Güncel Makaleler - Güncel Makaleler
( 2 Votes )Gelir Vergisi Yasası'nın 94'üncü maddesi uyarınca kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler, sözü edilen yasa maddesinde 15 bent halinde sayılmak suretiyle belirlenmiş olan ödemeleri nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmakla yükümlü tutulmuşlardır.
Yasal düzenleme gereği olarak bu ödemelerin avans olarak yapılması halinde de tevkifat yapılacaktır.
Sözü edilen yasa maddesine paralel olarak Kurumlar Vergisi Yasası'nın 30'uncu maddesi uyarınca da "Dar mükellefiyete tabi kurumların, aynı yasa maddesinde sayılmak suretiyle belirlenmiş bulunan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisine tabu tutulması gerekmektedir. Her ne kadar yasa maddesinde kurumlar vergisi tevkifat oranı yüzde 15 olarak belirlenmiş ise de öncelikle tevkifat oranlarının uygulanmasında vergi anlaşmalarında belirlenen oranların dikkate alınması öngörülmüş olup, yine yasa maddesinde sayılmak suretiyle belirlenmiş olan tevkifat konularında bakanlar kurulu tarafından kararlaştırılmış oranlar geçerli olmaktadır.
Kurumlar Vergisi Yasası'nın 30'uncu maddesinde yer alan düzenleme çerçevesinde maddede geçen hesaben ödeme deyimi, kesintiye tabi kazanç ve iratları ödeyenleri hak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade etmektedir.
Diğer yandan yapılacak vergi kesintisinde kazanç ve iratlar gayri safi tutarları üzerinden dikkate alınmaktadır. Bu bağlamda da kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde vergi kesintisi, fiilen ödenen tutar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanmaktadır. Bu hüküm Gelir Vergisi Yasası'nın 96'ncı maddesinde de yer almakta olup, tevkifat sırasında uyulması gereken teknik nitelikte bir düzenlemedir.
Kurumlar vergisi uygulaması açısından tam ve dar yükümlü kurumlar ile bilanço esasına göre defter tutan yükümlüler, yapmış oldukları vergi kesintilerini kayıtlarında göstermek zorundadırlar.
Gerek Gelir Vergisi Yasası'nın 94'üncü ve gerekse Kurumlar Vergisi Yasası'nın 15 ve 30'uncu maddeleri uyarınca vergi kesintisi yapmakla yükümlü tutulmuş bulunanlar, verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olacak ve kesinti suretiyle alıkoyduğu vergiyi ödeyecek olanlardır. Yasal tanımlama ile yapmış oldukları ödemelerden kesinti yaparak vergi dairesine ödemekle yükümlü olanlara "vergi sorumlusu" denilmektedir.
Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten sorumludurlar. Bu sorumluluk, bunların ödedikleri vergilerden dolayı asıl mükellefe rücu etmek hakkını kaldırmaz.
Yapılan vergi incelemeleri sırasında eksik kesilen vergilerle veya tevkifat konusu olup da söz konusu tevkifatın yapılmamış olması nedeniyle tarh edilen vergilerin uyuşmazlık konusu haline dönüştüğü, bu tür durumlarda kendisinden eksik vergi kesilen veya hiç kesinti yapılmadığı için sonradan vergi sorumlusundan cezalı olarak tarh edilen vergilerin dava yoluyla kendilerine yansıtılmak istendiği gözlenmektedir. Bu tür davalar ticari yaşamda giderek artmaktadır. Söz konusu davaların büyük bir bölümü ticaret mahkemelerine intikal etmektedir.
Uygulamada kesinti suretiyle alınan gelir ve kurumlar vergisinin kendisinden kesinti yapanların beyanname vermeleri halinde beyanname üzerinde mahsubu yapılmaktadır. Bu nedenle tarafların kesinti konusunu işlemlerin mevcut yasal düzenlemeyle örtüşür şekilde vergilendirilmesi ve kesinti konusu yapılması ile ilgili olarak gerekli özeni göstermeleri gerekmektedir.
Bazı olaylarda konunun kesintiye tabi olup olmadığı ile ilgili duraksamaya düşüldüğü gözlenmektedir. Bu gibi durumlarda da konunun vergi dairesi başkanlıklarına intikal ettirilerek alınacak yanıta göre işlem yapılması gerekmektedir.
