescilsiz bir markanın veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaretin sahibinin itiraz etmesi üzerine, tescili istenilen marka, aşağıdaki hallerde tescil edilmez.
a) Markanın tescili için yapılan başvuru tarihinden önce veya markanın tescili için yapılan başvuruda belirtilen rüçhan tarihinden önce bu işaret için hak elde edilmiş ise,
b)Belirtilen işaret, sahibine daha sonraki bir markanın kullanımını yasaklama hakkını veriyorsa,
Marka, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir markanın aynı veya benzeri olmakla birlikte, farklı mallar veya hizmetlerde kullanılabilir. Ancak, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu red edilir.
Tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismi, fotoğrafı, telif hakkı veya herhangi bir sınai mülkiyet hakkını kapsaması halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir.
Ortak ve garanti markalarının sona ermesinden itibaren üç yıl içinde ortak marka veya garanti markası ile aynı veya benzeri olan marka tescil başvurusu itiraz üzerine reddedilir.
Bir markanın yenilenmeme nedeniyle koruma süresinin dolmasından sonra iki yıl içerisinde aynı veya benzer markanın, aynı veya benzer mal ve hizmetler için yapılan tescil başvurusu itiraz üzerine reddedilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Markanın Koruma Kapsamı
Marka tescilinden doğan hakların kapsamı
Madde 9 – Aşağıda belirtilen hallerde, marka sahibinin, izni alınmadan markasının kullanılmasının önlenmesini talep etme yetkisi vardır:
Sayfa
815
a) Markanın tescil kapsamına giren aynı mal veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin kullanılması,
b)Tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk üzerinde, işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması,
c) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamına giren mal veya hizmetlerle benzer olmayan mal veya hizmetlerde kullanılması halinde, tescili istenen işaretin kullanılmasıyla tescilli markanın itibarından dolayı haksız avantaj elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterine zarar verecek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, birinci fıkra uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin mal veya ambalajı üzerine konulması,
b) İşareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret altında hizmetlerin sunulması veya sağlanması,
c) İşareti taşıyan malın ithali (Ek ibare : 3/11/1995 - 4128/5 md.) veya ihracı,
d) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarda kullanılması.
Markanın sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayın tarihi itibariyle hüküm ifade eder. Markanın tescili için yapılacak başvurunun yayınlanmasından sonra doğabilecek durumlarla ilgili olarak tazminat talebi yapılabilir. Ancak başvurunun yayını ile doğan haklar, tescilin yayınıyla birlikte tescilli markadan doğan hakların kapsamı içinde değerlendirilir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayınlanmasından önce karar veremez.
Markanın sözlük veya başka başvuru eserlerinde yer alması
Madde 10 – Tescilli bir markanın, tescilli olduğu belirtilmeden bir sözlük, ansiklopedi veya bir başka başvuru eserinde, jenerik ad izlenimi verecek şekilde, yayımlanması durumunda, marka sahibinin talebi üzerine yayımcı, yayımın sonraki ilk sayısında yanlışlığı düzeltir.
Ticari vekil veya temsilci adına tescilli markanın kullanımının yasaklanması
Madde 11 – Marka sahibinin ticari vekili veya temsilcisi adına, marka sahibinin izni alınmadan marka tescili yapılması halinde; marka sahibi kullanım için yetki vermemiş ise ve
Sayfa
816
ticari vekil veya temsilcinin haklı bir gerekçesi yoksa, marka sahibinin markasının kullanılmasına itiraz etmek hakkı vardır.
Marka tescilinden doğan hakların kapsamında istisna
Madde 12 – Dürüstce ve ticari veya sanayi konularıyla ilgili olarak kullanılmaları koşuluyla üçüncü kişilerin, ad ve adresini, mal veya hizmetlerle ilgili cins, kalite, miktar, kullanım amacı, değer, coğrafi kaynak, üretim veya sunuluş zamanı veya diğer niteliklere ilişkin açıklamaları kullanmaları marka sahibi tarafından engellenemez.
Marka tescilinden doğan hakların tüketilmesi
Madde 13 – Tescilli bir markanın tescil kapsamındaki mal üzerine konularak, marka sahibi tarafından veya onun izni ile Türkiye'de piyasaya sunulmasından sonra, mallarla ilgili fiiller marka tescilinden doğan hakkın kapsamı dışında kalır.
Marka sahibinin, birinci fıkra hükmüne girmesine rağmen, malın piyasaya sunulmasından sonra, üçüncü kişiler tarafından değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçlı kullanmalarını önleme yetkisi vardır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Markanın Kullanılması
Markanın kullanılması
Madde 14 – Markanın, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde, haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde, marka iptal edilir.
Aşağıda belirtilen durumlar markayı kullanma kabul edilir:
a) Tescilli markanın ayırt edici karakterini değiştirmeden markanın farklı unsurlarla kullanılması,
b) Markanın yalnız ihracat amacıyla mal ya da ambalajlarında kullanılması,
c) Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması,
d) Markayı taşıyan malın ithalatı.
Sayfa
817
BEŞİNCİ BÖLÜM
Marka Tescilinden Doğan Haklarla
İlgili Hukuki İşlemler
Markanın hukuki işlemlere konu olması
Madde 15 – Tescilli bir marka, başkasına devir edilebilir, miras yolu ile intikal edebilir, kullanma hakkı lisans konusu olabilir, rehin edilebilir. Rehin hakkı bakımından Medeni Kanunun rehin hakkına ilişkin hükümleri uygulanır.
Tescilli bir marka üzerindeki sağlararası işlemler yazılı şekle tabidir.
Markanın devri
Madde 16 – Marka, tescil edildiğini mal veya hizmetlerin tümü veya bir kısmı için devredilebilir.
Bir işletmenin aktif ve pasifleri ile birlikte devri, aksi kararlaştırılmamışsa, işletmeye ait markaların da devrini kapsar. Bu hüküm, işletmenin devrine, sözleşmeden doğan yükümlülük halinde uygulanır.
İkinci fıkra hükmü hariç olmak üzere, bir markanın devri, mahkeme kararının sonucu olan devir hariç, yazılı olarak yapılır ve devir sözleşmesi taraflarca imzalanır. Aksine sözleşmeler hükümsüzdür.
Markanın devri, mal veya hizmetlerin coğrafi kaynağı, kalitesi veya markanın kendisi ile ilgili olarak halkı yanılgıya düşürebilecek nitelikte ise, yeni marka sahibi halkı yanılgıya düşürmeyecek şekilde mal veya hizmetlerde marka tescilinin sınırlı bir hale getirilmesini kabul etmediği takdirde devir işlemi Enstitü tarafından yapılmaz.
Tescilli bir markanın devri sırasında aynı markanın veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin, aynı veya halkı yanılgıya düşürecek derecede benzeri mallar veya hizmetler için başka marka tescillerinin bulunması halinde, bu markaların da devredilmesi şarttır.
Devir, taraflardan birinin talebi üzerine, sicile kayıt edilir ve yayınlanır.
Devir, sicile kayıt edilmediği sürece, taraflar markanın tescilinden doğan yetkileri iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremez.
Ticari vekil veya temsilci adına tescilli markanın devri
Madde 17 – Marka sahibinin izni olmadan onun ticari vekili veya temsilcisi adına marka tescil edilmesi halinde, ticari vekil veya temsilcinin haklı bir gerekçesi yoksa, marka sahibinin söz konusu tescilin kendi lehine devredilmesini isteme yetkisi vardır.
Sayfa
818
Markanın teminat olarak gösterilmesi
Madde 18 – Tescilli bir marka, işletmeden bağımsız olarak, teminat olarak gösterilebilir.
Markanın teminat olarak gösterilmesi, taraflardan birinin talebi üzerine, sicile kayıt edilir ve yayınlanır.
Haciz
Madde 19 – Tescilli bir marka işletmeden bağımsız olarak, haciz edilebilir.
Haciz sicile kayıt edilir ve yayınlanır.
Lisans
Madde 20 – Tescilli bir markanın kullanım hakkı, tescil edildiği mal veya hizmetlerin bir kısmı veya tamamı için lisans sözleşmesine konu olabilir.
Lisans şartları
Madde 21 – Lisans, inhisari lisans veya inhisari olmayan lisans şeklinde verilebilir.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, lisans inhisari değildir. Lisans veren markayı kendi kullanabileceği gibi, üçüncü kişilere aynı markaya ilişkin başka lisanslar da verebilir.
İnhisarı lisans söz konusu olduğu zaman, lisans veren başkasına lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça, kendisi de markayı kullanamaz.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa lisans sahipleri, lisanstan doğan haklarını üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans veremez.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa lisans hakkını alan kişi, markanın koruma süresinde markanın kullanılmasına ilişkin her türlü tasarrufta bulunabilir.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, inhisari lisansa sahip olan kişi, üçüncü bir kişi tarafından marka sahibinin markadan doğan haklarına, tecavüz edilmesi durumunda, marka sahibinin bu Kanun Hükmünde Kararname uyarınca açabileceği davaları, kendi adına açabilir. İnhisari olmayan lisans sahiplerinin, dava açma hakları yoktur.
Altıncı fıkra hükümlerine göre, markaya tecavüz dolayısıyla dava açma hakkı olmayan bir lisans alan, noter vasıtasıyla yapacağı bir bildirimle, gereken davayı
Sayfa
819
açmasını marka sahibinden isteyebilir. Marka sahibinin, bu talebi kabul etmemesi veya bildirimin alındığı tarihten itibaren üç ay içinde, gerekli davanın açılmaması halinde, lisans alan yaptığı bildirimi de ekleyerek, kendi adına dava açabilir. Lisans alan, ciddi bir zarar tehlikesi karşısında ve söz konusu sürenin geçmesinden önce, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir. Lisans alan, dava açtığını marka sahibine bildirir.
Marka sahibi, talimatlarıyla uygunluk içinde, lisans alan tarafından üretilen malın veya sunulan hizmetlerin kalitesini garanti edecek önlemleri alır.
Sözleşme şartlarının lisans alan tarafından ihlali halinde, tescilli bir markadan doğan haklar, lisans alana karşı, dava yoluyla ileri sürülebilir.
Lisans sicile kayıt edilmediği sürece, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
Lisans sözleşmelerinde, bu Kanun Hükmünde Kararname ile konuya ilişkin diğer kanun, tüzük, yönetmelik ve tebliğlere aykırı hükümler bulunamaz. Bu tür düzenlemeler lisans tarihinden sonra yapılsa dahi, lisans sözleşmelerindeki aykırı hükümler geçersiz sayılır.
Hukuki işlemlerin başvurulara uygulanması
Madde 22 – Devir, lisans, intikal, haciz, rehin ve marka sahibi hakkındaki değişiklikler ile ilgili hukuki işlemler marka başvurularına da uygulanır.
(Ek fıkra :22/6/2004 – 5194/14 md.) Bildirim adresinde bir değişiklik olması durumunda, adres değişikliğinin yazılı olarak Enstitüye bildirilmesi zorunludur. Bu bildirimin yapılmaması halinde, Enstitüde mevcut en son adrese yapılmış bildirimler geçerlidir.
İKİNCİ KISIM
BAŞVURU
BİRİNCİ BÖLÜM
Marka Başvurusu ve Ekleri
Başvuru şartları
Madde 23 – Bir markanın tescil edilmesi için, aşağıda belirtilen unsurlar ile başvuruda bulunmak şarttır:
a) Şekli ve kapsamı yönetmelikte belirlenen, başvuru sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri de içeren başvuru dilekçesi,
b) Markanın yayına ve çoğaltmaya elverişli örneği,
Sayfa
820
c) Markanın kullanılacağı malların veya hizmetlerin listesi,
d) Başvuru ücretinin ödendiğini gösterir belge aslı,
e) Sınıf veya sınıfların ücretinin ödendiğini gösterir belge aslı,
f) Marka vekili tayin edilmiş ise vekaletname,
g) Başvuru sahibi tüzel kişi ise imza sirküleri,
h) Başvuru sahibinin ticaretle uğraştığını gösterir belge,
Bir marka tescil başvurusunun geçerliliği için, başvuru ücretinin başvuru ile birlikte ödenmesi şarttır.
Her marka tescili için ayrı başvuru yapılması zorunludur.
Bir marka başvurusu ile birlikte veya daha sonra Enstitüye verilecek her türlü belge, bu Kanun Hükmünde Kararnameye ilişkin yönetmelikte öngörülen hususları kapsar.
Sınıflandırma
Madde 24 – Markaların kullanılacağı mallar veya hizmetler, markaların tescili amaçları için malların veya hizmetlerin uluslararası sınıflandırmasına ilişkin esaslara göre sınıflandırılır. Sınıflandırma ile ilgili ilkeler yönetmelikte belirtilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Rüçhan Hakkı
Milletlerarası sözleşmelere dayanan başvurulardan doğan rüçhan hakları
Madde 25 – Paris Sözleşmesine dahil ülkelerden birine mensup veya bu ülkelerden birine mensup olmamakla birlikte onlardan birinde ikametgahı veya işler durumda bir ticari müessesesi bulunan gerçek veya tüzel kişiler, bu ülkelerin herhangi birinde yetkili mercilere bir markanın tescili için usulüne uygun olarak yaptıkları başvuru tarihinden itibaren altı ay süreyle aynı marka için tescil belgesi almak üzere Türkiye'de başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından yararlanır. Bu süre içinde kullanılmayan rüçhan hakları düşer.
Birinci fıkrada belirtilen süre içinde, rüçhan hakkına dayanılarak başvuru yapıldığı takdirde, rüçhan hakkının doğduğu tarihten itibaren üçüncü kişiler tarafından yapılacak rüçhan hakkına konu olan tescil başvurusunun mal veya hizmetler itibarıyla kapsamındaki başvurular ve bunlar adına yapılacak marka tescilleri hüküm ifade etmez.
Sayfa
821
Paris Sözleşmesine taraf bir ülke uyruğu olan gerçek veya tüzel kişi, Paris Sözleşmesine taraf olmayan bir ülkede marka tescili için geçerli bir başvuru yapmışsa, bu madde hükmüne göre, söz konusu başvurunun rüçhan hakkından yararlanır.
Sergilerde teşhir hakkından doğan rüçhan hakları
Madde 26 – Tescil başvurusundaki markanın kullanılacağı malları veya hizmetleri Türkiye'de açılan milli ve milletlerarası sergilerde veya Paris Sözleşmesine taraf ülkelerde açılan resmi veya resmi olarak tanınan sergilerde teşhir eden 3 üncü maddenin birinci fıkrasında yazılı gerçek veya tüzel kişiler, sergideki teşhir tarihinden itibaren altı ay içinde Türkiye'de marka tescil ettirmek için başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından yararlanır.
Tescil başvurusunda belirtilen markanın kullanılacağı mallar veya hizmetler, sergide görünür şekilde resmi açılış tarihinden önce sergilenmişse rüçhan süresi, malların sergi yerine konulduğu veya hizmetin sergilendiği tarihten itibaren başlar.
Birinci fıkrada belirtilen sergilerden Türkiye'de açılanların yetkili mercileri, tescil başvurusundaki bir markanın kullanılacağı mallarını sergide teşhir edenlere veya hizmeti sergileyenlere, teşhir ettikleri malların çeşidini veya teşhir ettikleri hizmetlerin cinsini açıkça belirten ve malın veya hizmetin sergide görünür şekilde sergilendiği tarihi ve resmi açılış tarihini gösterir bir belge verir.
Yabancı ülkelerde teşhir edilen mallar veya hizmetler için, serginin açıldığı ülkenin yetkili mercileri tarafından düzenlenen ve üçüncü fıkrada yazılı hususları içeren bir belgenin verilmesi şarttır.
Başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir markanın kullanılacağı malların Türkiye'de açılan sergilerde teşhir edilmesine ve sergi bittikten sonra ülkesine geri gönderilmesine engel olunmaz.
Bir sergide teşhir edilmiş, tescil başvurusu bulunan veya tescilli bir markanın kullanılacağı mallar veya hizmetler ile ilgili olarak birden çok başvuru yapılmışsa, bu durumda bu malları veya hizmetleri ilk sergileyen kişi, aynı zamanda sergilenmesi halinde ise ilk başvuruda bulunan kişi, rüçhan hakkından yararlanır.
Rüçhan hakkının hükmü
Madde 27 – 25 inci ve 26 ncı madde hükümlerine göre rüçhan hakkının hüküm ve sonuçları, rüçhan hakkının talep edildiği başvurunun tarihi itibariyle doğar.
Rüçhan hakkının talep edilmesi ve belgelendirilmesi
Madde 28 – Başvuru sahibi, yararlanmak istediği rüçhan hakkını başvuru ile birlikte talep eder. Bununla ilgili rüçhan hakkı belgesini, başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde vermediği takdirde rüçhan hakkından yararlanma talebi yapılmamış sayılır.
Sergi teşhir hakkına dayalı olarak alınmış bir rüçhan, 25 inci maddeye göre verilen rüçhan süresini uzatmaz.
Sayfa
822
ÜÇÜNCÜ KISIM
TESCİL İŞLEMLERİ
BİRİNCİ BÖLÜM
Başvurunun İncelenmesi
Şekli inceleme
Madde 29 – Enstitü, başvurunun 23 üncü maddede belirtilen şartlara uygunluğunu ve herhangi bir şekli eksikliğin bulunup bulunmadığını inceler. Enstitü 23 üncü maddenin birinci ve ikinci fıkrası hükmü uyarınca herhangi bir eksikliğin olmadığına karar verirse, marka tescil başvurusu başvurunun Enstitüye veya onun yetkili kıldığı makama verildiği tarih, saat ve dakika itibariyle kesinleşir.
Rüçhan hakkı talep edilmişse, Enstitü tarafından 25 inci, 26 ncı ve 27 nci madde hükümlerine göre ayrıca inceleme yapılır.
Şekli eksiklerin giderilmesi
Madde 30 – Bir başvuruda, 23 üncü maddede yer alan şartların yerine getirilmediği tesbit edilirse, Enstitü söz konusu eksiklerin yönetmelikte öngörülen süre içinde giderilmesini başvuru sahibine bildirir.
Enstitü, 23 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen başvuru dilekçesinde başvuru sahibinin kimliğine ilişkin bilgilerin bulunmaması veya eksik bulunması yahut (b), (c), (d) bentlerinde belirtilen belgelerden herhangi birinin verilmemesi halinde, başvuruyu reddeder.
Enstitü tarafından giderilmesi istenen ve 23 üncü maddenin birinci fıkrasının (e), (f), (g) ve (h) bentleri kapsamına giren eksiklerin, yönetmelikte öngörülen süre içinde giderilmiş olması koşuluyla, marka tescil başvurusu, başvurunun ilk yapıldığı tarih itibariyle kesinleşir.
Rüçhan hakkına ilişkin eksiklerin giderilmemesi, sadece rüçhan hakkının yitirilmesi bakımından hüküm ifade eder.
Başvuru yapma hakkı yönünden inceleme
Madde 31 – 3 üncü madde kapsamına girmeyen gerçek veya tüzel kişilerin başvurusu reddedilir.
Red için kesin nedenler yönünden inceleme
Madde 32 – Enstitü, başvurunun şekli yönden hiç bir eksiği bulunmadığına karar verirse, markanın kullanılacağı ve tescil kapsamına girmesi talep edilen mallar
Sayfa
823
veya hizmetlerin bir kısmı veya tamamı itibariyle başvurunun özellikle 7 nci madde hükümleriyle uygunluğunu inceler. Başvuru, 7 nci maddeye göre, uygun görülmeyen mallar veya hizmetlerin tamamı veya bir kısmı itibariyle reddedilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Başvurunun Yayınlanması
Başvurunun yayınlanması
Madde 33 – Başvuru şartları eksiksiz bir şekilde yerine getirilmiş ve 29, 30, 31 ve 32 nci madde hükümlerine göre reddedilmemiş bir marka tescil başvurusu ilgili bültende yayınlanır.
Başvurunun birinci fıkrada belirtilen madde hükümlerine göre reddedilmesine, başvuru yayınlandıktan sonra karar verilirse, başvurunun reddedildiğine ilişkin karar ayrıca yayınlanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Üçüncü Kişilerin Görüş ve İtirazları
Üçüncü kişilerin görüşleri
Madde 34 – Marka başvurusunun yayınından sonra, herhangi bir gerçek veya tüzel kişi veya herhangi bir grup veya hizmetleri temin edenler, üreticiler veya imalatçıları temsil eden bir organ, tacir veya tüketiciler, 7 nci maddeye göre, markanın tescil için yeterli nitelikleri taşımadığını belirten yazılı görüşlerini Enstitüye sunabilir. Ancak bu kişiler, Enstitü nezdinde işlemlere taraf olamaz.
İtiraz
Madde 35 – Tescil başvurusu yapılmış markanın 7 nci ve 8 inci madde hükümlerine göre tescil edilmemesi gerektiğineilişkin itirazlar ile başvurunun kötü niyetle yapıldığına ilişkin itirazlar ilgili kişiler tarafından marka başvurusunun yayınından itibaren üç ay içerisinde yapılır.
8 inci maddenin son fıkrası çerçevesinde yapılacak itiraz, ancak itiraz eden kişinin markasını bu süre içerisinde kullanmaması halinde reddedilir.
İtirazlar yazılı ve gerekçeli olarak yapılır. Enstitü itiraz sahibinden, yönetmelikte öngörülen sürede yerine getirilmek üzere, ek belge, kanıt ve gerekçeler isteyebilir.
Sayfa
824
Bu süre içerisinde istenilen ek belge, kanıt ve gerekçeler Enstitüye verilmediği takdirde itiraz yapılmamış sayılır.
İtirazın incelenmesi
Madde 36 – Enstitü, itirazları incelerken gerekli gördüğü süre ve sıklıkta tarafların itiraz ve karşı görüşlerini ilgili taraflara iletir ve yazılı görüşlerini alır.
Enstitü gerekli görürse tarafları uzlaşmak için biraraya getirir.
Enstitü, yapılan itirazı geçerli bulmazsa reddeder. İtiraz, başvuruda kullanılacağı belirtilen mallar veya hizmetlerden bir kısmıyla ilgili olarak geçerli bulunursa, bu mallar veya hizmetlere ilişkin olarak kabul edilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Marka Başvurusu İle İlgili Şekli İşlemler
Yanlışlıkların düzeltilmesi
Madde 37 – Başvuru sahibinin talebi üzerine, marka başvurusunda içerik, mal veya hizmetlerde değişiklikleri kapsamayan; başvuru sahibinin adı ve adresindeki hatalar, imla hatalarına ilişkin yanlışlıkların düzeltilmesi, başvurunun incelenmesi işlemleri aşamasında yapılır.
Başvurunun geri çekilmesi
Madde 38 – Marka başvurusu, markanın tescil edilmesinden önce, başvuru sahibi tarafından geri çekilebilir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Tescil
Tescil
Madde 39 – Bu Kanun Hükmünde Kararname ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre başvurusunu eksiksiz yapmış veya eksiklerini gidermiş ve süresi içerisinde hakkında itiraz yapılmamış veya yapılan itiraz kesin olarak reddedilmiş bir başvuru, tescil edilerek sicile kaydedilir. Başvuru sahibine "Marka Tescil Belgesi" verilir.
Sicil kaydında; marka örneği, başvuru tarihi, marka tescil numarası, markanın kullanılacağı mallar veya hizmetlerin listesi, mal veya hizmetlerin sınıf veya sınıfları, marka sahibinin ve varsa vekilinin adı, soyadı, uyruğu, tüzel kişilerde ticaret ünvanı ve hangi ülkenin kanunlarına göre kurulu olduğu, adresi, tescil tarihi, marka ve marka hakları ile ilgili bütün değişiklikler ve yönetmelikte öngörülen diğer hususlar yer alır.
Sayfa
825
Marka sicili alenidir. Talep edilmesi ve yönetmelikte öngörülen ücretin ödenmesi koşuluyla sicil örneği verilir.
Sicil kaydı yapılan marka ile ilgili bilgiler yönetmelikte şekil ve şartları belirtildiği biçimde ve ikinci fıkrada yer alan unsurları da kapsamak üzere yayınlanır.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Markanın Koruma Süresi ve Marka Tescilinin Yenilenmesi
Markanın koruma süresi
Madde 40 – Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Bu süre, onar yıllık dönemler halinde yenilenir.
Yenileme
Madde 41 – Koruma süresi sona eren marka, sahibinin veya onun yetkili kıldığı vekilin talebi ve yönetmelikte öngörülen yenileme ücretinin ödenmesi koşuluyla yenilenir.
Enstitü, tescil süresinin dolmakta olduğunu, sürenin bitiminden önce ve yönetmelikte öngörülen süre içinde, marka hakkı sahibine haber verir. Enstitünün bu bilgiyi vermemiş olması, Enstitüye herhangi bir sorumluluk getirmez.
Yenileme talebinin yapılması ve yenileme ücretinin ödenmesi, koruma süresinin sona erdiği ayın son gününden önceki altı ay içinde gerçekleştirilir. Bu sürenin kaçırılması durumunda, yenileme talebi, ek bir ücretin ödenmesi koşuluyla, koruma süresinin sona erdiği ayın son gününden itibaren altı aylık süre uzatımı içinde de yapılabilir.
Yenileme süresi mevcut tescilin sona erdiği gün başlar. Yenileme sicile kayıt edilir ve yayınlanır.
Koruma süresinin bitiminden itibaren altı aylık süre içerisinde yenilenmeyen markalar hükümsüz sayılır.
BEŞİNCİ KISIM
MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE MARKA HAKKININ SONA ERMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
Markanın Hükümsüzlüğü
Hükümsüzlük halleri
Madde 42 – Aşağıdaki hallerde markanın hükümsüz sayılmasına yetkili mahkeme tarafından karar verilir:
Sayfa
826
a) 7 ci maddede sayılan haller. (Ancak, 7 nci maddenin (ı) bendinde belirtilen tanınmış markalarla ilgili davanın tescil tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde açılması gerekir. Markanın tescilinde kötü niyet varsa iptal davası süreye bağlı değildir.) (1)
b) 8 inci maddede sayılan haller. (Ancak, 8 inci maddenin son fıkrası çerçevesinde açılan davada önceki hak sahibi koruma süresinin bitiminden itibaren 2 yıl içerisinde markasını kullanmamışsa bu bir hükümsüzlük nedeni sayılmaz.)
c) 14 üncü maddeye aykırılık. (Ancak, 5 yılın dolması ile davanın açıldığı tarih arasında ciddi biçimde kullanma hükümsüzlük nedeni sayılmaz. Dava açılacağı düşünülerek kullanma gerçekleşmiş ise, mahkeme davanın açılmasından önceki üç ay içerisinde gerçekleşen kullanmayı dikkate almaz.)
d) Marka sahibinin davranışları nedeniyle, marka mal ve hizmetler için yaygın bir ad haline gelmiş ise,
e) Hak sahibi veya yetkili kıldığı kişi tarafından kullanım sonucunda tescil edildiği mal ve hizmetlerin niteliği, kalitesi, üretim yeri ve coğrafi kaynağı konusunda halkta yanlış anlama ihtimali var ise,
f) 59 uncu maddeye aykırı kullanım.
Hükümsüzlük nedenleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, yalnız o mal veya hizmet ile ilgili olarak kısmi hükümsüzlüğe karar verilir.
(Ek fıkra : 3/11/1995 - 4128/5 md.;Değişik:22/6/2004 – 5194/15 md.) Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentlerine göre tescili hükümsüz sayılamaz.
Hükümsüzlük talebi
Madde 43 – Markanın hükümsüzlüğünü, ilgili mahkemeden, zarar gören kişiler, Cumhuriyet savcıları veya ilgili resmi makamlar isteyebilir.
Hükümsüzlüğün etkisi
Madde 44 – Markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, kararın sonuçları geçmişe etkilidir.
Marka sahibinin kötü niyetli olarak hareket etmesinden kaynaklanan, zararın giderilmesine ilişkin tazminat talepleri saklı kalmak üzere, hükümsüzlüğün geriye dönük etkisi, aşağıdaki durumları etkilemez:
a) Markanın hükümsüz sayılmasından önce, bir markaya tecavüz sebebiyle verilen hukuken kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar,
b) Markanın hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce, yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler. (Ancak, hal ve şartlara göre, haklı sebepler ve hakkaniyet düşüncesi ile sözleşme uyarınca ödenmiş bedelin kısmen veya tamamen iadesi mümkündür.)
Bir markanın hükümsüzlüğüne ilişkin kesinleşmiş karar, herkese karşı hüküm doğurur.
——————————
(1) Bu bende; "davanın" ibaresinden sonra gelmek üzere 3/11/1995 tarih ve 4128 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile " tescil tarihinden itibaren" ibaresi eklenmiş olup, metne işlenmiştir.
Sayfa
827
İKİNCİ BÖLÜM
Marka Hakkının Sona Ermesi
Sona ermenin sebepleri
Madde 45 – Marka hakkı;
a) Koruma süresinin dolması ve markanın süresi içinde yenilenmemesi,
b) Marka sahibinin marka hakkından vazgeçmesi,
nedenlerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.
Marka hakkının sona ermesi, sona erme sebebinin gerçekleşmiş olduğu andan itibaren hüküm ifade eder. Marka hakkının sona ermesi, ilgili bültende yayınlanır.
Marka hakkından vazgeçme
Madde 46 – Marka sahibi, markanın kullanılacağı malların ve/veya hizmetlerin tamamından veya bir kısmından vazgeçebilir.
Vazgeçmenin yazılı olarak Enstitü'ye bildirilmesi gerekir. Vazgeçme, Marka Siciline kayıt tarihi itibariyle hüküm doğurur.
Marka Siciline kayıt edilmiş hakların ve lisans sahiplerinin izni olmadıkça, marka sahibi marka hakkından vazgeçemez.
Marka üzerinde, bir üçüncü kişi tarafından hak sahipliği iddia edilmekte ise, onun izni olmadıkça, marka hakkından vazgeçilemez.
ALTINCI KISIM
ENSTİTÜ KARARLARINA İTİRAZ
İtiraz
Madde 47 – Enstitü kararlarına karşı itiraz edilebilir.
Sonuçlanmayan kararlarla ilgili itiraz yapılabilmesi için, söz konusu karara ayrı itiraz yapılmasına izin verilmelidir.
İtiraza yetkili kişiler
Madde 48 – Enstitü tarafından alınacak kararlardan zarar gören kişiler, kararlara karşı Enstitü nezdinde itiraz yapabilir. Alınan kararlarla ilgili işlemlere taraf diğer kişiler doğrudan itiraz yetkisine sahiptir.
Sayfa
828
İtiraz şekli ve zamanı
Madde 49 – İtiraz, kararın bildiriminden sonraki iki ay içerisinde yazılı olarak Enstitüye yapılır. İtirazın değerlendirilmesi için, itiraz ücretinin itiraz sırasında ödenmesi gerekir. Kararın bildiriminden sonraki iki ay içinde, itiraz konusunun gerekçeleri yazılı olarak verilir. Bu süre içinde gerekçelerin verilmemesi halinde itiraz yapılmamış sayılır.
İlgili dairenin düzeltme kararı
Madde 50 – Enstitü ilgili dairesi, itirazın haklı olduğuna ve doğruluğuna ikna olursa, kararını düzeltebilir. Bu durum, alınan kararlarla ilgili işlemlere doğrudan taraf olmayan kişilerin itirazı halinde uygulanmaz.
Enstitünün ilgili dairesi yapılan itirazı kabul etmezse, itirazı herhangi bir yorumda bulunmaksızın, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kuruluna gönderir.
İtirazların incelenmesi
Madde 51 – İtiraz, incelenebilir nitelikte ise, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu, itirazın incelenmesi işlemlerini başlatır.
Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu, yönetmelikte öngörülen süre içinde, diğer taraf veya makam tarafından ileri sürülen görüşler hakkında, tarafları görüşlerini bildirmeye davet eder.
İtiraz hakkında karar
Madde 52 – İtirazın incelenmesinden sonra, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu, itiraz hakkında kararını verir.
Kararlara karşı dava açılması
Madde 53 – Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun, 47 ila 52 nci maddelerde belirtilen itiraz işlemleri ile ilgili kesinleşen kararlarına karşı, kesinleşen kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde, yetkili mahkemede dava açılabilir.
YEDİNCİ KISIM
GARANTİ MARKALARI VE ORTAK MARKALAR
Garanti markaları
Madde 54 – Garanti markası, marka sahibinin kontrolü altında birçok işletme tarafından o işletmelerin ortak özelliklerini, üretim usullerini, coğrafi menşelerini ve kalitesini garanti etmeye yarayan işarettir.
