Tüm Mevzuat - sosyal güvenlik rehberi
( 2 Votes )İş güvencesi, işçinin feshe karşı korunması kapsamında yer alan, işçinin işini güvence altına almak amacıyla işverenin fesih hakkını sınırlayan sadece işçinin kullanabileceği, tek taraflı bir haktır. İşverenin keyfi olarak fesih hakkını kullanmasına karşı işçi lehine geliştirilen iş hukuku kurumudur.
İş güvencesi hükümleriyle, işverenin işçileri keyfiliğe dayalı olarak işten çıkarması engellenmek istenmiştir. Bu kapsamda değerlendirildiğinde, iş güvencesinin en önemli amacının, keyfi işten çıkarmaları engellemek olduğunu söyleyebiliriz.
4857 sayılı İş Kanunu’nun hükümlerine göre, iş güvencesinin kapsamına giren işçinin iş sözleşmesini, süreli fesih bildirimiyle fesheden işveren, feshi geçerli bir nedene dayandırmak zorundadır. İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasıyla fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde İş Mahkemesi’nde dava açabilir. Mahkeme, geçerli neden gösterilmediğini ya da gösterilen nedenin geçerli olmadığını tespit ettiği takdirde feshin geçersizliğine yani işe iadeye karar verir.
Her işine son verilen işe iade davası açamaz. İşçinin işe iade davası açabilmesi için fesih bildiriminin yapıldığı tarihte iş yerinde en az 30 işçi çalıştırılıyor olması gerekir.
En az 30 işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığının tespitinde, işçinin çalıştığı iş yeriyle aynı iş kolunda işverenin birden fazla iş yerinin olup olmadığına bakılır. 30 işçi sayısının belirlenmesinde, belirli süreli, belirsiz süreli, tam süreli, kısmi süreli, daimi veya mevsimlik iş sözleşmesi ile çalışanların tamamı dikkate alınır.
İş güvencesi kapsamından yararlanmanın bir diğer şartı, fesih bildirimin yapıldığı tarihte aynı işverene ait iş yeri veya iş yerlerinde işçinin çalıştığı sürenin en az 6 ay olmasıdır. 6 aylık sürenin tespitinde, fasılalı geçen sürelerin birleştirilmesi gerekir. İş güvencesi kapsamından yararlanmak için aranan son şart, iş sözleşmesinin belirsiz süreli olmasıdır. İş sözleşmesi belirli süreli ise işe iade davası açmak mümkün olmaz.
İşe iade davası ve sonuçları
İşçinin fesih bildirim tarihinden itibaren bir ay içinde feshin geçersizliği ve işe iade talebine ilişkin İş Mahkemesine dava açması gerekir. Bir aylık süre, hak düşürücü süre olduğu için, bu sürenin dışında dava açılması mümkün olmadığı gibi, hakim hak düşürücü sürenin geçirilip geçirilmediğini resen kontrol edecektir.
Hakim tarafından feshin geçerli nedene dayandığına hükmedilmişse işçi için ihbar ve kıdem tazminatı hakkı doğacak ancak haklı nedenle fesih kararı verilmişse işçi açısından ihbar ve kıdem tazminatı hakkı ortadan kalkacaktır. Mahkeme, feshin geçersiz olduğuna ve işçinin işe iadesine karar vermişse,
- İşçinin 10 gün içinde işe başlamak üzere başvuruda bulunmaması hâlinde, feshin geçerli bir fesih sayıldığı,
- İşçinin 10 gün içinde başvurması hâlinde, işverenin bir ay içinde işe başlatmasının zorunlu olduğu,
- İşverenin mahkemenin belirlediği tazminatı ödemek şartıyla dilerse işçiyi işe başlatmayabileceği,
- İşçinin işe başlatılması hâlinde yapılan feshin geçersizliğinin kabul edildiği,
- İşçinin boşta geçen süreyle ilgili en çok dört aylık ücretinin ödenmesi gerekecektir.