Ülkemizde özellikle gelir vergisinin büyük bir bölümü, yaklaşık yüzde 90'ını aşan bir kısmı kesinti (stopaj) yoluyla alınmaktadır. Bu uygulama, kesinti yapanları zaman zaman zora sokmakta, tevkifat yolu ile vergilendirilenleri ise vergi bilincinden yoksun hale getirmektedir. Kanımızca ülkemizde kesinti yoluyla vergilendirmenin vergi gelirlerini olumsuz etkilediği konusunun gündeme getirilerek, mükelleflerin stopaj yoluyla vergilendirilmesi yerine beyan usulüne göre vergilendirilmesine yönelinmesi daha yararlı olacaktır.
Veysi Seviğ
Referans
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Alfabetik Menü
- Bağlantılar
- arama
- Açıköğretim
- Amortisman Sınırı
- Bağkur
- Temel Borsa Bilgileri
- Dernekler
- Dilekçematik
- E-Beyanname
- E-Devlet
- 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(Yeni)
- E-Vergi Levhası
- Elektronik İmza
- Sağlık Haberleri
- Emeklilik
- Faaliyet Kodu ve Adı Listesi
- Faydalı Linkler
- Form ve Dilekçeler
- Hesaplamalar
- İnşaat ve Yapı İşlemleri
- İnternet Vergi Dairesi
- İşe Başlama - İşi Brakma
- İş Güvenliği
- İşsizlik Sigortası
- Kan. Hük. Kararnameler
- Kanunlar (TÜMÜ)
- Kanunlar (2010)
- Kanunlar
- KDV Oranları
- Kooperatif
- Mevzuatlar
- Mevzuat Haberleri
- Muhasebe Haberleri
- Muhasebe Seminerleri
- Muhasebe Standartları
- Muhasebe Ücret Tarifesi
- Muktezalar - Özelgeler
- Online İşlemler
- Pratik Bilgiler
- Resmi Gazete
- SGK, Sosyal Güvenlik Kurumu
- Sıkça Sorulan Sorular
- Sigortacılık
- SMMM ve YMM Odaları
- Sorgulamalar
- Sosyal Güvenlik
- SSK Sosyal Sigortalar
- SSK Form ve Dilekçeleri
- SSK Sorgulamaları
- Tasarılar
- TC Kimlik No Sorgulama
- Tebliğler
- Tek Düzen Hesap Planı
- Ticari Defterler
- TÜİK - TR İstatistik Kurumu
- Tüzükler
- Vergi Daireleri
- Vergi Kimlik No Sorgulama
- Vergi Türleri ve Kodları
- Vergi Sorgulamaları
- Vergi Takvimi
- Yargı Kararları
- Yıllık Ücretli İzinler
- Yönetmelikler
- Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu
- Emeklilik Soruları
- 2011 Yılı Pratik Bilgiler
- 6103 Sayılı TTK'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun
- 6110 Sayılı Kanunda Bazı Değişiklikler
Son Haberler
- Çifte emeklilik olmaz
- Kadınların Bağ-Kur’dan ‘yaştan’ emeklilik şartları
- 19 Mayıs 2012 Tarihli ve 28297 Sayılı Resmî Gazete
- Bir bakışta yeni vergi tasarıları
- Bağ-Kur’lu olan engelliler raporlarını nasıl alırlar?
- Trafik tazminat bahanesi değil
- Derneklerin vergilendirmesi -3
- İşverenin İşçiyi İstifa Etmeye Zorlaması
- 18 Mayıs 2012 Tarihli ve 28296 Sayılı Resmî Gazete
- KDV tevkifatı (II): Kısmi tevkifat
- Derneklerin vergilendirmesi -2
- İşyeri Kira Gelirlerinde Kira Kesintisi
- SGK Heran Kapınızı Çalabilir
- 17 Mayıs 2012 Tarihli ve 28295 Sayılı Resmî Gazete
- 118 SERİ NO'LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
- Derneklerin vergilendirmesi -1
- İşe iade davasında çalışan sayısının 30 kişi olması koşulu
- SGK, Şimdi de Elektronik Haciz Uygulamasını Başlatıyor
- Yıllık ücretli izinde işçinin çalışma yasağı var mı?
- 16 Mayıs 2012 Tarihli ve 28294 Sayılı Resmî Gazete