Sayfa
829
Garanti markasının marka sahibinin veya marka sahibine iktisaden bağlı olan bir işletmenin mal veya hizmetlerinde kullanılması yasaktır.
Ortak marka
Madde 55 – Ortak marka, üretim veya ticaret veya hizmet işletmelerinden oluşan bir grup tarafından kullanılan işarettir.
Ortak marka gruptaki işletmelerin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarar.
Garanti markası veya ortak marka teknik yönetmeliği
Madde 56 – Bir garanti markasının veya ortak markanın tescili için başvuru ile birlikte markanın kullanılma usul ve şeklini gösterir bir teknik yönetmeliğin verilmesi zorunludur.
Garanti markası teknik yönetmeliği markanın garanti edilen mal veya hizmetlerin ortak özellikleri hakkında hükümler içerir ve markanın kullanılmasının kontrolunun yapılma şekillerini ve gerektiğinde uygulanacak cezaları öngörür.
Ortak marka teknik yönetmeliğinde, ortak markayı kullanmaya yetkili olan işletmeler belirtilir. Ortak markanın tescili için ortak marka sahipleri birlikte hareket eder.
Ortak markanın yenilenmesi için ortaklardan birinin başvurması yeterlidir.
Teknik yönetmeliğin değiştirilmesi
Madde 57 – Teknik yönetmelikte yapılacak değişiklikler Enstitü tarafından onaylanmadıkça uygulanamaz.
Teknik yönetmelikte yapılması istenilen değişiklikler, 56 ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına veya kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı olması halinde, Enstitü tarafından değişiklik talebi reddedilir.
Kanun hükmünde kararnameye aykırı teknik yönetmelik
Madde 58 – Teknik yönetmelik, 56 ncı maddede öngörülen şartları içermediği takdirde, teknik yönetmelikte gerekli değişiklikleri yapması, Enstitü tarafından marka sahibine bildirilir. Marka sahibi bildirim tarihinden itibaren altı ay içinde gerekli değişiklikleri yapmaz ve teknik yönetmeliği düzeltmez ise, garanti markası veya ortak markanın tescili talebi red edilir.
Teknik yönetmeliğe aykırı kullanma
Madde 59 – Marka sahibi, garanti markasının veya ortak markanın belirli bir sürede teknik yönetmeliğe aykırı olarak kullanmasına göz yumar ve taraflardan birinin başvurusu üzerine mahkemece tanınacak süre içinde, söz konusu aykırı kullanım düzeltilmediği takdirde, marka, tanınan süre sonunda mahkeme tarafından iptal edilir.
Devir ve lisans
Madde 60 – Garanti markasının veya ortak markanın devri veya bir ortak markada lisans verilmesi, Marka Siciline kayıt halinde geçerlidir.
Sayfa
830
SEKİZİNCİ KISIM
MARKA HAKKINA TECAVÜZ DURUMLARI
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller
Madde 61 – Aşağıda yazılı fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) 9 uncu maddenin ihlali,
b) Marka sahibinin izni olmaksızın markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek,
c) Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veya ticari amaçla elde bulundurmak,
d) Marka sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devir etmek,(1)
e) (a) ila (c) bendlerinde yazılı fiillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak,
f) Kendisinde bulunan ve başkası adına tescilli bir markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini taşıyan ürünün veya ticaret alanına çıkarılan malın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak.
Madde 61/A – (Ek : 3/11/1995 - 4128/5 md.;Değişik:22/6/2004 – 5194/16 md.)
Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında;
a) Marka hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildirimini gerçeğe aykırı olarak yapanlar, marka koruması olan bir eşya veya ambalajı üzerine konulmuş marka koruması olduğunu belirten işareti yetkisi olmadan kaldıranlar, kendisini haksız olarak marka başvurusu veya marka hakkı sahibi olarak gösterenler hakkında, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasına veya ondörtmilyar liradan yirmiyedimilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine,
b) Mevcut olmadığını veya üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde bu Kanun Hükmünde Kararnamenin devir, intikal, rehin ve haciz ile ilgili maddelerinde yazılı haklardan birini veya bu hakla ilgili lisansı başkasına devreden, veren, rehneden, bu haklarla ilgili herhangi bir tasarrufta bulunanlar ile korunan bir marka hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresinin bittiği veya marka hakkının hükümsüzlüğü veya marka korunmasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında; kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticarî evrakına veya ilânlarına, hukuken korunan bir marka hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde işaretler koyan veya bu amaçla ilân ve reklamlarda, bu tarzda yazı, işaret veya ifadeleri kullananlar hakkında, iki yıldan üç yıla kadar hapis cezasına veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine,
c) 61 inci maddede yazılı fiillerden birini işleyenler hakkında, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya
–––––––––––––––––
(1) Bu bend, 14/5/2004 tarihli ve 25462 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Ana.Mah.nin, 2/3/2004 tarihli ve E.:2002/92, K.: 2004/25 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, iptal Kararının doğuracağı hukuksal boşluk kamu düzenini tehdit edici nitelikte görüldüğünden, İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİ kararlaştırılmıştır.
Sayfa
830-1
her ikisine, ayrıca işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerine,
Hükmolunur.
(a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan suçlar, hizmetlerini yaptıkları sırada bir işletmenin çalışanları tarafından doğrudan doğruya veya emir üzerine işlenmişse çalışanlar ve suçun işlenmesine mani olmayan işletme sahibi, müdür veya temsilcisi ve hangi unvan ve sıfatla olursa olsun işletmeyi fiilen yöneten kişi de aynı surette cezalandırılır. Bir tüzel kişinin işleri yürütülürken bu maddede sayılan suçlardan biri işlenirse, tüzel kişi, masraflar ve para cezasından müteselsilen sorumlu olur. Fiile iştirak edenler hakkında olayın mahiyetine göre 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 64, 65, 66 ve 67 nci maddeleri hükümleri uygulanır. Bu maddede sayılan suçlardan dolayı kovuşturma şikâyete bağlıdır.
Bu madde hükümlerinin uygulanmasında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 344 üncü maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendi uygulanmaz. Marka korumasından doğan hakları tecavüze uğrayandan başka, 61 inci maddede sayılanlar dışında kalan suçlarda Enstitü; marka hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildiriminin gerçeğe aykırı olarak yapılması ile korunan bir marka hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresinin bittiği veya herhangi bir sebeple marka hakkının hükümsüzlüğü veya marka korumasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında; kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilânlarına, hukuken korunan bir marka hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde işaretler koyma veya bu amaçla ilân ve reklamlarda bu tarzda yazı, işaret veya ifadelerin kullanılması durumlarında, 8.3.1950 tarihli ve 5590 sayılı Kanun veya 17.7.1964 tarihli ve 507 sayılı Kanuna tâbi kuruluşlar ve tüketici dernekleri de şikâyet hakkına sahiptir. Şikâyetin fiil ve failden haberdar olma tarihinden itibaren iki yıl içinde yapılması gerekir.
Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikâyet, acele işlerden sayılır. Marka hakkı başvurusu veya marka korumasından doğan haklara tecavüz dolayısıyla üretilmesi cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, gereç, cihaz, makine gibi vasıtaların zapt edilmesi veya el konulması veya yok edilmesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 36 ncı maddesi hükmü ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
Marka sahibinin talepleri
Madde 62 – Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi, mahkemeden, aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulması,
b) Tecavüzün giderilmesi ve maddi ve manevi zararın tazmini,
Sayfa
830-2
Sayfa
831
c) (Değişik : 3/11/1995 - 4128/5 md.) Marka hakkına tecavüz dolayısı ile üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, cihaz, makine gibi vasıtalara el koyulması talebi.
d) (c) bendi uyarınca el konulan ürünler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması, (Bu durumda, söz konusu ürünlerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değer, kabul edilen tazminatı aştığı zaman, marka sahibinin fazlayı karşı tarafa ödemesi gerekir.).
e) (Değişik : 3/11/1995 - 4128/5 md.) Marka hakkına tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle bu maddenin (c) bendine göre el koyulan ürünlerin ve araçların üzerlerindeki markaların silinmesi veya marka hakkına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası talebi.
f) Marka hakkına tecavüz eden kişi aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya yayın yoluyla duyurulması.
Hukuk davalarında yetkili mahkeme
Madde 63 – Marka sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgahının olduğu veya suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Davacının Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, yetkili mahkeme, sicilde kayıtlı vekilin iş yerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik kaydı silinmiş ise, Enstitünün merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir.
Üçüncü kişiler tarafından marka başvurusu veya marka sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir. Marka başvurusu veya marka sahibinin Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, ikinci fıkra hükmü uygulanır.
Birden fazla mahkemenin yetkili olduğu durumda, yetkili mahkeme, ilk davanın açıldığı mahkemedir.
Tazminat
Madde 64 – Marka sahibinin izni olmaksızın, marka taklit edilerek üretilen ürünü üreten, satan, dağıtan veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkaran veya bu amaçlar için ithal eden veya ticari amaçla elde bulunduran kişi, hukuka aykırılığı gidermek ve sebep olduğu zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
Taklit markayı herhangi bir şekilde kullanmakta olan kişi, marka sahibinin markanın varlığından ve tecavüzden kendisini haberdar etmesi ve tecavüzü durdurmasını talep etmesi halinde veya kullanmanın kusurlu bir davranış teşkil etmesi halinde, sebep olduğu zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
Tecavüzü kanıtlayan belgeler
Madde 65 – Marka sahibi, markanın kendi izni olmaksızın taklit edilerek kullanılması sonucunda uğramış olduğu zarar miktarının belirlenmesi için tazminat yükümlüsünden markanın kullanılması ile ilgili belgeleri vermesini talep edebilir.
Sayfa
832
Yoksun kalınan kazanç
Madde 66 – Marka sahibinin uğradığı zarar, sadece fiili kaybın değerini değil, ayrıca marka hakkına tecavüz dolayısıyla yoksun kalınan kazancı da kapsar.
Yoksun kalınan kazanç, zarar gören marka sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usulerinden birine göre hesap edilir:
a) Marka hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, marka sahibinin markanın kullanması ile elde edilebileceği muhtemel gelire göre,
b) Marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre,
c) Marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre,
Yoksun kalınan kazancın hasaplanmasında, özellikle markanın ekonomik önemi, marka hakkına tecavüz edildiği anda geçerlilik süresi ve tecavüz sırasında markaya ilişkin lisansların sayısı ve çeşidi gibi etkenler göz önünde tutulur.
Yoksun kalınan kazancın artırımı
Madde 67 – Marka üzerinde tasarruf yetkisi olan kişi, yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, 66 ncı maddenin ikinci fıkrasının (a) veya (b) veya (c) bendlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birini seçmişse; mahkeme, ürünün satışında markanın ekonomik bakımdan önemli bir katkısının bulunduğu kanaatına vardığı takdirde, kazancın hesaplanmasında makul bir payın daha eklenmesine karar verir.
Markanın ilgili ürüne ekonomik bakımdan önemli bir katkısının olduğunun kabul edilebilmesi için, ilgili ürüne olan talebin oluşmasında markanın belirleyici etken olduğunun anlaşılmış olması gerekir.
Markanın itibarı
Madde 68 – Marka hakkına tecavüz eden tarafından markanın kötü veya uygun olmayan bir şekilde kullanılması sonucunda, markanın itibarı zarara uğrarsa, marka sahibi, bu nedenle, ayrıca tazminat isteyebilir.
Dava açılamayacak kişiler
Madde 69 – Marka sahibi, sebep olduğu zarardan dolayı marka sahibine tazminat ödemiş olan kişi tarafından piyasaya sürülmüş ürünleri kullanan kişilere karşı, Kanun Hükmünde Kararnamenin bu bölümünde yer alan davaları açamaz.
Sayfa
833
Zamanaşımı
Madde 70 – Marka hakkına tecavüzden doğan özel hukuka ilişkin taleplerde, zamanaşımı süresi için, Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümleri uygulanır.
Görevli ve yetkili mahkeme
Madde 71 – (Değişik:22/6/2004 – 5194/17 md.)
Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda, görevli mahkeme ihtisas mahkemeleridir. Bu mahkemeler tek hâkimli olarak görev yaparlar. Asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendirileceği ve bu mahkemelerin yargı çevresini, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler.
Enstitünün bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre aldığı bütün kararlara karşı açılacak davalarda ve Enstitünün kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin Enstitü aleyhine açacakları davalarda görevli ve yetkili mahkeme, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerden Ankara ihtisas mahkemeleridir.
Hükmün ilanı
Madde 72 – Dava sonucunda haklı çıkan taraf, haklı bir sebebin veya menfaatının bulunması halinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesini talep etmek hakkına sahiptir.
İlanın şekli ve kapsamı kararda tesbit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
Lisans alanın dava açması ve şartları
Madde 73 – Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, inhisari lisansa sahip olan kişi, üçüncü bir kişi tarafından marka sahibinin marka hakkına tecavüz edilmesi durumunda, marka sahibinin bu Kanun Hükmünde Kararname uyarınca açabileceği davaları, kendi adına açabilir. İnhisarı olmayan lisans sahibi olanların, dava açma hakları yoktur.
Birinci fıkra uyarınca, marka hakkına tecavüz dolayısıyla dava açma hakkı olmayan bir lisans alan, noter vasıtasıyla yapacağı bir bildirimle, gereken davayı açmasını marka sahibinden isteyebilir.
Marka sahibinin, yukarıdaki fıkrada belirtilen talebi kabul etmemesi veya bildirimin alındığı tarihten itibaren üç ay içinde gerekli davanın açılmaması halinde, lisans alan yaptığı bildirimi de ekleyerek, kendi adına dava açabilir.
Sayfa
834
Lisans alan, ciddi bir zarar tehlikesi karşısında ve söz konusu sürenin geçmesinden önce, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.
Üçüncü fıkra uyarınca dava açan lisans alanın, dava açtığını marka sahibine bildirmesi gerekir.
Marka hakkına tecavüzün mevcut olmadığı hakkında dava ve şartları
Madde 74 – Menfaatı olan herkes, marka sahibine karşı dava açarak, fiillerinin marka hakkına tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesini talep edebilir.
Birinci fıkrada belirtilen davanın açılmasından önce, kendisinin Türkiye'de giriştiği veya girişeceği sınai faaliyeti sonucu üretilen ürünlerde kullanacağı markanın, başkasına ait bir marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hakkında, marka sahibinden görüşlerini bildirmesini noter aracılığı ile talep eder.
Bu talebin marka sahibine tebliğinden itibaren bir ay içinde marka sahibinin cevap vermemesi veya verilen cevabın menfaat sahibi kişi tarafından kabul edilmemesi halinde, menfaat sahibi birinci fıkraya göre dava açar.
Birinci fıkrada belirtilen dava, marka hakkına tecavüzden dolayı kendisine karşı dava açılmış bir kişi tarafından açılamaz.
Dava, marka üzerinde hak sahibi bulunan ve Marka Siciline kayıt edilmiş olan bütün hak sahiplerine tebliğ edilir.
Bu maddede belirtilen dava, markanın hükümsüzlüğü davasıyla birlikte de açılabilir.
Delillerin Tesbiti (1)
Madde 75 – Marka hakkına tecavüzü ileri sürmeye yetkili olan kişi, bu haklara tecavüz sayılabilecek olayların tesbitini mahkemeden isteyebilir.
İhtiyati tedbir talebi
Madde 76 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen türde dava açan veya açacak olan kişiler, dava konusu markanın kendi marka haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde Türkiye'de kullanılmakta olduğunu veya kullanılması için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, davanın etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini talep edebilir.
İhtiyati tedbir talebi, dava açılmadan önce veya dava ile birlikte veya daha sonra yapılabilir. İhtiyati tedbir talebi, davadan ayrı olarak incelenir.
–––––––––––––
(1) Bu madde başlığı "Delillerin tesbiti davası” iken, 22/6/2004 tarihli ve 5194 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirlmiştir.
Sayfa
835
İhtiyati tedbirin niteliği
Madde 77 – İhtiyati tedbirler, verilecek hükmün etkinliğini tamamen sağlayacak nitelikte olmalı ve özellikle aşağıda belirtilen tedbirleri kapsamalıdır:
a) Davacının marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulması,
b) Marka hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen şeylere Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi olanlar dahil, bulundukları her yerde el konulması ve bunların saklanması,
c) Herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesi.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması
Madde 78 – Tesbit talepleri ve ihtiyati tedbirlerle ilgili diğer hususlarda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. (1)
Gümrüklerde el koyma
Madde 79 – Hak sahibinin yetkilerine tecavüz oluşturması nedeniyle cezayı gerektiren taklit markalı mallara, ithalat veya ihracaat sırasında hak sahibinin talebi üzerine, gümrük idareleri tarafından ihtiyati tedbir niteliğinde el konulabilir.
El koyma ile ilgili uygulama bu konuda çıkarılacak mevzuatta düzenlenir.
Gümrük İdarelerindeki tedbir, el koyma kararının tebliğinden itibaren on gün içinde esas hakkında ihtisas mahkemesinde dava açılmaz veya mahkemeden tedbir niteliğinde karar alınmazsa idarenin el koyma kararı ortadan kalkar.
DOKUZUNCU KISIM
İŞLEM YETKİSİ OLAN KİŞİLER VE MARKA VEKİLLERİ
İşlem yetkisi olan kişiler
Madde 80 – Aşağıda belirtilen kişiler marka konuları ile ilgili olarak Enstitü nezdinde işlem yapabilir:
a) Gerçek veya tüzel kişiler, Tüzel kişiler, yetkili organları tarafından tayin edilen kişi veya kişilerce temsil edilir.
b) Marka vekilleri.
İkametgahı yurt dışında bulunan kişiler ancak marka vekilleri vasıtasıyla temsil edilir.
Marka vekili tayin edilmesi halinde, tüm işlemler marka vekili vasıtasıyla yapılır. Marka vekiline yapılan tebligat asile yapılmış sayılır.
––––––––––––––––––––
(1)Bu maddede geçen “Tesbit davaları” ibaresi, 22/6/2004 tarihli ve 5194 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle “Tesbit talepleri” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa
836
ONUNCU KISIM
ÜCRETLERİN ÖDENMESİ VE HUKUKİ SONUÇLARI
Ücretlerin ödeme süreleri ve sonuçları
Madde 81 – Yönetmelikte öngörülen marka başvurusu ve tescil edilmiş bir marka ile ilgili ücretler, başvuru sahibi veya marka sahibi veya varsa sicilde kayıtlı vekili tarafından ödenir.
Bir markanın tescil edilmesi ile ilgili işlemler için ödenmesi gereken ücretin, bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen süreler içinde ödenmemesi halinde, marka başvurusu geri çekilmiş kabul edilir.
ONBİRİNCİ KISIM
SON HÜKÜMLER
Yürürlükten kaldırılan hükümler
Madde 82 – (Değişik : 3/11/1995 - 4128/5 md.) 3/3/1965 tarihli ve 551 sayılı Markalar Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
GEÇİCİ HÜKÜMLER
Geçici Madde 1 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış marka başvuruları hakkında, başvuru tarihindeki Kanun hükümleri uygulanır.
Bu Kanun Hükmünde Kararname yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış ve sicile kaydedilmiş devir, intikal ve lisans işlemlerinden dolayı kazanılmış haklar saklı kalmak üzere, bu çeşit işlemlerde meydana gelecek değişiklikler için bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır.
Geçici Madde 2 – Hizmet markalarını fiilen kullananlar, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç oniki ay içinde, söz konusu hizmet markasını kullandıklarını kanıtlayacak resmi belgeleri de eklemek suretiyle hizmet markasının tescilini talep edebilecektir.
Enstitü, oniki aylık süre dolduktan sonra, hizmet markası sahiplerinin taleplerini ilk kullanım tarihlerini de dikkate alarak değerlendirir.
Geçici Madde 3 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanması bakımından, ihtisas mahkemeleri kuruluncaya kadar, asliye ticaret ve asliye ceza mahkemelerinin hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendirileceği ve bu mahkemelerin yargı çevresi Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.
Yürürlük
Madde 83 – Bu Kanun Hükmünde Kararname yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 84 – Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Sayfa
836-1/844-3
556 SAYILI KHK’YE EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun Yürürlüğe
No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler giriş tarihi
___________ ______________________________________________________ __________
4128 — 7/11/1995
5194 5,7,22,42,61/A,71,75,78 26/6/2004
______________________________________________________________________________________
4 Menkul Kıymetler Borsaları Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, KHK Numarası (No) 91
91 Nolu (Sayılı), KHK Menkul Kıymetler Borsaları Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
KHK Numarası (No) 91
MENKUL KIYMETLER BORSALARI HAKKINDA
KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME
Kanun Hük.Kar.nin Tarihi : 3/10/1983 No : 91
Yetki Kanununun Tarihi : 5/4/1983 No : 2810
Yayımlandığı R. G. Tarihi : 6/10/1983 No : 18183
V.Tertip Düsturun Cildi : 22 Sh.: 1247
*
* *
Bu KHK ile ilgili Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan
yönetmelik için "Yönetmelikler Külliyatı" nın kanunlara
göre düzenlenen nümerik fihristine bakınız.
*
* *
BİRİNCİ BÖLÜM
İlk Hükümler
Amaç :
Madde 1 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı, menkul kıymetlerin güven ve istikrar içinde işlem görmesi için menkul kıymetler borsalarının açık, düzenli ve dürüst çalışmasını sağlamak üzere; kuruluş, yönetim, çalışma esasları ve denetlenmelerini düzenlemek suretiyle sermaye piyasasının ekonomik gelişmede etkin bir rol oynamasını sağlamaktır.
Kapsam:
Madde 2 – 1) Türkiye'de kurulmuş ve kurulacak menkul kıymetler borsaları bu
Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabidir.
2) Bu Kanun Hükmünde Kararnamede hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler
uygulanır.
İKİNCİ BÖLÜM
Kuruluş ve Organlara Ait Hükümler
Kuruluş:
Madde 3 – 1) Menkul kıymetler borsaları bu Kanun Hükmünde Kararnamede yazılı esaslar dairesinde menkul kıymetlerin alım ve satımı, fiyatlarının tespit ve ilanı işleriyle yetkili olarak kurulan tüzel kişiliği haiz kamu kurumlarıdır. Menkul kıymetler borsalarının gerekli görülen yerlerde kurulması Sermaye Piyasası Kurulu'nun önerisi üzerine Maliye Bakanlığının iznine tabidir.
2) Menkul Kıymetler Borsaları Sermaye Piyasası Kurulu'nun gözetim ve denetimi altındadır.
3) Menkul Kıymetler Borsalarında, Sermaye Piyasası Kurulu'nun göstereceği adaylar arasında Maliye Bakanı’nca inha edilerek üçlü Kararname ile atanan bir Menkul Kıymetler Borsası Komiseri bulunur. Menkul Kıymetler Borsa Komiserliği, borsadaki faaliyetleri ve Kanun Hükmünde Kararname Hükümleri ve ilgili mevzuata uygun olarak yürümesine nezaret eder. Hisse senetleri ve tahvilleri borsaya kayıtlı anonim şirketlerin yıllık olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarında borsa komiserleri veya tevkil edeceği yetkili hazır bulunabilir.
Sayfa
86
Üyeler:
Madde 4 – 1) Menkul Kıymetler üzerinde borsada işlem yapmalarına Sermaye Piyasası Kurulu'nca izin verilen gerçek ve tüzel kişilere borsa üyeleri denir.
2) Menkul kıymetler borsalarına üye olabilmek için aranacak şart ve nitelikler, bu üyelerin borsa faaliyet türleri ile bu faaliyetlerinde uyacakları kurallara ait yönetmelik Sermaye Piyasası Kurulu'nca hazırlanarak Maliye Bakanlığı'nın önerisi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe girer.
Menkul Kıymetler Borsa Üyeleri Genel Kurulu:
Madde 5 – 1) Menkul kıymetler borsalarının, üyelerden oluşan bir genel kurulu bulunur.
2) Genel kurul her yıl Sermaye Piyasası Kurulu'nun belirleyeceği bir tarihte olağan olarak toplanır. Genel kurul, gerekli hallerde Sermaye Piyasası Kurulu'nun daveti üzerine olağanüstü de toplanır.
3) Genel kurul, borsanın üst karar merciidir. Genel kurul kararları Sermaye Piyasası Kurulu'nun onayı ile veya bu onayın gecikmesi halinde genel kurul kararlarının Sermaye Piyasası Kurulu'na sunulmasını izleyen 30 gün içinde yürürlüğe girer.
Borsa Yönetim Kurulu:
Madde 6 – Menkul Kıymetler Borsalarında, bir başkan ve dört üyeden oluşan beş kişilik bir yönetim kurulu bulunur.
Yönetim Kurulu Başkanı:
Madde 7 – Menkul kıymetler borsaları, yönetim kurulunca alınan kararlar çerçevesinde yönetim kurulu başkanı tarafından idare ve temsil olunur.
Denetim Kurulu:
Madde 8 – Menkul kıymetler borsalarının, hesap ve işemleri genel kurul tarafından seçilen iki denetçi tarafından denetlenir.
Borsanın kuruluş ve organlarına ilişkin yönetmelik:
Madde 9 – Menkul kıymetler borsalarının, genel kurul ve yönetim kurulları ile başkan ve denetçilerinin;
a - Seçilmelerine veya atanmalarına ve görev sürelerine,
b - Görev ve yetkilerine,
c - Sorumluluklarına,
d - Ücretlerine,
İlişkin hususlar ile borsa organı, üye ve görevlilerinin çalışma usul ve esasları Sermaye Piyasası Kurulu'nca hazırlanacak yönetmelikte gösterilir. Bu yönetmelik Maliye Bakanlığı'nın onayı ile Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girer.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Borsa İşlemlerine Ait Hükümler
Borsa Kotuna alma:
Madde 10 – 1) Menkul kıymetler borsalarında işlem görecek menkul kıymetlerin borsa kotuna alınması ile ilgili esaslara ait yönetmelik Sermaye Piyasası
Sayfa
87
Kurulu'nca hazırlanarak Maliye Bakanlığı'nın önerisi üzerine Bakanlar Kurulu'nca yürürlüğe konulur.
2) Genel ve katma bütçeli idareler ile mahalli idareler ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri tarafından çıkarılacak menkul kıymetlerin Maliye Bakanlığı'nın talebi üzerine borsa kotuna alınması zorunludur.
3) Yabancı menkul kıymetlerin borsa kotuna alınması Maliye Bakanlığı'nın iznine tabidir.
Borsa işlemlerinin tabi olacağı esaslar:
Madde 11 – 1) Menkul kıymetler borsalarındaki alım - satım işlemlerine ilişkin kurallar, Borsa Yönetim Kurulu’nca bir yönetmelikle tesbit olunur. Bu yönetmelik Sermaye Piyasası Kurulu'nun onayı ile yürürlüğe girer. Sermaye Piyasası Kurulu, bu yönetmeliği onaylamadan önce gerekli gördüklerinin değiştirilmesini talep edebilir.
2) Menkul kıymetlerin, borsada alım - satımının geçici olarak durdurulması, borsa kotundan çıkarılması, kotasyon ücretleri ile kurtaj tarifesinin tesbitine ilişkin ve borsadaki alım - satım işlemlerinin etkin bir biçimde yürütülmesini sağlıyacak sair esaslar Sermaye Piyasası Kurulu'nca çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.
3) Birden fazla menkul kıymet borsasının faaliyette bulunduğu hallerde, bu borsalar arasındaki ilişkilerin tanzimi ile menkul kıymetlerin günlük fiyatlarının oluşmasına ilişkin bilgilerin ilan esas ve şekilleri de yukarıdaki yönetmelikte yer alır.
Teminat:
Madde 12 – Borsa üyeleri, borsa işlemleri sırasında kasıtlı olarak ilgililere verebilecekleri zararlara karşılık olmak üzere T.C.Merkez Bankasına veya Maliye Bakanlığınca belirlenecek bir kamu bankasında Borsa Yönetim Kurulu adına nakden veya Devlet Tahvili ya da teminat mektubu şeklinde teminat yatırmak zorundadırlar.
Yatırılacak teminatın miktarı ile bu teminatlardan ödeme yapılmasının esasları Sermaye Piyasası Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.
İhtilaflar:
Madde 13 – Borsa üyeleri arasındaki borsa işlemlerinden doğan ihtilafların hal mercii Borsa Yönetim Kurullarıdır. Borsa Yönetim Kurullarının kararlarına karşı Sermaye Piyasası Kurulu'na itirazda bulunabilir . Sermaye Piyasası Kurulu'nun bu ihtilaflar konusundaki kararları nihaidir.
Borsa üyeleri ile müşterileri arasındaki ihtilaflar için de Borsa Yönetim Kurullarına başvurulabilir. Bu tür ihtilaflar için tarafların yargı mercilerine başvurma hakları saklıdır.
Borsaların geçici kapatılması:
Madde 14 – Menkul kıymetler borsalarında olağandışı menfi gelişmelerin olması halinde, borsaların geçici olarak kapatılmasına karar verilebilir.
Borsaların üç güne kadar geçici olarak kapatılmasına karar almak Borsa Yönetim Kurulu Başkanı'na aittir.
Borsa Yönetim Kurulunun talebi üzerine borsaların onbeş güne kadar geçici olarak kapatılmasına Sermaye Piyasası Kurulu, Sermaye Piyasası Kurulu'nun talebi üzerine bir aya kadar geçici olarak kapatılmasına karar almak Maliye Bakanının yetkisindedir.
Borsaların bir aydan fazla süre ile geçici olarak kapatılmasına karar vermeye, Maliye Bakanlığı'nın önerisi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Sayfa
88
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Mali Hükümler
Bütçe:
Madde 15 – Menkul kıymetler borsaları özel bütçe ile idare olunur. Bütçe yılı takvim yılıdır.
Menkul kıymet borsalarının bütçeleri Sermaye Piyasası Kurulu'nun onayı ile kesinleşir.
Borsa binalarının satın alınması, kiralanması ve teçhizi için gereken yatırım harcamalarının finansmanına ait esaslar Maliye Bakanlığı'nca kararlaştırılır.
Gelirler:
Madde 16 – Menkul kıymetler borsalarının gelirleri;
1 - Borsa üyelerinden tahsil olunacak giriş aidatı,
2 - Borsa üyelerinden tahsil olunacak yıllık aidatlar,
3 - Menkul kıymetlerin kotasyon ücretleri,
4 - Borsa işlemlerinin tescil ücretleri,
5 - Disiplin cezası nedeniyle tahsil olunan paralar,
6 - Kurtaj ücretlerinden borsa yönetimine ödenecek paylar,
7 - Borsa Yönetim Kurulu'nca belirlenecek sair aidat, ücret ve tarife payları,
8 - Sair gelir ve bağışlar,
dır.
Gelir miktar ve oranlarının belirlenmesi:
Madde 17 – Yukarıda 16 ncı maddede belirtilen gelir kalemlerinin miktar ve oranları ile bunların tahsil zamanı ve şekilleri Borsa Yönetim Kurulunca tesbit olunur. Bunlar Sermaye Piyasası Kurulu'nun onayı ile yürürlüğe girer. 16 ncı maddenin 8 inci fıkrasında belirtilen gelir ve bağışlar bu hükmün dışındadır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Disiplin ve Ceza Hükümleri
Disiplin cezaları:
Madde 18 – 1) Borsada düzeni ve dürüstlüğü bozan ve borsa işlerine hile karıştıran borsa işlerinin açık,düzenli ve dürüst yürütülmesi için alınan kararlara uymayanlar hakkında fiilin mahiyet ve önemine göre;
a - Uyarı
b - Kınama
c - Beşyüzbin liraya kadar para cezası
d - Borsa üyeliğinden geçici veya sürekli çıkarma cezalarından birini veya birkaçını birlikte vermeye Borsa yönetim Kurulları yetkilidir.
2) Cezayı gerektiren fiiller üyeler veya bunların yetkili temsilcileri tarafından menfaat sağlamak amacıyla yapılmışsa 1 inci fıkranın (c) bendindeki para cezası beşyüzbin liradan az olmamak üzere temin edilen menfaatin üç katıdır.
Hapis cezası:
Madde 19 – 1) Bu Kanun Hükmünde Kararname ile bu Kanun Hükmünde Kararnameye dayanılarak çıkarılacak yönetmelik hükümlerine aykırı hareket eden borsa üyelerinin ve bunların yetkili temsilcilerinin;
a - Borsanın açık, düzenli ve dürüst çalışmasını engelledikleri veya borsa işlemlerine hile karıştırdıkları hallerde Borsa Yönetim Kurulu'nun önerisi üzerine
Sayfa
89
Sermaye Piyasası Kurulu Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunulması için Maliye Bakanlığı'na başvurur.
b - Yukarıdaki fıkra uyarınca yaptıkları işlemler nedeniyle zarara uğrayan müşterilerinin kanuni yollara başvurma hakları saklıdır.