Davanın işçi lehine sonuçlanması ve buna rağmen işverenin işçiyi işe başlatmaması hâlinde; işverenin işçiye çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğan ücret ve diğer haklarını ödemesi nedeniyle bu süre kadar işçi adına sigorta primi ödenmiş olacak, dört aylık boşta geçen süre kıdem süresine ekleneceğinden işçi daha önce kendisine eksik ödenen dört aylık süreye ait kıdem tazminatını alacak, dört aylık süre ihbar süresini etkilemişse ayrıca iki haftalık ihbar tazminatı alacağı da meydana gelecektir.
Şerif Akçan
Türkiye Gaz.
Alfabetik Menü
- Bağlantılar
- arama
- Açıköğretim
- Amortisman Sınırı
- Bağkur
- Temel Borsa Bilgileri
- Dernekler
- Dilekçematik
- E-Beyanname
- E-Devlet
- 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(Yeni)
- E-Vergi Levhası
- Elektronik İmza
- Sağlık Haberleri
- Emeklilik
- Faaliyet Kodu ve Adı Listesi
- Faydalı Linkler
- Form ve Dilekçeler
- Hesaplamalar
- İnşaat ve Yapı İşlemleri
- İnternet Vergi Dairesi
- İşe Başlama - İşi Brakma
- İş Güvenliği
- İşsizlik Sigortası
- Kan. Hük. Kararnameler
- Kanunlar (TÜMÜ)
- Kanunlar (2010)
- Kanunlar
- KDV Oranları
- Kooperatif
- Mevzuatlar
- Mevzuat Haberleri
- Muhasebe Haberleri
- Muhasebe Seminerleri
- Muhasebe Standartları
- Muhasebe Ücret Tarifesi
- Muktezalar - Özelgeler
- Online İşlemler
- Pratik Bilgiler
- Resmi Gazete
- SGK, Sosyal Güvenlik Kurumu
- Sıkça Sorulan Sorular
- Sigortacılık
- SMMM ve YMM Odaları
- Sorgulamalar
- Sosyal Güvenlik
- SSK Sosyal Sigortalar
- SSK Form ve Dilekçeleri
- SSK Sorgulamaları
- Tasarılar
- TC Kimlik No Sorgulama
- Tebliğler
- Tek Düzen Hesap Planı
- Ticari Defterler
- TÜİK - TR İstatistik Kurumu
- Tüzükler
- Vergi Daireleri
- Vergi Kimlik No Sorgulama
- Vergi Türleri ve Kodları
- Vergi Sorgulamaları
- Vergi Takvimi
- Yargı Kararları
- Yıllık Ücretli İzinler
- Yönetmelikler
- Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu
- Emeklilik Soruları
- 2011 Yılı Pratik Bilgiler
- 6103 Sayılı TTK'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun
- 6110 Sayılı Kanunda Bazı Değişiklikler
Son Haberler
- Emlak Vergisi'ni öderken avantajlardan faydalanın
- Ölüm Aylığının Paylaştırılması Ve Zaman Aşımı
- İşveren çalışanının kıyafetine karışabilir mi?
- 22 Mayıs 2012 Tarihli ve 28300 Sayılı Resmî Gazete
- Sigortalılara Özel Dişçi
- Emekli maaşının düşmemesi için ne yapmalı?
- Sözleşmeyle hamilelik yasaklanır mı?
- Muhtasar beyannamede yenilik
- Köprüden önce son çıkış
- Aylığınız 1900 liraya düşer
- Kredi Taksitleri Kiradan İndirilir mi
- Kısmi tevkifata tabi işlemlerde KDV iadesi
- 21 Mayıs 2012 Tarihli ve 28299 Sayılı Resmî Gazete
- 20 Mayıs 2012 Tarihli ve 28298 Sayılı Resmî Gazete
- Çifte emeklilik olmaz
- Kadınların Bağ-Kur’dan ‘yaştan’ emeklilik şartları
- 19 Mayıs 2012 Tarihli ve 28297 Sayılı Resmî Gazete
- Bir bakışta yeni vergi tasarıları
- Bağ-Kur’lu olan engelliler raporlarını nasıl alırlar?
- Trafik tazminat bahanesi değil