2) Bu suçları işleyenler hakkında Mahkemelerce 2 yıla kadar hapis cezası verilebilir.
Muhakeme usulü:
Madde 20 – 19 uncu maddeye göre açılan davalarına, Asliye Ceza Mahkemelerinde ve Meşhud - Suçların Takibi Hakkında 3005 sayılı Kanunun 1 inci maddesindeki yer ve 4 üncü maddesindeki zaman kaydına bakılmaksızın suçüstü hükümlerine göre bakılır.
ALTINCI BÖLÜM
Son HÜkÜmler
Kambiyo borsaları:
Madde 21 – Menkul kıymetler borsalarıyla birlikte veya ayrı olarak faaliyet göstermek üzere Kambiyo Borsaları kurmaya ve bu borsaların çalışma esaslarını tespite Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Denetim:
Madde 22 – Menkul kıymetler borsalarının her türlü işlem, hesap,kayıt ve defterleri, Maliye Bakanlığı denetim elamanlarınca her halükarda denetlenebilir. Borsalar,defter, belge ve kayıtlarını Maliye Bakanlığı denetim elemanlarına ibraz etmekle yükümlüdürler.
Yönetmelikler:
Madde 23 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 4,9,10,11 ve 12 nci maddelerinde belirtilen yönetmelikler Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde çıkarılır.
Yürürlük:
Madde 24 – 1) 16/5/1929 tarih ve 1447 sayılı Menkul Kıymetler ve Kambiyo Borsaları Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
2)Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin,
a) 9, 11 ve 12 nci maddelerinde belirtilen yönetmelikler ile 4 ve 10 uncu maddelerinde belirtilen Bakanlar Kurulu Kararlarının yürürlüğe girmesi ile birlikte,
b) Beşinci bölümü hükümleri Kararnamenin kanunlaştığı tarihte,
yürürlüğe girer.
3) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin V inci bölümü dışındaki hükümleri yürürlüğe girinceye kadar, 26 ncı maddesinin 2/10/1981 tarih ve 2529 sayılı Kanunla değişik hükümleri hariç olmak üzere 16/5/1929 tarih ve 1447 sayılı Menkul Kıymetler ve Kambiyo Borsaları Kanununun ve buna ilişkin 19/6/1929 tarih ve 8172 sayılı nizamnamenin uygulanmasına devam olunur.
Yürütme:
Madde 25 – Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
_________________________________________________________________________
5 Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, KHK Numarası (No) 90
90 Nolu (Sayılı), KHK Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
KHK Numarası (No) 90
ÖDÜNÇ PARA VERME İŞLERİ HAKKINDA KANUN
HÜKMÜNDE KARARNAME
Kanun Hük.Kar.nın Tarihi : 30/9/1983 No : 90
Yetki Kanununun Tarihi : 5/4/1983 No : 2810
Yayımlandığı R. G. Tarihi : 6/10/1983 No : 18183
V. Tertip DÜsturun Cildi : 22 Sh.: 1244
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
Amaç:
Madde 1 – (Değişik: 21/6/1994 - KHK - 545/1 md.)
Bu Kanun Hükmündeki Kararnamenin amacı, faiz veya her ne ad altında olursa olsun bir ivaz karşılığı veya ipotek almak suretiyle sürekli olarak ödünç para verme işleriyle uğraşan gerçek kişilerin ve finansman şirketleri ile faktoring şirketlerinin faaliyetlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesidir.
Kapsam:
Madde 2 – (Değişik: 21/6/1994 - KHK - 545/2 md.)
İkrazatçılar, finansman şirketleri ve faktöring şirketleri bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabidir.
Bankalar, sigorta şirketleri ve özel kanunlarına göre ödünç para vermeye yetkili kılınan kuruluşlar ile tüzel kişilerin doğrudan veya ortak veya iştirakleri vasıtasıyla dolaylı olarak ortaklık ilişkisi içinde bulundukları diğer tüzel kişilere ödünç para vermeleri ve Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca yapılan işlemler hakkında bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanmaz.
Tanımlar:
Madde 3 – (Değişik: 21/6/1994 - KHK - 545/3 md.)
Bu Kanun Hükmünde Karanamede geçen;
a) İkrazatçı: Devamlı ve mutad meslek halinde, faiz veya her ne ad altında olursa olsun bir ivaz karşılığı veya ipotek almak suretiyle,ödünç para verme işleriyle uğraşan veya ödünç para verme işlerine aracılık eden ve kendilerine faaliyet izni verilen gerçek kişileri,
b) Finansman Şirketi:Devamlı ve mutad iştigal konusu olarak her türlü mal ve hizmet alımını kredilendirmek üzere ödünç para veren tüketici kredi şirketlerini,
c) Faktöring Şirketi:Mal ve hizmet satışlarından doğmuş veya doğacak alacakları temellük ederek tahsilini üstlenen,bu alacaklara karşılık ödemelerde bulunarak, finansman sağlayan şirketleri,
d) Bakanlık: Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanlığı,
e) Müsteşarlık: Hazine Müsteşarlığını,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Faaliyet Esasları
I-İkrazatçılarla İlgili Hükümler (1)
Faaliyet Kapsamı (2)
Madde 4 – (Değişik: 21/6/1994 - KHK - 545/4 md.)
İkrazatçılar, ikrazatçılık faaliyeti dışında hiç bir iş yapamayacakları gibi mevduat veya her ne ad altında olursa olsun bir ivaz karşılığı para toplayamazlar. İkrazatçılar her ne ad al-
——————————
(1) Bu alt bölüm başlığı,21/6/1994 tarih ve 545 sayılı KHK'nin 4 üncü maddesiyle eklenmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Madde başlıkları,21/6/1994 tarih ve 545 sayılı KHK ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa
82
tında olursa olsun tahvil ve benzeri borçlanmaya yönelik sermaye piyasası aracı ihraç edemezler; 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu çerçevesinde sermaye piyasası faaliyetinde bulunamazlar.
İkrazatçıların faaliyetlerini sürdürmek amacıyla bankalar dahil her türlü kaynaktan borçlanmaları ve bu fonları ödünç para verme işlerinde kullanmaları, bankaların da bu kişilere ödünç para verme işleriile ilgili olarak kredi açmaları veya bunların borçlarını teminen teminat mektubu vermeleri yasaktır.
Faaliyet izni (2)
Madde 5 – (Değişik: 21/6/1994 - KHK - 545/5 md.)
İkrazatçılıkla uğraşacak gerçek kişiler bir beyanname ile Müsteşarlıktan faaliyet izni almak zorundadırlar.
Beyannamenin kapsamı ve örneği Müsteşarlık tarafından tespit olunur.
Faaliyet izin belgesi ile verdikleri beyannamenin tasdikli bir örneğini alan ikrazatçılar, izin tarihini takiben 30 gün içinde Ticaret Siciline başvurarak bu izni tescil ve ilan ettirirler.
İkrazatçılık Yapamayacak Kişiler (2)
Madde 6 – (Değişik: 21/6/1994 - KHK - 545/6 md.)
Aşağıdaki gerçek kişilere izin belgesi verilmez:
a) 35 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ek ve değişiklikleri uyarınca haklarında tasfiye kararı alınanlar,
b) Müflisler veya konkordato talep edenler,
c) Vergi kaçakçılığı veya vergi kaçakçılığına teşebbüs suçlarından dolayı hüküm giyenler,
d) Ağır hapis veya 5 yıldan fazla hapis yahut zimmet,ihtilas,irtikap,rüşvet, hırsızlık,dolandırıcılık,sahtecilik,inancı kötüye kullanma,dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlardan mahkum olan gerçek kişiler.
Faaliyet İzninin İptali (1)
Madde 7 – (Değişik: 21/6/1994 - KHK - 545/7 md.)
Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 4 üncü maddesindeki yasaklara aykırı hareket edenlerin faaliyet izinleri iptal edilir. Bu kişilere yeniden faaliyet izni verilmez
Aleniyet (1)
Madde 8 – (Değişik: 21/6/1994 - KHK - 545/8 md.)
İkrazatçılar, kendilerine verilen izin belgesi ile tasdikli beyanname örneğini işyerlerinde halkın görebileceği bir yere asmak zorundadırlar.
Tefecilik Sayılan İşlemler (1)
Madde 9 – (Değişik: 21/6/1994 - KHK - 545/9 md.)
Bu Kanun Hükmünde Kararname uyarınca ikrazatçılık yapmak üzere izin alınmadan, faiz veya her ne ad altında olursa olsun, bir ivaz karşılığı veya ipotek almak suretiyle, ödünç para verme işlemlerinin yapılması veya bu işlerin meslek ittihaz edilmesi ve Kanun Hükmünde Kararname uyarınca alınan ikrazatçılık izni iptal edildiği halde ödünç para verme işlerine devam edilmesi, tefecilik sayılır.
Tefecilik yaptığı mahkemece sabit görülenlerin işyerleri, Valiliklerce kapatılır.
Ödünç Sözleşmesi (1)
Madde 10 – (Değişik: 21/6/1994 - KHK - 545/10 md.)
Bu Kanun Hükmünde Kararnameye göre izin verilen ikrazatçıların ödünç para vermelerine dair sözleşmeler yazılı olarak yapılmadığı takdirde geçersiz sayılır.
Yazılı ödünç sözleşmesi iki nüsha olarak düzenlenir, bir nüshası ödünç alanlara verilir, diğer nüsha ise ikrazatçılar tarafından saklanır.
Müsteşarlık, ödünç sözleşmesinde bulunması gereken hususları tespite yetkilidir.
Ödünç sözleşmeleri, müteselsil sıra numarası taşır ve Maliye Bakanlığınca kabul edilen matbaalarda bastırılır.
——————————
(1) Madde başlıkları, 21/6/1994 tarih ve 545 sayılı KHK ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa
83
Defter ve Kayıtlar (1)
Madde 11 – (Değişik: 21/6/1994 - KHK - 545/11 md.)
Müsteşarlık, ikrazatçıların kayıtlarının sağlıklı bir şekilde izlenmesini teminen, Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanununun tutulmasını zorunlu kıldığı defterlerin yanısıra başka yardımcı defter tutulmasını veya belge düzenlenmesini zorunlu hale getirmeye ve bu defter ve belgelerle ilgili usul ve esasları tesbite yetkilidir.
II- Finansman Şirketleri ve Faktoring Şirketlerinin Faaliyetleri(1)
Kuruluş ve Faaliyet Şartları (2)(4)
Madde 12 – (Değişik: 21/6/1994 - KHK - 545/12 md.)
Finansman şirketleri ile faktoring şirketleri Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun ön izni ile kurulurlar. Bu şerketlerin;
a) Anonim şirket olmaları,
b) Sermayelerinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunca belirlenen miktardan az olmaması,
c) Sermayelerinin % 10 ve daha fazlasına sahip ortakları ile, yönetim kurulu üyeleri, genel müdürleri, genel müdür yardımcıları ve 1 inci derece imza yetkililerinin, 6 ncı madde hükümlerine aykırılık teşkil etmeyecek şartları taşımaları,
gerekir.
Finansman şirketleri ile faktoring şirketleri, kuruluşlarının ticaret siciline tescili tarihinden itibaren en geç 180 gün içinde faaliyet izni almak için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna başvururlar. Süresi içinde başvurmayanlara izin verilmez.
Düzenleme Yetkisi (1)(4)
Madde 13 – (Değişik: 21/6/1994 - KHK - 545/13 md.)
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, (...) (3) finansman şirketleri ile faktoring şirketlerinin kuruluş ve faaliyetleri ile ilgili usul ve esasları düzenlemeye yetkilidir.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, (...) (3) bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre faaliyette bulunacak faktoring ve finansman şirketlerinin uygulayacakları faiz oranları ile alacakları diğer masraf ve gelirlerinin azami oranlarını tespite veya serbest bırakmaya yetkilidir.
Finansman şirketleri ile faktoring şirketleri;
a) Ana faaliyet konuları dışında başka işle iştigal edemezler,
b) Teminat mektubu veremezler,
c) Mevduat veya her ne ad altında olursa olsun biri ivaz karşılığı para toplayamazlar. Sermaye Piyasası Kanuna göre menkul kıymet ihracı ile uluslararası piyasalardan ödünç para alınması bu hükmün dışındadır.
Finansman şirketleri ve faktoring şirketlerinin anasözleşme değişikliklerine izin verilebilmesi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulundan uygun görüşünün alınmasına bağlıdır.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu bu Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulamasını izlemek amacıyla, faktoring şirketleri ve finansman şirketlerinden belirleyeceği esaslar ve örneklere uygun olarak cetvel rapor ve mali tablolar istemeye, mali bünyeleri ve kaynaklarının kullanımı ile ilgili standart rasyoları, bu rasyolar ile mali tabloların gerekli görüldüğü takdirde yayımlanmasına ilişkin usul ve esasları, (...) (3) tesbite yetkilidir. İlgili kişi ve kuruluşlar bu cetvel, rapor ve mali tabloları Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna tevdi etmek ve tesbit edilecek rasyolara uymak zorundadırlar.
İkrazatçılar da birinci ve ikinci fıkra hükümlerine tabidir.
——————————
(1) Bu alt bölüm başlığı, 21/6/1994 tarih ve 545 sayılı KHK'nin 12 nci maddesiyle eklenmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Madde başlıkları, 21/6/1994 tarih ve 545 sayılı KHK ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(3) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Kanunun 168 inci maddesiyle; 13 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında yer alan "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının görüşünü alarak" ibaresi ile beşinci fıkrasında yer alan "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın da görüşlerini alarak" ibareleri madde metninden çıkarılmıştır.
(4) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Kanunun 168 inci maddesiyle; bu maddelerde yer alan "Müsteşarlık" ibareleri "Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu" şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa
Sayfa
84
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Diğer Hükümler
Denetleme:
Madde 14 – (Değişik: 21/6/1994 - KHK - 545/14 md.)
(Değişik birinci fıkra: 19/10/2005 - 5411/168 md.)Bu Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi finansman şirketleri ve faktoring şirketlerinin faaliyetleri Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, ikrazatçıların faaliyetleri ise Müsteşarlıkça denetlenir.
Maliye Bakanlığı da, bu Kanun Hükmünde Kararnameye tabi gerçek ve tüzel kileri her halükarda denetleme yetkisini haizdir.
Bu Kanun Hükmünde Kararnameye tabi gerçek ve tüzel kişiler, denetim elemanlarınca istenecek her türlü bilgiyi vermek, defter ve belgelerini ibraz etmek ve incelemelere hazır tutmak zorundadırlar.
(Değişik dördüncü fıkra: 19/10/2005 - 5411/168 md.) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu finansman şirketleri ve faktoring şirketlerinden, Hazine Müsteşarlığı ise ikrazatçılardan her türlü bilgi ve belgeyi talep edebilir.
Para ve hapis cezaları:
Madde 15 – 1) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 12, 13 ve 14 üncü maddelerinde yazılı yükümlülük ve sorumlulukları yerine getirmeyenler 100.000 liradan 500.000 liraya kadar ağır para cezasına çarptırılırlar.
2) 1’inci fıkra hükmü dışında kalan hallerde, tefeciler 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıyla birlikte 50 bin liradan az olmamak kaydıyla, sağladıkları menfaatlerin 5 katı ağır para cezasıyle cezalandırılır.
3) Bu suçların tekrarı halinde cezalar 3 katına çıkarılarak hükmolunur.
4) Yukarıda 1, 2 ve 3'üncü fıkralardaki cezalar :
a - Gerçek kişi ikrazatçıların kendilerine,
b - Tüzel kişi ikrazatçıların ortaklarına,
c - Yukarıda (a) ve (b) fıkralarında yer alan ikrazatçıların işlerini fiilen idare etme ve imzalarıyle o teşekkülü bağlayıcı işlem yapmaya yetkili müdür veya memurlarından cezayı gerektiren fiili işlemiş veya buna iştirak etmiş veya buna emir vermiş olanlara,
uygulanır.
5) Bakanlar Kurulu, bu maddede yazılı parasal miktarları, 1983 yılı temel olmak üzere, Ticaret Bakanlığınca yayımlanan toptan eşya fiyatları indeksinin gerektirdiği sınırları aşmamak kaydıyla artırmaya yetkilidir.
Kaldırılan hükümler:
Madde 16 – 2279 sayılı ödünç Para Verme İşleri Kanunu ile ek ve değişiklikleri yürürlükten kaldırılmıştır.
Geçici Madde 1 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte 11/9/1981 gün ve 2520 sayılı Kanuna göre ödünç para verme işleriyle uğraşmaya yetkili kılınanlar, bu Kanun Hükmünde Kararnameye göre izin alıncaya kadar faaliyetlerine devam ederler. Ancak bunların bu Kanun hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde izin almak için başvurmaları zorunludur.
Geçici Madde 2 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinde 2279 sayılı ödünç Para Verme işleri Kanununun 9 uncu maddesine dayanarak Bakanlar Kurulunca alınmış kararlardan yürürlükte bulunanlar 28/6/1983 gün ve 70 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 37 ve 40 ıncı maddeleri uyarınca yeni bir karar alınmadıkça yürürlükte kalır.
Yürürlük :
Madde 17 – Bu Kanun HükmündeKararnamenin;
1) 15 inci maddesi dışındaki hükümleri, yayımı tarihinde,
2) 15 inci maddesi Kararnamenin kanunlaştığı tarihte yürürlüğe girer.
3. 15 inci madde yürürlüğe girinceye kadar 2279 sayılı Kanunun suç saydığı fiiller hakkında, bu Kanunun 17 nci maddesinde yazılı hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
Yürütme:
Madde 18 – Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Sayfa
84-1
30/9/1983 TARİH VE 90 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEYE İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER
1) 21/6/1994 tarih ve 545 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici Maddeleri:
Geçici Madde 1 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamede yapılması öngörülen düzenlemelere ilişkin yönetmelikler 6 ay içinde hazırlanarak yürürlüğe konulur.
Geçici Madde 2 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, kendilerine ikrazatçılık faaliyeti izni verilmiş olanlar, Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç 90 gün içinde, Müsteşarlığa başvurarak faaliyet izni almak zorundadırlar.
Geçici Madde 3 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinden önce kurulmuş bulunan faktoring şirketleri, durumlarını Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinden itibaren 1 yıl içinde bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine intibak ettirmedikleri takdirde, faktoring işlemi yapamazlar.
Sayfa
84-2
Sayfa
84-3
90 SAYILI KHK'YE EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN KHK'NİN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun Yürürlüğe
No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler giriş tarihi
__________ ______________________________________________________ ___________
545 – 27/6/1994
5411 12,13,14 1/1/2006
__________________________________________________________________________________
6 Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, KHK Numarası (No) 551
551 Nolu (Sayılı), KHK - Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
KHK Numarası (No) 551
PATENT HAKLARININ KORUNMASI HAKKINDA
KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME
Kanun Hükmünde Kar.nin Tarihi : 24.6.1995, No : 551
Yetki Kanununun Tarihi : 8/6/1995, No : 4113
Yayımlandığı R.G. Tarihi : 27/6/1995, No : 22326
V.Tertip Düsturun Cildi : 34 Sh :
BİRİNCİ KISIM
BAŞLANGIÇ HÜKÜMLERİ
BİRİNCİ BÖLÜM
AMAÇ, KAPSAM, KORUMADAN YARARLANACAK KİŞİLER VE TANIMLAR
Amaç ve Kapsam
Madde 1 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı, buluş yapma faaliyetini özendirmek, buluşların sanayiye uygulanması ile teknik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleştirilmesini sağlamak için buluşlara patent veya faydalı model belgesi vererek korumaktır.
Bu Kanun Hükmünde Kararname, sınai hakkın tesisine uygun buluşlara patent veya faydalı model belgesi verilerek bunların korunması ile ilgili esasları, kuralları ve şartları kapsar.
Korumadan Yararlanacak Kişiler
Madde 2 – Bu Kanun Hükmünde Kararname ile sağlanan korumadan Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ikametgahı olan veya sınai veya ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler veya Paris Anlaşması hükümleri dahilinde başvuru hakkına sahip kişiler yararlanır.
Bu maddenin birinci fıkrası hükmü kapsamı dışında kalmasına rağmen, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere kanunen veya fiilen patent ve/veya faydalı model belgesi koruması tanıyan devletlerin uyruğundaki gerçek veya tüzel kişilerde, karşılıklılık ilkesi uyarınca Türkiye'de patent ve/veya faydalı model belgesi korumasından yararlanır.
Tanımlar
Madde 3 – Bu Kanun Hükmünde Kararname anlamında "Enstitü", 544 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan Türk Patent Enstitüsü'dür.
Bu Kanun Hükmünde Kararname anlamında "Paris Anlaşması", Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair 20 Mart 1883 tarihli Mukavele'dir.
Milletlerarası Anlaşmaların Öncelikle Uygulanması
Madde 4 – Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşma hükümlerinin bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinden daha elverişli olması halinde 2 nci maddede belirtilen kişiler, elverişli hükümlerin uygulanmasını talep etme hakkına sahiptir.
İKİNCİ BÖLÜM
PATENT VERİLEBİLİRLİK ŞARTLARI
Patent Verilerek Korunacak Buluşlar
Madde 5 – Yeni tekniğin bilinen durumunu aşan ve sanayiye uygulanabilir olan buluşlar, patent verilerek korunur.
Sayfa
726
Patent Verilemeyecek Konular ve Buluşlar
Madde 6 – Aşağıda sayılanlar buluş niteliğinde olmadıkları için bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamı dışında kalır:
a - Keşifler, bilimsel teoriler, matematik metotları;
b - Zihni, ticari ve oyun faaliyetlerine ilişkin plan, usul ve kurallar;
c - Edebiyat ve sanat eserleri, bilim eserleri, estetik niteliği olan yaratmalar, bilgisayar yazılımları;
d - Bilginin derlenmesi, düzenlenmesi, sunulması ve iletilmesi ile ilgili teknik yönü bulunmayan usuller;
e - İnsan veya hayvan vücuduna uygulanacak cerrahi ve tedavi usulleri ile insan, hayvan vücudu ile ilgili teşhis usulleri.
Bu maddenin birinci fıkrasının (e) bendindeki hüküm bu usullerin herhangi birinde kullanılan terkip ve maddeler ile bunların üretim usullerine uygulanmaz.
Bu maddenin birinci fıkrasında sayılanlar için münhasıran koruma talep edilmesi halinde patent verilmez.
Aşağıda belirtilen buluşlar patent verilerek korunmaz:
a - Konusu kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olan buluşlar.
b - Bitki veya hayvan türleri veya önemli ölçüde biyolojik esaslara dayanan bitki veya hayvan yetiştirilmesi usulleri.
Yenilik
Madde 7 – Tekniğin bilinen durumuna dahil olmayan buluş yenidir.
Tekniğin bilinen durumu, patent başvurusunun yapıldığı tarihten önce, buluş konusunda dünyanın herhangi bir yerinde toplumca erişilebilir yazılı veya sözlü tanıtım, kullanım veya bir başka yolla açıklanan bilgilerden oluşur.
Patent başvurusu tarihinde veya bu tarihten sonra yayınlanmış olan ve patent başvurusu tarihinden önceki tarihli Türk patent ve faydalı model belgesi başvurularının yayınlanan ilk metinleri tekniğin bilinen durumuna dahildir.
Buluşa Patent Verilmesini Etkilemeyen Açıklamalar
Madde 8 – Bir buluşa patent verilmesini etkileyecek nitelikte olmakla birlikte, başvuru tarihinden önceki oniki ay içinde veya rüçhan hakkı talep edilmiş ise rüçhan hakkı tarihinden önceki oniki ay içinde ve aşağıda sayılan durumlarda açıklama yapılmış olması buluşa patent verilmesini etkilemez.
a - Açıklamanın buluş sahibi tarafından yapılmış olması;
b - Açıklamanın bir merci tarafından yapılmış olması ve bu merci tarafından açıklanan bilginin;
1 – Buluş sahibinin bir başka başvurusunda yer alması ve söz konusu başvurunun bir merci tarafından açıklanmaması gerektiği halde açıklanması;
2 – Buluş sahibinden doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bilgiyi edinmiş olan bir üçüncü kişi tarafından, buluş sahibinin bilgisi veya izni olmadan yapılan bir başvuruda yer alması veya;
c - Açıklamanın buluş sahibinden doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bilgi elde eden bir üçüncü kişi tarafından yapılmış olması.
Bu maddenin birinci fıkrasına göre, başvurunun yapıldığı tarihte patent almaya hak kazanmış her kişi "buluş sahibi" sayılır.
Bu maddenin birinci fıkrasının uygulanmasından doğan sonuçlar, bir süre ile sınırlı değildir ve her zaman ileri sürülebilir.
Bu maddenin birinci fıkrasının uygulanmasında, bu fıkranın uygulanması gerektiğini ileri süren taraf, şartların gerçekleştiğini veya gerçekleşmesinin beklendiğini ispatla yükümlüdür.
Tekniğin Bilinen Durumunun Aşılması
Madde 9 – Buluş, ilgili olduğu teknik alandaki bir uzman tarafından, tekniğin bilinen durumundan aşikar bir şekilde çıkarılamayan bir faaliyet sonucu gerçekleşmiş ise, tekniğin bilinen durumunun aşıldığı kabul edilir.
Sayfa
727
Sanayiye Uygulanabilir Olma
Madde 10 – Buluş, tarım dahil sanayinin herhangi bir dalında üretilebilir veya kullanılabilir nitelikte ise, sanayiye uygulanabilir olduğu kabul edilir.
İKİNCİ KISIM
PATENT İSTEME HAKKI
HAKKIN GASBI VE BULUŞ YAPANIN BELİRTİLMESİ
Patent İsteme Hakkı
Madde 11 – Patent isteme hakkı, buluşu yapana veya onun haleflerine ait olup, başkalarına devri mümkündür.
Buluş birden çok kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmişse, patent isteme hakkı, taraflar başka türlü kararlaştırmamışsa, bunlara müştereken ait olur.
Aynı buluş birbirinden bağımsız birden çok kişi tarafından aynı zamanda gerçekleştirilmişse, patent isteme hakkı, daha önce başvuru yapana veya diğerine göre rüçhan hakkı olana aittir.
Patent almak için ilk başvuran kişi, aksi sabit oluncaya kadar, patent isteme hakkının sahibidir.
Patent İsteme Hakkının Gasbı
Madde 12 – Patentin verilmesi işlemleri sırasında, patent isteme hakkının gerçek sahibi olduğunu, 11 inci maddenin birinci fıkrası hükmüne göre, iddia eden kişi, başvuru sahibinin hak sahipliğine karşı, 129 uncu madde hükmüne göre, dava açabilir. Patent isteme hakkının başvuru sahibine ait olmadığı Enstitü nezdinde iddia edilemez. Dava sonucunda hak sahipliği iddiasının davacı lehine sonuçlanması halinde, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde, hak sahibi aşağıdaki hususlardan birinin yapılmasını talep edebilir:
a - Gasbın söz konusu olduğu dava konusu önceki patent başvurusunun kendi başvurusu olarak kabul edilmesini ve işlem görmesini isteyebilir.
b - Aynı rüçhan hakkından yararlanarak aynı buluş için yeni bir patent başvurusu yapabilir. Bu başvuru ilk başvurunun tarihi itibariyle işlem görür. Bu durumda, gasbın söz konusu olduğu başvuru hükümsüz kalır.
c - Gasbın söz konusu olduğu başvurunun red edilmesini talep edebilir.
Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 45 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, bu maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre yapılacak her yeni başvuru için uygulanır.
Birinci fıkra hükmüne göre patent isteme hakkını belirlemek için açılan davanın sonuçlanmasına kadar başvuru, davacının rızası olmadan geri alınamaz. Davacının talebi red edilmişse başvurunun ilanından kararın kesinleşme tarihine kadar; talep kabul edilmişse kararın kesinleşme tarihinden itibaren üç aylık bir süre ile patentin verilmesi işlemleri mahkeme tarafından ertelenir.
Patentin Gasbı
Madde 13 – 11 inci maddenin birinci fıkrası hükmüne göre patent gerçek hak sahibinden başkasına verilmişse, gerçek hak sahibi olduğunu iddia eden kişi, patentten doğan diğer hak ve talepleri saklı kalmak şartıyla patentin kendisine devir edilmesini talep ve dava edebilir.
Patent üzerinde sadece kısmi bir hakkın iddia edilmesi halinde, bu maddenin birinci fıkrası hükmüne göre müşterek bir hak sahipliği tanınması talep ve dava edilebilir.
Bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen talep ve dava hakları patentin ilanı tarihinden itibaren iki yıl içinde ve kötü niyet halinde, patentin koruma süresinin bitimine kadar kullanılabilir.
İlgilinin talebi üzerine üçüncü kişilere karşı hüküm ve sonuç doğurmak üzere, bu madde hükmüne göre açılan dava ve davada ileri sürülen talepler, dava sonunda verilen kesin hüküm veya açılan davayı herhangi bir şekilde sona erdiren bütün diğer haller Patent Sicili'ne kayıt edilir.
Gasbın Sona Erdirilmesinin Sonuçları
Madde 14 – 13 üncü madde hükmüne göre patente ilişkin hak sahipliğinin değişmesi halinde, bu değişikliğin Patent Sicili'ne kayıt edilmesi ile birlikte, üçüncü kişilerin o patentle ilgili lisans ve tanınan diğer hakları sona erer.
Sayfa
728
Bu maddenin birinci fıkrası hükmüne göre gerçek patent sahibinin Patent Sicili'ne kayıt tarihinden önce; sonradan gerçek patent sahibi olmadığı anlaşılan kişi veya onunla davadan önce dava konusu patentle ilgili lisans anlaşması yapan, eğer buluşu kullanmaya başlamışsa veya kullanma için ciddi hazırlıklara girmiş bulunuyorsa, gerçek patent sahibi veya sahiplerinden inhisari olmayan bir lisans verilmesini talep edebilir.
Bu talebin yapılması için öngörülen süre, önceden sicilde patent sahibi olarak görünen kişi için iki ay ve lisans alan için dört aydır. Bu süreler gerçek patent sahibinin sicile kayıt edildiğinin Enstitü tarafından ilgililere tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar.
Bu maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre verilecek lisans, makul süre ve koşullar ile verilir. Bu süre ve koşulların saptanmasında zorunlu lisansın verilmesine ilişkin hükümler kıyasen uygulanır.
Patent sahibi veya lisans alan patenti kullanıma başladığı veya kullanım için ciddi hazırlıklar yaptığı sırada kötü niyetli ise, bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkrası hükümleri uygulanmaz.
Buluş Yapanın Belirtilmesi
Madde 15 – Buluşu yapanın adı patentte belirtilir. Buluşu yapanın başvuru sahibi veya patent sahibinden buluşu yapan olarak tanınmasını ve adının patentte belirtilmesini isteme hakkı vardır.
ÜÇÜNCÜ KISIM
ÇALIŞANLARIN BULUŞLARI
BİRİNCİ BÖLÜM
ÖZEL HUKUK İLİŞKİSİ İÇİNDE OLAN İŞÇİLERİN İŞÇİ BULUŞLARI
İşçi Buluşu Kavramı
Madde 16 – Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre işçi buluşları patent veya faydalı model belgesi ile korunabilir nitelikte olan buluşlardır.
Teknik iyileştirme teklifleri, patent veya faydalı model belgesi ile korunabilir nitelikte değildir.
Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre işçi, bir özel hukuk sözleşmesi veya benzeri bir hukuk ilişkisi gereği, başkasının hizmetinde olan ve bu hizmet ilişkisini işverenin gösterdiği belli bir işle ilgili olarak kişisel bir bağımlılık içinde ona karşı yerine getirmekle yükümlü olan kişidir. Ücretsiz olarak ve belirli bir süreye bağlı olmaksızın hizmet gören stajyerler ve pratik yapan öğrenciler de,bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre işçi sayılır.
Hizmet Buluşu ve Serbest Buluş Kavramları
Madde 17 – Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre işçi buluşları; hizmet buluşları ve serbest buluşlar olarak nitelendirilir.
Hizmet buluşları, işçinin bir işletme veya kamu idaresinde yükümlü olduğu faaliyeti gereği gerçekleştirdiği veya işletmenin veya kamu idaresinin büyük ölçüde deneyim ve çalışmalarına dayanan, işçinin iş ilişkisi sırasında yaptığı buluşlardır.
İkinci fıkrada sayılan hizmet buluşlarının dışında kalan buluşlar, serbest işçi buluşları olarak kabul edilir. Serbest işçi buluşları 31 inci ve 32 nci madde hükümlerine tabidir.
Hizmet Buluşları ve Bildirim Yükümlülüğü
Madde 18 – İşçi bir hizmet buluşu yaptığında, bu buluşunu yazılı olarak ve geçiktirmeksizin işverene bildirmekle yükümlüdür. Buluş birden çok işçi tarafından gerçekleştirilmişse, bu bildirim birlikte yapılabilir. İşveren, kendisine ulaşan bildirimin tebellüğ tarihini bildirimde bulunan kişi veya kişilere geçikmeksizin ve yazılı olarak bildirir.
İşçi, teknik problemi, çözümünü ve hizmet buluşunu nasıl gerçekleştirmiş olduğunu bildirimde açıklamak zorundadır. Buluşun daha iyi açıklanması bakımından varsa resmini de işverene verir.
İşçi,yararlanmış olduğu işletme deneyim ve çalışmalarını, varsa diğer çalışanların katkılarını ve bu katkıların şeklini, yaptığı işle ilgili olarak aldığı talimatları ve söz konusu katkılar yanında kendisinin katkı payını da belirtir.
Sayfa
729
İşveren bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde, bildirimin hangi hususlarda düzeltilmesi gerektiğini işçiye bildirir. İşverenin söz konusu bildirimin düzeltilmesi konusunda iki ay içinde talep yapmaması halinde, bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen bildirim, şartlara uygun olmasa dahi geçerli sayılır.
İşçinin Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen şekilde bildirimde bulunabilmesi için, işveren gereken yardımı göstermek zorundadır.
İşverenin Buluşa İlişkin Hakkı
Madde 19 – İşveren, hizmet buluşu ile ilgili olarak tam veya kısmi hak talep edebilir.
İşveren talebini yazılı olarak işçiye bildirmek zorundadır. Bu talep, işçinin bildiriminin işverene ulaştığı tarihten itibaren dört ay içinde yapılır.
Talebin Hüküm ve Sonuçları
Madde 20 – İşveren hizmet buluşuna ilişkin tam hak talebinde bulunması halinde bununla ilgili bildirimin işçiye ulaşması ile buluş üzerindeki tüm haklar işverene geçmiş olur.
İşverenin hizmet buluşuna ilişkin kısmi hak talep etmesi halinde, işveren, kısmi hakka dayanarak buluşu kullanabilir. Ancak bu kullanma,işçinin buluşunu değerlendirmesini önemli ölçüde güçleştiriyorsa,işçi,buluşa ilişkin hakkın iki ay içinde tamamen devir alınmasını veya kendisi için serbest bırakılmasını isteyebilir.
İşverenin hizmet buluşuna ilişkin talepte bulunmasından önce, işçinin buluş üzerinde yapmış olduğu tasarruflar, işverenin haklarını ihlal ettiği ölçüde işverene karşı geçersiz sayılır.
Hizmet Buluşunun Serbest Buluş Niteliği Kazanması
Madde 21 – Hizmet buluşu aşağıdaki hallerde serbest buluş niteliği kazanır.
a - İşveren hizmet buluşunu yazılı olarak serbest bırakmışsa;
b - İşveren buluşa yönelik kısmi bir hak talebinde bulunursa;
c - İşveren, işçinin 18 inci maddeye göre yaptığı bildirimin kendisine ulaşmasından itibaren dört ay içinde veya 20 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca yapılan teklifin ulaşmasından itibaren iki ay içinde cevap vermemişse.
Bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi hükümlerine göre buluşun serbest hale gelmesi, işverenin 20 nci maddenin ikinci fıkrasındaki kullanma hakkına zarar vermez.
İşçi, serbest buluş niteliği kazanmış hizmet buluşu konusunda,31 inci ve 32 nci madde hükümlerine tabi olmaksızın,dilediği şekilde tasarrufta bulunabilir.
Tam Hak Talebinde Bedel
Madde 22 – İşveren hizmet buluşu üzerinde tam hak talep ederse; işçinin kendisine uygun bir bedelin ödenmesini işverenden isteme hakkı doğar.
Bedelin hesaplanmasında hizmet buluşunun ekonomik değerlendirilebilirliği, işçinin işletmedeki görevi ve işletmenin buluşun gerçekleştirilmesindeki payı özellikle gözönünde tutulur.
Kısmi Hak Talebinde Bedel
Madde 23 – Hizmet buluşu üzerinde kısmi hak talep eden işveren buluştan yararlanmakta ise, işçi uygun bir bedelin kendisine ödenmesini isteyebilir. Bu bedelin hesaplanmasında 22 nci maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.
İşveren,hizmet buluşuna ilişkin talepte bulunduktan sonra buluşun korunmaya değer olmadığını ileri sürerek bedelin ödenmesinden kaçınamaz. Ancak, buluşun korunabilir olmadığı konusunda Enstitü tarafından veya Enstitü aleyhine açılan bir dava sonucunda mahkemenin karar vermesi halinde işçi bedel talebinde bulunamaz. İşçinin bedel talebi,buluşun korunabilirliğine ilişkin kararın kesinleşmesine kadar ileri sürülebilir.
Bedelin Yönetmelikle Düzenlenmesi ve Tahkim Usulü
Madde 24 – İşçi buluşları ile ilgili bedel tarifesi ve uyuşmazlık halinde izlenecek tahkim usulü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından, işveren ve işçilerin en yüksek mesleki kuruluşlarının görüşleri alındıktan sonra bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.
Bedelin Belirlenme Şekli
Madde 25 – İşverenin hizmet buluşuna ilişkin kısmi veya tam hak talebinde bulunmasını takiben bedelin miktar ve ödeme şekli 24 üncü maddede sözü edilen Yönetmelikteki hükümlere göre taraflarca tesbit edilir.
Sayfa
730
Taraflar, Yönetmelikteki hükümlere göre bedel tespiti ve ödenme şeklinin üzerinde otuz gün içinde anlaşamazlarsa uyuşmazlık tahkim suretiyle altmış gün içinde çözümlenir.
Tahkim kararı taraflar için bağlayıcılık ifade eder.
Hizmet buluşu birden çok işçi tarafından birlikte gerçekleştirilmişse, bedel ve ödeme şekli herbiri için ayrı ayrı yukarıdaki usulle saptanır.
Hizmet sözleşmesinde varsa bu konuda işçi lehine olan hükümler uygulanır.
İşverenin Ülke İçinde Patent Verilmesi İçin Başvuru Yükümü
Madde 26 – İşveren, kendisine bildirimi yapılan bir hizmet buluşu için patent verilmesi amacıyla Enstitü'ye başvuruda bulunma hakkına sahip olup, başvuruyu yapmakla da yükümlüdür. Ancak buluşun faydalı model belgesi ile korunmasının amaca daha uygun olduğu durumlarda, işveren patent almaya uygun bir hizmet buluşu için geçikmeksizin faydalı model belgesi verilmesini istemekle yükümlüdür.
İşverenin hizmet buluşu için başvuru yükümlülüğü, aşağıda belirtilen hallerde ortadan kalkar:
a - Hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanmışsa;
b - İşçi buluşu için başvuru yapılmamasına rıza göstermişse;
c - İşletme sırlarının korunması başvuru yapmamayı gerektiriyorsa.
İşveren tam hak talebinde bulunmuş olduğu hizmet buluşu için başvuruda bulunmaz ve işçinin belirleyeceği süre içinde de buşvuruyu yapmazsa, işçi, işveren adına ve hesabına, hizmet buluşu için Enstitü'ye başvurabilir.
Hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanmışsa, işçi, bizzat başvuru yapma hakkına sahiptir. İşverenin, hizmet buluşu için önceden başvuruda bulunmuş olması halinde, başvurudan doğan haklar buluşun serbest bırakılmasıyla işçiye geçer.
Hizmet Buluşu İçin Yabancı Ülkede Başvuru
Madde 27 – İşveren, hizmet buluşu için tam hak talebinde bulunmuş ise söz konusu buluşun yabancı bir ülkede de korunması için başvuruda bulunabilir.
İşveren, işçinin talebi üzerine, patent almak istemediği yabancı ülkeler için buluşu serbest bırakmak ve bu ülkelerde işçiye patent almak için talep yapma imkanını sağlamakla yükümlüdür. Buluşun serbest bırakılması, milletlerarası anlaşmalara göre tanınan rüçhan hakkı süresinin geçirilmemesi açısından, makul bir süre içinde yapılır.
İşveren, işçinin yabancı ülkelerde patent alabilmesi amacıyla buluşu serbest bırakırken sözü edilen ülkelerde uygun bir ücret karşılığında buluşu kullanabilmek için, inhisari olmayan nitelikte bir kullanım hakkını saklı tutmak ve yine o ülkelerde, saklı tuttuğu hakkından doğan menfaatlerine zarar gelmemesini talep etmek hakkına sahiptir.
Patent Hakkının Kazanılması Sırasında Tarafların Hak ve Yükümlülükleri
Madde 28 – İşveren, hizmet buluşuna patent verilmesi için yaptığı başvuru ve eklerinin suretlerini işçiye vermek ve işçinin talebi üzerine inceleme sırasındaki gelişmeleri ona bildirmekle yükümlüdür.
İşçi, patent alınabilmesi için gerekli bilgileri işverene bildirmek ve gerekli yardımı yapmakla yükümlüdür.
Patent Başvurusu veya Patent Hakkından Doğan Ödevler
Madde 29 – İşveren, işçinin hizmet buluşu nedeniyle talep ettiği bedeli ödemeden önce patent verilmesi için yaptığı başvuruyu takip etmek istemez veya patent hakkının korunmasından vazgeçmek isterse, durumu işçiye bildirmekle yükümlüdür. İşçinin talebi üzerine işveren, masrafları işçiye ait olmak üzere patent hakkını veya patent alınması ve korunması için gerekli olan belgeleri işçiye devir etmek zorundadır. İşçi, bu konuda kendisine yapılan bildirime, bu bildirimin ulaşması tarihinden itibaren üç ay içinde cevap vermezse, işveren patent başvurusu veya patentten doğan haklardan vazgeçebilir.
İşveren birinci fıkrada belirtilen bildirimle birlikte hizmet buluşundan inhisari nitelikte olmayan yararlanma hakkını uyğun bir bedel karşılığında saklı tutabilir.
Sayfa
731
Patent Başvurusu Yapmaktan Kaçınma
Madde 30 – İşletme menfaatları gerektiriyorsa işveren, kendisine bildirimi yapılan ve hukuken korunabilir olduğuna inandığı buluşlar için patent başvurusu yapmaktan kaçınarak onları gizli tutabilir.
Bu maddenin birinci fıkrasında sözü edilen bir buluş için işverenin ödemesi gereken bedelin hesaplanmasında, buluşun patent alınmamasından kaynaklanan işçi aleyhine muhtemel ekonomik kayıplar gözönünde tutulur.
Serbest Buluşlar ve Bildirim Yükümlülüğü
Madde 31 – İşçi, bir iş akdi ilişkisi içinde iken serbest bir buluş yaptığı takdirde, durumu geciktirmeden işverene bildirmekle yükümlüdür. Bildirimde: buluş ve gerekiyorsa buluşun gerçekleştirilme şekli hakkında bilgi vermek suretiyle, işverenin buluşun gerçek bir serbest buluş sayılıp sayılmayacağı konusunda bir kanaata varabilmesi sağlanır.
İşveren kendisine yapılan bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde, yazılı bir bildirim ile buluşun serbest bir buluş olmadığı yolunda itirazda bulunmazsa, sonradan hizmet buluşu olduğu iddiasını ileri süremez.
Serbest işçi buluşunun işverenin iş alanı içinde değerlendirilebilir olmadığı aşikar bir şekilde belli ise, işçinin bildirim yükümlülüğü yoktur.
Teklifte Bulunma Yükümlülüğü
Madde 32 – Serbest buluş işletmenin ilgili olduğu iş alanına girmekteyse veya işletme söz konusu buluşun ilgili olduğu alanda faaliyette bulunmak için ciddi hazırlıklar içindeyse: işçi, serbest buluşunu iş ilişkisini sürdürmekte olduğu sırada başka bir şekilde değerlendirmeye başlamadan önce, uygun şartlar altında buluşundan tam hak tanımaksızın yararlanma imkanıvermek için işverene teklif yapmakla yükümlüdür. İşçi, bu konudaki teklifini 31 inci maddeninbirinci fıkrası hükmüne göre yapacağı bildirimin içinde de yapabilir.
İşveren, teklifin kendisine ulaştığı tarihten itibaren üç ay içinde cevap vermezse, bu konudaki öncelik hakkını kayıp eder.
İşveren, yukarıdaki fıkrada belirtilen süre içinde kendisine yapılan teklifi kabul eder ve öngörülmüş şartları uygun bulmazsa, şartlar tarafların talebi üzerine mahkemece tespit edilir.
İşçi veya işverenin, bedelin ve diğer sözleşme şartlarının belirlenmesinde esas aldıkları noktalarda, sonradan önemli değişikliklerin ortaya çıkması halinde, mahkemeden sözleşmenin yeni şartlara uydurulmasını talep hakları vardır.
Teknik İyileştirme Teklifleri
Madde 33 – Bu Kanun hükmünde Kararname hükümlerine göre, patent veya faydalı model belgesi ile korunamayacak nitelikte olan teknik iyileştirme tekliflerinin işçi tarafından yazılı olarak işverene bildirilmesi ile bunlardan yararlanma karşılığında, işveren işçiye uygun bir bedel ödemekle yükümlü olur. Hizmet buluşlarında, bildirim yükümlülüğü ile ilgili 18 inci madde ile bedelin hesaplanması ile ilgili 22 nci ve 25 inci maddelerin hükümleri burada da kıyasen uygulanır.
Teknik iyileştirme teklifleri ile ilgili diğer konular ferdi ve toplu iş sözleşmeleriyle düzenlenir.
İKİNCİ BÖLÜM
ÇALIŞANLARIN BULUŞLARI İLE İLGİLİ GENEL HÜKÜMLER
İşçilerle İlgili Hükümlerin Emredici Niteliği
Madde 34 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin işçilerle ilgili hükümleri işçilerin aleyhine olacak şekilde değiştirilemez. Tarafların işçi buluşlarına ilişkin sözleşme yapma serbestliği; hizmet buluşlarında patent verilmesi için yapılacak başvurudan sonra, serbest buluşlar ile teknik iyileştirme teklifleri ise, işçinin işverene yapacağı bildirim yükümünden sonra başlar.
Hakkaniyete Uygunluk Şartı
Madde 35 – Hizmet buluşları, serbest buluşlar ve teknik iyileştirme teklifleri konusunda işveren ile işçi arasında yapılan sözleşmeler, işçi buluşlarıyla ilgili emredici hükümlere aykırı
Sayfa
732
olmasa dahi, önemli ölçüde hakkaniyetle bağdaşmıyorsa geçersiz sayılır. Aynı kural belirlenen bedel için de geçerlidir.
Sözleşmenin veya belirlenmiş olan bedelin hakkaniyete aykırı olduğu hakkındaki itirazların, iş akdi ilişkisinin bitme tarihinden itibaren, en geç altı ay içinde yazılı olarak bildirmemiş olması halinde, hakkaniyete aykırılık iddiasında bulunulamaz.
Sır Tutma Yükümlülüğü
Madde 36 – İşveren, işçinin haklı menfaatlarının devamı süresince kendisine bildirimi yapılan veya haberdar edilen bir buluşa ilişkin bilgileri gizli tutmakla yükümlüdür.
İşçi, hizmet buluşunu serbest buluş niteliğini kazanmadığı sürece gizli tutmakla yükümlüdür.
Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre bir buluştan haberi olan işçi ve işveren dışındaki kişiler de, buluşu başkalarına açıklayamaz ve buluş konusundan yararlanamaz.
Yükümlülüklerin Etkisi
Madde 37 – Buluşun serbest bırakılmasından başka sonuçlar doğmadıkça, işçi ve işveren arasındaki iş ilişkisinden doğan genel yükümlülükler, işçi buluşları ve teknik iyileştirme teklifleriyle ilgili hükümlerden etkilenmez.
İşçi buluşları ve teknik iyileştirme tekliflerine ilişkin hükümlerden doğan hak ve yükümlülükler, iş akdi ilişkisinin sona ermiş olmasından etkilenmez.
İşçinin Önalım Hakkı
Madde 38 – İşveren iflas eder ve iflas idaresi de buluşu işletmeden ayrı devir etmek isterse, işçinin yapmış olduğu ve işverenin de tam hak talebinde bulunduğu buluşu, işçinin öncelikle alma hakkı vardır.
İşçi buluşlarından veya teknik iyileştirme tekliflerinden doğan bedel alacağı imtiyazlı alacaklardandır. İflas idaresi bu nitelikteki birden çok bedel alacağını bunlar arasında garameden dağıtır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
KAMU HİZMETİ GÖREN KURUMLARDA ÇALIŞANLARIN BULUŞLARI
Memurların Buluş ve Teknik İyileştirme Teklifleri
Madde 39 – Özel hukuk ilişkisine tabi olarak çalışan işçilerin buluş ve teknik iyileştirme teklifleri için uygulanan hükümler, kabul edilmiş özel düzenlemeler mahfuz kalmak şartıyla, genel, katma, özel bütçeli kamu kuruluşları ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile bağlı ortaklıklarında çalışan memurların buluş ve teknik iyileştirme teklifleri için de uygulanır.
Silahlı Kuvvetler Mensuplarının Buluşları
Madde 40 – Silahlı Kuvvetler mensuplarının buluş ve teknik iyileştirme teklifleri hakkında memurların buluş ve teknik iyileştirme tekliflerine ilişkin hükümler uygulanır.
Üniversite Mensuplarının Buluşları
Madde 41 – 39 uncu ve 40 ıncı madde hükümlerinden farklı olarak,Üniversitelere bağlı fakülte ve yüksek okullarda bilimsel çalışma yapmakta olan öğretim elemanlarının yaptığı buluşlar,serbest buluş sayılır.
Bu buluşlar hakkında 31 inci, 32 nci ve 34 üncü madde hükümleri uygulanmaz. Öğretim elemanı sıfatı,Yüksek Öğretim Kanunu hükümlerine göre belirlenir.
Öğretim kurumu buluşla sonuçlanan araştırmalar için özel olarak belli araç ve gereçleri sağlamak suretiyle harcamalarda bulunmuşsa, öğretim elemanları öğretim kurumuna buluşun değerlendirildiğini yazı ile bildirmek ve talep halinde buluşun ne şekilde değerlendirildiği ve elde edilen kazanç miktarı hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. Öğretim kurumu, kendisine yapılan yazılı bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde elde edilen kazançtan uygun bir miktarın verilmesini talep edebilir. Ancak, talep edilecek miktar kurum tarafından yapılan harcamaları aşamaz.
Sayfa
733
DÖRDÜNCÜ KISIM
PATENTİN VERİLMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
PATENT BAŞVURUSU VE ŞARTLARI
Patent Başvurusu ve Ekleri
Madde 42 – Buluşlara patent verilebilmesi için, Yönetmelikte şekli ve kapsamı belirlenen ve aşağıda belirtilen unsurlar ile başvuruda bulunmak şarttır:
a - Başvuru dilekçesi;
b - Buluş konusunu açıklayan tarifname;
c - Patentle korunması istenilen buluşun unsur veya unsurlarını kapsayan istem veya istemler;
d - Tarifnamede, istem veya istemlerde atıf yapılan resimler;
e - Özet;
f - Başvuru ücretinin ödendiğini gösterir belge.
Bir patent veya patent başvurusu ile ilgili olarak, 121 inci maddeye göre yapılacak ek patent başvurusunda, söz konusu patentin veya patent başvurusunun numarası belirtilir.
Bir patent başvurusunun geçerliliği için, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin öngördüğü başvuru ücretinin,başvuru ile birlikte veya başvuru tarihinden itibaren herhangi bir bildirime gerek olmadan en geç yedi gün içinde ödenmesi şarttır. Başvuru ücretinin bu süre içinde ödenmemesi halinde, başvuru geri alınmış kabul edilir.
Bir patent başvurusu ile birlikte veya daha sonra Enstitü'ye verilecek her türlü belge,bu Kanun Hükmünde Kararnameye ilişkin yönetmelikte yazılı hususları kapsar.
Tarifname ve istem veya istemler, başvuru sırasında İngilizce veya Fransızca veya Almanca dillerinden biri ile verilebilir. Bunların Türkçeye çevrilmesi ve Enstitü'ye veya onun yetkili kıldığı makama verilmesi için, her hangi bir bildirime gerek olmaksızın, bir aylık süre tanınır. Bu işlem için Yönetmelikte yazılı ücret ödenir.
Başvuru Tarihinin Kesinleşmesi
Madde 43 – Patent başvurusu tarihi. Yönetmelikte şekli ve kapsamı yazılı olan ve aşağıda belirtilen unsurların Enstitü'ye veya onun yetkili kıldığı makama verildiği tarih, saat ve dakika itibariyle kesinleşir:
a - Bu Kanun Hükmünde Kararnamede ve yönetmelikte öngörülen şekli şartlara uymasa dahi, başvuru dilekçesi. Türkçe veya 42 nci maddede belirtilen yabancı dillerden biri ile yazılmış tarifname, istem veya istemler;
b - Tarifnamede, istem veya istemlerde atıf yapılan resimler.
Patent başvurusunun incelenmesi sırasında, Patent verilmesi istenilen buluş konusunun ilk başvurudaki kapsamın dışına çıkacak şekilde kısmen veya tamamen değiştirilmesi halinde, başvuru tarihi değişiklik ile ilgili başvurunun yapıldığı tarihtir. (1)
Buluşu Yapanın Başvuruda Belirtilmesi Zorunluluğu
Madde 44 – Başvuruda buluşu yapan belirtilir. Eğer başvuruda bulunan, buluşu yapan değilse veya buluşu yapan birden çok kişi ise, başvuruda bulunan kişinin, buluşu yapan veya yapanlardan patent isteme hakkını ne şekilde elde ettiği, başvuruda açıklanır.
Buluşu yapanın belirtilmemesi veya patent isteme hakkının ne şekilde elde edildiğinin açıklanmaması halinde, başvurunun incelenmesi işlemi başlatılmaz.
Buluşun Bütünlüğü
Madde 45 – Patent başvurusu, sadece bir tek buluşu veya genel nitelikte bir ana buluş fikri etrafında gerçekleştirilmiş olan ve birbirlerine bu ana buluş fikri ile bağlı birden çok buluşu içerir.
——————————
(1) Bu fıkrada yeralan "buluş konusunun kısmen veya tamamen" ibaresi yerine, 3/11/1995 tarih ve 4128 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle "buluş konusunun ilk başvurudaki kapsamın dışına çıkacak şekilde kısmen veya tamamen" ibaresi getirilmiş olup, metne işlenmiştir.
Sayfa
734
Bu maddenin birinci fıkrası hükmüne uygun olmayan başvurular. Yönetmelikte belirtilen hükümlere uygun olarak başvurulara ayrılır.
İlk başvuru konusunun kapsamı içinde kalmak kaydı ile, ayrılan her başvuru için başvuru tarihi, ilk başvurunun tarihidir. İlk başvuruda rüçhan hakkı talep edilmişse, ilk başvurunun rüçhan hak veya hakları ayrılan her başvuruya da tanınır.
Tarifnamenin Açıklığı
Madde 46 – Tarifname buluş konusunun ilgili olduğu teknik alanda uzman olan bir kişi tarafından buluşun uygulanabilmesini sağlayacak nitelikte açık ve yeterli yazılır.
Eğer, buluş, mikrobiyolojik bir usulle ilgili ise ve ilişkin olduğu mikroorganizma ilgilenenler tarafından ulaşılabilir değilse, tarifnamenin bu maddenin birinci fıkrası hükmüne uygun sayılabilmesi için aşağıdaki şartlar gerekir:
a - Mikroorganizmanın özellikleri ile ilgili bilgilerin tarifnamede yer alması;
b - Başvuru sahibi tarafından en geç başvuru tarihine kadar, Milletlerarası Anlaşmalara uygun olarak kurulmuş ve yetkili tevdi merciine bir mikroorganizma kültürünün verilmesi.
Tevdi mercii 55 inci maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre ilanda belirtilir.
Patent İstemleri
Madde 47 – Başvuru bir veya birden çok istemi içerir.
İstem veya istemler buluşun korunması istenilen unsurlarını tanımlar. Her istem açık ve öz olmalıdır. İstem veya istemlerin dayanağı tarifnamedir. İstem veya istemler tarifnamede tanımlanan buluşun kapsamını aşamaz. İstem veya istemler Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yazılır.
Başvuru sahibi, istem veya istemleri Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yazabileceği gibi, bir başka şekilde de yazabilir.
Özet
Madde 48 – Özet sadece teknik bilgi verme amacına hizmet eder,başka amaçlar için kullanılamaz.
Özet, özellikle korumanın alanının belirlenmesinde ve tekniğin bilinen durumunun sınırlarının çizilmesinde kullanılamaz. Enstitü,üçüncü kişilerin daha iyi bilgi edinmesi bakımından, gerekli gördüğü zaman özette değişiklik yapabilir. Bu durumda yapılan değişiklik başvuru sahibine bildirilir.
Milletlerarası Anlaşmalara Dayanan Başvurulardan Doğan Rüçhan Hakları
Madde 49 – Paris Anlaşması'na dahil ülkelerden birine mensup veya bu ülkelerden birine mensup olmamakla birlikte onlardan birinde ikametgahı veya işler durumda bir ticari müessesesi bulunan gerçek veya tüzel kişiler, bu ülkelerin herhangi birinde bir patentin veya faydalı model belgesinin verilmesi için yetkili mercilere yaptıkları başvuru tarihinden itibaren,oniki ay süreyle patent veya faydalı model belgesi almak için Türkiye'de başvuru yapma konusunda, rüçhan hakkından yararlanır.
Bu maddenin birinci fıkrasında yazılı oniki aylık süre içinde kullanılmayan rüçhan hakları düşer.
Rüçhan hakkına dayanılarak bu maddenin birinci fıkrasında yazılı süre içinde başvuru yapıldığı takdirde, rüçhan hakkına konu olan patent veya faydalı model belgesi için,rüçhan hakkının doğduğu tarihten itibaren üçüncü kişiler tarafından yapılacak başvurular ve bunlara verilecek patent veya faydalı model belgesi hükümsüzdür.
2 nci maddenin ikinci fıkrasında yazılı karşılıklılık uygulamasından yararlanan ülkeler uyruğu gerçek veya tüzel kişiler, bu madde hükmüne göre rüçhan hakkından yararlanma hakkına sahiptir.
Paris Anlaşması'na taraf bir ülke uyruğu bir gerçek veya tüzel kişi, Paris Anlaşması'na taraf olmayan bir ülkede,patent verilmesi için geçerli bir başvuru yapmış ise,bu madde hükmüne göre,söz konusu başvurunun rüçhan hakkından yararlanır.
Sayfa
735
Rüçhan hakkı patent veya faydalı model belgesi başvurusunun yapıldığı gün itibariyle hüküm ifade eder.
Sergilerde Teşhir Hakkından Doğan Rüçhan Hakları
Madde 50 – Türkiye'de açılan milli ve milletlerarası sergilerde veya Paris Anlaşması'na taraf ülkelerde açılan resmi veya resmi olarak tanınan sergilerde, patent veya faydalı model belgesi konusunu kapsayan ürününü teşhir eden,49 uncu maddenin birinci fıkrasında yazılı gerçek veya tüzel kişiler,sergideki teşhir tarihinden itibaren oniki ay içinde,Türkiye'de patent veya faydalı model belgesi almak için başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından yararlanır.
Patent veya faydalı model belgesinin konusunu kapsayan ürün, serginin resmi açılış tarihinden önce,sergi yerine görünür şekilde konulmuşsa,bu durumda süre, ürünün sergi yerine konulduğu tarihten itibaren başlar.49 uncu maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.
Bu maddenin birinci fıkrasında yazılı sergilerden Türkiye'de açılacak olanların yetkili mercileri,patent veya faydalı model belgesi konusu ürünlerini sergide teşhir edenlere, teşhir ettikleri patent veya faydalı model belgesi konusunu kapsayan ürünü,sarih ve eksiksiz bir şekilde gösteren;arkadan,önden,yandan ve alttan resimleyen,en az dört fotografı içeren ve ürünün çeşidi ile bu ürünün sergide görünür şekilde konulduğu tarihi ve resmi açılış tarihini gösterir bir belge verir.
Yabancı ülkelerde teşhir edilen ürüne ait,patent veya faydalı model belgesinin rüçhan hakkından yararlanılması için,serginin açıldığı ülkenin yetkili merciinden alınacak,üçüncü fıkrada yazılı hususları ihtiva eden bir belgenin ibrazı şarttır.
Başvurusu yapılmış veya verilmiş bir patent veya faydalı model belgesine dayanan ürünün Türkiye'de açılan sergilerde teşhirine ve sergi bittikten sonra ülkesine iadesine engel olunamaz.
Bir sergide teşhir edilmiş,aynı veya benzeri patent veya faydalı model belgesi konusu olan ürün hakkında birden fazla başvuru yapılmışsa,bu ürünü sergiye ilk koyan kişi veya ürünün sergiye aynı zamanda konulması ve teşhir olunması halinde, ilk başvuruda bulunan kişi,rüçhan hakkından yararlanır.
Rüçhan Hakkının Hükmü
Madde 51 – 49 uncu ve 50 nci madde hükümlerine göre rüçhan hakkının hüküm ve sonuçları,rüçhan hakkının talep edildiği başvurunun tarihi itibariyle doğar.
Rüçhan Hakkının Talep Edilmesi ve Belgelendirilmesi
Madde 52 – Başvuru sahibi,yararlanmak istediği rüçhan hakkını başvuru ile birlikte veya başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde talep eder. Bununla ilgili rüçhan hakkı belgesini, patent başvurusu tarihinden itibaren üç ay içerisinde vermediği takdirde rüçhan hakkından yararlanma talebi yapılmamış sayılır.
Yabancı ülkelerde patent verilmesi için yapılan bir başvurunun farklı ülkelerde yapılmış olmasına bakılmaksızın birden çok rüçhan hakkı talebinde bulunabilir.
Bir patent başvurusunda birden çok rüçhan hakkı talep edilebilir.Bu durumda, süre talep edilen rüçhan haklarından en önceki tarihli olandan başlar. Bir veya birden çok rüçhan hakkı talebinde bulunulmuşsa rüçhan hakkı sadece rüçhan hakkının doğduğu başvuru veya başvuruların ihtiva ettiği unsurları kapsar.
Rüçhan hakkı talep edilen bir patent başvurusunda,buluşun bazı unsurları rüçhan hakkının doğduğu patent başvurusunun istem veya istemlerinde talep edilmemiş olsa dahi,rüçhan hakkının doğduğu patent başvurusu tarifnamesinde açık ve şüpheye yer vermeyecek şekilde yer almış ise,rüçhan hakkı söz konusu istem veya istemler için de kabul edilir.
Sayfa
736
İKİNCİ BÖLÜM
BAŞVURUNUN İNCELENMESİ
Başvurunun Geri Çevrilmesi
Madde 53 – 43 üncü madde şartlarının yerine getirilmesi ile başvuru tarihi kesinleşir. 43 üncü madde şartlarının yerine getirilmediği veya başvuru ücretinin yedi gün içinde ödenmediği veya 42 nci maddede belirtilen yabancı dillerden biri ile verilen tarifname ve istem veya istemlerin Türkçe çevirilerinin bir ay içinde verilmediği tesbit edilirse, Enstitü başvuruyu geri çevirir ve geri çevirme kararını ilgilisine bildirir.(1)
Başvurunun Şekli Şartlara Uygunluk Açısından İncelenmesi
Madde 54 – Başvuru tarihinin kesinleşmesinden sonra, Enstitü başvurunun 42 inci ila 52 inci maddelerde belirtilen ve Yönetmelikte öngörülen şekli şartlara uygunluğunu inceler.
Tarifname, istem veya istemler ve resimlerin, patent verilebilirlik şartları açısından yeterli olup olmadığı konusu bu incelemenin kapsamı dışındadır. Enstitü, başvuru konusunun bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ncı ve 10 uncu maddelerine göre patent verilerek korunamayacak konular ve buluşlar kapsamına girip girmediğini ve sanayiye uygulanabilir olup olmadığını inceler. Ancak, başvuru konusu buluş, açık ve şüpheye yer vermeyecek şekilde, yenilik veya sanayiye uygulanabilir olma niteliklerinden yoksunsa, ilgilisinin de karşı görüşleri alındıktan sonra Enstitü, red gerekçesinin dayanaklarını da bildirmek suretiyle, başvuruyu reddeder.
İnceleme sonucunda, 53 üncü madde hükmüne göre,başvurunun şeklen bir eksikliği olduğu anlaşılırsa veya başvuru konusunun patent ile korunabilir bir buluş olmadığı sonucuna varılırsa, inceleme işlemi durdurulur ve başvuru sahibinden,Yönetmelikte öngörülen süre içinde, eksikliği gidermesi veya bu konudaki itirazlarını Enstitü'ye bildirmesi istenir.
Başvuru sahibi, bu işlemler sırasında istem veya istemleri değiştirebilir veya başvuruyu birden fazla başvuruya ayırabilir.
Başvuru konusunun patent ile korunabilir bir buluş olmadığı kararına başvuru sahibinin itirazının Enstitü tarafından kabul edilmemesi veya mevcut eksikliğin, Yönetmelikte öngörülen şekil ve şartlara uygun olarak giderilmediğinin tesbit edilmesi ile Enstitü, istem veya istemler itibariyle başvuruyu kısmen veya tamamen reddeder.
Enstitü tarafından, bu madde hükmü itibariyle yapılan inceleme sonucunda, şekli şartlara uygunluk açısından bir eksikliğin olmadığı anlaşılır veya söz konusu eksiklikler bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine uygun bir şekilde giderilir veya tamamlanır ise, başvuru sahibine, önceden talepte bulunmamışsa tekniğin bilinen durumu ile ilgili araştırma yapılması için, 56 ncı maddede öngörülen süreler içinde, talep yapması gerektiği bildirilir.
(Ek fıkra:22/6/2004 – 5194/1 md.)Bildirim adresinde bir değişiklik olması durumunda, adres değişikliğinin yazılı olarak Enstitüye bildirilmesi zorunludur. Bu bildirimin yapılmaması halinde, Enstitüde mevcut en son adrese yapılmış bildirimler geçerlidir.
Başvurunun Yayınlanması
Madde 55 – Başvuru tarihi veya rüçhan hakkı talep edilmişse rüçhan tarihinden itibaren onsekiz aylık sürenin dolması ile,başvuru, Yönetmelik hükümlerine göre yayınlanarak toplumun incelenmesine açılır. Bu işlem, Enstitü'nün şekli şartlara uygunluk açısından, 54 üncü madde hükmüne göre yaptığı incelemenin bitmesinden ve başvuru sahibi tarafından 56 ncı madde hükmüne göre tekniğin bilinen durumu ile ilgili araştırma yapılmasını talep etmesinden sonra yapılır.
Yayınlanan başvurular, Yönetmelikte şekil ve şartları tesbit edilen hususları kapsayacak şekilde, ilgili bültende periyodik olarak duyurulur.
Başvuru sahibinin talebi üzerine bu maddenin birinci fıkrasında sözü edilen onsekiz aylık süre dolmamış olsa bile, başvuru, bu maddede belirtilen şartlara uygun olarak Enstitü tarafından yayınlanır.
Tekniğin Bilinen Durumu İle İlgili Araştırma Yapılmasının Talep Edilmesi ve Ücretinin Ödenmesi
Madde 56 – Başvuru sahibi, başvuru tarihinden itibaren onbeş ay içinde tekniğin bilinen durumu ile ilgili araştırma yapılmasını Enstitü'den talep eder ve ilgili ücreti öder.
Başvuruda rüçhan hakkı talep edilmişse, söz konusu süre rüçhan hakkı tarihinden itibaren başlar.
——————————
(1) Bu maddede yeralan, "getirilmesi ve başvuru ücretinin ödenmesi ile başvuru tarihi kesinleşir." ibaresi yerine, 3/11/1995 tarih ve 4128 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle "getirilmesi ile başvuru tarihi kesinleşir." ibaresi getirilmiş olup, metne işlenmiştir.
Sayfa
737
Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre, 54 üncü maddenin altıncı fıkrasında öngörülen bildirimin yapıldığı anda dolmuşsa, başvuru sahibi, bu bildirim tarihinden itibaren bir ay içinde tekniğin bilinen durumu ile ilgili araştırma yapılmasını talep eder.
Başvuru sahibi, bu madde hükmüne göre, tekniğin bilinen durumu ile ilgili araştırma yapılmasını talep etmezse, başvuru geri alınmış sayılır.
Bir ek patent başvurusu ile ilgili olarak, tekniğin bilinen durumu ile ilgili araştırma yapılması, ancak asıl patent başvurusu ile birlikte istenmesi halinde veya daha önceki ek patent başvuruları için araştırma yapılmış veya araştırma yapılmasının talep edilmiş olması halinde istenebilir. Bu maddenin birinci ila dördüncü fıkrası hükümleri, ek patentler için de uygulanır.
Tekniğin Bilinen Durumu Konusundaki Araştırma Raporunun Düzenlenmesi, Tebliği ve Yayınlanması
Madde 57 – Enstitü tarafından, 54 üncü maddede öngörülen hükümler doğrultusunda başvurunun incelenmesi ve 56 ncı maddeye göre başvuru sahibinin tekniğin bilinen durumu konusunda araştırma yapılması talebinde bulunmasından sonra, tekniğin bilinen durumu ile ilgili araştırma yapılır.
Tekniğin bilinen durumu ile ilgili araştırma raporu, başvuru konusunu teşkil eden buluşun yenilik ve tekniğin bilinen durumunun aşılması niteliklerine dayanak teşkil edecek,tekniğin bilinen durumunun unsurlarını içerir.
Araştırma raporu, tarifname ve varsa resimler dikkate alınarak, istem veya istemler itibariyle, Enstitü tarafından veya Enstitü tarafından belirlenecek milletlerarası niteliği tanınmış araştırma kuruluşları tarafından düzenlenir.
Araştırma raporu düzenlendikten sonra, başvuru sahibine tebliğ edilir. Raporda belirtilen referans patent ve yayınların kopyaları da başvuru sahibine rapor ile birlikte verilir.
Araştırma raporunun başvuru sahibine tebliğinden itibaren, 59 uncu madde hükümüne göre başvuru sahibine tanınan üç aylık süre dolduktan sonra, araştırma raporu Enstitü tarafından yayınlanır. (1)
Araştırma raporunun yayınlandığı ve başvuru sahibinin incelenerek patent verilmesi veya incelemesiz patent verilmesi sistemlerinden hangisini tercih ettiği, ilgili bültende ilan edilir.
Araştırma raporu düzenlendiği tarihte, patent başvurusu daha önce yayınlanmamış ise, araştırma raporu, patent başvurusu ile birlikte yayınlanır.
Yetersizlik Nedeniyle Araştırma Raporunun Düzenlenememesi
Madde 58 – Tarifnamenin veya istem veya istemlerin yeterince açık olmaması araştırma raporunun düzenlenmesini kısmen veya tamamen engelliyorsa, Enstitü, araştırma raporunun düzenlenebilmesi için söz konusu yetersizliğin giderilmesini ister. Bu yetersizlik, Yönetmelikte yazılı süre içinde giderilmediği takdirde, başvuru sahibinin itiraz hakkı saklı kalmak üzere, araştırma raporunun düzenlenemeyeceği kararı başvuru sahibine bildirilir. Kısmen yetersizlik durumunda, araştırma raporu yeterince açık olan istem veya istemler için düzenlenir.
İnceleme Sisteminin Tercih Edilmesi
Madde 59 – 62 nci madde hükümüne göre patent verilebilirlik şartları açısından gerekli incelemenin Enstitü tarafından yapılabilmesi için, başvuru sahibi incelenerek patent verilmesi sistemini tercih ettiğini, araştırma raporunun kendisine tebliği tarihinden itibaren üç ay içinde Enstitü'ye bildirir. Söz konusu süre içinde bu bildirimin yapılmaması halinde, incelemesiz patent verilmesi sisteminin tercih edildiği kabul edilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İNCELEMESİZ PATENT VERİLME SİSTEMİ
İncelemesiz Patent Verilmesi
Madde 60 – Üçüncü kişiler, Yönetmelikte belirtilen şekilde ve araştırma raporunun yayınlandığı tarihten itibaren altı ay içinde, araştırma raporunun içeriği hakkında, ilgili belgeleri de eklemek suretiyle, görüşlerini Enstitü'ye bildirebilir.
——————————
(1) Bu fıkrada yeralan, "62 nci" ibaresi yerine, 3/11/1995 tarih ve 4128 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle "59 uncu" ibaresi getirilmiş olup, metne işlenmiştir.
Sayfa
738
Üçüncü kişilerin araştırma raporuna ilişkin görüşlerini bildirmesi için tanınan sürenin dolmasından sonra, Enstitü, üçüncü kişiler tarafından araştırma raporu ile ilgili olarak bildirilen yazılı görüşleri , görüşleri kanıtlayan belgeler ile birlikte, başvuru sahibine bildirir.
Başvuru sahibi araştırma raporu ile ilgili kendi görüşlerini, üçüncü kişilerin araştırma raporuna ilişkin görüşlerine karşı, bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen üçüncü kişilerin görüşlerinin bildirimi tarihinden itibaren üç ay içinde ileri sürebilir ve gerekli görürse istem veya istemlerinde değişiklik yapabilir.
Enstitü, 57 nci maddeye göre düzenlenen tekniğin bilinen durumu ile ilgili araştırma raporunu ve varsa üçüncü kişilerin araştırma raporuna ilişkin görüşlerini dikkate almaksızın, başvuru sahibinin raporla ilgili karşı görüşlerini bildirmesi için belirlenen süre dolduktan sonra, incelemesiz patent verilmesine karar verir.
Verilen karara uygun olarak gerekli ücretler ödendikten sonra, Enstitü, başvuru tarihinden itibaren yedi yıl süre ile geçerli olmak üzere, patenti verir ve patentin verildiğini ilgili bültende ilan eder.
Verilen patente ilişkin belgeler, tekniğin bilinen durumu ile ilgili araştırma raporu ve bu rapora üçüncü kişiler tarafından verilen bütün görüşler, toplumun incelemesine açılır. Patent istem veya istemlerinde bir değişiklik olmuşsa, bütün değişiklikler, değişiklik tarihleri de belirtilerek toplumun incelemesine açılır.
İncelemesiz verilen patentin konusunun gerçekliliği ve yararlılığı devletçe garanti edilmez. İncelemesiz verilen patentin incelenmesi için talep yapılması şarttır. Bu talep, patent sahibi veya üçüncü kişiler tarafından, başvuru tarihinden itibaren en geç yedi yıl içinde yapılır. İnceleme ile ilgili ücret, talebi yapan tarafından ödenir.
İnceleme talebinin, başvuru tarihinden itibaren en geç yedi yıl içinde yapılmaması halinde patent hakkı sona erer. Yedi yıllık sürenin geçmesinden sonra, inceleme talebi yapılamaz.
Başvuru tarihinden itibaren en geç yedi yıl içinde inceleme yapılmasının talep edilmesi halinde, 62 nci maddede düzenlenen incelenerek patent verilme sistemi hükümleri uygulanır. Üçüncü kişilerin 62 nci maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre patent verilebilirlik şartları açısından itiraz edebilmelerini sağlamak amacıyla, incelemesiz verilen patentin, inceleme talebinin yapıldığı ilgili bültende ilan edilir.
İncelemesiz Verilen Patentin İlanı ve Basılması
Madde 61 – Patentin verilmesi ilgili bültende ilan edilir. Bu ilanda aşağıdaki bilgiler yer alır:
a - Patent numarası;
b - Buluşun tasnif sınıf veya sınıfları;
c - Buluş konusunu tanımlayan açık bir unvan;
d - Başvuru sahibinin adı, uyruğu, ikametgahı;
e – Özet;
f - Patent başvurusunun yayınlandığı bültenin ve patent başvurusu ile ilgili değişikliklerin ilan edildiği yayının veya yayınların tarihi ve sayısı;
g - Patentin veriliş tarihi;
h - Patent ile ilgili başvurulacak belgelerin, araştırma raporunun ve araştırma raporu itibariyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülen görüşlerin ve varsa başvuru sahibinin karşı görüşlerinin incelenmesinin mümkün olduğu hakkında bir açıklama;
i - İncelemesiz patent verildiği hakkında açıklama;
Her patent, Enstitü tarafından fasikül halinde basılır ve talep edenlere verilir. Baskı, gerektiğinde çoğaltma suretiyle de sağlanabilir.
Her fasikül, bu maddenin birinci fıkrasında belirlenenlere ek olarak: tarifname, istem veya istemler ve varsa resimlerin tamamı ve tekniğin bilinen durumu ile ilgili araştırma rapo-
Sayfa
739
runun tam metni, ayrıca incelemesiz patent verilmesi kararının yayınlandığı bültenin sayısını da kapsar.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
İNCELENEREK PATENT VERİLME SİSTEMİ
İncelenerek Patentin Verilmesi
Madde 62 – 42 nci ila 58 inci maddelerde düzenlenen, patent başvurusu ve şartları ile başvurunun incelenmesine ilişkin hükümler, incelenerek patent verilme sistemi için de uygulanır.
Tekniğin bilinen durumu ile ilgili yapılan araştırma raporunun yayınlanmasından sonra, üçüncü kişiler Yönetmelikte belirtilen şekilde ve altı ay içinde, yeniliğin bulunmadığı veya tekniğin bilinen durumunun aşılmadığı veya tarifnamenin yeterli olmadığı dahil, patentin verilebilirlik şartlarının mevcut olmadığını ileri sürebilir ve itiraz edebilir. Yapılan yazılı itiraza iddiayı kanıtlayan belgeler de eklenir.
Tekniğin bilinen durumu ile ilgili yapılan araştırma raporunun, 57 nci madde hükmüne göre yayınlanmasından sonra ve yayın tarihinden itibaren altı ay içinde, başvuru sahibi incelenerek patent verilmesi amacıyla buluş konusunun yeterince tanımlandığı, buluşun yeni olduğu ve tekniğin bilinen durumunun aşıldığı konusundaki incelemenin yapılmasını Enstitü'den talep eder. Bu incelemenin yapılabilmesi için üçüncü kişilere tanınan altı aylık itiraz süresinin bitmesi ve Yönetmelikte belirtilen inceleme ücretinin ödenmesi gerekir. İnceleme ücreti, bu maddenin ikinci fıkrasında yazılı süre içinde herhangi bir tarihte ödenebilir.
Bu maddenin ikinci fıkrasına göre üçüncü kişilerce itiraz edilmesi halinde, bütün itirazlar ve bunların kanıtları bekletilmeksizin başvuru sahibine bildirilir. Başvuru sahibi yapılan itirazlara itiraz süresinin bitiminden itibaren üç ay içinde ve talep ettiği takdirde üç aylık ek bir süre içinde cevap verebilir ve itirazları ortadan kaldırmaya yönelik gerekçeli görüşlerini ileri sürebilir, gerekli görürse tarifname, resim veya istem veya istemleri değiştirebilir.
Enstitü, bu maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen süre bittikten sonra, patent verilebilirlik şartları bakımından gerekli incelemeyi başlatır. İncelemenin başlatılması için, başvuru sahibi tarafından süresi içinde yapılan itirazlara cevap verilmemiş olması engel teşkil etmez.
Enstitü, başvuruyu inceledikten sonra, eksiklik veya patent verilebilirlik şartlarının yeterliliği konusunda kararını verir. Bu kararında, kararın gerekçesinin dayanaklarını da bildirir. Enstitü tarafından yapılan bu inceleme, istem veya istemlerin kapsamı ile sınırlı olarak yapılır.
Enstitü, inceleme sonucunda başvurudaki eksiklik veya patent verilebilirlik şartlarının yeterliliği açısından düzenlediği inceleme raporunu, raporun gerekçesinin dayanaklarını da açıklamak suretiyle, başvuru sahibine bildirir ve eksiklikleri gidermesi, istem veya istemlerde değişiklik yapması ve itiraz edebilmesi için altı ay süre tanır.
Başvuru sahibi, Enstitü'nün inceleme raporunda bildirilen olumsuz görüşleri gidermeye yönelik gerekçeli görüşlerini ileri sürebilir ve gerekli gördüğü takdirde başvuruda değişiklik yapabilir.
Enstitü, başvuru sahibi tarafından ileri sürülen görüşleri ve eğer varsa başvurudaki değişiklikleri inceler. İnceleme raporundaki farklı görüşlerin giderilmediğine karar verirse, bu kararı ile ilgili gerekçesinin dayanaklarını da bildirerek, başvuru sahibine karşı görüşlerini ileri sürebilmesi için üç ay süre tanır.
Başvuru sahibi, incelemenin bu safhasında karşı görüşlerin giderilmesine yönelik kendi görüşlerini ileri sürebilir ve gerekli görürse başvuruda değişiklik yapabilir.
Enstitü, başvuru sahibinin görüşlerini ve eğer varsa başvurudaki değişiklikleri inceledikten sonra kesin kararını verir. Enstitü'nün kesin kararı, istem ve istemlerin tamamı veya bir kısmı için patent verilmesi şeklinde olabilir.
Sayfa
740
Enstitü, hiç bir itirazın yapılmadığını ve patent verilmesine ilişkin şartları engelleyen bir durumun olmadığını inceleme sonucunda tespit ederse, patentin verilmesine karar verir ve kararı başvuru sahibine tebliğ eder.
Verilen karara göre gerekli ücretler ödendikten sonra Enstitü istenen patenti verir.
İncelenerek patent verilme sistemi ile verilen patentin konusunun gerçekliliği ve yararlılığı devletçe garanti edilmez.
İncelenerek Verilen Patentin İlanı ve Basılması
Madde 63 – Patentin verilmesi ilgili bültende ilan edilir. Bu ilanda aşağıdaki bilgiler yer alır:
a - Patent Numarası;
b - Buluşun tasnif sınıf veya sınıfları;
c - Buluş konusunu tanımlayan açık bir unvan;
d - Patent sahibinin adı, uyruğu, ikametgahı;
e – Özet;
f - Patent başvurusunun yayınlandığı bültenin ve patent başvurusu ile ilgili değişikliklerin ilan edildiği yayının veya yayınların tarih ve sayısı;
g - Patentin veriliş tarihi,
h - Patent ile ilgili başvurulacak belgelerin, araştırma raporunun, Enstitü tarafından yapılan inceleme itibariyle yenilik, tekniğin bilinen durumunun aşılması ve tarifnamenin yeterliliği konusunda varılan sonucu gösteren karar ile yapılmış itirazların incelenmesinin mümkün olduğu hakkında açıklama;
i - Yenilik ve tekniğin bilinen durumunun aşılması konusunda yapılan inceleme sonucunda patentin verildiği hakkında açıklama,
Her patent Enstitü tarafından fasikül halinde basılır ve talep edenlere verilir. Baskı gerektiğinde çoğaltma suretiyle de sağlanabilir.
Her fasikül bu maddenin birinci fıkrasında belirtilenlere ek olarak, tarifname, istem veya istemler, varsa resimler, tekniğin bilinen durumu ile ilgili yapılan araştırma raporunun tam metni patent verilme kararının ilan edildiği bültenin tarih ve sayısını da kapsar.
BEŞİNCİ BÖLÜM
PATENT BAŞVURUSU İLE İLGİLİ ŞEKLİ İŞLEMLER
Patent İstemlerinde Değişiklik
Madde 64 – İmla hataları yapılması, yanlış evrak verilmesi gibi belirgin hataların düzeltilmesi dışında, patent istem veya istemlerinin değiştirilebilmesi, ancak bu Kanun Hükmünde Kararnamenin açıkça izin verdiği hallerde ve yalnız patent verilmesi işlemleri safhasında yapılabilir.
Başvuru sahibinin, yukarıdaki fıkra hükmüne uygun olarak, patent istem veya istemlerinde bir değişiklik yapabilmesi için, başvuru üzerinde Patent Sicili'nde hakları kayıt edilmiş kişilerden izin alması zorunlu değildir.
Patent istem veya istemlerinde yapılacak değişikliklerle başvurunun kapsamı genişletilemez.
Patent Başvurusunun Faydalı Model Başvurusuna Değiştirilmesi
Madde 65 – Başvuru sahibi, aşağıdaki bendlerde belirtilen şartlara uymak kaydıyla, başvuru konusunun faydalı model belgesi verilerek korunmasını talep edebilir.
a - İncelemesiz patent verilmesi söz konusu ise, bu talep en geç araştırma raporuna görüş bildirilmesi için 60 ıncı maddenin birinci fıkrası hükmüne göre kabul edilen sürenin bitimine kadar yapılabilir.
b - İncelenerek patent verilmesi söz konusu ise, bu talep, engeç Enstitü tarafından yapılan incelemeye cevap olarak sunulan itiraz ve görüşlerin verilmesi için 62 nci maddenin dördüncü fıkrası hükmüne göre kabul edilen sürelerin bitimine kadar yapılabilir.
Sayfa
741
Patent başvurusu konusunun değişiklik talebi sonucu faydalı model belgesi verilerek korunması, ilk başvuru için rüçhan hakkı talep edilmiş ise aynı rüçhan hakkı tanınarak, ilk patent başvurusu tarihinden itibaren geçerli olur.
Enstitü 54 üncü madde hükmüne göre yaptığı inceleme sonucunda, başvuruyu faydalı model belgesi verilmesi amacıyla değiştirmesi için başvuru sahibine teklif yapabilir. Başvuru sahibi bu teklifi kabul veya red etmekte serbesttir. Başvuru sahibi Enstitü tarafından yapılan bu değiştirme teklifi karşısında açıkça bir değiştirme talebinde bulunmazsa teklif red edilmiş sayılır. Bu durumda işlem başvuru konusuna patent verilmesi doğrultusunda devam eder.
Başvuru sahibi, patent yerine faydalı model belgesi verilmesi için bir değiştirme talebi yapmış ise, başvurunun faydalı model belgesi başvurusuna çevrilerek işlem göreceğini ve bunun için Yönetmelikte tesbit edilen süre içinde, verilmesi gerekli belgeler Enstitü tarafından başvuru sahibine bildirilir.
Başvuru sahibi, bu süre içinde gerekli belgeleri vermediği takdirde, değişiklik talebi yapılmamış sayılır ve başvuru, patent başvurusu olarak işlem görür.
Patent başvurusunun ilan edilmesinden sonra, başvurunun değiştirilmesinin kabulü konusundaki Enstitü kararı ilgili bültende yayınlanır.
Başvurunun Geri Çekilmesi
Madde 66 – Patent başvurusu patentin verilmesinden önce başvuru sahibi tarafından her zaman geri çekilebilir.
Patent başvurusu üzerinde Patent Sicili'nde hak tesis etmiş üçüncü kişilerin rızası olmaksızın başvuru geri çekilemez.
Patent Başvuru Dosyalarının incelenme Şartları
Madde 67 – Henüz yayınlanmamış patent başvurularının dosyaları başvuru sahibinin yazılı izni olmadan üçüncü kişiler tarafından incelenemez.
Başvuru sahibinin, başvurusundan doğan haklarını, kendilerine karşı ileri sürmek istediğini ispat edebilen üçüncü kişiler, başvuru sahibinin izni olmaksızın, henüz yayınlanmamış patent başvurusu dosyasını inceleyebilir.
45 inci maddeye göre ayrılan bir başvurunun, 12 nci maddeye göre yapılan yeni bir patent başvurusunun veya 65 inci maddeye göre değiştirilmiş başvurunun yayınlanması halinde asıl başvuru dosyası, başvuru sahibinin izni olmaksızın, başvurunun yayınlanmasından önce üçüncü kişiler tarafından incelenebilir.
Patent başvurusunun yayınlanmasından sonra, patent başvurusu veya patente ilişkin dosya, Yönetmelikte tespit edilen sınırlamalar dahilinde incelenebilir.
Yayınlanmadan önce red edilen veya geri çekilen başvuru dosyası üçüncü kişiler tarafından incelenemez.
Geri Çekilen Başvurunun Yenilenmesi
Madde 68 – 55 inci madde hükmüne göre yayınlanmış olan bir patent başvurusu geri çekildiği takdirde, aynı buluş hakkında yeniden patent başvurusu yapılamaz.
55 inci madde hükmüne göre henüz yayınlanmamış bir patent başvurusu geri çekildiği takdirde, aynı buluş hakkında ilk başvuru sahibi yeniden patent başvurusu yapabilir. Ancak, koruma son başvuru tarihinden itibaren başlar.
Patent Başvurusu veya Patent Numarasının Belirtilme Zorunluluğu
Madde 69 – Bir patent başvurusundan veya verilmiş bir patentten doğan haklarını üçüncü kişilere karşı ileri sürmek isteyen kişi, patent başvurusunun veya patentin numarasını söz konusu üçüncü kişilere bildirmek zorundadır.
Bir ürünün, bunun etiketlerinin veya ambalajlarının veya her türlü ilan veya reklam veya basılı evrakın üzerinde bir patent başvurusu veya verilmiş bir patentten doğan bir korumanın
Sayfa
742
mevcut olduğu izlenimini veren beyanların bulunması halinde, beyanları koyan kişi patent başvurusu veya patentin numarasını belirtmek zorundadır.
ALTINCI BÖLÜM
PATENT VERİLDİKTEN SONRA PATENT VERİLMESİNDE ŞEKLİ EKSİKLİKLERE
İTİRAZ
Şekli Eksikliklere İtiraz
Madde 70 – Üçüncü kişiler, buluşun bütünlüğü esası ile ilgili 45 inci madde hükmü hariç olmak üzere, 42 nci ila 63 üncü maddelerde belirtilen işlemlerde şekli eksiklikler yapıldığı gerekçesiyle, patentin verilmesine karşı Enstitü nezdinde itiraz edebilir. Bu itiraz için üçüncü kişilerin araştırma raporuna önceden görüş bildirmiş olmaları veya incelenerek patent verilmesi sisteminde itiraz yapmış olmaları gerekmez.
İncelemesiz patent verilmesi sistemine göre verilen patentin yeniliğinin olmadığı veya tekniğin bilinen durumunun aşılmadığı konuları itiraz konusu yapılamaz.
Şekli Eksikliklere İtirazın Etkisi
Madde 71 – Enstitü tarafından yapılan inceleme sırasında, buluşun bütünlüğü konusu dışında, patent verilmesi işlemleri ile ilgili şekli bir işlem yerine getirilmemişse veya önemli bir şekli işlemde eksiklik yapılmışsa itirazın bu noktada giderilmesine ilişkin Enstitü tarafından verilecek karar, patent verilmesi ile ilgili işlemlerin geçersizliği ve eksikliğin yapıldığı yere kadar geriye dönülmesi ve işlemlerin yeniden yapılması sonucunu doğurur.
BEŞİNCİ KISIM
PATENTTEN DOĞAN HAKLARLA İLGİLİ HÜKÜMLER
Patentin Süresi
Madde 72 – İncelenerek verilen patentin süresi başvuru tarihinden itibaren hesaplanan ve uzatılamayan yirmi yıldır.
İncelemesiz verilen patentin süresi yedi yıldır. İnceleme talebinin yedi yıllık süre içinde yapılması ile inceleme sonucunda patent verilmesine kesin olarak karar verilmesi halinde patentin süresi başvuru tarihinden itibaren hesaplanan yirmi yıla tamamlanır.
Patentten Doğan Hakkın Kapsamı
Madde 73 – Patent hakkı sahibi, buluşun yeri, teknoloji alanı ve ürünlerin ithal veya yerliüretim olup olmadığı konusunda herhangi bir ayırım yapmaksızın patent hakkından yararlanır.
Patent sahibinin, üçüncü kişiler tarafından izinsiz olarak aşağıda sayılanların yapılmasını önleme hakkı vardır.
a - Patent konusu ürünün üretilmesi, satılması, kullanılması veya ithal edilmesi veya bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka herhangi bir nedenle olursa olsun elde bulundurulması;
b - Patent konusu olan bir usulün kullanılması;
c - Kullanılmasının yasak olduğu bilinen veya bilinmesi gereken usul patentinin kullanılmasının üçüncü kişiler tarafından başkalarına teklif edilmesi,
d - Patent konusu usul ile doğrudan doğruya elde edilen ürünlerin satışa sunulması veya kullanılması veya ithal edilmesi veya bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka herhangi bir nedenle olursa olsun elde bulundurulması.
Madde 73/A – (Ek : 3/11/1995 - 4128/1 md.;Değişik:22/6/2004 – 5194/2 md.)
Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında;
a) 44 üncü maddede yazılı açıklamayı patent veya faydalı model başvurusu açısından gerçeğe aykırı olarak yapanlar, patentli veya faydalı modelli bir eşya veya ambalajı üzerine haklı olarak konulmuş patent veya faydalı model olduğunu belirten işareti yetkisi olmadan kaldıranlar veya kendisini haksız olarak patent veya faydalı model başvurusu sahibi veya patent veya faydalı
Sayfa
742-1
model sahibi olarak gösterenler hakkında bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasına veya ondörtmilyar liradan yirmiyedimilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine,
b) Mevcut olmadığını veya üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde 86 ncı maddede yazılı haklardan birini veya bu hakla ilgili lisansı başkasına devreden, veren, rehneden, bu haklar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunanlar ile patent veya faydalı modelle korunan bir buluşun sahibi olmadığı veya bunların koruma süresinin bittiği veya 129, 133 veya 165 inci maddelerde yazılı sebeple patentin veya faydalı modelin hükümsüzlüklerine veya sona ermelerine karar verilmesine rağmen, satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticarî evrakına veya ilânlarına, korunan bir patentle veya faydalı modelle ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde işaretler koyan veya ilân ve reklamlarda bu tarzda yazı ve işaretler kullananlar hakkında iki yıldan üç yıla kadar hapis cezasına veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine,
c) 136 ncı maddede yazılı fiillerden birini gerek faydalı model, gerek patentli buluş açısından işleyenler hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine, ayrıca işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerine,
Hükmolunur.
(a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan suçlar, hizmetlerini yaptıkları sırada bir işletmenin çalışanları tarafından doğrudan doğruya veya emir üzerine işlenmişse çalışanlar ve suçun işlenmesine mani olmayan işletme sahibi, müdür veya temsilcisi ve hangi unvan ve sıfatla olursa olsun işletmeyi fiilen yöneten kişi de aynı surette cezalandırılır. Bir tüzel kişinin işleri yürütülürken, 136 ncı maddede sayılan suçlardan biri işlenirse, tüzel kişi, masraflar ve para cezasından müteselsilen sorumlu olur. Fiile iştirak edenler hakkında, olayın mahiyetine göre 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 64, 65, 66 ve 67 nci maddeleri hükümleri uygulanır. Yukarıda sayılan suçlardan dolayı kovuşturma şikâyete bağlıdır.
Bu madde hükümlerinin uygulanmasında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 344 üncü maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendi uygulanmaz. Patentten veya faydalı modelden doğan hakları tecavüze uğrayandan başka, 136 ncı maddede sayılanlar dışında kalan suçlarda Enstitü, 44 üncü maddede yazılı açıklamanın gerçeğe aykırı olarak yapılması ile patent veya faydalı modelle korunan bir buluşun sahibi olmadığı veya patentin veya faydalı modelin koruma süresinin bittiği veya hükümsüzlüğü veya sona erme durumlarında, kendisinin veya başkasının imâl ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticarî evrakına veya ilânlarına, korunan bir patent veya faydalı modelle ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde işaretler koyma veya bu amaçla ilân ve reklamlarda bu tarzda yazı ve işaretler kullanılması durumlarında, 8.3.1950 tarihli ve 5590 sayılı Kanun veya 17.7.1964 tarihli ve 507 sayılı Kanuna tâbi kuruluşlar ve tüketici dernekleri de şikâyet hakkına sahiptir. Şikâyetin, fiil ve failden haberdar olma tarihinden itibaren iki yıl içinde yapılması gerekir.
Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikâyetler, acele işlerden sayılır. Patent veya faydalı model başvurusu veya patentten veya faydalı modelden doğan haklara tecavüz dolayısıyla üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, gereç, cihaz, makine gibi vasıtaların zapt edilmesi veya el konulması veya yok edilmesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 36 ncı maddesi hükmü ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
Patent Unsurlarının Üçüncü Kişilerce Kullanılması
Madde 74 – Patent sahibinin,patent konusu buluşun uygulanmasını mümkün kılan ve buluşun esasını teşkil eden bir kısmı ile ilgili unsurların veya araçların üçüncü kişiler tarafından,patent konusu buluşu kullanmaya yetkili olmayan kişilere verilmesini önleme hakkı vardır. Bu hükmün uygulanabilmesi için, söz konusu üçüncü kişilerin, bu unsurların veya araçların buluşu uygulamaya yeterli olduğunu ve bu amaçla kullanılacağını bilmeleri veya bu durumun yeterince açık olması gerekir.
Sayfa
742-2
Sayfa
743
Bu maddenin birinci fıkrasında sözü edilen unsurlar veya araçlar piyasada her zaman bulunabilen ürünler ise, üçüncü kişiler, söz konusu kişileri belirtilen fiilleri yapmaya tahrik etmediği takdirde bu maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
75 inci maddenin (a), (b) ve (c) bentlerinde gösterilen fiilleri yapanlar, bu maddenin birinci fıkrası hükmüne göre patenti kullanmaya yetkili olmayan kişiler sayılmaz.
Patentten Doğan Hakların Kapsamının Sınırları
Madde 75 – Aşağıdaki fiiller patentten doğan hakların kapsamı dışında kalır:
a - Sınai veya ticari bir amaç taşımayan ve özel maksatla sınırlı kalan fiiller;
b - Patent konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller;
c - Sadece bir reçetenin oluşturulması için eczanelerde yapılan ilaçların seri üretim olmadan hazırlanarak kullanılması ve bu şekilde hazırlanan ilaçlara ilişkin fiiller;
d - Patent konusu buluşun Paris Anlaşması'na dahil ülkelerin gemi veya uzay aracı veya uçak veya kara nakil araçlarının yapımında veya çalıştırılmasında veya bu araçların ihtiyaçlarının karşılanmasında, söz konusu araçların geçici veya tesadüfi olarak Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bulunması şartıyla kullanılması;
e - 7.12.1944 tarihli Milletlerarası Sivil Havacılık Anlaşması'nın 27 nci maddesinde öngörülen fiiller bir devletin havaaracı ile ilgili ise, bu araçlara bu maddenin hükümleri uygulanır.
f- (Ek:22/6/2004 – 5194/3 md.) İlaçların ruhsatlandırılması ve bunun için gerekli test ve deneyler de dahil olmak üzere, ruhsat konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller.
Patentten Doğan Hakkın Tüketilmesi
Madde 76 – Patent sahibi veya onun izni ile Türkiye'de satışa sunulmuş olan patentli ürünlerle ilgili fiiller patentten doğan hakkın kapsamı dışında kalır.
Ön Kullanım Hakkı
Madde 77 – Patent başvurusunun yapıldığı tarih ile rüçhan hakkı tarihi arasında buluşu iyi niyetli olarak ülke içinde kullanmakta olan veya kullanım için ciddi ve gerçek tedbirler almış kişi veya kişilere karşı, patent konusunu aynı şekilde kullanmaya devam etmelerini veya alınmış tedbirlere uygun olarak kullanmaya başlamalarını önlemeye buluş sahibinin hakkı yoktur. Ancak, üçüncü kişilerin patent konusunu kullanmaya devam etmeleri veya alınmış tedbirlere uygun kullanımları sahip oldukları işletmenin makul ihtiyaçlarını giderecek ölçüde olabilir. Bu kullanma hakkı ancak işletme ile birlikte devredilebilir.
Bu maddenin birinci fıkrasında sözü edilen kişilerce satışa sunulmuş olan ürünlerle ilgili faaliyetler, patent sahibinin 76 ncı madde anlamında patentten doğan hakkının kapsamı dışında kalır.
Önceki Tarihli Patentlerin Etkisi
Madde 78 – Patent sahibi patentini kendi patentinden daha önceki rüçhan tarihine sahip olan patent sahiplerinin açmış olduğu patente tecavüz davasında bir savunma gerekçesi olarak ileri süremez.
Patent Konularının Bağımlılığı
Madde 79 – Patent konusu buluşun kullanılması, önceki tarihli bir patentle korunan buluşun kullanılması ile mümkün olması halinde bu husus patentin geçerliğine hiç bir engel teşkil etmez. Böyle bir durumda, ne önceki tarihli patent sahibi, sonraki tarihli patenti onun geçerli olduğu süre içinde sahibinin izni olmaksızın kullanabilir, ne de sonraki tarihli patent sahibi önceki tarihli patentin geçerliliği süresince, sahibinin izni olmaksızın patent konusunu kullanabilir. Ancak, sonraki tarihli patent sahibi, önceki tarihli patent sahibinin iznini almış veya o patent üzerinde zorunlu lisans elde etmişse, önceki tarihli patenti de kullanabilir.
Patentin Kullanımının Sınırları
Madde 80 – Bir patent konusunun kullanımı yasalara veya genel ahlaka veya kamu düzenine veya genel sağlığa zarar verecek şekilde olamayacağı gibi; bu kullanım, mevcut veya gelecekte kabul edilecek belirli veya belirsiz süreli kanuni yasaklamalara ve sınırlamalara da bağlı olacaktır.
Sayfa
744
Kanuni Tekel
Madde 81 – Konusu tekel mevzuatına tabi olan bir buluş için patent verildiğinde, tekel sahibinin buluşu kullanabilmesi patent sahibinin iznine bağlıdır. Tekel sahibi iştigal ettiği sanayi alanında dikkate değer teknik bir ilerlemeyi sağlayabilecek buluşları, bunların kullanım hakkını elde ederek uygulamakla yükümlüdür.
Tekel sahibi patent konusu buluşun kullanımını elde etmek için, patent sahibinden izin vermesini talep etmek hakkına sahiptir. Tekel sahibi böyle bir talepte bulunduğunda patent sahibi ondan patenti devir almasını isteyebilir. Patent konusu buluşun kullanılması karşılığında veya patentin tekel sahibince devir alınması halinde ödenecek bedel taraflarca birlikte belirlenir. Bu konuda anlaşma sağlanamazsa bedeli mahkeme tespit eder.
Bu maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmakla birlikte tekel patentin verilmesinden sonra oluşmuşsa, patent sahibi tekel sahibinden buluşun kullanılmakta olduğu işletme veya tesisatı da devir almasını talep etmek hakkına sahiptir. Tarafların ödenecek bedel konusunda anlaşmaya varamamaları halinde, bedeli mahkeme tespit eder.
Mevcut bir kanuni tekel yüzünden bir patent konusu buluş kullanılamıyorsa, söz konusu patent için yıllık ücret ödenmez.
Patent Başvurusunun Yayınlanmasının Etkileri
Madde 82 – Patent başvurusunun ilgili bültende yayınlandığı tarihten itibaren ve başvuru yürürlükte kaldığı sürece, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre verilen patentlerin sahiplerine tanınan koruma patent başvurusu sahibi için de tanınır.
Patent başvurusu sahibinin izni olmadan, başvuru konusu buluşu kullanan kişi, patent başvurusu veya patent başvurusunun kapsamından haberdar edilmiş ise, yukarıda sözü edilen koruma, başvurunun yayınlandığı tarihten önce de söz konusu olur.
Patent başvurusunun konusu, mikroorganizmalarla ilgili bir usule ilişkin ise, koruma mikroorganizmanın ilgilenenlerin ulaşılabileceği hale gelmesinden itibaren başlar.
Patent başvurusu, geri çekilmiş olması halinde veya geri çekilmiş olarak kabul edildiği takdirde veya kesinleşmiş bir karar itibariyle red edildiği takdirde, bu maddenin birinci ila üçüncü fıkralarında belirtilen sonuçları hiç doğurmamış sayılır.
Patent Başvurusu veya Patentten Doğan Koruma Kapsamı ve İstem veya İstemlerin Yorumlanması
Madde 83 – Patent başvurusu veya patentten doğan korumanın kapsamı istem veya istemler ile belirlenir. İstem veya istemler tarifname ve resimler esas alınarak yorumlanır.
İstem veya istemler, bir yandan patent başvurusu veya patent sahibine hakkı olan korumayı sağlayacak ve diğer yandan üçüncü kişilere de korumanın kapsamı açısından makul bir düzeyde kesinlik ifade edecek şekilde birlikte yorumlanır.
Patent başvurusu yapılmış olan beşeri, veteriner ve zirai ilaçların imalat ve satış ruhsatlarının tasdiki için ilgili makamlarca talep edilen ve yaratılmaları ve birikimleri önemli bir gayret ve masraf gerektiren ve sahipleri tarafından umuma açıklamamış olan bilgi ve test sonuçları talep sahibi makam tarafından gizli tutulur. Bilgi ve test sonuçlarını talep eden makam bunların haksız kullanımının önlenmesi için gerekli tedbirleri alır.
İstem veya istemler, kullanılan kelimelerle sınırlı olarak yorumlanamaz. Bununla beraber, patent başvurusu veya patentten doğan koruma kapsamının tesbitinde istem veya istemler, buluşu yapan tarafından düşünülen fakat istem veya istemlerde talep edilmeyen, buna karşılık ilgili teknik alanda uzman birkişi tarafından tarifname ve resimlerin yorumlanması ile ortaya çıkacak özellikleri kapsayacak şekilde kabul edilmez.
Patent başvurusu veya patentten doğan koruma kapsamının belirlenmesinde tecavüzün varlığının ileri sürüldüğü tarihte, istem veya istemlerde belirtilmiş unsurlara eşdeğer nitelikte olan unsurlar da dikkate alınır.
Tecavüzün varlığının ileri sürüldüğü tarihte, eşdeğer unsur, esas itibariyle aynı işlevi görüyorsa ve bunu aynı şekilde gerçekleştiriyorsa ve istem veya istemlerde talep edilen unsur
Sayfa
745
ile aynı sonucu ortaya çıkarıyorsa, genel olarak istem veya istemlerde talep edilen unsurun eşdeğeri olarak kabul edilir.
İstem veya istemlerin kapsamını belirlemek için patentin verilmesi ile ilgili işlemler sırasında veya patentin geçerliliği süresince, koruma kapsamının belirlenmesinde patent başvurusu veya patent sahibinin beyanları dikkate alınır.
Patent, buluşun işlev veya sonuçlarının örneklerini veya buluşun bir düzenlenmesinin örneklerini kapsıyorsa, istem veya istemler bu örneklerle sınırlanmış olarak yorumlanmaz. Özellikle, ürün veya usulün sahip olduğu ilave özelliklerin patentte açıklanan örneklerde bulunmaması, bu örneklerde bulunan özellikleri kapsamaması veya bu örneklerde belirtilen her amaç veya özelliği gerçekleştirememesi hallerinde, ürün veya usul istem veya istemler ile sağlanan koruma kapsamının dışında tutulmaz.
Usul Patentleri İle İlgili Haklar
Madde 84 – Belirli bir ürünün elde edilmesine ilişkin bir usul patentinin sahibi, söz konusu ürünün Türkiye'ye ithal edilmesi halinde, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin Türkiye'de o ürünün elde edilmesi ile ilgili olarak kendisine tanınmış olan haklardan, ithal edilen bu ürünler için de, aynı şekilde yararlanır.
Patent konusunun yeni ürün veya maddelerin elde edilmesine ilişkin bir usul olması halinde, aynı özellikleri taşıyan her ürün ve maddenin patent verilmiş buluş konusu usule göre elde edilmiş olduğu kabul edilir. Aksini savunan kişi,bunu ispatla yükümlüdür.
Bu maddenin ikinci fıkrasında sözü edilen aksini savunma durumunda davalının üretim ve işletme sırlarının korunmasındaki haklı menfaati gözönünde tutulur.
ALTINCI KISIM
PATENT BAŞVURUSU VE PATENT ÜZERİNDE TASARRUFLAR
BİRİNCİ BÖLÜM
ORTAKLIK
Ortaklık İlişkisi
Madde 85 – Patent başvurusu veya patent bölünmeksizin birden çok kişiye aitse, hak üzerindeki ortaklık taraflar arasındaki anlaşmaya göre; böyle bir anlaşma yoksa Medeni Kanun'daki müşterek mülkiyete ilişkin hükümlere göre düzenlenir.
Her hak sahibi diğerlerinden bağımsız olarak aşağıdaki işlemleri kendi adına yapabilir:
a - Hak sahibi, kendisine düşen pay üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilir. Payın üçüncü kişiye devir edilmesi halinde, diğer pay sahiplerinin önalım hakkını kullanabilmeleri için, durum iki ay içinde Enstitü tarafından diğerlerine bildirilir. Önalım hakkı, bildirimin tebellüğünden itibaren bir ay içinde kullanılır.
b - Hak sahibi, diğer hak sahiplerine bir bildirimde bulunduktan sonra buluşu kullanabilir.
c - Hak sahibi, patent başvurusunun veya patentin korunması için gerekli önlemleri alabilir.
d - Hak sahibi, birlikte yapılan patent başvurusu veya alınan patentten doğan hakların herhangi bir şekilde tecavüze uğraması halinde üçüncü kişilere karşı hukuk veya ceza davası açabilir. Diğer hak sahiplerinin davaya katılabilmeleri için, durum davayı açan tarafından davanın açıldığı tarihten itibaren biray içinde kendilerine bildirilir.
Buluşun kullanılması amacı ile üçüncü kişilere lisans verilmesi, hak sahiplerinin tamamının karar vermesiyle mümkündür. Ancak mahkeme, mevcut şartları göz önünde tutarak, hakkaniyet düşüncesiyle, bu yetkiyi hak sahiplerinden sadece birine de verebilir.
Sayfa
746
İKİNCİ BÖLÜM
PATENT BAŞVURUSU VE PATENT ÜZERİNDE HAK TESİSİ
Hak Tesisi
Madde 86 – Patent başvurusu veya patent başkasına devir edilebilir, miras yolu ile intikal edebilir,kullanma hakkı lisans konusu olabilir. Patent başvurusu veya patent rehin edilebilir. Rehin hakkı bakımından Medeni Kanun'un rehin hakkına ilişkin hükümleri uygulanır.
Patent başvurusu ve patent üzerinde sağlararası işlemler yazılı şekle tabidir.
Patentin Bölünmezliği
Madde 87 – Patent başvurusu veya patent üzerinde birden çok kişinin hak sahipliği söz konusu olsa bile bunların devri veya üzerlerinde bir hak tesisi için bölünebilmeleri mümkün değildir.
Sözleşmeye Dayalı Lisans
Madde 88 – Patent başvurusunun veya patentin kullanma hakkı, milli sınırların bütünü içinde veya bir kısmında geçerli olacak şekilde, lisans sözleşmesine konu olabilir. Lisans, inhisari lisans veya inhisari olmayan lisans şeklinde verilebilir.
Bu maddenin birinci fıkrasında öngörülen sözleşme şartlarının lisans alan tarafından ihlali halinde, patent başvurusu veya patentten doğan haklar, patent sahibi tarafından lisans alana karşı, dava yoluyla ileri sürülebilir.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, lisans inhisari değildir. Lisans veren patent konuşu bulusu kendi kullanabileceği gibi, üçüncü kişilere aynı buluşa ilişin başka lisanslar da verebilir.
İnhisari lisans söz konusu olduğu zaman, lisans veren başkasına lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça kendisi de patent konusu buluşu kullanamaz.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, sözleşmeye dayalı lisans sahipleri, lisanstan doğan haklarını üçüncü kişilere devir edemez veya alt lisans veremez.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, sözleşmeye dayalı olarak lisans hakkını alan kişi, patentin koruma süresi boyunca milli sınırların bütünü içinde patent konusu buluşun kullanılmasına ilişkin her türlü tasarrufta bulunabilir.
Bilgi Verme Yükümü
Madde 89 – Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, bir patent başvurusunu veya patenti devir eden veya lisansını veren, devir alan veya lisans alana patent konusu buluşun normal bir kullanımı için zorunlu olan teknik bilgileri vermekle yükümlüdür.
Devir alan veya lisans alan kişi, kendisine verilen gizli bilgilerin açıklanmasını önlemek için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.
Hakkın Devri ve Lisans Vermeden Doğan Sorumluluk
Madde 90 – Patent başvurusu veya patentten doğan hakları bir bedel karşılığında veya bedelsiz olarak devir eden veya lisans veren kişinin bu işlemleri yapmaya yetkili olmadığı sonradan anlaşılırsa, söz konusu kişi bu durumdan ilgililere karşı sorumlu olur.
Patent başvurusunun geri alınması veya başvurunun red edilmesi veya patent hakkının hükümsüzlüğüne mahkemece karar verilmiş olması hallerinde, tarafların hakkı devir eden veya lisans veren bakımından daha kapsamlı bir sorumluluğu sözleşme ile öngörmemiş olmaları halinde, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 131 inci maddesi hükmü uygulanır.
Devir eden veya lisans verenin kötü niyetle hareket halinde, bunlar, fillerinden her zaman sorumludur. Devir eden veya lisans veren üzerinde tasarruf edilen patent başvurusu veya patente konu olan buluşun, patentle korunabilirliği konusunda Türkçe veya yabancı dildeki rapor ve kararları veya bu konuda bildiklerini karşı tarafa bildirmemiş ve bunlara ilişkin beyanları içeren belgelere sözleşmede yer vermemişse, kötü niyetin varlığı kabul edilir.
Sayfa
747
Bu madde hükümlerinden doğan tazminatı talep süresi, sorumluluk davasına dayanak olan mahkeme kararının kesinleşme tarihinden başlar. Zaman aşımı için Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanır.
Müteselsil Sorumluluk
Madde 91 – Devir edilen veya lisansı verilen patent başvurusu veya patent konusu buluşun ayıplı olmasından dolayı üçüncü kişiler zarar görürse, devir eden ve devir alan veya lisans veren ve lisans alan müteselsilen sorumlu olur.
Bu maddenin birinci fıkrası hükmüne göre sorumlu kılınan devir eden veya lisans veren, aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, devir alan veya lisans alana rücu edebilir. Rücu, devir eden veya lisans verenin kötü niyetli olmadığı hallerde ve hakkaniyet düşüncesi ile zarara kısmen veya tamamen devir alan veya lisans alanın katlanması gerektiği durumlarda mümkündür.
Patent Sicili'ne Kayıt ve Hükümleri
Madde 92 – Patent başvuruları ve patent Yönetmelik hükümlerine uygun olarak Patent Sicili'ne kayıt edilir.
Patentin gasbı ile ilgili 13 üncü maddenin birinci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere, patent başvuruları veya patentlere ilişkin devirler ve lisanslar, patent başvurularını veya patentleri etkiyelen iradi veya mecburi tasarruflar, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı Patent Sicili'ne kayıt tarihinden itibaren hüküm doğurur.
Patent başvurusu veya patentten doğan haklar usulüne uygun bir şekilde Patent Sicli'ne kayıt edilmedikçe, üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
Patent başvurusu veya patentten doğan haklar, Patent Sicili'ne kayıt ettirilmedikçe, ürünlerin üzerinde bir patente dayandığı belirtilemez. Enstitü, patent sicilinde belirtilen ve resmi belgelere geçen işlemlerin hukuka uygun, geçerli ve etkin bir şekilde yapılmasını sağlar. Patent sicili alenidir.
Rekabetin Kötüye Kullanımı
Madde 93 – Bir patent sahibi, patenti kullanırken haksız rekabete ilişkin genel hükümlere aykırı faaliyette bulunmuşsa, mahkeme tarafından lisans verme teklifinde bulunmaya mahkum edilebilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
LİSANS VERME TEKLİFİ
Patent Sahibinin Lisans Verme Teklifi
Madde 94 – 96 ncı madde hükmüne göre, patent sahibi patent konusu buluşu kullanmıyorsa, Enstitü'ye yapacağı yazılı bir başvuru ile, patent konusu buluşu kullanmak isteyen herkese lisans vereceğini bildirebilir.
Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesine göre, yapılan yargılama sonucunda patent sahipliğinde değişiklik olmuşsa, yeni patent sahibinin Patent Sicili'ne kayıt edilmesi ile daha önce yapılmış lisans verme teklifi kendiliğinden geri alınmış sayılır.
Enstitü, lisans verme tekliflerini Patent Sicili'ne kayıt ederek ilan eder. Lisans verme teklifleri halkın incelemesine açıktır. Enstitü, bu incelemeyi sağlamak üzere gerekli tedbirleri alır.
Lisans almak için patent sahibine bir talep yapılmadığı sürece, patent sahibi yaptığı lisans verme teklifini her zaman geri alabilir. Teklifin geri alınması, geri alınma talebinin Enstitü'ye verilmesi ile hüküm ve sonuç doğurur.
Lisans, Patent Sicili'ne inhisari lisans olarak kayıt edilmişse, patent sahibi, başkalarına ayrıca lisans verme teklifi yapamaz.
Lisans verme teklifi üzerine , lisans alan olarak buluşu kullanmaya yetkili olan herkes, inhisari olmayan lisans sahibi sayılır ve bu madde hükmüne göre verilen lisans, hukuken sözleşmeye dayalı lisans olarak kabul edilir.
Sayfa
748
Lisans verme teklifi yapıldıktan sonra, inhisari lisansın Patent Sicili'ne kayıt talebine, lisans verme teklifi geri alınmadığı veya geri alındığı kabul edilmediği takdirde, izin verilemez.
Lisans Verme Teklifinin Kabulü
Madde 95 – Lisans verme teklifinden yararlanmak suretiyle lisans almak isteyen kişi, buluşun kullanma şeklini de belirterek, bu talebini yazılı olarak üç suret halinde Enstitü'ye bildirir. Enstitü bir sureti patent sahibine gönderir. Diğer suretlerden birini de tekrar talepte bulunana geri yollar. Her iki surette de, Enstitü'nün mühürü ve aynı sevk tarihi bulunur.
Lisans bedeli konusunda tarafların anlaşamamaları halinde, taraflardan birinin yaptığı talep üzerine, yetkili mahkeme tarafları da dinleyerek, lisans bedelini tesbit eder.
Mahkeme, daha önce taraflarca uygun bulunan bedelin, daha sonra yetersiz hale gelmesi durumunda, bedelde değişiklik yapabilir. Lisans bedelinin değiştirilmesi talebi, Mahkeme tarafından bedelin belirlenmesinden itibaren en az bir yıl geçtikten sonra yapılabilir.
Lisans alan, her üç ayın bitiminde, patent sahibine buluşu kullandığına dair bilgi vermek ve lisans bedelini ödemekle yükümlüdür. Lisans alan, bu yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde, lisans veren, lisans alandan bir ay içinde yükümlülüklerini yerine getirmesini isteyebilir. Lisans alanın bu süre içinde de yükümlülüklerini yerine getirmediği mahkemece tesbit edilirse, lisans iptal edilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
KULLANMA ZORUNLULUĞU
Kullanma Zorunluluğu
Madde 96 – Patent sahibi veya yetkili kıldığı kişi, patentle korunan buluşu kullanmak zorundadır.
Kullanma zorunluluğu patentin verildiğine ilişkin ilanın ilgili bültende yayınlandığı tarihten itibaren üç yıl içinde gerçekleştirilir.
Kullanmanın değerlendirilmesinde pazar şartları göz önünde tutulur.
Kullanımın İspatı
Madde 97 – Patent sahibi veya yetkili kıldığı kişi, Enstitü nezdinde buluşu kullanmakta olduğunu resmi bir belge ile kanıtlar. Resmi nitelikli patent kullanım belgesi, Yönetmelikte belirlenen merci tarafından ve Yönetmelikte belirlenen genel kıstaslara ve kurallara göre düzenlenir.
Kullanım belgesi, buluşun kullanıldığı sınai işletmedeki üretimin incelenmesi sonucunda verilir. Belge, patent konusu buluşun satışa sunulduğunu veya uygulandığını teyid eder. Belge ilgili merci tarafından buna ilişkin başvurunun yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde düzenlenir. Belgede, patentle korunan buluşun fiilen kullanılmakta olduğu konusundaki bilgiler bulunur.
Kullanım belgesi Patent Sicili'ne kayıt edilir.
Kullanımın Kabulü
Madde 98 – Patent konusu buluşun kullunılmakta olduğu belgelendiği takdirde, aksi dava yoluyla ispat edilmedikçe, patent konusu buluşun 97 nci maddede öngörülen şekilde kullanıldığı kabul edilir.
YEDİNCİ KISIM
ZORUNLU LİSANS
BİRİNCİ BÖLÜM
ZORUNLU LİSANSIN GENEL ŞARTLARI
Zorunlu Lisansın Verilme Şartları
Madde 99 – Zorunlu lisans, lisans verilmesi teklifinde bulunulmamış bir patent için ve aşağıda belirtilen şartlardan birinin mevcudiyeti halinde verilebilir:
Sayfa
749
a - 96 ncı madde hükümlerine göre patent konusu buluşun kullanılmaması;
b - 79 uncu maddede belirtilen patent konularının bağımlılığının söz konusu olması;
c - 103 üncü maddede belirtilen kamu yaranının söz konusu olması.
Zorunlu Lisans Talebi
Madde 100 – Zorunlu lisans talep edildiği anda patentin kullanımına henüz başlanılmadığı veya patentin kullanımındaki geçikmenin haklı bir sebebe dayanmadığı veya haklı bir sebebe dayanmaksızın kullanılmaya aralıksız olarak üç yıldan fazla ara verildiği gerekçesiyle ve 96 ncı maddede öngörülen süre bittikten sonra, ilgili herkes zorunlu lisans verilmesini yetkili mahkemeden isteyebilir.
Objektif nitelik taşıyan teknik veya ekonomik veya hukuki sebepler, patentin kullanılamamasının haklı sebepleri olarak kabul edilir. Patent konusu buluşun kullanılmasını engelleyecek nitelikte kabul edilen bu sebepler, patent sahibinin kontrolu ve iradesi dışındaki sebeplerdir.
Patentler Arasında Bağımlılık Halinde Zorunlu Lisans
Madde 101 – Patent konusu buluşun, önceki bir patentten doğan hakka tecavüz edilmeksizin kullanılması mümkün değilse, sonraki patentin sahibi, kendi patentinin önceki patentten daha değişik bir sınai amaca hizmet ettiğini veya önemli bir teknik ilerleme gösterdiğini ispat ederek, önceki tarihli patentin kullanılması için zorunlu lisans verilmesini mahkemeden isteyebilir.
79 uncu madde hükmüne göre, bağımlılığı olan patent konusu buluşlar, aynı sınai amaca hizmet ediyor ve bağımlı patentlerden biri lehine zorunlu lisans verilmişse, zorunlu lisansa konu olan patentin sahibi de diğer patentin kullanılması için kendisi lehine zorunlu lisans verilmesini mahkemeden isteyebilir.
Patentin konusu, patentle korunan kimyasal veya eczacılıkla ilgili bir maddenin elde edilmesini amaçlayan bir usule ait bulunuyorsa ve söz konusu usul patenti, önceki tarihli patente oranla önemli bir teknik ilerlemeyi gerçekleştiriyorsa, gerek usul patentinin sahibi ve gerekse ürün patentinin sahibi diğerinin patent konusunun kullanılması için,zorunlu lisans verilmesini mahkemeden isteyebilir.
79 uncu madde hükmüne göre, bağımlılığı olan bir patent sebebiyle verilen zorunlu lisansın kapsamı, ilgili patent konusu buluşun kullanılmasına imkan verir. Bağımlılığı olan patentlerden birinin iptali veya patent hakkının sona ermesi halinde, zorunlu lisans kararı da hükümsüz kalır.
İhracat Gerekçesiyle Zorunlu Lisans
Madde 102 – Patent konusu buluşun ihraç edilmesi durumu zorunlu lisans gerekçesi olarak kabul edilmez.
Kamu Yararı Nedeniyle Zorunlu Lisans
Madde 103 – Patent başvurusu veya patent konusu buluşun kamuya yararlı olduğu gerekçesi ile kullanımının zorunlu lisans konusu yapılmasına Bakanlar Kurulu karar verebilir.
Kamu sağlığı veya milli savunma nedenleriyle buluşun kullanılmaya başlanılması, kullanımın artırılması veya genel olarak yaygınlaştırılması veya yararlı bir kullanım için ıslah edilmesi büyük önem taşıyorsa, kamu yararının bulunduğu kabul edilir.
Patent konusu buluşun kullanılmamasının veya nitelik veya miktar bakımından yetersiz kullanılmasının ülkenin ekonomik veya teknik gelişmesi bakımından ciddi zararlara sebep olacağı hallerde de kamu yararının bulunduğu kabul edilir.
Bakanlar Kurulu tarafından zorunlu lisansın verilmesine ilişkin kararnamenin çıkarılmasını ilgili Bakanlık teklif eder. Patent konusu buluşun kullanımının milli savunma veya halk sağlığı bakımından önemli olması halinde teklif, ilgili Bakanlık ile Milli Savunma veya Sağlık Bakanlıkları tarafından birlikte hazırlanır.
Sayfa
750
Milli savunma bakımından önemli olması dolayısıyla, zorunlu lisans verilmesine ilişkin karar, buluşun bir veya bir kaç işletme tarafından kullanılması ile sınırlandırılabilir.
Buluşun kullanımının genelleştirilmesi veya kullanımın patent sahibinden başka bir kişiye verilmesine ihtiyaç olmadan, buluşun kamu yararına kullanımı patent sahibi tarafından gerçekleştirilebilirse, patent konusu buluş, Bakanlar Kurulu Kararı ile şartlı olarak zorunlu lisans konusu yapılabilir. Böyle bir durumda, Bakanlar Kurulu Kararına göre, mahkeme, bir yıldan fazla olmamak üzere belirlenecek bir süre içinde, patent sahibi tarafından buluşun kamu yararını karşılayacak yeterlikte kullanımına başlanılmasına, mevcut kullanımın geliştirilmesine veya miktarın artırılmasına karar verir. Mahkeme, patent sahibinin de konu hakkındaki görüşünü aldıktan sonra, uygun olan süreyi belirler veya patent konusu buluşu derhal zorunlu lisans konusu yapar. Belirlenen sürenin geçmesinden sonra,mahkeme, kamu yararına kullanımın yapılıp yapılmadığına karar verir. Kamu yararına kullanımın karşılanmadığına mahkemece karar verilirse, patent konusu buluş zorunlu lisans konusu yapılır.
Arabuluculuğun Talep Edilmesi
Madde 104 – Zorunlu lisans verilmesi için talepte bulunmak isteyen kişi, önce, aynı patent için sözleşmeye dayalı lisans verilmesi amacıyla Enstitü'den arabuluculuk etmesini isteyebilir.
Enstitü'nün arabuluculuğunu talep etmek için, Yönetmelikte belirlenen ücret ödenir ve aşağıdaki hususlar talepte yer alır:
a - Talepte bulunan hakkında bilgi;
b - Arabuluculuk talebine konu olan patent ve patent sahibi hakkında bilgi;
c - Zorunlu lisans verilmesini haklı kılan şartlar;
d - Talep edilen lisansın kapsamı ve talebin sebepleri;
e - Talepte bulunanın patent konusu buluşu gerçekten ve etkin bir şekilde kullanıp kullanamayacağı ve patent sahibi tarafından lisans verilmesi için istenilen makul teminatın verilip verilemeyeceği konusunda karar vermeye yetecek bilgiler.
Enstitü'nün arabulucu olması talebine aşağıdaki belgeler ayrıca eklenir:
a - Talebin dayanağını teşkil eden belgeler;
b - Miktarı Yönetmelikte belirtilen ve işlem masraflarının talepte bulunan tarafından ödeneceğini gösterir teminat ile ilgili belge;
c - Talep ve talebe eklenen belgelerin birer sureti.
Enstitü'nün Arabuluculuğu
Madde 105 – Enstitü, arabuluculuk talebi konusundaki kararını talep tarihinden itibaren bir ay içinde verir.
Enstitü, kendisine yapılan arabuluculuk talebi ile bu talebe ekli belgelerden ve Enstitü tarafından yapılan araştırmadan sonra, zorunlu lisansın verilmesini gerektiren bir durum olduğu, talepte bulunan kişinin ödeme gücü olduğu ve buluşun kullanımı için gerekli araçlara sahip olduğu kanısına varırsa, arabuluculuk talebini kabul eder.
Enstitü, arabuluculuk talebi konusundaki kararını, talep sahibine ve ayrıca arabuluculuk talebinin bir sureti ile birlikte patent sahibine bildirir.
Enstitü'nün Arabuluculuk İşlemini Yapması
Madde 106 – Enstitü, arabuluculuk talebini kabul ederse, arabulucu olarak bulunacağı sözleşmeye dayalı lisans görüşmelerine ilgili tarafların katılması için gecikmeksizin çağrıda bulunur. Görüşmeler en çok iki ay sürer.
Arabuluculuk talebinin kabul edildiğinin taraflara bildirilmesini izleyen iki aylık süreye rağmen, sözleşmeye dayalı bir lisansın verilmesi mümkün olmamışsa, Enstitü arabuluculuk ve araştırma faaliyetinin sona erdiğini açıklar ve bunu ilgililere bildirir.
Enstitü, lisans sözleşmesinin gerçekten yapılabileceği kanısına varırsa, tarafların birlikte yapacağı ek süre telebini, iki aylık süre geçmesine rağmen, kabul edebilir.
Sayfa
751
Enstitü'nün son kararını vermesinden önce, sadece tarafların, arabuluculuk işlemleri ile ilgili belgelere bakma ve ücreti karşılığında suretleri isteme hakları vardır. Taraflar ve Enstitü personeli, belgelerin içeriğinin gizliliğine uymakla yükümlüdür.
Enstitü'nün Arabuluculuk Faaliyetinin Sonuçları
Madde 107 – Enstitü'nün arabulucu olduğu görüşmeler sonucunda, tarafların patent konusu buluşun kullanımı ile ilgili lisans konusunda anlaşmaya varmaları halinde, lisans alanın buluşu kullanmaya başlaması için kendisine süre tanınır.
Buluşun kullanılmaya başlaması için tanınan süre, bir yılı aşamaz ve arabulucuk faaliyetinin sonuçlanmasında aşağıdaki şartlar aranır:
a - Taraflarca kararlaştırılan lisansın inhisari lisans olması ve zorunlu lisansa konu olmasını engellememesi;
b - Arabuluculuk talebinde bulunanın, buluşun kullanılması için, gerekli araç ve gerece sahip olduğunu ve kullanıma başlamak için, buluşun konusu itibariyle, süreye ihtiyaç olduğunu kanıtlayan belgelerin temin edilmesi;
c - Talepte bulunanın, buluşun kullanımı için öngörülen süre içinde kullanıma başlayamaması halinde, doğabilecek sorumluluk için, Yönetmelikte miktarı tesbit edilen teminatın verilmesi;
d - Yönetmelikte bu amaç için tesbit edilen ücretin ödenmesi.
Enstitü, tarafların sundukları belgelere dayanarak, yukarıdaki fıkrada öngörülen şartların yerine getirilmiş olmasından ve tarafların patentin kullanımı konusunda hemen harekete geçeceklerine ilişkin arzularından kesin bir kanıya varırsa, arabuluculuk işlemlerini tamamlar ve arabuluculuk sonucu verilen lisansı Patent Sicili'ne kayıt eder.
Talepte bulunan, buluşun kullanımına başlanılmasıyla ilgili hazırlıklar ve mevcut durum hakkında Enstitü'ye bilgi vermekle yükümlüdür. Enstitü gerekli gördüğü takdirde, denetime yetkilidir.
Enstitü'nün arabuluculuğu sonucunda lisans alan, buluş konusunun kullanımı için tanınan süre içinde, söz konusu patent için zorunlu lisans verilmesi işlemlerinin durdurulmasını mahkemeden talep edebilir.
Zorunlu lisans verilmesi işlemlerinin durdurulması hakkındaki kararın, esaslı bir yanılmaya veya tarafların öngörülen süre içinde buluşa yönelik ciddi ve sürekli faaliyette bulunamayacakları düşüncesine dayandığının ispatı halinde, mahkeme durdurma kararını kaldırabilir.
Enstitü'nün arabuluculuk faaliyeti sonucu lisans alan, öngörülen süre içinde buluşu kullanmaya başlamazsa, Enstitü, lisans alanın lisans verene bir bedel ödemesi gerektiğine karar verebilir. Bedel, buluşun kullanılmadığı süreye eşdeğer süreli bir lisans sözleşmesinde lisans alanın patent sahibine ödemesi gereken lisans bedeline göre hesaplanır.
Zorunlu Lisansın Talep Edilmesi
Madde 108 – 106 ncı maddede öngörülen sürenin bitmesinden veya Enstitü'nün arabuluculuk yapmasına ilişkin talebi reddeden kararından itibaren üç aylık süre geçmişse veya Enstitü tarafından yapılan arabuluculuk faaliyeti süresi içinde taraflar lisans sözleşmesi yapılması konusunda anlaşmaya varamamışlarsa, mahkemeden zorunlu lisans verilmesi talep edilebilir.
Zorunlu lisans talep eden, daha önce yapılan arabuluculuk işlemlerine ve bu amaçla sunulan belgelere dayanarak, zorunlu lisansın verilmesi ile ilgili şartların gerçekleştiğini ileri sürebilir.
Talep sahibi ayrıca, buluşu etkin bir şekilde kullanmayı sağlayan araç ve gereçleri ve lisans verilmesi halinde gösterebileceği teminatı belirtir.
Zorunlu lisans talebine aşağıdaki belgeler eklenir:
a - Daha önce yapılmış bir arabuluculuk faaliyetine ilişkin belgeler bulunmadığı takdirde, zorunlu lisans talebini inandırıcı bir şekilde destekleyen belgeler;
Sayfa
752
b - Zorunlu lisans işlemleri için gerekli olan masrafı karşılamak üzere Yönetmelikte belirtilen miktarda bir teminatın verileceği ile ilgili belgeler;
c - Yönetmelikte öngörülen ücretin ödendiğini gösterir belge;
d - Talebin ve sunulan belgelerin birer sureti.
Zorunlu Lisans İşleminin Başlaması
Madde 109 – 108 inci maddede belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde, mahkeme, zorunlu lisans talebiyle ilgili işlemlere başlar. Talebin bir sureti ile ekli belgelerin birer sureti patent sahibine gönderilir. Patent sahibi, belgelerin alındığı tarihten itibaren en geç bir ay içinde bunlara karşı itirazda bulunabilir.
Enstitü'nün arabuluculuk talebini reddetmiş olması sebebiyle zorunlu lisans talebinde bulunulması halinde, patent sahibine tanınacak itiraz süresi iki aydan az olamaz.
Patent sahibi tarafından yapılan itirazda, daha önce Enstitü'nün yaptığı arabuluculuk işlemlerine ait belgeler gözönüne alınmalı ve bu işlemlerle ilgili olarak ileri sürülen fakat söz konusu belgelerde yer almayan deliller de sunulmalıdır. Delillerin birer suretleri, mahkeme tarafından talep sahibine gönderilir.
Zorunlu Lisans Kararı
Madde 110 – Mahkeme, patent sahibi tarafından yapılan itirazı zorunlu lisans talep edene tebliğ eder ve bir ay içinde, talebin reddi veya zorunlu lisansın verilmesine karar verir. Bu süre uzatılamaz. Patent sahibi, zorunlu lisans talebine itiraz etmemişse, mahkeme gecikmeksizin zorunlu lisansa karar verir.
Zorunlu lisansın verildiği kararda, aşağıdaki hususlar yer alır:
Lisansın kapsamı, bedeli, süresi, lisans alan tarafından gösterilen teminat, kullanıma başlama zamanı ile patentin ciddi ve etkin kullanımını sağlayan önlemler.
Mahkeme kararına karşı karar düzeltme yoluna başvurulduğunda, patent sahibi tarafından uygulamanın durdurulması için sunulan deliller mahkemece yeterli görülürse, buluşun kullanımı, lisansa ilişkin kararın kesinleşmesine kadar ertelenir. Düzeltme talebi kesinleşmiş kararın uygulanmasını geciktirmez.
Zorunlu Lisans Kararında Masraflar
Madde 111 – Zorunlu lisansın verilmesi ile ilgili kararda, tarafların her birinin ödemesi gereken masraflar da belirtilir.Müşterek masraflar, taraflarca yarı yarıya paylaştırılır.
Taraflardan birinin kötü niyetle veya kusurlu davrandığı hallerde, tüm masrafların bu tarafca ödenmesine karar verilebilir.
Zorunlu Lisans İşlemlerinin Durdurulması
Madde 112 – Zorunlu lisans verilmesi talebinin yapılmasından sonra mahkeme, lisans verilmesi ile ilgili kararın alınması bakımından gereken işlemlere başlar. Mahkeme, lisans talebinde bulunan ile patent sahibinin müştereken ve gerekçeli talepleri üzerine, her zaman ve sadece bir defa, işlemleri en çok üç aylık bir süre için durdurabilir. Bu sürenin dolması üzerine mahkeme, durumu taraflara bildirir ve işlemlere tekrar devam eder.
Yurt Dışında İkamet Edenlerde Patent Vekiline Tebligat
Madde 113 – Patent sahibinin Türkiye'de ikametgahı yoksa, bu kısımda öngörülen yazışmalar ve tebligat, patent vekili olan temsilcisine yapılır.
Sayfa
753
İKİNCİ BÖLÜM
ZORUNLU LİSANS SİSTEMİ
Zorunlu Lisansın Hukuki Niteliği
Madde 114 – Zorunlu lisans, inhisari değildir. Ancak 103 üncü maddede belirtilen kamu yararı gerekçesiyle, zorunlu lisans inhisari olarak verilebilir. Bununla beraber, inhisarilik zorunlu lisansın verilmesi amacına aykırı olmamalı ve patentle korunan buluşun ekonomik bakımdan değerlendirilebilmesi açısından gerekli bulunmalıdır. Zorunlu lisans verilmesi halinde, lisans alanın kural olarak patent konusunu ithal etmek hakkı yoktur. Ancak, zorunlu lisans kamu yararı gerekçesiyle lisans alana verilmiş ve lisans alan kamu yararı gereği açıkça ithale yetkili kılınmışsa patent konusu ithal edilebilir. Bu ithal izni, ihtiyaçla sınırlı olarak ve ancak geçici bir süre için verilir.
Zorunlu lisans halinde patent sahibine ekonomik bakımdan makul sayılabilen bir bedel ödenir. Lisans bedeli, özellikle buluşun ekonomik önemi gözönüne alınarak belirlenir.
Güven İlişkisinin İhlali
Madde 115 – Zorunlu lisans sebebiyle, patent sahibi ve lisans alan arasında doğan güven ilişkisi, patent sahibi tarafından ihlal edilirse, lisans alan, ihlalin buluşun değerlendirilmesindeki etkisine göre, patent sahibinin isteyebileceği lisans bedelinden indirim yapılmasını talep edebilir.
Ek Patentte Zorunlu Lisans Kapsamı
Madde 116 – Zorunlu lisans, lisansın kabul tarihinde mevcut bulunan patentin eklerini de kapsar. Zorunlu lisansın verilmesinden sonra, patent için yeni ek patentler verilmişse ve bunlar lisans konusu patentle aynı sınai kullanım amacına hizmet etmekte iseler, lisans alan, mahkemeden eklerin de zorunlu lisans kapsamına dahil edilmesi talebinde bulunabilir. Enstitü'nün arabuluculuk yapmasına rağmen, taraflar ek patentler nedeniyle genişletilen lisansın bedeli ve diğer şartları konusunda anlaşamazlarsa, bunlar mahkeme tarafından belirlenir.
Zorunlu Lisansın Devri
Madde 117 – Bir zorunlu lisansın devrinin geçerli olabilmesi için, işletme ile birlikte devir edilmesi veya lisansın değerlendirilmekte olduğu işletme kısmının devir edilmesi gerekir. Devir, Enstitü tarafından sicile kayıt edilir. Zorunlu lisansın, bağlı patent sebebiyle verilmesi halinde lisans, bağlı patentle birlikte devir edilir.
Zorunlu lisans sahibi, alt lisans veremez. Bu amaçla yapılan işlem geçersiz sayılır.
Şartlarda Değişiklik Talebi
Madde 118 – Lisans alan veya patent sahibi, sonradan ortaya çıkan ve değişikliği haklı kılan olaylara dayanarak mahkemeden zorunlu lisans bedelinde veya şartlarında değişiklik yapılmasını talep edebilir. Özellikle patent sahibi, zorunlu lisans verilmesinden sonra, zorunlu lisansa göre daha uygun şartlarda sözleşme lisansı yapmış olması halinde böyle bir talepte bulunma hakkı doğar.
Lisans alan, zorunlu lisanstan doğan yükümlülüklerini ciddi şekilde ihlal etmekte veya sürekli olarak yerine getirmemekte ise, mahkeme patent sahibinin talebi üzerine, patent sahibinin tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla, lisansı iptal edebilir.
Sözleşmeye Dayalı Lisans Hükümlerinin Uygulanabilirliği
Madde 119 – 114 üncü ila 118 inci maddelerdeki hükümlere aykırı olmadığı takdirde, 88 inci maddede belirtilen sözleşmeye dayalı lisans ile ilgili hükümler, zorunlu lisansa da uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
ZORUNLU LİSANS TALEBİNİ ÖZENDİRME
Zorunlu Lisansı Özendirme Tedbirleri
Madde 120 – Enstitü, zorunlu lisans verilmesine aday patentler ile ilgili olarak lisans talebinde bulunmayı özendirmek amacıyla tedbir alır. Enstitü bu amaçla, bu tür patentleri sürekli olarak ilan yoluyla duyurur.
Sayfa
754
Patent konusu buluşların kullanılmasının önem kazandığı hallerde, Bakanlar Kurulu, kamu yararı gerekçesiyle zorunlu lisans verilmesi gereken belirli patentler için lisans talebi yapılması konusunda teşebbüsleri teşvik etmek amacıyla gereken mali, ekonomik ve diğer özendirici tedbirleri alır.
SEKİZİNCİ KISIM
EK VE GİZLİ PATENTLER
BİRİNCİ BÖLÜM
EK PATENT
Ek Patent Başvurusu
Madde 121 – Patent başvurusu veya patentin sahibi, 45 inci maddenin birinci fıkrası anlamında, patent konusu buluşu mükemmelleştiren veya geliştiren ve asıl patentin konusu ile bütünlük içinde bulunan buluşların korunması için, ek patent başvurusunda bulunabilir.
Patent verilmesi kabul edilinceye kadar, patentin verilmesi kabul edilmese dahi, patent başvurusuna ek patent talepleri yapılabilir.
9 uncu maddede belirtilen tekniğin bilinen durumunun aşılması, ek patentler için uygulanmaz.
Ek Patentlerin Rüçhan Tarihi
Madde 122 – Ek patentlerin rüçhan tarihi, başvuru tarihlerine göre belirlenir. Ek patentin süresi, asıl patentin süresi kadar olup, ek patentler için yıllık ücret ödenmez.
Bu Kanun Hükmünde Kararnamede aksi öngörülmüş olmadıkça, ek patent asıl patentin tamamlayıcı bir parçasıdır.
Ek Patentin Asıl Patente Dönüşmesi
Madde 123 – Ek patent başvurusu, başvuru işlemleri sırasında başvuru sahibinin talebine göre, her zaman bağımsız bir patent başvurusu haline dönüştürülebilir. Aynı imkan, Enstitü tarafından yapılan inceleme sonunda, ek patent başvurusunun asıl patentle gerekli bağının olmadığının, ek patent başvurusunda bulunana bildirilmesinden sonraki, üç aylık süre içinde de kullanılabilir.
Kabul edilen ek patentler, asıl patent sahibinin asıl patentten feragat etmesi halinde bağımsız bir patente dönüştürülebilir.
Bir ek patent için, bağımsız bir patente dönüşüm hususunda talepte bulunulmuş ise, daha sonraki ekler, gerekli birlik ve bütünlüğü göstermeleri şartıyla, yeni patentin ekleri sayılır.
Ek patent iken, asıl patent haline dönüşen patentler, dönüşüm tarihinden itibaren, yıllık patent ücreti ödemelerine tabi olup, koruma süreleri asıl patentin koruma süresi ile aynıdır.
Ek Patente Patent Hükümlerinin Uygulanması
Madde 124 – Aksi açıkca öngörülmediği ve ek patentin niteliğine aykırı düşmediği takdirde, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin patentler ile ilgili hükümleri, ek patent için de geçerli sayılır.
İKİNCİ BÖLÜM
GİZLİ PATENT
Gizli Tutma Süresi ve Şartları
Madde 125 – Enstitü, önceden açıklanmasına karar vermezse, bir patent başvurusunun içeriği, başvuru tarihinden itibaren iki ay süre ile gizli tutulur.
Enstitü, başvuru konusu buluşun milli savunma açısından önem taşıdığı kanısına varırsa, söz konusu gizlilik süresini başvurunun yapıldığı tarih esas alınarak beş aya kadar uzatabilir. Enstitü durumu bir yazı ile başvuru sahibine ve başvurunun bir suretiyle birlikte gecikmeksizin Milli Savunma Bakanlığı'na bildirir.
Sayfa
755
Bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen amaçlar için Enstitü ile Milli Savunma Bakanlığı arasında işbirliği sağlanarak bu işbirliği ile hangi buluşların milli savunma için önem taşıyacağı tesbit edilir. Milli Savunma Bakanlığı, gizli tutma yükümlülüğüne uymak şartıyla, yapılan tüm başvuruları önceden incelemek yetkisine sahiptir.
Milli savunma menfaatları söz konusu ise Milli Savunma Bakanlığı yukarıda sözü edilen beş aylık sürenin dolmasından önce, Enstitü'ye yapacağı bildirimle, patent başvurusu ile ilgili işlerin gizli yürütülmesini ve durumun başvuruda bulunana bildirilmesini ister.
Patent başvurusunun veya patentin gizliliğe tabi olması halinde, patent başvurusu veya patent sahibi buluşun içeriği hakkında yetkisi olmayan kişilerin bilgi edinmesini sağlayıcı davranışlardan kaçınır.
Milli Savunma Bakanlığı, patent başvurusu veya patent sahibinin talebi üzerine, patent başvurusu veya patent konusunun kısmen veya tamamen kullanılmasına, Milli Savunma Bakanlığı'nın belirleyeceği şartlar altında izin verebilir.
Gizli Patent Sicili,Gizlilik Süresinin Uzatılması ve Gizliliğin Kaldırılması
Madde 126 – Gizlilik kuralına uyularak verilen patent, gizli tutulan bir Patent Sicili'ne kayıt edilir ve verilmesinden itibaren bir yıllık süre içinde gizli tutulur. Gizlilik süresinin yıllık olarak uzatılması mümkündür. Bu durumda, patent sahibine bilgi verilir.
Gizlilik süresinin yıllık olarak uzatılması, savaş sırasında ve ateşkes tarihinden bir yıl sonrasına kadar uygulanmaz.
Enstitü, Milli Savunma Bakanlığı'nın izni ile,her zaman patent başvurusu veya patent için öngörülmüş gizliliği kaldırabilir.
Gizli Patentlerde Yıllık Ücret ve Tazminat
Madde 127 – Gizli patentler için yıllık patent ücreti ödeme yükümlülüğü yoktur.
Patent sahibi, patentin gizli tutulduğu süre için devletten tazminat isteyebilir. Tazminat patentin gizli kaldığı her yılın sonunda, o yıl için talep edilir. Ödenecek tazminat miktarı konusunda anlaşma sağlanamaz ise tazminat miktarı mahkemece belirlenir. Tazminat, buluşun önemi ve patent sahibinin onu serbestçe kullanabilmesi halinde elde edeceği muhtemel gelirin miktarı göz önünde tutularak hesaplanır.
Gizli patent konusu olan buluş, sahibinin kusuruyla açıklanmışsa, tazminat isteme hakkı doğmaz.
Gizli Patentler İçin Yabancı Ülkede Başvuru İzni Alınması
Madde 128 – Türkiye'de gerçekleştirilen bir buluş, 125 inci madde hükmüne tabi ise, patent başvurusunun Enstitü'ye yapıldığı tarihten itibaren, iki aylık süre geçmeden ve Enstitü'nün izni olmadan söz konusu buluş için hiç bir yabancı ülkede, patent başvurusunda bulunulamaz. Yabancı ülkede başvuru için izin, Milli Savunma Bakanlığı'nın özel onayı olmadan verilemez.
Buluş sahibinin ikametgahı Türkiye'de ise,aksi ispat edilinceye kadar, buluşun Türkiye'de yapılmış olduğu kabul edilir.
DOKUZUNCU KISIM
PATENTİN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE PATENT HAKKININ SONA ERMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
PATENTİN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ
Hükümsüzlük Halleri
Madde 129 – Aşağıdaki hallerde patentin hükümsüz sayılmasına yetkili mahkeme tarafından karar verilir:
a - Patent konusunun, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci ila 10 uncu maddelerinde belirtilen, patent verilebilirlik şartlarına sahip olmadığı ispat edilmişse;
Sayfa
756
b - Buluşun, buluş konusunun ilgili olduğu teknik alanda bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte, açık ve tam olarak tanımlanmadığı ispat edilmişse;
c - Patent konusunun, yapılmış olan başvurunun kapsamı dışına çıktığı veya patentin 45 inci madde anlamında ayrılmış olan bir başvuruya veya 12 inci maddeye göre yapılan bir başvuruya dayandığı ve onların kapsamlarını aştığı ispat edilmişse;
d - Patent sahibinin, 11 inci maddeye göre patent isteme hakkına sahip bulunmadığı ispat edilmişse.
Patent sahibinin, 11 inci maddeye göre patent isteme hakkına sahip bulunmadığı hakkındaki iddia, ancak buluşu yapan veya halefleri tarafından ileri sürülebilir. Bu durumda, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi hükmü uygulanır.
Hükümsüzlük nedenleri patentin sadece bir bölümüne ilişkin bulunuyorsa, sadece o bölümü etkileyen istem veya istemlerin iptali suretiyle, kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Bir istemin kısmen hükümsüzlüğüne karar verilemez.
Kısmi hükümsüzlük sonucu, patent ile korunan buluşun iptal edilmeyen istem veya istemleri, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci ila 7 inci madde hükümlerine uygun olması halinde, patent bu kısım için geçerli kalır.
Hükümsüzlük Talebi
Madde 130 – Patentin hükümsüzlüğü, zarar gören kişiler veya Cumhuriyet Savcıları kanalıyla ilgili resmi makamlar tarafından istenebilir. Ayrıca, patentin hükümsüzlüğünü, 129 uncu maddenin birinci fıkrasının (d) bendine göre patent isteme hakkına sahip kişiler de ileri sürebilir.
Patentin hükümsüzlüğü koruma süresinin devamınca veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde dava edilebilir.
Patentin hükümsüzlüğü davası,davanın açıldığı anda Patent Sicili'nde patent sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı açılır. Patent üzerinde sicilde hak sahibi görülen kişilerin davaya katılabilmelerini sağlamak için ayrıca onlara tebligat yapılır.
Hükümsüzlüğün Etkisi
Madde 131 – Patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, kararın sonuçları geçmişe etkili doğar. Bu nedenle, patent veya patent başvurusuna, hukuki bakımdan bu Kanun Hükmünde Kararname ile sağlanan koruma, hükümsüzlük kapsamında doğmamış sayılır.
Patent sahibinin kötü niyetli olarak hareket etmesinden kaynaklanan, zararın giderilmesine ilişkin tazminat talepleri saklı kalmak üzere, hükümsüzlüğün geriye dönük etkisi aşağıdaki durumları etkilemez.
a - Patentin hükümsüz sayılmasından önce, bir patente tecavüz sebebiyle verilen hukuken kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar;
b - Patentin hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce, yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler. Ancak, hal ve şartlara göre, haklı sebepler ve hakkaniyet düşüncesi ile sözleşme uyarınca ödenmiş bedelin kısmen veya tamamen iadesi mümkündür.
Bir patentin hükümsüzlüğüne ilişkin kesinleşmiş karar herkese karşı hüküm doğurur.
Hükümsüzlüğün Ek Patente Uygulanması
Madde 132 – Patentin hükümsüzlüğüne ilişkin karar, zorunlu olarak, ek patentlerin de hükümsüz olması sonucunu doğurmaz. Ancak, hükümsüzlük kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde, ek patentlerin bağımsız patentlere dönüştürülmesi için, başvuruda bulunulmazsa, patentin hükümsüzlüğü ek patentlerin de hükümsüz olması sonucunu doğurur.
Sayfa
757
İKİNCİ BÖLÜM
PATENT HAKKININ SONA ERMESİ
Sona Ermenin Sebepleri
Madde 133 – Patent hakkı:
a - Koruma süresinin dolması;
b - Patent sahibinin patent hakkından vazgeçmesi;
c - Yıllık ücretlerin ve ek ücretlerin öngörülen sürelerde ödenmemesi;
sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.
Hakkı sona eren patentin konusu, sona erme sebebinin gerçekleşmiş olduğu andan itibaren, toplumun malı sayılır. Bu husus, Enstitü tarafından ilgili bültende ilan edilir.
Yıllık patent ücretinin ödenmemesi halinde, patent hakkının sona ermesine ilişkin sebebin ödeme yapılması gereken vade tarihi itibariyle gerçekleştiği kabul edilir.
Mücbir Sebeple Yıllık Ücretin Ödenememesi
Madde 134 – Yıllık patent ücretinin ödenmemesi yüzünden patent hakkı sona ermişse, patent sahibinin ödemenin mücbir sebepten dolayı yapılamadığını ispat etmesi ile patent yeniden geçerlilik kazanır.
Mücbir sebeple ilgili talebin, patent hakkının sona erdiğine ilişkin ilanın ilgili bültende yayınlanmasından itibaren, altı ay içinde yapılması gerekir. Patent sahibinin mücbir sebeple ilgili talebi bültende ilan edilir. İlgililer, ilandan itibaren bir ay içinde, bu konuda görüşlerini açıklayabilir.
Patentin yeniden geçerlilik kazanması, Enstitü'nün kararı ile olur. Patentin yeniden geçerlilik kazanması, patent hakkının sona ermesi sonucunda hak kazanmış üçüncü kişilerin kazanılmış haklarını etkilemez. Üçüncü kişilerin hakları ve bunların kapsamı, mahkeme tarafından belirlenir.
Patentin yeniden geçerlilik kazanması halinde, patent sahibi, ödemediği ücretler ile ek ücretleri ödemekle yükümlü olur.
Patent Hakkından Vazgeçme
Madde 135 – Patent sahibi, patentin tamamından veya bir veya birden çok patent isteminden vazgeçebilir.
Patentten kısmen vazgeçilirse, istem veya istemlerin ayrı bir patentin konusunu teşkil etmesi ve vazgeçmenin patentin kapsamının genişletilmesine ilişkin olmaması şartıyla, vazgeçilmeyen istem veya istemler itibariyle patent geçerli kalır.
Vazgeçmenin yazılı olarak Enstitü'ye bildirilmesi gerekir. Vazgeçme, Patent Sicili'ne kayıt tarihi itibariyle hüküm doğurur.
Patent Sicili'ne kayıt edilmiş hakların ve lisansların sahiplerinin izni olmadıkça, patent sahibi patentten vazgeçemez.
Patent üzerinde, bir üçüncü kişi tarafından hak sahipliği iddia edilmekte ise, onun izni olmadıkça, patentten vazgeçilemez.
ONUNCU KISIM
PATENTTEN DOĞAN HAKKA TECAVÜZ VE
TECAVÜZ HALİNDE HUKUK DAVALARI
BİRİNCİ BÖLÜM
TECAVÜZ DURUMLARI
Patentten Doğan Hakka Tecavüz Sayılan Fiiller
Madde 136 – Aşağıda yazılı fiiller patentten doğan hakka tecavüz sayılır:
Sayfa
758
a - Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü kısmen veya tamamen üretme sonucu taklit etmek,
b - Kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla üretilen ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veya ticari amaçla elde bulundurmak veya uygulamaya koymak suretiyle kullanmak,
c - Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu olan usulü kullanmak veya buluş konusu usulle doğrudan doğruya elde edilen ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veya uygulamaya koymak suretiyle kullanmak;
d - Patent sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans veya zorunlu lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devir etmek,
e - Bu maddenin 1 inci ila 4 üncü bendlerinde yazılı fillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak,
f - Kendisinde bulunan ve haksız olarak üretilen veya ticaret alanına çıkarılan eşyanın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak.
Patent bir ürünün yapılışına ait bir usul için alınmışsa, aynı nitelikleri taşıyan her ürün, patenti alınmış usule göre yapılmış sayılır Usule tecavüz etmeksizin ürünü ürettiğini iddia eden davalı bunu ispat etmekle yükümlüdür.
Patent başvurusu bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 55 inci maddesine göre yayınlandığı takdirde, başvuru sahibi, buluşa vaki tecavüzlerden dolayı hukuk ve ceza davası açmaya yetkilidir. Tecavüz eden başvurudan veya kapsamından haberdar edilmiş ise, başvurunun yayınlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötü niyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa, yayından önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.(Ek cümle:22/6/2004 – 5194/4 md.) Ancak mahkeme, patent veya faydalı modelin verildiğine ilişkin ilânın ilgili bültende yayımlanmasından önce öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak karar veremez.
İKİNCİ BÖLÜM
HUKUK DAVALARI
Patent Sahibinin Talepleri ve Hukuk Davalarında Yetkili Mahkeme
Madde 137 – Patentten doğan hakkı tecavüze uğrayan patent sahibi, mahkemeden, özellikle aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a - Patentten doğan haklara tecavüz fiillerinin durdurulması talebi,
b - Tecavüzün giderilmesi ve maddi ve manevi zararın tazmini talebi,
c - Patentten doğan haklara tecavüz suretiyle üretilen veya ithal edilen ürünlere, bunların üretiminde doğrudan doğruya, kullanılan araçlara ve patente bağlı bir usulün kullanımını sağlayan araçlara el konulması talebi,
d - Mümkün olduğu takdirde bu fıkranın üçüncü bendi uyarınca el konulan ürün ve araçlar üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması talebi: Bu durumda, söz konusu ürünlerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değer, kabul edilen tazminatı aştığı zaman, patent sahibinin fazlayı karşı tarafa ödemesi gerekir,
e - Patentten doğan haklara tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle bu maddenin üçüncü bendine göre el konulan ürünlerin ve araçların şekillerinin değiştirilmesi veya patentten doğan haklara tecavüzün önlenmesi için, kaçınılmaz ise, imhası talebi,
f - Patentten doğan haklara tecavüz eden kişi aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya ilan yoluyla duyurulması talebi.
Patent sahibi tarafından üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme,davacının ikametgahının olduğu veya suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Sayfa
759
Davacının Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, yetkili mahkeme sicilde kayıtlı patent vekilinin iş yerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik kaydı silinmiş ise,Enstitü merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir.
Üçüncü kişiler tarafından patent başvurusu veya patent sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme,davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir. Patent başvurusu veya patent sahibinin Türkiye'de ikamet etmemesi halinde bu maddenin üçüncü fıkrası hükmü uygulanır.
Birden fazla mahkemenin yetkili olduğu durumda, yetkili mahkeme, ilk davanın açıldığı mahkemedir.
Tazminat
Madde 138 – Patent sahibinin izni olmaksızın,patentle korunan ürünü üreten, satan,dağıtan veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkaran veya bu amaçlar için ithal eden veya ticari amaçla elde bulunduran veya patentli bir usulü kullanan kişi,hukuka aykırılığı gidermek ve sebep olduğu zararı tazmin etmekle yükümlü olur.
Patentle korunan buluşu herhangi bir şekilde kullanmakta olan kişi, patent sahibinin patentin varlığından ve tecavüzden kendisini haberdar etmesi ve tecavüzü durdurmasını talep etmesi halinde veya kullanmanın kusurlu bir davranış teşkil etmesi halinde,sebep olduğu zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
Tecavüzü Kanıtlayan Belgeler
Madde 139 – Patent sahibi,patent konusu buluşun kendi izni olmaksızın kullanılması sonucunda uğramış olduğu zarar miktarının belirlenmesi için tazminat yükümlüsünden buluşun kullanılması ile ilgili belgeleri vermesini talep edebilir.
Yoksun Kalınan Kazanç
Madde 140 – Patent sahibinin uğradığı zarar,sadece fiili kaybın değerini değil, ayrıca patent hakkına tecavüz dolayısıyla yoksun kalınan kazancı da kapsar.
Yoksun kalınan kazanç,zarar gören patent sahibinin seçimine bağlı olarak aşağıdaki değerlendirme usullerinden birine göre hesap edilir:
a - Patentten doğan hakka tecavüz edenin rekabeti olmasaydı,patent sahibinin patenti kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre;
b - Patentten doğan hakka tecavüz edenin,patent konusu buluşu kullanmakla elde ettiği kazanca göre;
c - Patentten doğan hakka tecavüz edenin,buluşu bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre.
Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında,özellikle buluşun ekonomik önemi, patent hakkına tecavüz edildiği anda geçerlilik süresi ve tecavüz sırasında patente ilişkin lisansların sayısı ve çeşidi gibi etkenler göz önünde tutulur.
Mahkeme, patent sahibinin bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatına varırsa, yoksun kalınan kazanç, bu maddenin ikinci fıkrasının (c) bendine göre hesaplanır.
Yoksun Kalınan Kazancın Artırımı
Madde 141 – Patent üzerinde tasarruf yetkisi olan kişi, yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, 140 ıncı maddenin ikinci fıkrasının (a) veya (b) bendlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birini seçmişse; mahkeme, ürünün üretilmesi veya usulün kullanılmasında patent konusu buluşun ekonomik bakımdan önemli bir katkısının bulunduğu kanaatına vardığı takdirde, kazancın hesaplanmasında makul bir payın daha eklenmesine karar verir.
Sayfa
760
Patentin, ilgili ürüne ekonomik bakımdan önemli bir katkısının olduğunun kabul edilebilmesi için, ilgili ürüne olan talebin oluşmasında patent konusu buluşun belirleyici etken olduğunun anlaşılmış olması gerekir.
Buluşun İtibarı
Madde 142 – Patentten doğan haklara tecavüz eden tarafından, patent konusu buluşun kötü şekilde üretimi veya uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda, patent konusu buluşun itibarı zarara uğrarsa, patent sahibi, bu nedenle, ayrıca tazminat isteyebilir.
Tazminatın İndirilmesi
Madde 143 – Patent sahibine ödenecek tazminat, patent sahibinin diğer kişilerden buluşunun başka bir şekilde kullanılmasından dolayı aldığı bedelden daha fazla ise, tazminat bu bedel dikkate alınarak ve bu bedele uygun olarak tesbit edilerek bedelden indirilir.
Tazminat İstenmeyecek Kişiler
Madde 144 – Patent sahibi, sebep olduğu zarardan dolayı, patent sahibine tazminat ödemiş olan kişi tarafından, piyasaya sürülmüş ürünleri kullanan kişilere karşı, Kanun Hükmünde Kararnamenin bu bölümünde yer alan davaları açamaz.
Zamanaşımı
Madde 145 – Patentten doğan haklara tecavüzden doğan, özel hukuka ilişkin taleplerde, zamanaşımı süresi için, Borçlar Kanunu'nun, zaman aşımına ilişkin hükümleri uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İHTİSAS MAHKEMELERİ
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Madde 146 –(Değişik:22/6/2004 – 5194/5 md.)
Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda, görevli mahkeme ihtisas mahkemeleridir. Bu mahkemeler tek hâkimli olarak görev yaparlar. Asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendirileceği ve bu mahkemelerin yargı çevresini, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler.
Enstitünün bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre aldığı bütün kararlara karşı açılacak davalarda ve Enstitünün kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin Enstitü aleyhine açacakları davalarda görevli ve yetkili mahkeme, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerden Ankara İhtisas mahkemeleridir.
Hükmün İlanı
Madde 147 – Dava sonucunda haklı çıkan taraf, haklı bir sebebin veya menfaatının bulunması halinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere, kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesini talep etmek hakkına sahiptir.
İlanın şekli ve kapsamı kararda tesbit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
ÖZEL HÜKÜMLER
Lisans Alanın Dava Açması ve Şartları
Madde 148 – Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, inhisari lisansa sahip olan kişi, üçüncü bir kişi tarafından patent sahibinin patentten doğan haklarına, tecavüz edilmesi durumuna, patent sahibinin bu Kanun Hükmünde Kararname uyarınca açabileceği davaları, kendi adına açabilir. İnhisar olmayan lisans sahibi olanların, dava açma hakları yoktur.
Bu maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre, patente tecavüz dolayısıyla dava açma hakkı olmayan bir lisans alan, noter vasıtasıyla yapacağı bir bildirimle, gereken davayı açmasını patent sahibinden isteyebilir.
Sayfa
761
Patent sahibinin, bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen talebi, kabul etmemesi veya bildirimin alındığı tarihten itibaren üç ay içinde, gerekli davanın açılmaması halinde, lisans alan yaptığı bildirimi de ekleyerek kendi adına dava açabilir.
Lisans alan, ciddi bir zarar tehlikesi karşısında ve söz konusu sürenin geçmesinden önce, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.
Bu maddenin üçüncü fıkrası hükmüne göre, dava açan lisans alanın, dava açtığını patent sahibine bildirmesi gerekir.
Patente Tecavüzün Mevcut Olmadığı Hakkında Dava ve Şartları
Madde 149 – Menfaatı olan herkes, patent sahibine karşı dava açarak, fiillerinin patentten doğan haklara tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesini talep edebilir.
Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen davanın açılmasından önce, kendisinin Türkiye'de giriştiği veya girişeceği sınai faaliyeti veya bu amaçla yapmış olduğu ciddi ve fiili girişimlerin patentten doğan haklara tecavüz teşkil edip etmediği hakkında, patent sahibinden görüşlerini bildirmesini noter aracılığı ile talep edebilir.
Bu talebin patent sahibine tebliğinden itibaren bir ay içinde patent sahibinin cevap vermemesi veya verilen cevabın menfaat sahibi kişi tarafından kabul edilmemesi halinde, menfaat sahibi bu maddenin birinci fıkrasına göre dava açabilir.
Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen dava, patentten doğan haklara tecavüzden dolayı kendisine karşı dava açılmış bir kişi tarafından açılamaz.
Dava, patent üzerinde hak sahibi bulunan ve Patent Sicili'ne kayıt edilmiş olan, bütün hak sahiplerine tebliğ edilir.
Bu maddede belirtilen dava,patentin hükümsüzlüğü davasıyla birlikte de açılabilir.
Delillerin Tesbiti (1)
Madde 150 – Patentle sağlanan hakları ileri sürmeye yetkili olan kişi, bu haklara tecavüz sayılabilecek olayların tesbitini mahkemeden isteyebilir.
İhtiyati Tedbir Talebi
Madde 151 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen türde dava açan veya açacak olan kişiler, dava konusu patentin Türkiye'de kullanılmakta olduğunun veya kullanılması için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığının ispat edilmesi şartıyla, davanın etkinliğini temin etmek üzere ihtiyati tedbire karar verilmesini talep edebilir.
İhtiyati tedbir talebi, dava açılmadan önce veya dava ile birlikte veya daha sonra yapılabilir. İhtiyati tedbir talebi, davadan ayrı olarak incelenir.
İhtiyati Tedbirin Niteliği
Madde 152 – İhtiyati tedbirler, verilecek hükmün etkinliğini tamamen sağlayacak nitelikte olmalı ve özellikle aşağıda belirtilen tedbirleri kapsamalıdır:
a - Davacının patentten doğan haklarına tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulması;
b - Patentten doğan haklara tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen şeylere veya patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi olanlar dahil, bulundukları her yerde el konulması ve bunların saklanması;
c - Her hangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesi.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu Hükümlerinin Uygulanması
Madde 153 – Tesbit talepleri ve ihtiyati tedbirlerle ilgili diğer hususlarda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. (2)
–––––––––––
(1) Bu madde başlığı “Delillerin Tesbiti Davası”iken, 22/6/2004 tarihli ve 5194 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu maddede geçen “Tesbit davaları” ibaresi, 22/6/2004 tarihli ve 5194 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle”Tesbit talepleri” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa
762
ONBİRİNCİ KISIM
FAYDALI MODEL BELGELERİ
Faydalı Model Belgesi Verilerek Korunan Buluşlar
Madde 154 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 156 ncı maddesi hükmüne göre yeni olan ve 10 uncu madde anlamında sanayiye uygulanabilen buluşlar, faydalı model belgesi verilerek korunur.
Faydalı Model Belgesi Verilerek Korunamayan Buluşlar ve Konular
Madde 155 – Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ncı maddesinde belirtilen konuların yanısıra usuller ve bu usuller sonucunda elde edilen ürünler ile kimyasal maddeler hakkında faydalı model belgesi verilmez.
Yenilik
Madde 156 – Faydalı model belgesi başvurusuna konu olan buluş başvuru tarihinden önce, Türkiye içinde veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya bir başka yolla açıklanmış veya yöresel veya ülke çapında kullanılmış ise, yeni değildir.
Faydalı model belgesi başvurusu sahibi veya selefleri tarafından başvuru tarihinden veya var ise rüçhan hakkı tarihinden, oniki ay önceki tarihten itibaren yayınlama veya bir başka yolla yapılan açıklama veya kullanma, başvuru konusu buluşun yeniliğini ortadan kaldırmaz.
Faydalı model belgesi başvurusu tarihinden önce, Türkiye'de yapılmış olan patent veya faydalı model belgesi başvuruları, faydalı model belgesi başvurusu tarihinden sonra yayınlanmış olsalar dahi, başvuru konusu buluşun yeniliğini ortadan kaldırır.
Faydalı Model Belgesi İsteme Hakkı
Madde 157 – Faydalı model belgesi isteme hakkı buluş yapana veya onun haleflerine ait olup, başkalarına devri mümkündür.
Faydalı model belgesi konusu buluş birden çok kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmişse, faydalı model belgesi isteme hakkı, taraflarca başka türlü kararlaştırılmamışsa, bunlara müştereken ait olur. Bu konuda Medeni Kanun'un müşterek mülkiyet hükümleri uygulanır.
Aynı faydalı model belgesi konusu olan buluş, birbirinden bağımsız birden çok kişi tarafından aynı zamanda gerçekleştirilmiş ve bunlardan birinin başvuru yapmış olması durumunda, faydalı model belgesi isteme hakkının kime ait olduğu, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 11 inci ve 12 nci maddesi hükümlerine göre tesbit edilir.
Hakların Üçüncü Kişilere Karşı İleri Sürülememesi
Madde 158 – Faydalı model belgesi konusu buluşun özü, üçüncü kişi veya kişilerin tarifname, resim ve modellerinden, techizatından veya tesisatından bu kişi veya kişilerin izni olmadan alındığı takdirde, bu Kanun Hükmünde Kararname ile faydalı model belgesi verilerek sağlanan koruma, faydalı model belgesi sahibi tarafından bu kişi veya kişilere karşı ileri sürülemez.
156 ncı madde hükmüne göre kendisine karşı açılan hükümsüzlük davası sonuçlanıncaya kadar, faydalı model belgesi sahibi, bu belge ile doğan haklarını, üçüncü kişilere karşı ileri süremez. Bu nedenle açılan davanın ve dava sonucunun sicile kayıt edilmesi ve ilgili bültende yayınlanması, ilgililerin Enstitü'ye başvurusu ile gerçekleşir. Faydalı model belgesi sahibinin tazminat talebi ile ilgili hakları saklıdır.
Faydalı Model Belgesi Başvurusu
Madde 159 – Faydalı model belgesi verilmesi için yapılacak başvuruyla, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 42 nci maddesinde sayılan belgeler Enstitü'ye verilir ve faydalı model belgesi korumasının talep edildiği açıkça belirtilir.
Faydalı model belgesi başvurusu tarihinin kesinleşmesi için, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü ve 53 üncü maddeleri hükümleri uygulanır.
Sayfa
763
Başvurunun Şekli Şartlara Uygunluk Açısından İncelenmesi ve Yayınlanması
Madde 160 – Faydalı model belgesi başvurusu, başvuru tarihinin kesinleşmesinden sonra, 42 nci ila 52 nci maddelerde belirtilen ve Yönetmelikte öngörülen şekli şartlara uygunluk açısından Enstitü tarafından incelenir.
Başvuru, şekli şartlara uygunluk açısından, Enstitü tarafından incelendikten sonra, şekli şartlarda eksiklik ve başvuru konusunun, 154 üncü ve 155 inci madde hükümlerine göre, faydalı model belgesi verilecek nitelikte olmadığı tesit edilirse, işlem durdurulur. Enstitü, bu kararında, kararın gerekçesinin dayanaklarını da bildirir ve eksiklikleri gidermesi, istem veya istemlerde değişiklik yapması veya itiraz edebilmesi için, başvuru sahibine, kararın tebliği tarihinden itibaren üç ay süre verir.
Enstitü, başvuru sahibinin görüşlerini ve eğer var ise başvurudaki değişiklikleri inceledikten sonra, kesin kararını verir. Enstitü'nün kesin kararı, istem veya istemlerin tamamı veya bir kısmı için faydalı model belgesi verilmesi şeklinde olabilir.
Şekli şartlara uygunluk açısından yapılan inceleme sonucunda, korumaya engel olacak bir eksikliğin bulunmadığına veya mevcut eksikliğin giderildiğine karar verildiği takdirde, Enstitü, işlemin devamı konusundaki kararını başvuru sahibine bildirir ve başvurunun toplumun incelemesine açılması için, başvuru konusu buluşa ait tarifname, istem veya istemler ve varsa resim veya resimler, yönetmelik hükümlerine göre yayınlanır. Yayınlanan başvurular, Yönetmelikte şekil ve şartları tespit edilen hususları kapsayacak şekilde, ilgili bültende ilan edilir.
Patentler için Enstitü tarafından düzenlenmesi öngörülen, tekniğin bilinen durumu ile ilgili araştırma raporu faydalı model belgeleri için düzenlenmez. Ancak, faydalı model belgesi başvurusu sahibi veya faydalı model belgesi sahibi tarafından, tekniğin bilinen durumu ile ilgili araştırma raporu düzenlenmesi, Enstitü'den özel olarak talep edilmesi halinde tekniğin bilinen durumu ile ilgili araştırma raporu, faydalı model belgesi için de düzenlenir.
Üçüncü Kişilerin İtirazı
Madde 161 – Başvurunun ilanından itibaren üç ay içinde, menfaati olan her kişi veya kurum, faydalı model belgesi verilmesi için yapılan başvuruya gerekçe göstererek itirazda bulunabilir. İtirazda faydalı model belgesi verilmesi için gerekli şartların yerine getirilmediği, özellikle 156 ncı madde hükmüne göre yenilik niteliğinin olmadığı veya tarifnamenin buluş konusunu uygulayacak yeterlikte açık ve tam olmadığı ileri sürülür.
Yapılan yazılı itiraza, itirazı kanıtlayan yazılı deliller eklenir.
İtirazlar, itiraz süresi sonunda Enstitü tarafından başvuru sahibine bildirilir.
Başvuru sahibi, itirazın tebliği tarihinden itibaren üç ay içinde, itirazlara karşı gerekçeli görüşlerini ileri sürebilir veya gerekli görürse, istem veya istemlerini değiştirebilir veya yapılan itirazları dikkate almaksızın belge verilmesini talep edebilir.
Başvuru sahibinin faydalı model belgesi istemeye hakkı olmadığı iddiası ile ilgili merci mahkemedir. Bu tür iddialar için Enstitüye yapılan talepler kabul edilmez.
Enstitü Kararı, Faydalı Model Belgesinin Verilmesi ve İlanı
Madde 162 – Başvuru sahibi tarafından itirazlara karşı görüş bildirildikten veya gerekli değişiklikler yapıldıktan veya başvuru sahibi tarafından itirazlara cevap vermesi için tanınan süre dolduktan sonra, Enstitü, üçüncü kişilerce yapılan itirazları dikkate almaksızın faydalı model belgesi verilmesi hakkında kararını verir ve Yönetmelikte belirtilen ücretin, üç ay içinde ödenmesini, kararı ile birlikte başvuru sahibine bildirir.
Ücret, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde ödenmediği veya ödenmesi için ek süre talep edilmediği takdirde, faydalı model belgesi verilmez ve başvuru geri alınmış sayılır.
Faydalı model belgeleri için, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 61 inci maddesinde belirtilen, tarifnameler yayınlanmaz.
Faydalı model belgesinin konusunun gerçekliliği ve yararlılığı devletçe garanti edilmez.
Faydalı model belgesinin verilmesi ilgili bültende ilan edilir. Bu ilanda aşağıdaki bilgiler yer alır:
a - Belge numarası,
b - Buluşun tasnif sınıf veya sınıfları,
c - Buluş konusunu tanımlayan açık bir ünvan,
d - Belge sahibinin adı, uyruğu, ikametgahı,
e - Özet,
f - Faydalı model belgesi başvurusunun yayınlandığı bültenin, ilan edildiği yayının tarih ve sayısı,
Sayfa
764
g - Belgenin veriliş tarihi,
h - Faydalı Model Belgesi ile ilgili dosyanın ve yapılan itirazların ve bu itirazlara karşı ileri sürülen görüşlerin incelenmeye açık olduğu hakkında açıklama.
Faydalı Model Belgesi Verildikten Sonra Şekli Eksikliklere İtiraz
Madde 163 – Faydalı model belgesi verildikten sonra, üçüncü kişiler, faydalı model belgesinin verilmesine karşı, buluşun bütünlüğü ile ilgili 45 inci madde hükmü hariç olmak üzere, 42 nci ila 52 nci maddelerde belirtilen şekli eksiklikler bulunduğu gerekçesiyle Enstitü'ye itiraz yapabilir. Bu hususta bir itiraz yapabilmek için, yayınlanmış bulunan faydalı model belgesi başvurusuna daha önce itiraz yapılmış olması gerekmez.
Enstitü tarafından yapılan inceleme sırasında, buluşun bütünlüğü dışında, faydalı model belgesi verilmesi işlemleri ile ilgili 42 nci ila 52 nci maddelerde belirtilen, şekli bir işlem yerine getirilmemişse veya önemli bir şekli işlemde eksiklik yapılmışsa, itirazın bu noktada giderilmesine ilişkin Enstitü tarafından verilecek karar, faydalı model belgesi verilmesi ile ilgili işlemlerin geçersizliği ve eksikliğin yapıldığı yere kadar geriye dönülerek, işlemlerin yeniden yapılması sonucunu doğurur.
Koruma Şekli ve Süresi
Madde 164 – Patent sahibine tanınan koruma, faydalı model belgesi sahibine de aynen tanınır.
Faydalı model belgesi, başvuru tarihinden itibaren on yıllık bir süre için verilir. Bu süre uzatılamaz.
Faydalı model belgelerine, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 121 inci maddesi anlamında, kıyasen ek belge verilemez.
Faydalı Model Belgesinin Hükümsüzlük Halleri
Madde 165 – Aşağıdaki hallerde faydalı model belgesinin hükümsüz sayılmasına yetkili mahkeme tarafından karar verilir:
a – Faydalı model belgesi konusunun, buKanun Hükmünde Kararnamenin 154 üncü, 155 inci ve 156 ncı maddelerinde belirtilen, hükümlere aykırılığı ispat edilmişse,
b - Faydalı model belgesi konusu buluşun, buluş konusunun ilgili olduğu teknik alandaki bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte, açık ve tam olarak tanımlanmadığı ispat edilmişse,
c - Faydalı model belgesi konusunun, faydalı model belgesi verilmesi için yapılmış olan başvurunun kapsamı dışına çıktığı veya faydalı model belgesi 45 inci maddeye göre ayrılmış olan bir başvuruya veya 12 nci maddeye göre yapılan başvuruya dayandığı ve onların kapsamlarını aştığı ispat edilmişse,
d - Faydalı model belgesi sahibinin, 157 nci maddeye göre faydalı model belgesi isteme hakkına sahip bulunmadığı ispat edilmişse.
Faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü, zarar gören üçüncü kişiler veya Cumhuriyet Savcılığı vasıtasıyla ilgili resmi makamlar veya bu maddenin birinci fıkrasının (d) bendine göre, faydalı model belgesi isteme hakkına sahip kişiler tarafından talep edilebilir.
(Iptal: Ana.Mah.nin 23/3/2004 tarihli ve E.:2001/1, K.:2004/36 sayılı Kararı ile)
Faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü, koruma süresinin devamınca talep edilebilir.
Faydalı model belgesi sahibinin, 157 nci maddeye göre faydalı model belgesi isteme hakkına sahip bulunmadığı hakkındaki iddia, ancak buluşu yapan veya halefleri tarafından ileri sürülebilir. Bu durumda, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi hükmü uygulanır.
Hükümsüzlük nedenleri faydalı model belgesinin sadece bir bölümüne ilişkin bulunuyorsa, sadece o bölümü etkileyen istem veya istemlerin iptali suretiyle, kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Bir istemin kısmen hükümsüzlüğüne karar verilemez.
Kısmi hükümsüzlük sonucu, faydalı model belgesinin iptal edilmeyen istem veya istemleri, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci ila 7 nci maddesi hükümlerine uygun olması halinde, faydalı model belgesi, bu istem veya istemler için geçerli kalır.
Sayfa
765
Üçüncü kişilerin gerekçeli itirazlarının başvuru sahibi tarafından dikkate alınmaksızın faydalı model belgesinin verilmesi ve yapılan itirazla illiyeti nedeniyle, mahkeme tarafından bu maddeye göre faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, itirazda bulunmuş olan zarar gören üçüncü kişilerin, hükümsüzlüğüne karar verilen faydalı model belgesi sahibinden tazminat talep etme hakkı doğar.
Patentler İle İlgili Hükümlerin Uygulanabilirliği
Madde 166 – Faydalı model belgelerine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı ve faydalı model belgelerinin özelliği ile çelişmediği takdirde, patentler için öngörülen hükümler, faydalı model belgeleri için de uygulanır.
Faydalı Model Belgesi Başvurusunun Patent Başvurusuna Değiştirilmesi
Madde 167 – Faydalı model belgesi verilmesi hakkında Enstitüce alınacak karardan önce, faydalı model belgesi başvurusu sahibi, başvurusunun patent başvurusuna değiştirilerek işlem görmesini Enstitü'den talep edebilir.
Bu talep tarihinden itibaren bir ay içinde Enstitü, faydalı model belgesi başvurusunun, patent başvurusuna değiştirilerek işlem göreceğini ve bunun için sunulması gerekli olan belgeleri başvuru sahibine bildirir. Enstitü yazısının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, başvuru sahibi, sunulması istenilen belgeleri tamamlar. Başvuru sahibi bu süre içinde gerekli belgeleri sunmadığı takdirde değiştirme talebi yapılmamış sayılır ve başvuru faydalı model belgesi başvurusu olarak işlem görmeye devam eder.
Faydalı model belgesi başvurusunun Patent başvurusuna değiştirilmesi ile faydalı model belgesi başvurusu geçersiz olur.
Faydalı model belgesi başvurusunun,patent başvurusuna değiştirilmesi halinde, faydalı model belgesi başvurusunda rüçhan hakkı talep edilmişse, aynı rüçhan hakkı veya hakları patent başvurusuna da tanınarak, patent başvurusu faydalı model belgesi başvurusu tarihinden itibaren geçerli olur.
Bu maddenin dördüncü fıkrası gereğince Enstitü tarafından talep edilen belgeler, başvuru sahibi tarafından tamamlandıktan sonra, faydalı model belgesi başvurusunun patent başvurusuna değiştirildiği ilgili bültende yayınlanır. Bu yayında faydalı model belgesi başvurusunun ve eklerinin yayınlandığı ilgili bültenin tarih ve numarası belirtilir.
Patent Başvurusunun Faydalı Model Belgesi Başvurusuna Değiştirilmesi
Madde 168 – Patent başvurusunun faydalı model belgesi başvurusuna değiştirilmesi hakkında bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 65 inci maddesi hükümleri uygulanır.
Faydalı Model Belgesi Konusunun Endüstriyel Tasarım Olarak Tescili
Madde 169 – Bir faydalı model belgesi konusu, aynı zamanda endüstriyel tasarım olarak da tescil edilebilir. Bu durumda ilgili kanun hükümleri uygulanır.
Aynı Buluşa Patent ve Faydalı Model Belgesi Verilememesi
Madde 170 – Aynı buluş konusu için, birbirinden bağımsız olarak, patent ve faydalı model belgesi verilmez.
Patent veya faydalı model belgesi verilmesi için yapılmış olan bir başvuru, ancak 65 inci, 167 nci ve 168 inci madde hükümlerine uygun olarak diğerine çevrilebilir.
ONİKİNCİ KISIM
İŞLEM YETKİSİ OLAN KİŞİLER VE PATENT VEKİLLERİ
İşlem Yetkisi Olan Kişiler
Madde 171 – Aşağıdaki kişiler Enstitü nezdinde işlem yapabilir:
a - Gerçek veya tüzel kişiler.
b - Enstitü siciline kayıtlı Patent Vekilleri.
Sayfa
766
Tüzel kişiler, yetkili organları tarafından tayin edilen kişi veya kişilerce temsil edilir.
İkametgahı yurt dışında bulunan kişiler ancak patent vekilleri vasıtasıyla temsil edilir.
Vekil tayin edilmesi halinde, tüm işlemler vekil vasıtasıyla yapılır. Vekile yapılan tebligat asile yapılmış sayılır.
ONÜÇÜNCÜ KISIM
ÜCRETLERİN ÖDENMESİ VE HUKUKİ SONUÇLARI
Ücretlerin Ödeme Süreleri ve Sonuçları
Madde 172 – Yönetmelikte belirlenen, patent başvurusu ve patentle ilgili ücretler, başvuru sahibi veya patent sahibi veya Patent Vekilleri tarafından ödenir.
Yönetmelikte belirlenen ve ödenmesi gereken bütün ücretlerin ödenme zamanı, Enstitü tarafından başvuru sahibi veya patent sahibi veya Patent Vekiline önceden tebliğ edilir.
Yönetmelikte belirlenmiş olan süre içinde, bir işlemde ilgili ücret ödenmemişse, durumun Enstitü tarafından başvuru sahibine bildirileceği tarihten itibaren işlem hüküm ve sonuç doğurmamış sayılır.
Bir patentin verilmesi ile ilgili işlemler için ödenmesi gereken ücretin, bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen süreler içinde, ödenmemesi halinde, patent başvurusu geri çekilmiş kabul edilir.
Yıllık Ücretler
Madde 173 – Bir patent başvurusu veya patentin korunması için gerekli olan ve Yönetmelikte belirtilen yıllık ücretler, patentin koruma süresi boyunca her yıl vadesinde peşinen ödenir. Vade tarihi, başvuru tarihine tekabül eden ay ve gündür.
Yıllık ücretlerin, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen vadede ödenmemesi halinde, bu ücretler, Yönetmelikte belirlenen ek bir ücretin ilavesi ile vadeyi takip eden altı ay içinde,gecikmeli olarak ödenebilir.
Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süreler içinde yıllık ücretlerin ödenmemesi halinde patent hakkı, bu ücretin son ödeme tarihi itibariyle, sona erer.
ONDÖRDÜNCÜ KISIM
SON HÜKÜMLER
Yürürlükten Kaldırılan Mevzuat
Madde 174 – (Mülga : 3/11/1995 - 4128/1 md.)
GEÇİCİ HÜKÜMLER
Önceki Kanun Hükümlerinin Uygulanması
Geçici Madde 1 – Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış patent başvuruları hakkında, başvuru tarihindeki kanun hükümleri uygulanır.
Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış ve sicile kaydedilmiş devir, intikal ve lisans işlemlerinden dolayı kazanılmış haklar saklı kalmak üzere, bu çeşit işlemlerde meydana gelecek değişiklikler için bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır.
Sayfa
767
Enstitü'de Tekniğin Bilinen Durumu ile ilgili Araştırma Raporu Düzenlenmesi için Gerekli Teşkilat Kuruluncaya kadar Araştırma Raporunun Düzenlenmesi
Geçici Madde 2 – Enstitü'de tekniğin bilinen durumu ile ilgili araştırma raporu düzenlenmesi için gerekli teşkilat kuruluncaya kadar, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca Enstitü tarafından düzenlenmesi öngörülen tekniğin bilinen durumu ile ilgili araştırma raporu, milletlerarası niteliği tanınmış araştırma kuruluşları tarafından düzenlenir.
Yıllık Ücretlerin Ödenmesi
Geçici Madde 3 – Vade tarihinde yıllık ücretleri ve harçları ödenmediği için hükümden düşmüş bulunan patentlerin, vadesi geçmiş yıllara ait ücretleri, Enstitü'nün bildirim tarihinden itibaren altı ay içinde, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanması için çıkarılcak Yönetmelikte belirtilen ücret ve ayrıca bu ücretin iki katı ek ücretle birlikte ödendiği takdirde, patent hakkı devam eder. Bu hükmün uygulanabilmesi için, patentin koruma süresinin bitmemiş olması gerekir.
İlaç Üretim Usulleri ve İlaç Ürünlerinin Korunması (1)
Geçici Madde 4 – (Değişik : 19/9/1995 - KHK-566/1 md.)
Tıbbi ve veteriner ilaç üretim usullerine ve ürünlerine bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamındaki patent belgesi ile sağlanan koruma 1 Ocak 1999 tarihinde başlar.
Yürürlük
Madde 175 – Bu Kanun Hükmünde Kararname yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 176 – Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
——————————
(1) Bu madde başlığı, 19/9/1995 tarih ve 566 sayılı KHK'nin 1 inci maddesiyle değiştirilmiş olup, metne işlenmiştir.
Sayfa
768
551 SAYILI KHK’YE EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN KHK’NİN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun-
KHK Yürürlüğe
No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler giriş tarihi
___________ _____________________________________________________ _____________
KHK/566 — 22/9/1995
Sayfa
768-1
551 SAYILI KHK’YE EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun Yürürlüğe
No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler giriş tarihi
__________ ______________________________________________________ ____________
4128 — 4/11/1995
5194 54,73/A,75,136,146,150,153 ……. 26/6/2004
Alfabetik Menü
- Bağlantılar
- arama
- Açıköğretim
- Amortisman Sınırı
- Bağkur
- Temel Borsa Bilgileri
- Dernekler
- Dilekçematik
- E-Beyanname
- E-Devlet
- 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(Yeni)
- E-Vergi Levhası
- Elektronik İmza
- Sağlık Haberleri
- Emeklilik
- Faaliyet Kodu ve Adı Listesi
- Faydalı Linkler
- Form ve Dilekçeler
- Hesaplamalar
- İnşaat ve Yapı İşlemleri
- İnternet Vergi Dairesi
- İşe Başlama - İşi Brakma
- İş Güvenliği
- İşsizlik Sigortası
- Kan. Hük. Kararnameler
- Kanunlar (TÜMÜ)
- Kanunlar (2010)
- Kanunlar
- KDV Oranları
- Kooperatif
- Mevzuatlar
- Mevzuat Haberleri
- Muhasebe Haberleri
- Muhasebe Seminerleri
- Muhasebe Standartları
- Muhasebe Ücret Tarifesi
- Muktezalar - Özelgeler
- Online İşlemler
- Pratik Bilgiler
- Resmi Gazete
- SGK, Sosyal Güvenlik Kurumu
- Sıkça Sorulan Sorular
- Sigortacılık
- SMMM ve YMM Odaları
- Sorgulamalar
- Sosyal Güvenlik
- SSK Sosyal Sigortalar
- SSK Form ve Dilekçeleri
- SSK Sorgulamaları
- Tasarılar
- TC Kimlik No Sorgulama
- Tebliğler
- Tek Düzen Hesap Planı
- Ticari Defterler
- TÜİK - TR İstatistik Kurumu
- Tüzükler
- Vergi Daireleri
- Vergi Kimlik No Sorgulama
- Vergi Türleri ve Kodları
- Vergi Sorgulamaları
- Vergi Takvimi
- Yargı Kararları
- Yıllık Ücretli İzinler
- Yönetmelikler
- Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu
- Emeklilik Soruları
- 2011 Yılı Pratik Bilgiler
- 6103 Sayılı TTK'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun
- 6110 Sayılı Kanunda Bazı Değişiklikler
Son Haberler
- Emlak Vergisi'ni öderken avantajlardan faydalanın
- Ölüm Aylığının Paylaştırılması Ve Zaman Aşımı
- İşveren çalışanının kıyafetine karışabilir mi?
- 22 Mayıs 2012 Tarihli ve 28300 Sayılı Resmî Gazete
- Sigortalılara Özel Dişçi
- Emekli maaşının düşmemesi için ne yapmalı?
- Sözleşmeyle hamilelik yasaklanır mı?
- Muhtasar beyannamede yenilik
- Köprüden önce son çıkış
- Aylığınız 1900 liraya düşer
- Kredi Taksitleri Kiradan İndirilir mi
- Kısmi tevkifata tabi işlemlerde KDV iadesi
- 21 Mayıs 2012 Tarihli ve 28299 Sayılı Resmî Gazete
- 20 Mayıs 2012 Tarihli ve 28298 Sayılı Resmî Gazete
- Çifte emeklilik olmaz
- Kadınların Bağ-Kur’dan ‘yaştan’ emeklilik şartları
- 19 Mayıs 2012 Tarihli ve 28297 Sayılı Resmî Gazete
- Bir bakışta yeni vergi tasarıları
- Bağ-Kur’lu olan engelliler raporlarını nasıl alırlar?
- Trafik tazminat bahanesi değil




